Dolandırıcılık suçundan hileli eylemlerle haksız menfaat elde eden sanığın mahkumiyetine yönelik tüm temyiz istemlerinin reddedilerek hükmün onanması.
Özet: Dolandırıcılık suçundan ilk derece mahkemesince beraat eden sanık hakkında, bölge adliye mahkemesi tarafından hileli hareketlerle katılandan haksız menfaat elde ettiği gerekçesiyle mahkumiyet kararı verilmiş; sanık müdafiinin dolandırıcılık kastının bulunmadığı, katılan vekilinin ise nitelikli dolandırıcılık yerine basit dolandırıcılık hükmü kurulduğu yönündeki temyiz itirazları, Yargıtay tarafından yapılan incelemede sanığın hileli eylemlerinin sabit olduğu, yargılama sürecinin ve verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu tespitiyle oy birliğiyle reddedilerek, bölge adliye mahkemesinin sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü onanmıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇ : DolandırıcılıkHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli ve ████████ E., █████████ K.sayılı kararında; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin duruşmalı olarak yaptığı inceleme neticesinde; 06.10.2021 tarihli ve ████████ E., █████████ K. Sayılı kararıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 280/2. Maddesi uyarınca kaldırılarak, sanığın TCK'nun 157/1, 43/1, 168/1, 62/1, 52/2-4, 53/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 8.880 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafinin temyiz istemi; dolandırıcılık kastının bulunmadığı, meselenin hukuki ihtilaf olduğuna,Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında basit dolandırıcılık yerine nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE Sanık ile katılan arasındaki ... yazışmaları ve Sosyal Güvenlik Kurumundan alınan cevabi yazıda sanığın annesi ile eşinin 2018 yılında iddia edilen hastanelerde tedavi görmediklerinin anlaşılması karşısında sanığın hileli hareketlerle katılandan farklı zamanlarda haksız maddi menfaat elde ettiğinin kabulü gerektiğinden, Tebliğname'deki beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanı kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmeyerek Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafi ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde karar verildi.