Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, ölümle sonuçlanan trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma maddi tazminat istemine ilişkin istinaf davasında kusur oranları ve tazminat tutarının incelenmesi kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 23.06.2022 tarihinde kırmızı ışık ihlali yaparak yaya geçidinde bir yayaya çarparak ölümüne neden olan trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı davasına ilişkin olup; davacılar sürücünün tam kusurlu olduğunu belirterek yüksek meblağlarda maddi tazminat talep ederken, davalılar sorumluluk limiti, zamanaşımı ve tazminatın fahişliği gibi savunmalar ileri sürmüş, ilk derece mahkemesi ise kaza kusur oranlarına dair bilirkişi raporlarının çeliştiğini, bir raporda sürücünün %100 kusurlu, diğer raporda ise yayanın kusursuz veya %25 kusurlu olabileceği yönünde farklı değerlendirmeler içerdiğini ortaya koymuştur.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: █████████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : █████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19.09.2024
NUMARASI : ████████ Esas ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi Tazminat)
KARAR TARİHİ : 15.05.2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 11.06.2026
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, davalı ... tarafından kararın adli yardım talepli olarak istinaf edilmiş olmakla, adli yardım talebi oy birliği ile kabul edilerek, tüm istinaf edenler açısından başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 23.06.2022 tarihinde davalı ...'in sürücüsü olduğu, davalı ... Sigorta AŞ tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan, davalı ... Genel Müdürlüğüne ait aracın kırmızı ışıkta geçerek yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan ...'a çarpması sonucu meydana gelen kazada, davacılardan ...'ın eşi, ...'ın babası, ... ile ...'ın oğulları olan ...'ın ağır şekilde yaralandığını ve kaldırıldığı hastanede 16.07.2022 tarihinde vefat ettiğini, kazanın oluşumunda kırmızı ışıkta geçen davalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, davacıların uğradığı destekten yoksun kalma zararının tazmini için 05.08.2022 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak sessiz kalındığını, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL ... için 100,00 TL, ... için 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketinden poliçe limiti dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, 26.04.2024 tarihli değer artırım dilekçesinde; davacı ... için 2.385.731,13 TL (davalı sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde 262.796,44 TL ile sınırlı olmak üzere,) davacı ... için 997.247,82 TL (davalı sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde 109.850,26 TL ile sınırlı olmak üzere,) davacı ... için 633.102,34 TL (davalı sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde 69.738,39 TL ile sınırlı olmak üzere,) davacı ... için 523.042,39 TL (davalı sigorta şirketi poliçe limiti dahilinde 57.614,91 TL ile sınırlı olmak üzere,) olarak belirlemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde; Davalı ... Sigorta AŞ'nin zarardan poliçe teminat limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğundan kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, müteveffanın davalılara destek olduğu hususunun ve destekten yaralanma sürelerinin tespitinin gerektiğini, davacıların SGK'dan rücuya tabi bir tazminat alması durumunda bu miktarın zarardan indirileceğini, davalı ... Sigorta AŞ'ye usulüne uygun başvuru yapılmadığını, temerrüde düşmediklerini ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... (...) cevap dilekçesinde; Davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davaya konu olayda davalının herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, kazanın meydana geliş şekli ve yeri incelendiğinde sürücünün de kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığının ortaya çıkacağını, maddi tazminat taleplerinin varsayıma dayalı ve fahiş olduğunu, kazaya karışan aracın davalı ... Sigorta AŞ tarafından ayrıca genişletilmiş kasko sigortası ile de sigortalı bulunduğunu, sigorta şirketinin tüm tazminatlardan sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesi sunmamış, yargılamada davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, ölüm ile sonuçlanan trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, trafik kazası kusur bilirkişi ile hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; seçenekli şekilde kusur değerlendirilmesi yapılarak kaza esnasında yayaya yeşil ışık yanması halinde davalı sürücünün tamamen kusurlu olduğu, yayanın kırmızı ışıkta geçmesi halinde ya da ışık sisteminde arıza var ise davacıların desteği yayanın %25 oranında davalı sürücünün ise %75 oranında kusurlu olacağının mütala edildiği, olaya ilişkin ceza soruşturması kapsamında iş güvenliği uzmanı tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda da; davalı sürücünün asli kusurlu olduğu, yaya ...'ın kusurunun bulunmadığının belirtildiği ceza yargılaması sırasında Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 07.04.2023 tarihli raporda ise kaza anı görüntüleri ile trafik sinyalizasyon sisteminin incelenmesi sonucu; araçlara kırmızı ışık yandığı esnada Tahran Caddesi üzerindeki yaya geçitlerine de kırmızı ışık yandığının anlaşıldığı belirtilerek sürücü ...'in kırmızı ışıkta seyrini sürdürmesi nedeniyle asli kusurlu olduğu, yaya ...'ın da kendisine hitaben yanan kırmızı ışığın yeşile dönmesini beklemesi gerekirken buna riayet etmemesi nedeniyle asli kusurlu olduğunun belirtildiği, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için Karayolları Fen Heyetinden oluşturulan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 18.06.2023 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...'in kırmızı ışığın yeşile dönmesini beklemeden geçiş yapması nedeniyle asli kusurlu, yaya ...'ın da kendisine yanan kırmızı ışığın yeşile dönmesini beklemeden karşıya geçmesi nedeniyle eşit derecede asli kusurlu olduğu, buna göre kazanın oluşumunda sürücü ... ile yaya ...'ın ayrı ayrı %50 oranında kusurlu olduklarının mütala edildiği, anılan kusur raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması, ayrıca dosyadaki ve ceza dosyasındaki verilere uygun olması nedeniyle benimsendiği, sonrasında aktüerya bilirkişisinden desteğin bilinen son geliri dikkate alınarak alınan 23.02.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda davacıların tazminatlarının belirlendiği, raporun karar vermeye elverişli olduğu, davalılardan ... Sigorta AŞ bakımından ise ZMMS poliçesi kapsamında davacı talebi ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; “Davacıların davalarının kabulüne, davacı ... için 2.385.731,13 TL (davalı ... sigortanın sorumluluğu taleple bağlı 262.796,44 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... için 633.102,34 TL (davalı ... sigortanın sorumluluğu taleple bağlı 69.738,39 TL ile sınırlı olmak üzere) , davacı ... için 997.247,82 TL davalı ... sigortanın sorumluluğu taleple bağlı 109.850,26 TL ile sınırlı olmak üzere), davacı ... için 523.042,39 TL davalı ... sigortanın sorumluluğu taleple bağlı 57.614,91 TL ile sınırlı olmak üzere) , davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 19.08.2022 tarihinden diğer davalılar ... ve ... yönünden ölüm tarihi olan 16.07.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,” karar verilmiş hüküm tüm taraflarca istinaf edilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; %50 kusur oranın kabul etmediklerini, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, davalının yaya geçidinin %80’ini geçmiş yayaya çarptığını, kazanın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğunu, hükmedilen tazminatın düşük olduğunu, rapora itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, davalı Tusem’in tazminatının çok düşük hesaplandığını, 2 yaşında olan davacının destek süresinin TRH2010 Yaşam Tablosuna göre yeniden hesaplanması gerektiğini, davacı eşin evlenme ihtimalinin yüksek takdir edildiğini, hesap raporunun da uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili İstinaf Başvuru dilekçesinde; davalının zarardan sorumluluğu olmadığını, araç davalıya ait ise de, sürücünün ... AŞ bünyesinde çalıştığını, araç sürücünün tüm önlemlerini aldığını, bu nedenle raporun taraflı olduğunu; davanın sigorta şirketine yöneltilmesi gerektiğini, takdir edilen tazminatın da fahiş olduğunu, desteklik durumunun ve paylarının gerçekçi olmadığını, davacı eşin evlenme ihtimalinin düşük belirlendiğini, yaşam süresinin hayat standartlarına uygun olmadığını, gelirin ASKİ’de çalıştığından asgari ücretin 2,35 katı kabul edilmesinin, uygun olmadığını emsal ücretlerin araştırılması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Kazaya vefat edenin kendi kusuru ile neden olduğunu, araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, bu nedenle zarardan sorumlulukları olmadığını, davacıların vefat edenin desteklik durumu, destekten yaralanma süresini ispatlaması gerektiğini, faiz başlangıcının hatalı olduğunu, davalının temerrüde düşürülmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, davalının kırmızı ışıkta geçtiğinin kabulünün hatalı olduğunu, kusuru kabul etmemekle birlikte takdir edilen maddi tazminatın fahiş olduğunu, ayrıca kusur durumunda dahi davalının sorumluluğunun olmayacağını sorumluluğun sigorta şirketinde ve toplu iş sözleşmesi gereğince ... AŞ'de olduğunu, ZMMS teminatını aşan miktarlar açısından ise Ek sigortaların devreye girmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm tüm taraflarca istinaf edilmiştir.
1-Olay tarihinde, davalı araç sürücüsünün sevk ve idaresindeki araç ile olay yerindeki trafik ışıklı 4 yönlü kavşaktan, seyir yönüne göre sağındaki kavşak koluna döndüğü esnada, dönüş yaptığı kavşak kolu üzerinden yolun sağında soluna yaya geçidinden geçmekte olan davacıların desteğine çarpması neticesinde davacıların desteğinin vefat ettiği, kaza tespit tutanağı, ceza dosyasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Araç sürücüsü hakkında taksirle ölüme neden olmak suçundan açılan ceza davasında, kaza anına ilişkin görüntü, kavşak üzerindeki sinyalizasyon fay diyagramı, kaza tespit tutanağı ve ifadeler değerlendirilmek suretiyle, davalı araç sürücüsünün kavşakta seyir yönüne kırmızı ışık yandığı halde kırmızı ışıkta durmaksızın kavşakta sağa dönüş yaptığı sırada, dönüş yaptığı kavşak kolu üzerinde bulunan yayalara da kırmızı ışık yandığı halde yaya geçidinden yolun sağından, soluna geçmekte olan davacıların desteğine çarpması ile kazanın meydana geldiği değerlendirilerek, araç sürücüsünün kendi yönüne kırmızı ışık yanmasına rağmen kavşağa girerek, sağa dönüş yapması nedeniyle, yayanın da, yayalara kırmızı ışık yandığı halde taşıt yolundan geçtiğinden bahisle kazanın meydana gelmesinde eşit kusurlu olduğunun tespit edildiği, ceza mahkemesi tarafından da, kazanın bilirkişi raporunda belirlenen şekilde meydana geldiği kabul edilerek davalı sanığın ve yayanın eşit kusurlu olduğu kabul edilerek davalı araç sürücüsünün cezalandırılmasına karar verildiği, ceza mahkemesi kararının istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği görülmüştür.
İlk derece mahkemesince, raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek için Karayolları Fen Heyetinde görev yapmış bilirkişilerden oluşan heyetten alınan raporda da, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile tespit edilen maddi vaka çerçevesinde ve dosyadaki deliller nazara alınarak, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün ve davacıların desteğinin eşit kusurlu olduğunun kabul edildiği, mahkemece rapor yeterli görülmek suretiyle, aktüer bilirkişinden alınan rapora göre davalıların, araç sürücüsünün kusuru oranında hesaplanan tazminattan (sigorta şirketinin KTK'nın 96. maddesi gereğince yapılan garame hesabı sonucuna göre hesaplanan miktarla sınırlı olmak üzere) davalıların sorumluluğuna karar verildiği görülmüştür
İstinaf eden taraflarca kusur raporuna itiraz edilmiş ise de; maddi vakanın ve kazanın oluş şeklinin kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile belirlenmiş olmasına, kazanın oluş şekli nazara alındığında, kavşak noktasında ışık ihlalinde bulunarak kazanın meydana gelmesine neden olan davalı araç sürücüsü ve yayanın eşit kusurlu olduğunun kabul edilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların kusura ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
2-Davalı ... Müdürlüğü kendisine husumet yöneltilmeyeceğini ileri sürmüş ise de, davalı hakkındaki dava, KTK'nın 85. maddesi gereğince işleten sıfatına dayalı olarak açılmış olup, davacının işleteni olduğu aracın hizmet alımı ile sağladığı personelin kullanmış olmasının, 3. kişiye karşı olan KTK'nın 85. maddesinden kaynaklanan sorumluluğuna etkisinin olmamasına, ayrıca kaza yapan aracın sigortası bulunması durumda, davalı hakkında doğrudan dava açılmasına engel yasal düzenleme bulunmamasına göre davalının husumete yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
3-Davacılar vekili ve davalılar tarafından aktüer hesap raporuna ve tazminat miktarına itiraz etmiş ise, davacıların zararına yönelik hesaplamanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından "gerçek zarar" hesabında benimsenen ilke ve yöntemler çerçevesinde yapılmış olmasına, desteğin aktif dönem zararının belirlenmesinde fiili çalışma ile elde ettiği gelirin esas alınarak hesaplama yapılmış olmasına, destek sürelerinin ve davacı eşin AYİM tablosuna göre tespit edilen evlenme ihtimalinin değerlendirilmesinde ve belirlenmesinde hata bulunmamasına göre davacıların ve davalıların aktüer hesap raporuna ve hesaplanan tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Buna göre; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, davalı sigorta şirketi tarafından temerrüte düşürülmediğinden faiz başlangıcının hatalı olduğunu ile sürülmüş ise de, davacıların, davadan önce KTK'nın 99. maddesi uygun davalıya müracaatının bulunması karşısında davalı sigorta şirketinin 19.08.2022 tarihinde temerrütünün oluştuğunun kabul edilmiş olmasına göre; tüm tarafların, istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacılardan alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf talebi reddedilen davalı ..., davalı ... Sigorta AŞ ve davalı ...'den alınması gereken, 310.067,54 TL (Sigorta şirketi 34.155,00 TL ile sınırlı olacak şekilde müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) harcın, davalılar tarafından yatırlan (77.517+8.539) 86.056,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 224.011,54 TL'nin (sigorta şirketinin sorumlu olduğu kısım ile sınırlı diğer davalının yaptığı ödeme miktarı da nazara alınarak, davalı sigorta şirketi 17.078,00 TL'si ile sınırlı olacak şekilde müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı ... adli yardımlı olarak kararı istinaf ettiğinden, istinaf başvurusunun reddedilmiş olması nedeniyle, ödenmeyen 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına,
4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 15.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.n

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!