Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi tarafından, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bu istinaf incelemesindeki dava, 26/07/2021 tarihli bir trafik kazası sonucu ağır yaralanan davacının, kazadan sorumlu tuttuğu araç sürücüsü ve sigorta şirketinden başlangıçta 1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talep ettiği, daha sonra maddi tazminat talebini iş gücü kaybı, tedavi masrafları, bakıcı giderleri ve hasar gören bisiklet gibi kalemlerle 7.804,89 TLye yükselttiği; davalının ise kazanın bisikletlinin yola aniden fırlamasıyla meydana geldiğini, kendi kusuru olmadığını ve motorsikletin savrularak yaya geçidi dışında duran davacıya çarptığını savunarak davanın reddini istediği bir cismani zarar ve tazminat davasıdır; mahkemece alınan raporda davacının kalıcı engelliliği bulunmadığı, 45 güne kadar geçici iş göremezlik ve 15 gün bakıcı ihtiyacı olduğu belirtilmiştir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████T.C.ANKARABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ26. HUKUK DAİRESİESAS NO : █████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A R İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2024NUMARASI : ████████ Esas ████████ KararDAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Nedeniyle Maddi ve Manevi TazminatKARAR TARİHİ : █████/2026GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : █████/2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; █████/2021 günü, davalı ...'in araç maliki ve sürücüsü bulunduğu, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı bulunan aracın maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına neden olduğunu, davacının ağır şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan trafik kazasında davalı araç sürücüsünün asli ve ağır kusurlu olduğunu, davacının tedavisi için para ve zaman harcamak zorunda kaldığını, iş gücü kaybına uğradığını, kendisi için hayati öneme sahip meslekte yükselme sınavlarına giremediğini ve maddi kayba uğradığını, bu nedenle tedavi giderleri ve kaza nedeniyle yaralanmasından dolayı çektiği sıkıntılardan dolayı uğramış olduğu maddi-manevi zararın tazmini için bu davayı açtıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, davacının vekili maddi tazminat talebini açıklaması hususunda verilen süre içerisinde sunduğu beyan dilekçesinde; maddi tazminat talebinin raporlu günler için ödenmeyen operasyon tazminatı olarak 403,45-TL, ilaç ve reçete masrafı için 226,02-TL, 40 günlük rapor sonrası eksik yatan maaş için 367,63-TL olduğunu belirterek davalıdan tahsilini istemiştir. Davacı vekili, █████/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; bilirkişi raporu ile SGK tarafından ödenmeyen ilaç fark ve katılım payı ücretinin 226,02 TL, 45 günlük tibbi iyileşme süresince yoksun kaldığı ek ödemeler karşılığı (Yan ödeme, özel hizmet, fazla mesat için 275,27 TL, özel harekât ve operasyon tazminatı olarak 403,45 TL) 678,82 TL ve 15 günlük geçici bakıcı gideri zararı olarak 1.778,78 TL olmak üzere toplam 2.683,89 TL gerçekleşmiş maddi zararı, mahkemece Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığından adli tıp raporunun alınması sırasında 08.11.2023 tarihinde yatırılan 2.980,00 TL muayene ücreti ve 341,00 TL radyografi işlemi ücreti olmak üzere toplamda 3.321,00 TL harcama yapıldığını, yine kızına ait kaza nedeniyle kullanılamaz hale gelen 1 yıllık bisikletin kaza tarihindeki piyasa değeri 1.500,00 TL olmak üzere toplam gerçekleşen maddi zararının 7.804,89 TL olduğunu belirterek davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının sunulacak kask kamerası görüntüsünde de görüleceği üzere kaydın başladığı andan kaza anına kadar hız sınırları içerisinde ve kontrollü bir şekilde aracını kullandığını, kazaya ve zararın oluşumuna sebebiyet veren durumun yine kask kamerasında görüleceği üzere yola aniden fırlayan bisikletli şahıs ve yine aynı anda yaya geçidinden karşıya geçmeyen davacı olduğunu, aniden bisikletli şahsın yola fırlamasıyla davalının frene bastığını ve motorun hakimiyetini kaybederek motordan düştüğünü, motorun da savrularak o sırada yaya geçidi olmayan yerde orta refüjde duran davacıya çarptığını, davalının meydana gelen kazada suçu veya kusuru bulunmadığını, kaza esnasında davalının motorun üzerinde olmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin afaki olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, trafik kazası neticesinde yaralanan davacının kazaya neden olduğu belirtilen araç sürücüsü davalı ile ZMMS sigortacısından maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu; davacının maluliyet durumunun tespitine dair kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre düzenlenen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 27.11.2023 tarihli raporunda özetle; "...sekel mahiyetinde bir arızası tespit edilemediğinden 26.07.2021 tarihindeki trafik kazasına bağlı engel oranı tayinine yer olmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 45 güne kadar uzayabileceği, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyacı süresinin 15 (onbeş) gün olduğu..." yönünde kanaat belirtildiği, bilirkişi raporunda kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri esas alınarak davacının maluliyet durumunun belirlendiği, rapordaki tespitlere göre kaza ile maluliyet durumu arasında illiyet bağının kurulabildiği ve raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, alınan maluliyet raporunun hükme esas alınmasına karar verildiği, trafik kazası nedeniyle tarafların kusurlarının varlığı ile oranı bakımından; adli trafik uzmanı bilirkişi tarafından 12.02.2024 havale tarihli raporda; davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı davalı araç sürücüsü ...'in %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, tazminat hesabı yönünden aktüer ve doktor bilirkişiler tarafından düzenlenen 30.04.2024 tarihli bilirkişi raporlarında 24.11.2019 tarihinde meydana gelen kazada yaralanan davacı ...'un 45 günlük geçici iş görmezliği sonucu yoksun kaldığı parasal hakların karşılığı olarak 678,82-TL, 15 günlük geçici bakıcı gideri zararı olarak 1.778,75-TL olarak hesaplandığı, tedavi giderine ilişkin zararının 226,02-TL olduğu yönünde kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasına karar verildiği; davacı vekili, talep artırım dilekçesinde 1.778,75-TL geçici bakıcı gideri ile bisiklet zararından kaynaklı 1.500,00-TL maddi zarar talebinde de bulunmuş ise de, belirsiz alacak davasında dava dilekçesinde talep edilen alacağın miktarının yargılama sırasında belirlenmesi ile dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemlerine yönelik talep sonucunun artırılması veya benzer şekilde davanın kısmen ıslahı ile davacının dava dilekçesinde talep ettiği dava değerini artırmasının mümkün olduğu, dava dilekçesi ile talep edilmeyen tazminat kalemlerinin talep artırım veya kısmi ıslah ile talep edilmesinin mümkün olmadığı, davacının dava dilekçesinde açıkça talep edilmeyip talep artırım dilekçesinde talep edilen 1.778,75-TL geçici bakıcı gideri ile bisiklet zararından kaynaklı 1.500,00-TL maddi zarar talebinin reddi gerektiği, davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 3.321,00-TL rapor ücreti talebinin ise yargılama giderleri arasında değerlendirilmesi gerektiği, davacının manevi tazminat istemine gelince; davalı ...'den talep edilen manevi tazminatın koşulları oluşması nedeniyle kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...’den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, davacı her ne kadar davalı ... Sigorta AŞ’den de manevi tazminat talep etmiş ise de davalı sigorta şirketi ZMMS sigortacısı olup ZMMS poliçesi manevi tazminat taleplerini karşılamadığından, davacının davalı sigorta şirketine yöneltilen poliçe teminatı dışındaki manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle; "Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; geçici iş göremezlikten kaynaklanan 678,82-TL ile tedavi giderlerinden kaynaklanan 226,02-TL olmak üzere toplam 904,84-TL maddi tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden █████/2022 temerrüt, diğer davalı ... yönünden █████/2021 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının geçici bakıcı gideri ile bisiklet zararına yönelik fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 20.000,00-TL manevi tazminatın █████/2021 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı ...’den alınarak davacıya ödenmesine, davacının davalı ...’e yönelik fazlaya dair isteminin reddine” karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının sürekli engellilik oranın %0 kabul edilerek tazminat talebinin reddedildiğini, ancak dava sırasında sunulmayan rapor ile davacının %3 oranında engelinin meydana geldiğininin anlaşıldığını, hükme esas alınan raporun eksik inceleme ile tanzim edildiğini, dava konusu kazadan dolayı sol bacağında gerçekleşen travma sonucu ile halen sol bacağında ağrı ve sol baş parmağındaki uyuşma ile birlikte yaşadığı rahatsızlık nedeniyle █████/2024 tarihinde nöroloji polikliniğine başvurması üzere █████/2024 tarihinde yapılan EMG testinde sinir hasarı tespit edildiğini, söz konusu raporun EMG testi yapılmaksızın tanzim edilmiş olması nedeniyle yeterli olmadığını, █████/2024 tarihli engelli raporunda %3 oranında engelinin tespit ediliğini, geçici bakıcı giderine yönelik taleplerinin kabul edilmemesinin de hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının da yetersiz olduğunu, davacının psikiyatrik ilaçlar kullanmak zorunda kaldığını; kusursuz olan davacının tüm zararlarının, davalı tarafından karşılanması gerektiğinden, masraflara yönelik taleplerinin kısmen kabul edilmemesinin TBK’nın 50/2 maddesine aykırı ve hatalı olduğunu, vekalet ücreti yönünden; sigortacılık kanunu gereğince aleyhlerine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin, tarifedeki vekalet ücretinin 1/5 olması gerektiğini, belirterek, istinaf incelemesinde kısmen redddilen kısmının, reddedilen kısımlar üzerinden davalılar yararına hükmedilen vekalet ücretinin, geçici bakıcı giderine yönelik ret kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusuru kabul etmediklerini, davacının yaya geçidi bulumayan yerde bulunması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, olay yerinde dava dışı bisikletlinin birden önüne çıkması üzerine frene basması ile kontrolü kaymetmesi sonucunda motosikletin orta refijde bulunan davacıya çarptığını, bu nedenle davalının asli kusurlu olduğunu kabul etmediklerini, yaya geçidi olmayan yerde karşıya geçmek için orta refüjde bulunan davacının da kusurlu olduğunu, davacının talebinin afaki olduğunu ve takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, ihtiyari dava arkadaşlığında, davanın reddi durumunda her bir davalı lehine ayrı vekalet ücreti takdirinin gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece yapılan yargılamada eksiklik görülmediğinden istinaf edeninin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat ve çalışmadığı süre içerisinde gelir kaybının tazmini istemidir. Mahkemece maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Olay tarihinde, davacı taşıt yolunun karşısına geçmek için orta refüjde beklediği sırada, davalının sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesindeki motosikletin kontrolden çıkarak, orta refüjde bekleyen davacıya çarptığı kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davalı sürücünün kask kamerasına ilişkin cd çözümlemesinde de, davacının sollama yapmak için hızını yükselttiği esnada direksiyon hakimiyetini kaybettiği, motosikletin davacıya çarptığı, davalının ise asfalt üzerine düştüğünün tespit edildiği görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından, alınan kusur raporunda da kazanın bu oluş şekli değerlendirmek suretiyle direksiyon hakimiyetini kaybeden davalının asli ve tam kusurlu olduğu, orta refüjde bekleyen davacının kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, kaza neticesinde tedavi evraklarına göre sol alt ekstiremitesinde dizinde ve ayak bileğinde palpasyonla hassasiyeti olduğu, el dorsalında dermabrazyonları, sol parietal bölgede cilt kesisi olan ve x-rayde fibula başında kırık izlenen davacının, basit tıbbi müdahele ile iyileşemez şekilde yaralandığı, Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporda da, davacının mevcut tedavi evrakları değerlendirilerek ve davacının muayenesi yapılarak, kaza nedeniyle engelinin meydana gelmediği, iyileşme süresinin 45 gün olduğu ve 15 gün bakıcı ihtiyacının olduğunun tespit edildiği, mahkemece davacının talepleri çerçevesinde alınan rapor yeterli görülerek maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik karar verildiği görülmüştür. 1-Davalı vekili tarafından, davacının yaya geçidi olmayan yerde orta refüjde bulunması nedeniyle kusurlu olduğunu, ayrıca bir bisikletlinin birden önüne çıkması ile kaza meydana geldiğinden kusur raporunun uygun olmadığını ileri sürmüş ise de; Cd çözüm tutanağında ve kaza tespit tutanağına göre tespit edilen kazanın oluş şeklinin aksinin davalı tarafından kanıtlanamamasına, tespit edilen oluşa göre de, direksiyon hakimiyetini kaybeden davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına, davacının, taşıt yolunda seyreden araçların sürüş güvenliğini etkileyecek bir davranışı olmadığından, orta refüjde bulunmasının kusur olarak değerlendirilemeyecek olmasına göre davalının kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. 2-Davacı vekili maluliyet raporuna itiraz etmiş ise de, alınan raporun dosya kapsamına uygun olması yanı sıra, davacı vekili tarafından maddi tazminat olarak talep edilen miktarın açıklanmasına yönelik beyan dilekçesinde sürekli iş göremezlik zararlarına yönelik bir talepte de bulunmamasına, polis memuru olan davacının talepleri çerçevesinde (çalışmadığını belirttiği süre ve kazanç kayıpları nazara alınarak) karar verilmiş olmasına, dolayısı ile engeli olmadığına yönelik itirazlarının eldeki dosyada talep edilen maddi zararlar açısından sonuca etkisinin de bulunmamasına göre davalının kazaya bağlı maluliyeti meydana geldiğine yönelik itirazları yerinde görülmemiştir. 3-Davacı vekili, dava konusu edilmeyen sonrasında talep edilen giderlerin ve tazminat taleplerinin TBK'nın 50/2 maddesi kapsamında hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürmüştür. HMK'nın 26 maddesinde "(1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." düzenlenmesine yer verilmiş olup, hâkim dava dilekçesindeki talepler çerçevesinde davanın esası hakkında karar verir. Dava dilekçesinde taleplerin yeterince açık olmadığı durumda ise HMK'nın 31. maddesindeki hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde, davacıdan talebini açıklaması istenerek, belirlenen talepler nazara alınarak ve taleplere ilişkin yargılama yapılarak davanın esası hakkında karar verilir. Davanın açıklanması kapsamında, davacı ancak dava dilekçesindeki taleplerini açıklayabilir. Açıklama dilekçesi ile dava dilekçesindeki talep edilmeyen hususların davaya dahil edilmesi mümkün değildir. Aksi durum iddianın değiştirilmesi ve genişletilmesi sonucunu doğur ki, HMK'nın 141. maddesi kapsamında davacı ıslah ya da karşı tarafın açık muvafakati olmaksızın iddiasını değiştiremez, genişletemez. TBK'nın 50/2 maddesi dava konusu edilen zararın varlığı kanıtlanmakla birlikte, miktarının kanıtlanamadığı durumda uygulanacak bir hüküm olup, ilgili yasal düzenleme dava konusu edilmeyen her türlü zararın mahkemece tespit edilerek hüküm altına alınmasını gerektirecek bir düzenleme olmadığı gibi, davacının dava dilekçesinde talep etmediği zarar kalemlerini serbestçe her zaman talep etme hakkını sağlayan bir düzenleme de değildir. Buna göre davacı dava dilekçesinde, bakıcı giderine ve bisiklet zararına yönelik bir talepte bulunmadığı gibi, dava dilekçesinin açıklanmasına yönelik beyan dilekçesinde de, bu zarar kalemlerinin dava edildiğine dair beyanda bulunmadığından bu kapsamdaki zararlarının da hüküm altına alınması gerektiğine yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; mahkemece davaya konu edilen talepler açısından olumlu ya da olumsuz bir karar verilebilir. Davaya konu edilmeyen talepler açısından kesin hüküm oluşturacak şekilde bir karar verilemez. Usulünce dava konusu edilmeyen, ıslah ile de talep edilmeyeceği kabul edilen talepler açsından, "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilebilir ve bu kapsamdaki talepler açısından karşı taraf lehine vekalet ücreti takdir edilemez. Somut olayda, ilk derece mahkemesi tarafından davacının kısmi ıslah ile talep ettiği bisiklet zararı ve geçici bakıcı giderine ilişkin talepler açısından, usulüne uygun dava açılmadığından, kısmi ıslah ile talep edilen bu kalemlerin kısmi ıslah ile de talep edilmesi mümkün olmadığından, bu taleplere yönelik olarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluşturacak şekilde hüküm fıkrasında bu taleplerin reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden, davacının istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür. 4-Tarafların manevi tazminata yönelik istinaf sebeplerine gelince; davacı, davalının tam kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde yaralanmış olup TBK'nın 56/1 maddesi kapsamında manevi tazminat koşulları oluştuğundan, davacı, zarar verenden manevi tazminat talep edebilir. Bu çerçevede, haksız eylem davalının tam kusuru ile meydana gelmiş ise de taksirli eylemden kaynaklamış olması, kaza neticesinde davacının yaralanmasının boyutu, tarafların sosyal ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın satın alma gücü nazara alındığında, manevi tazminatın amacı ve niteliği de gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, 25.000,00 TL manevi tazminatın ise TMK'nın 4. maddesi çerçevesinde hak ve nesafete daha uygun olacağından, manevi tazminatın miktarına yönelik davacının istinaf sebepleri yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin ise sair istinaf sebeplerinin reddi ile 3 ve 4 no'lu bentte yazılı nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince davacı lehine olacak şekilde kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek, yeniden esas hakkında hüküm tesisine, buna göre; ilk derece mahkemesi kararının 2 no'lu hüküm fıkrasında reddine karar verilen geçici bakıcı gideri ve bisiklete meydana gelen hasara ilişkin olarak, davacı tarafından usulüne uygun dava açılmadığından, kısmi ıslah yolu ile de dava konusu edilmeyen alacak kalemleri davada talep edilemeyeceğinden, davacının ıslah dilekçesi ile talep ettiği bu tazminat kalemleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, manevi tazminata yönelik olarak ise davanın kısmen kabulü ile manevi tazminatın 25.000,00 TL olarak takdirine karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararında kesinleşen yönler korunarak, ancak AYM'nin, HMK'nın 326. maddesinin manevi tazminatın kısmen reddi durumuna yönelik iptal kararı nazara alınarak, davalı lehine kısmen reddedilen manevi tazminat üzerinden vekalet ücreti takdir edilmeyerek, ayrıca manevi tazminatın reddi yönünden davacının reddedilen kısım üzerinden yargılama giderinden sorumlu olmayacağı gözetilerek ve davalı sigorta şirketi davalıya ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup 2918 sayılı KTK'nın 92/f maddesi gereğince manevi tazminattan yasa gereğince sorumlu olmadığından davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığı ve yine usulünce davaya konu edilmeyen ve bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına karar verilen tazminat kalemleri üzerinden de davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmeksizin kesinleşen yönler korunarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, Buna göre;1-Davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; geçici iş göremezlikten kaynaklanan 678,82-TL ile tedavi giderlerinden kaynaklanan 226,02-TL olmak üzere toplam 904,84-TL maddi tazminatının, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden █████/2022 temerrüt, diğer davalı ... yönünden █████/2021 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Davacının geçici bakıcı gideri ile bisiklet zararına yönelik talepleri, usulüne uygun olarak davada talep edilmediğinden, kısmi ıslah ile talep edilen bu kalemler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile; 25.000,00-TL manevi tazminatın █████/2021 kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalı ...’den alınarak davacıya ödenmesine, davacının davalı ...’e yönelik fazlaya dair isteminin reddine,4-Davacının davalı ... Sigorta AŞ’ye yönelik manevi tazminat isteminin reddine,5-Davacının 3.321,00-TL rapor tanzim giderine yönelik talebinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine,6-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 870,96-TL ve 510,00-TL ıslah harcından mahsubu ile maddi tazminata yönelik yeniden harç alınmasına yer olmadığına7-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.707,75-TL harçtan, maddi tazminata mahsup edildikten sonra kalan bakiye peşin harç miktarı 953,36 TL'nin mahsubu ile bakiye 754,39 TL bakiye harcın davalı ...’den tahsili ile hazineye gelir kaydına,8-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 904,84-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Maddi tazminat yönünden davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden dava dilekçesindeki talebine yönelik ıslah dilekçesinde talebi nazara alınarak 95,16-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 10-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle 25.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...’den alınarak davacıya verilmesine, 11-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, reddedilen kısım üzerinden davalı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,12-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 870,96-TL peşin harç ve 510,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.461,66-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,13-Davacı tarafından yapılan 273,50-TL tebligat, 91,25-TL müzekkere gideri, 3.321,00 TL Hacettepe Üniversitesi rapor gideri ve 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.185,75-TL yargılama giderinden, kabul edilen manevi tazminat miktarı ile maddi tazminata yönelik davanın kabul ve red oranına nazara alınarak 11.144,81-TL'sinin (Davalı Sigorta Şirketi 390,71 TL'si ile sınırlı olacak şekilde, müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, 15-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, III-İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL İstinaf Başvuru Harcı ve 458,00-TL tebligat ve posta giderleri olmak üzere toplam 1711,40 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,3-İstinaf başvurusu reddedilen davalıdan ilk derece mahkemesi kararı üzerinden alınması gerekli 1.428,01 TL nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 815,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 613,01 TL'nin davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına5-HMK'nun 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,6- Kararın taraflara tebliğine Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan ÜyeÜye-Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.