Sigorta şirketinin halefiyet hakkına dayanarak, taşıma sırasında hasarlanan CNC tezgahının fabrika sahasında meydana gelen düşme olayı nedeniyle taşıyıcıya karşı açtığı itirazın iptali istinaf davası.
Özet: İthal edilen CNC tezgahlarının fabrika sahasında nakliyeci aracından düşerek hasar görmesi sonucu sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminatın halefiyet ilkesiyle nakliyeciden tahsili için açılan itirazın iptali davasında, sigorta şirketinin nakliyeciyi tam kusurlu bularak icra inkar tazminatı talebi, nakliyecinin ise zararın sigortalının hatalı eylemlerinden kaynaklandığı savunması ve feri müdahilin şoförün hatalı manevrasına dair tutanak ve video kayıtlarını sunmasıyla şekillenen uyuşmazlığın değerlendirildiği bir istinaf kararıdır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2023NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; Müvekkili şirketin sigortalısı (...)ın 4 set ... tezgahının Çin’den ithal edildiğini,emtianın 31.12.2016 tarihinde gemiden tahliye edilen emtianın 1.02.2017 tarihinde düzenlenen ... numaralı gümrük beyannamesi ile ithalat i̇şlemleri yapılarak emtiaların 2.02.2017 tarihinde davalıya ait ... (çekici)- ... (yarı römork) plakalı araca yüklenen ... numaralı konteynerin ... şirketine sevk edildiğini, fabrika sahasında araç üzerinde emtianın kontrolü yapılmasının ardından aracın hareket ettiğini; fabrika boşaltma sahası içerisinde manevra yapmakta olan sevk aracı üzerindeki konteyner içindeki ‘...’ ... tezgahının konteyner içinden yere düşerek hasarlandığını, hasarlı makinenin ... fabrikası üretim sahasında istiflendiğini, sigortalının talebi üzerine davacı şirket tarafından hasarın tespiti için ekspertiz işlemi yapılarak hasar miktarının belirlenerek hasar tazminatı 40.421,04-TL’nin dava dışı sigortalıya 27.02.2017 tarihinde ödendiğini, hasarın oluşmasında davalı taşıyanın tümüyle sorumlu olduğunu, davalı şirkete ihtar gönderilerek dava dışı sigortalıya ödenen tazminat 40.421,04 TL’nin TTKnın 1472. maddesinde yer alan halefiyet maddesi gereğince davacı şirkete ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtar sonrasında ödeme yapılmadığından İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosya ile takip başlatılmış ise de davalının takibe itiraz ettiğini, davalının itirazının iptaline davalı borçlu aleyhine takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: Davalı vekili; kazanın tamamen dava dışı “.... Ltd. Şti” yetkililerinin kusurlu davranışları ile taşıma ve teslim işlemi davalı şirketçe tamamlandıktan sonra meydana geldiğini,sürücünün konteyner içine müdahale etme veya tedbir alma ihtimali bulunmadığını, kamera görüntülerinden; şoförün firma yetkilileri tarafından kesinlikle araçtan indirilmediği, inmemesi yönünde talimat verildiği, mühürün .... Ltd. Şti yetkilileri tarafından açıldığı ve kapakların firma yetkilileri tarafından kapatıldığı, kapakları aç ve buraya yanaş şeklinde talimatın firma yetkilileri tarafından verildiği, şoförün hiçbir şekilde müdahale edemediği "kapakları kapattınız mı "yönündeki ısrarlı sorularına firma yetkilileri tarafından kapattık aracı şuraya çek şeklinde verilen talimat gereğince şoför tarafından aracın hareket ettirildiği, sigortalı ... yetkililerinin tam kusurlu davranışları neticesinde anılan kazanın gerçekleştiğini, Davacı sigorta şirketinin eksper raporunda ki kusuru oranının, eksper raporundaki fotoğrafları kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, davacı şirket tarafından çekilen fotoğraflar ile davalı şirket tarafından çekilen fotoğraflarda farklılıklar tespit edildiğini,davacı tarafından çekilen fotoğrafların açılarının davalı şirketi kusurlu göstermek için o pozların seçildiğinin düşünüldüğünü,kazanın sigortalı yetkililerinin mührü kırarak ürüne onay vermesinden sonra nakliyenin sona erdiği,onay verdikten sonra ürünün başka bir yere naklini istemeleri nedeniyle gerçekleşen zarardan davalı şirkete veya kendi firmalarına yönetilebilecek bir kusur veya ihmalin bulunamayacağını bildirdiklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Feri müdahil .....Ltd. Şti vekili; 02.02.2017 tarihinde düzenlenen tutanak içeriğinde dava konusu maddi olgu “tır şoförünün fabrika önünde yaptığı manevra esnasında konteynır içerisindeki bir adet ... torna makinesi fabrika dışında yola düşmüştür” şeklinde açıklığa kavuşturulduğunu, bu tutanak altına nakliye firması yetkilisi ile tır şoförünün birlikte imza atarak olayın oluş şeklini onayladıklarını, davalı firma şayet olayın kendi kusurlarından kaynaklanmadığını düşünmekte ise bu hususun tutanağa şerh düşmek suretiyle i̇fade etmesi gerektiğini, bu nedenle tutanağa herhangi bir itiraz yapılmadığı gibi olayın şoförün yanlış manevrası ve kontrolsüz eylemi neticesinde meydana geldiğinin kabul edildiğini, sürücünün hiçbir şekilde aracın içinden inmeyerek el kol hareketleri ile iletişim kurmaya çalıştığını ve ne şekilde dikkat ve özen yükümlülüğüne uygun davrandığının açıkça görüldüğünü, video kayıtlarından da anlaşılacağı üzere tır şoförünün kimseden talimat almaksızın aracını kontrol etmeden aracın arka kapağı açık bir halde bayır yukarı manevra yapmaya çalışarak makinenin zayi olmasına neden olduğunu, davalı taşıyıcının %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini davacının haklı taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; fabrika önünde ... yetkililerince konteyner mühürleri sökülerek malın kontrol edildiği, ardından sürücüye boşaltma için yer gösterildiği, kapaklar kapatılmadan boşaltma rampasına girince malın eğimden dolayı geriye kayarak yere düştüğü, davalı konteyner mühürleri açılmakla taşımanın sona erdiğini, dolayısıyla sorumlu olmadığını savunmuş ise de; taşıma boşaltmanın yapılması ile sona ereceği, sözleşme, durumun gerekleri veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça, boşaltma yük ilgilisi üzerindedir (TTK.863/1). Olayda bu kuralın aksine sözleşme olmadığı, boşaltmanın ...’a ait araç gereç ve görevlilerce yapıldığı,bu ihtimalde ayrıca, taşıyıcıya “işletme güvenliğine uygunluğu sağlama” borcu yüklenmiştir (TTK.863/1). Konteyner içi yükleme, istif ve sabitleme Çin’deki satıcı tarafından yapılmıştır, bunun taşıyıcı ile bir ilgisi yoktur. Taşıyıcının (varsa) mühürlü konteyner içerisindeki istif, sabitleme hatasını bilmesine imkan da yoktur. Boşaltma öncesinde yapılan kontrolde yükü konteyner içine sabitleyen bir önlem bulunmadığı, dolayısıyla boşaltma rampasını tırmanırken kayabileceği ... görevlileri ve sürücü tarafından görülmüş olması gerektiği, sürücünün araçtan indirilmediği yönündeki savunma kanıtlanmadığı gibi, taşıyıcı TTK.863/1 ve 868/5 uyarınca (varsa) böyle bir talimata uymak zorunda da değildir. Fakat zararın gerçekleştiği aşama göz ardı edilerek sorumluğun tamamen taşıyıcıya yüklenmesi de doğru olmadığı,TTKnın863/1’maddeden çıkan sorumluluk nezarete ilişkin olup,yükün kontrolü direkt olarak boşaltma alanında yapılabilir ya da somut olaydaki gibi fabrika önünde yapılacaksa kapakların kapatılabileceği,yükün konteyner içindeki durumunu her iki taraf da gördüğü ve buna rağmen aracın kapaklar açık manevra yapmasına her iki taraf da karşı çıkmadığı için %50-50 oranında kusurlu oldukları, davanın kısmen kabulü ile, davalının İstanbul Anadolu 7. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 20.211,52-TL asıl alacak 432,42-TLişlemiş faiz üzerinden kısmen iptaline, icra inkar tazminatı ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.İSTİNAF SEBEPLERİ: 1-Davalı vekili Konteynerin müvekkil şirketçe mühürlü olarak alındığından konteynerin içine müdahale etme veya veya tedbir alma ihtimali bulunmadığını, konteyner içinde alınan önlemleri bilmediğini ,makinenin tabana sabitlenmesi veya sıpanzet denilen malzemeyle olası bir durumda kaymasının engellenmesi gerektiğini, alıcının araç yanaştıktan sonra konteynerin mührünü açarak onay verdiğini,onaydan sonra müvekkil şirketin sorumluluğu sona erdiğini,teslimden sonra ürünü boşaltmamış, ürünün depo içinde mühür kırık iken başka bir yere nakledilmesi konusunda sürücüye talimat verdiği sürücünün"kapakları kapattınız mı" ısrarlı sorularına "kapattık, aracı şuraya çek" şeklinde verilen talimat gereğince, aracın gösterilen yere hareket ettirilmiş ve bu esnada konteyner kapaklarının kapatılmaması nedeniyle rampada makinenin araçtan kayarak düşerek hasarlandığını,alıcının tam kusuru ile teslimden sonra ürün hasar gördüğünden taşıyıcıya kusur verilemeyeceğini,kamera kayıtları istenmiş ise de, kusurun alıcıda olması nedeniyle çok kısa bir görüntü dosyaya ibraz edilmiş, ne teslimat anını ne mührün kırılma anını ne talimat verilme ne de sürücünün araçtan inmesinin engellediği bölümlerin bulunduğu görüntü kayıtlarının dosyaya ibraz edilmediğini ,bilirkişi raporunda " zararın gerçekleşme aşaması ve şekli dikkate alındığında taraflara kusur paylaştırması gerektiği (TTKnın863/1),sürücü ve alıcının %50-50 kusurlu olduğunun belirtildiği , kapaklar kapatılmadan boşaltma rampasında emtianın eğimden dolayı geriye kayarak yere düştüğünün maddi vakıa olarak sabit olduğunu, konteyner içi yükleme,sabitlemenin Çin’deki satıcı tarafından yapıldığı,boşaltma rampasını tırmanırken makinenin kayabileceğini ... görevlileri tarafından görülerek tespit edildiğini, sürücünün sigortalı tarafından sürece araçtan indirilmemesi nedeniyle durumu bilme olasılığı olmadığı gibi, uzmanlığı olmadığından bunu anlayabilecek bilgiside bulunmadığını,aracın kapakları şirket yetkilileri tarafından kapatılmadığı ve ürünün başka bir yere nakli şirket yetkililerince talep edildiğinden teslim tamamlandıktan sonra gerçekleşen bu zarardan ... Vana şirketi'nin asli ve tam kusurlu olduğunu, TTK.863/1’den çıkan sorumluluğun nezarete ilişkin olduğunu, yükün kontrolü direkt olarak boşaltma alanında yapılabilir ya da somut olaydaki gibi fabrika önünde yapılacaksa kapakların yetkililer tarafından kapatılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Katılma yoluyla davacı vekili:mahkemece, davalının %50 kusuruna istinaden hüküm verilmiş olup, işbu kusur oranı ve devamında kurulan davanın kısmen kabulü kararının hatalı olduğunu, davalının meydana gelen hadise nedeniyle %100 sorumlu bulunduğunu, davalı taşıyıcı, ilgili hükümler gereği yükü teslim aldığı andan yükü teslim edinceye kadar doğacak hasarlardan, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin ya da çalışanların hata veya ihmallerinden sorumlu olduğunu, sürücü tarafından konteynerin kapaklarının kapalı olup olmadığının kontrol edilmediğini, araçta yük olmasına rağmen yanlış manevralarla yükün hasar tehlikesi ile karşı karşıya bırakıldığı kamera kayıtları ile sabit hale geldiğini, davalının %100 kusuruyla hasara sebebiyet verdiği ortada iken, salt sürücü ...'ın konteynerin kapaklarının dava dışı sigortalı firma yetkililerince kapatıldığı iddiasıyla ve araçtan inmediğine ilişkin beyanları dikkate alınarak kusur izafe edilmesi ve davalının %50 kusuruna istinaden hüküm verilmesinin hatalı olduğunu, zira ...'ın araçtan indiği, mührün açılmasına yardım ettiğini, emtiayı konteyner içerisinde gördüğü sabit iken, kapakların kapatılmadığının sigortalı firma yetkililerinin farkında olduğu ve bildiği kanaatiyle eşit oranda sorumluluğun söz konusu olacağı yönünde hatalı bir karara varılmasının kabul edilemeyeceğini müvekkil sigorta şirketinin ödediği tazminatı davalıdan, davalının %100 kusuru uyarınca rücu etme hakkı bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE: Davacı tarafından sigortalısına ait emtianın yurt içi taşımasını yapan davalı tarafından taşıma sırasında araçtan düşmesi sonucunda hasar tazmin bedelinin davalı taşıyıcıdan tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.TTK nın 863- (1) Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. TTK nın 875- (1)maddesinde “Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.”TTK nın 879- (1) maddesinde ise Taşıyıcı;a) Kendi adamlarının,b) Taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin,görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur. Taşıyıcının ilgili madde gereği yükü teslim aldığı andan yükü teslim edinceye kadar doğacak hasardan, taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtları, bu taşıtları kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut çalışanların hata veya ihmallerinden sorumludur.Somut olayda ;tahliye işlemi yapılmak üzere sigortalı işyerine gelen konteynerin mühürünün sigortalı şirket tarafından kırılarak konteyner içi ürünün incelenerek teslim alınmasına karar verildiği ve ürün kontrolü yapıldıktan sonra konteynerin kapakları kapatılmadan sürücünün boşaltma rampasına sigortalı tarafından yönlendirildiği sabittir. TTK nın 863(19 maddesi uyarınca ;gönderen eşyayı taşıma güvenliğine uygun şekilde araca koyarak ,istifleyerek,balayarak,sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Boşaltma başlamak üzere iken boşaltma mahalline yönlendirilen sürücünün konteyner kapağının açık bir şekilde seyir etmesine sigortalı sebebiyet vermiştir. Davacı ve sigortalı şoförün araçtan hiç inmediğini ileri sürmekte, davalı da sürücünün yere inmesine müsade edilmediğini savunmaktadır. Bu savunma ise olağan hayat tecrübesine ve mantığa uygun değildir.Aracın güvenli seyrinden davalı sorumlu olup,konteyner kapağı kapatılmadan rampaya çıkacak aracın içindeki emtianın düşeceği görünür kuvvetli ihtimal olduğu halde sürücünün kapaklar kapatılmadan yönlendirilmesi sigortalının kusurunu teşkil etmektedir. Kazaya sigortalının kusurlu eylemlerinin,önemli ölçüde etken olduğu görülmekle hükme esas alınan eşit kusur somut olaya uygun bulunmuştur.Boşaltma yerine geldiğinde mühürlerin açılma imkanı bulunduğu halde önce mühür açılarak kapaklar da kapatılmadan açık vaziyette ,sürücünün rampaya yönlendirilmesi nedeniyle davacı vekilinin meydana gelen kazada tüm kusurun davalı taşıyıcıda olduğuna ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Davalı vekili; alıcıya teslimin gerçekleştiğini ileri sürmekte ise de;teslim malın boşaltmaya hazır tuttuğu saniyeden itibaren yapılmış sayılacağı ,aracın kapıları açılan yerde boşaltılmayacağı tarafların kabulünde olduğundan halen davalı taşıyıcının sorumluluk alanında iken meydana gelmiş olup davalı taşıyıcı hasardan sorumludur. Aracın güvenli kullanımı sürücüye ait olup velev ki sigortalı araçtan inmeme talimatı verse dahi davalı taşıyıcı buna uymak zorunda olmadığından davalı vekilinin davalının hasardan sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf nedeni de yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 1.410,19-TL istinaf karar harcından peşin alınan 352,55-TL harcın mahsubuna kalan 1.057,64-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye ödenmesine,Katılma yoluyla başvuran davacıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile kalan 462,15-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2026