Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin, ticari nakliye hizmeti e-faturalarının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali ve %20 icra inkar tazminatı talepli gerekçeli kararı.
Özet: Bir alacaklı şirket, sunduğu nakliye hizmetleri karşılığında düzenlediği ve ödenmeyen e-faturalar nedeniyle başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali için dava açmış; zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamamış, davacının ticari defterleri ve vergi kayıtları alacağın varlığını desteklerken, davalının davaya cevap vermemesi karşısında, mahkeme davacının haklılığını değerlendirmektedir.

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████ Karar
HAKİM : ....
KATİP :....
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVALI : ....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket, davalı-borçlu şirkete vermiş olduğu nakliye hizmetine karşılık 10.03.2025 tarihli, ... fatura numaralı 14.500,00 TL bedelli e-fatura düzenlendiğini ve davalı-borçlu şirkete teslim ettiğini ancak davalı-borçlu şirket tarafından e-fatura bedeli müvekkili şirkete ödenmediğinden daha sonra müvekkili şirket tarafından davalı-şirkete 20.05.2025 tarihli, ... fatura numaralı 1.522,80 TL bedelli vade farkı bedeline ilişkin e-fatura düzenlendiğini ve davalı-borçlu şirkete teslim ettiğini, Davalı-borçlu şirket tarafından e-faturalar bedeli tüm müracaatlara rağmen ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili alacağının tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalı-borçlu şirket tarafından icra takibine konu borca itiraz edildiği ve icra takibinin durduğunu, Davalı-borçlu şirket müvekkile borcunun olmadığını iddia etmişse de durum gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin alacağı davalı-borçlu şirket tarafından ödenmediğini, müvekkile ait ticari defterler gerekse davalı tarafın ticari defterleri incelendiğinde görüleceği üzere, davalı tarafça müvekkili tarafından düzenlenen ve mevcut ticari ilişkinden kaynaklanan faturalara ve içeriğine hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 148, 149 ve 257 nci maddeleri ile .... Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)" ile bildirmeleri yükümlülüğü getirildiğini, dolayısıyla ticari defterler dışında ... kayıtlarından da bu durum açıkça anlaşılabilecek nitelikte olduğunu, dava dilekçemizde açıklamaya çalıştığımız itirazın iptali talebi ile müvekkil adına zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, ....Arabuluculuk Dosya Numarası kapsamında yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenler ile icra takibine yapılan haksız, dayanaksız ve kötü niyetli itirazın iptali ve alacak miktarının %20‘ı oranında tazminata hükmedilerek icra takibinin devamı istemli bu davanın açılması zorunlu olduğunu, davalı–borçlunun haksız, dayanaksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile icra takibinin devamına, borçlunun alacak miktarının %20 oranında icra-inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekillik ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür .
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava ; ....esas sayılı takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin fatura alacağı davasına ilişkindir.
.... müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
....'nin müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
.... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2025 yılına ait yevmiye-kebir-envanter defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde olduğu, içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, e defterlerin beratlarının olduğu, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir. ... cevabi yazısından; Ba/Bs sınırının üzerinde olan █████/2025 Tarihli ... Seri numaralı 14.500,00-TL bedelli faturanın form BA/BS satış analizinde yer aldığı tespit edilmiştir. █████/2025 Tarihli ... Seri numaralı 1.522,80-TL bedelli fatura ise 5.000,00-TL sınırının altında olduğu için yer almadığı yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır .
TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ;
“(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, davalı tarafa verilen kesin mehilde ticari defterlerini ibraz etmekten kaçındığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulüne, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin aynı şartlarla devamına,
Kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.094,52 TL harçtan, dava açılışında alınan 615,40 TL peşin harcın düşülmesi ile bakiye 479,12 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı, 715,00 TL tebligat ücreti, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 6.970,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 16.022,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nin 341/2. maddesi uyarınca miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ....
e-imza
Hakim ....
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!