Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ticari satımdan kaynaklı konaklama hizmeti alacağı uyuşmazlığında davalının haksız itirazının iptali ve ticari defterlerin delil niteliğinin değerlendirildiği dava.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, davalıya müşterileri için sağladığı konaklama hizmetlerinin bedelinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine yapılan haksız itirazın kaldırılmasını talep etmiş; davalı ise davacıyla doğrudan sözleşme olmadığını ve ödemenin müşterilerden tahsil edilmesi gerektiğini savunmuş; mahkeme, taraflar arasındaki borç ilişkisi ve itirazın haklılığını değerlendirirken, ispat yükü ve HMKnın ticari defterlere ilişkin hükümleri uyarınca, davalının ticari defterlerini ibraz talebine rağmen sunmaması ve buna itiraz etmemesini önemli bir bulgu olarak dikkate almıştır.

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARARIN YAZILMA TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; Davalının müşterileri için müvekkillerinden konaklama hizmeti aldığını, bedelinin ödemediğini, açılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde ÖZETLE; Müvekillerinin davacı ile konaklama hizmeti sözleşmesi olmadığını, müşterilerinin konaklama için davacıya yönlendirildiğini, davacının konaklama ücretini müşterilerinden tahsil etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık davacı tarafından başlatılan konaklama bedellerinden kaynaklı faturalara dayalı icra takibine ilişkin taraflar arasında konaklama sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı borç ilişkisinin olup olmadığı ve takibe itirazın haklı olup olamdığı hususlarına ilişkindir.
Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bakırköy ... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı davacı tarafından borçlu aleyhine açık hesap ekstresinden kaynaklı 245.816,37 TL asıl alacak için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.
İş bu dava 6100 sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi olup, davacı tarafından başvurulan arabuluculuk süreci, anlaşmama ile sonuçlanmıştır. Bu kapsamda davacı tarafından TTK'nun 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk dava şartının da yerine getirildiği anlaşılmıştır.
Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (4721 sayılı TMK m. 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (6100 sayılı HMK m. 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi maksadı ile taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verildiği ancak tarafların yerinde inceleme talepleri kapsamında bilirkişiye yetki verildiği ancak davalının defterlerini sunmadığına yönelik rapor hazırlandığı davalının işbu raporda defterlerinin incelenmediğine yönelik itiraz etmediği, gibi ticari defterlerinin sunulmamasına ilişkin beyanda da bulunmadığı anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari defterler uyumlu değil ise muntazam tutulmuş olsun veya olmasın sahibi aleyhine delil olacaktır. Ancak defterlerden biri muntazam olsa da her iki defter de sahibi aleyhine kayıt içeriyor ise aleyhe delil sayılma yönünden öncelikle iddiasını ispat yükü altında olan taraf defterleri aleyhine delil sayılmalıdır. Yani ispat yükü altında olan taraf kendi defterindeki aleyhe kayıtları bertaraf edecek şekilde karşı tarafın aleyhine olan ticari defterler kayıtlarından yararlanmamalıdır. Bunun sonucu ise aleyhe kayıtların uyuşmayan kısmından ispat yükü altında olan tarafın yararlanamayacağı kabul edilmelidir. Çünkü ispat yükü, uyuşmazlık konusu hususlar için olup, karşı tarafın ileri sürmediği bir husus için ispat yükü de söz konusu olamayacağından bu sonuca varılması usul kurallarının da temel bir sonucudur.." (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamı). 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.
Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin █████/2023 tarih ... E. .... K. Sayılı ilamında da ifade edildiği gibi; 7251 sayılı Yasa ile değişik 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davalı taraf, usulüne uygun ihtara rağmen ticari kayıt ve defterlerini sunmadığından yerinde inceleme talebinde bulunmayarak ticari defterleri hazır edilmediğinin belirlendiği, davalı tarafından ileri sürülen taraflar arasında geçerli sözleşme olmadığı, hizmet verilmediği iddialarının ve fatura konusu alacağın mevcut olup olmadığının araştırılması için BA/BS formları istenmiş ve taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına yönelik dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiştir. █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş oldukları ve karşılıklı olarak 245.816,37 TL alacağın mevcut olduğuna yönelik kayıtların bulunduğu, taraf bildirimlerine göre tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davalı ticari ilişkinin bulunmadığını belirtmekte ise de tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, alıcı davalının faturalara itirazda bulunmadığı, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticari defterlerine kaydedilmesi ve davalının davacı tarafından gönderilen faturayı alıp kayıtlı olduğu vergi dairesine BA olarak bildirmiş olması halinde de fatura konusu hizmeti aldığının kabulü gerekir. (Benzer yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████ esas █████████ karar sayılı ilamı, Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin ████████ esas █████████ karar sayılı ilamı) Davacı ticari defter kayıtlarında tespit edilen faturaların davalı tarafından BA formu düzenlenerek bildirilmiş olmasının malın teslimine karine teşkil etmesi, karinenin aksinin davalı tarafından ispatlanmamış olması dikkate alındığında davacının haklılığının ispatlandığının anlaşıldığı, davacı taraf talebi olan icra inkar tazminatına ilişkin yapılan değerlendirmede ise alacağın likit olduğu ve davalı tarafça haksız itiraz edilmesi nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile
Davalının Bakırköy .... İcra Dairesinin ... E sayılı icra takip dosyasına yaptığı itirazın 245.816,37 TL bedel yönünden İPTALİNE, işbu alacağa takip tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda değişen oranlarda avans faizi işletilmesine,
Asıl alacak bedeli 245.816,37 nin üzerinden hesaplanan %20 icra inkar tazminatı olan 49.163,27 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 16.791,72.-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 4.197,93.-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 12.593,79.-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 615,40.-TL başvurma harcı ile 4.197,93..-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 8.000,00 TL bilirkişi ücreti 75,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.075,00.-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davalı tarafından dosyada herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen kararının, gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstanbul BAM ‘ne İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!