İstinaf Mahkemesi, 1970li yıllara ait fonogram yapımcılığı haklarının ihlali ve izinsiz çoğaltılan eserlere ilişkin müzik işletme belgelerinin iptali davasını inceliyor.
Özet: Bir fonogram yapımcısı olan davacı, 1970li yıllarda ilk tespitlerini yaptığı ve mali hak sahibi olduğu sanatçı icralarını içeren ses kayıtlarının, davalı tarafından izinsizce dijital ortam ve fiziki çoğaltımla ticari olarak kullanıldığını, ayrıca bu kayıtlar için müzik eseri işletme belgeleri düzenletildiğini iddia ederek tecavüzün tespiti, refi, ihtiyati tedbir ve tazminat taleplerinin yanı sıra davalının sahip olduğu işletme belgelerinin iptalini istemiştir; davalı ise davacının zamanaşımı, hak sahipliğini ispat edememesi, talep edilen eserlerin kendi ürünlerinde bulunmaması ve işletme belgesi iptali talebinin idari yargının görevine girmesi gibi gerekçelerle davanın reddini savunmuştur.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiTARİHİ: █████/2026NUMARASI: ████████ E. - ███████ K.BİRLEŞEN ████████ ESAS, ████████ KARAR SAYILI DOSYASIDAVA: Müzik Eseri İşletme Belgelerinin İptaliİSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 1970'li yıllarda 45'lik plaklar üreterek fonogram yapımcılığına başladığını, ... / ......... adlı 60 adet eserin ... tarafından yapılan icralarının 45'lik plak olarak ilk tespitlerini yapıp FSEK m.80 hükmü kapsamında fonogram yapımcısı olarak mali hak sahibi olduğunu, buna karşın davalının izin almaksızın bu ses tespitlerini matrislerinden kopyalayarak dijital ortam ve platformlara yükleyerek ve kaset/CD/Plak gibi fiziki çoğaltım yoluyla piyasaya sürerek ticari kazanç elde ettiğini, bunun yanında anılan eserlerin bulunduğu 30 adet albüm için Müzik Eseri İşletme Belgeleri düzenlettirdiğini, bu şekilde müvekkilinin çoğaltma, yayma ve umuma iletim haklarının ihlal olunduğunu, davalıya ihtarname keşide edildiğini, arabuluculuk süreci işletildiğini iddia ederek, ihtiyati tedbir kararı verilerek dijital ortamlardaki yayınlar ile kaset/CD/Plak gibi fiziki satışların, üretimin engellenmesine; davalının tecavüzünün tespiti ile davalının ...'a ait eserler için Kültür Bakanlığı nezdinde düzenlenen Eser İşletme Belgelerinin İptaline; tecavüzün ref'i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 hükmüne göre dijital kullanımlar için 50.000 TL, fiziki kullanımlar için 50.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilene karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davadaki tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının talep sonucunu açıklaması ve netleştirmesi gerektiğini, davacının iddiasına konu 60 eserin müvekkili tarafından kopyalanarak CD ve benzeri formatlarda fiziki olarak satışa sunulduğunun iddia edilmekte olduğunu, dava dilekçesinin Ek 3'ünde de bu kullanımların bulunduğu albüm isimleri ve içindeki icraları göstermekte olduğunu, yapılan kontrolde ilgili eserlerin müvekkili tarafından çıkarıldığı iddia olunan ... (cd), ... (cd), ... (cd), ... (cd), ... (cd), ... (cd), ...ı (cd), ..., ... (cd), ... (cd), ...(cd), ..., ... (mc), ... (mc), ... 1 (lp), ... 2 (lp), ... (lp) adlı fiziki albümlerde bulunmadığının belirlendiğini, dolayısıyla davacının yukarıda yazılı eser icralarının tespiti yönünden iddiasının kanıtının bulunmadığını, davacının seslerin ilk tespitinin kopya edilerek davalı tarafından izinsiz kullanıldığının iddia edildiğine göre davacının iddiasına konu ilk tespitleri içeren ses kayıtlarının mahkemeye sunulması gerektiğini, davacının...sıfatını hukuka uygun biçimde ispat etmeden işbu davaya devam edilebilme olanağının bulunmadığını, davacının fonogram yapımcılığından doğan haklarını, devren edinmiş olduğunu ispat etmesi gerektiğini, öte yandan davacının...veya...sıfatından doğan haklara dayalı olarak dava açabilmesi için öncelikle, anılan ilk tespitleri yapan gerçek veya tüzel kişinin...sıfatını FSEK m.80/I,1,B hükmüne uygun biçimde kazandığını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili ...'in, eser ve icranın sahibi olan ...'tan gerekli izin ve muvafakatleri alarka yaptığı ilk tespitle fonogram yapımcılığından doğan FSEK m.80/I,1,B hükmünde yazılı hakları aslen iktisap etmiş; bunun yanında Noter'de icra ve eser üzerindeki mali hakların devrini içeren işlemlerle icra konusu eserlerin sahibi olan ...'tan FSEK m.21-25 hükümlerinde yazılı eser sahipliğinden doğan mali haklar ile icrası üzerinde ...'ın sahibi olduğu FSEK m.80/I,1,A hükmünde yazılı icracı sanatçının mali haklarını devir sözleşmeleriyle edindiğini, eserlerin icrasının ürünü sesleri içeren ilk tespitler için, Kültür Bakanlığından eser işletme belgeleri aldığını, bu nedenle davacının, kendilerine ait tespitlerin kullanıldığı konusundaki iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacının "...'a ait eserler için Kültür Bakanlığı nezdinde düzenlenen Eser İşletme Belgelerinin İptaline" karar verilmesi isteminin, yargı yolu yanlış seçildiğinden işbu davada tartışılmasının hukuken mümkün olmadığını, eser işletme belgesinin Kültür Bakanlığı’nca tescili işleminin iptali istemi yönünden, uyuşmazlığın idari yargının görev alanı içinde olacağından, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerektiğini, şu hale göre davacının "...'a ait eserler için Kültür Bakanlığı nezdinde düzenlenen Eser İşletme Belgelerinin İptaline" karar verilmesi istemi bakımından sayın mahkemenin görevli olmadığını, davacının bu yöndeki isteminin dosyadan ayrılması, mahkemenin ayrı bir esasına kaydı ve ardından yargı yolu bakımından görevli olunmadığından davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, açılan davanın kötü niyetli olduğunu, bu davanın, müzik yapımcılığı sektöründe itibarlı ve tanınmış olan müvekkili şirketi karalama amaçlı olarak kötüniyetli olarak açıldığını, açıklanan nedenlerle davacının "...'a ait eserler için Kültür Bakanlığı nezdinde düzenlenen Eser İşletme Belgelerinin İptaline" karar verilmesi istemi bakımından sayın mahkeme görevli olmadığından, bu yöndeki istemin dosyadan ayrılmasına, mahkemenin ayrı bir esasına kaydına ve ardından yargı yolu bakımından görevli olunmadığından görevsizlik nedeniyle davanın reddine; Davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmaması sebebiyle davanın reddine, davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince █████/2024 tarihli yapılan yargılama sonunda;"....Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin ██████████ Esas ██████████ Karar ve ████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamlarında da işaret edildiği üzere, dava konusu olayda idari makamlarca yapılan tescil işlemi idari bir işlem niteliğinde olup, yapılan tescil işleminin iptali de ancak bir idari yargı davasının konusunu oluşturabilir. Bu durum karşısında, dava konusu eser işletme belgesinin Kültür Bakanlığı’nca tescili işleminin iptali istemi yönünden uyuşmazlık idari yargının görev alanı içinde olacağından, dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine"karar verilmiştir.Dairemizin █████/2024 tarihli █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararıyla "....Somut olayda; icracı sanatçı ...'ın 45'lik plak şeklinde kayda alınan icraları üzerinde Kültür Bakanlığı tarafından verilen eser işletme belgesinin tescil işleminin iptalinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından dava açılırken eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklara tecavüzün tespiti, ref'i talebi ile birlikte, davalıya ait olduğu belirtilen davaya konu Kültür Bakanlığı Müzik Eseri İşletme Belgelerinin iptali ve maddi tazminat taleplerinin de ileri sürüldüğü, tefrik edilen talebin asıl davadaki eser hakkının tespiti ile birbirine sıkı sıkıya bağlı olduğu, her iki talebin birlikte değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerekirken tefrik kararının yerinde olmadığı kanaatine varılmakla, mahkemece davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesinin yerinde olmadığından HMK 355. Madde gereğince, davacı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, yukarıda bahsedilen sebeplerle istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında açıklandığı üzere yargılamaya devam edilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince █████/2026 tarihli yapılan yargılama sonunda; "....somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacının davaya konu ettiği albümler üzerinde fonogram yapımcısı ya da fonogram yapımcısından hakları devralan olup olmadığı hususunu ispata yarar yeterli delil bulunmadığı, eserlerin ilk tespitinin davacı tarafından yapıldığına dair dosya kapsamında bilgi ve belgenin bulunmadığı, devren mali hak ediniminin ise FSEK m.52 hükmüne göre sadece yazılı bir tasarruf muamelesi ile ispat olunabileceği, böyle bir yazılı sözleşmenin dosya kapsamında yer almadığı, davacı tarafça sunulan CD ve flash bellek içeriğindeki deliller ve Kültür Bakanlığının gönderdiği kayıtlar değerlendirildiğinde,bu belgelerin, davacının davaya konu albümler üzerindeki hak sahipliğini -yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde FSEK kapsamında- ispata yeterli olmadığı, davacının dava konusu eserler için fonogram yapımcısı sıfatını veya fonogram yapımcılığından doğan hakları devraldığını ispat edemediği ve hak sahibi olmayan davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla bu doğrultuda davanın reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -gerek kök bilirkişi raporunda gerek ek raporunda, Davacı müvekkili tarafça sunulan ... ve ... etiketli plaklar üzerinde, dava konusu kayıtların tarihsel ve sektörel aidiyetini gösteren kuvvetli maddi emareler bulunduğunun, davalı ... etiketiyle piyasaya sunulan bir kısım CD ve plak kayıtlarının, davacı tarafça sunulan ... ve/veya ... plak kayıtlarıyla aynı kayıt olduğuna ilişkin açık tespitler yapıldığının yeterli olarak değerlendirilmediğini, Mahkemenin, ikinci olguyu kabul eden teknik bilirkişi bulgularını, birinci olguyu tamamlayan delil olarak değerlendirmek yerine; hak sahipliği meselesini sanki sadece tek bir yazılı devir belgesinin bulunup bulunmamasına indirgediğini, somut dosyada tartışılan hak sahipliğinin. yalnızca “soyut bir iddia” değil; eski tarihli plak nüshaları, plak göbekleri, işletme devri belgeleri, vergi dairesi ve SGK bildirimleri, 05.02.2019 tarihli sözleşme, şirket ve marka devamlılığı, fiili sektör pratiği ve nihayet aynı kayıtların davalı kullanımında ortaya çıkmasıyla birlikte değerlendirilmesi gereken çok katmanlı bir maddi olgu olduğunu, -Dava konusu kayıtların ilk tespitlerinin 1970’li yıllarda ... Plakçılık / ... ve .......’da kullanılan ismi ... etiketi altında gerçekleştirildiğini, bunun, dosyaya sunulan plak nüshaları, plak göbekleri ve bunlar üzerindeki ibarelerle maddi olarak desteklendiğini. ... Plakçılık’ın 03.10.1977 tarih ve ... yevmiye numaralı devir senedi ile ...’ye devredildiğini, akabinde bu devrin... ve Sosyal Sigortalar Kurumu’na bildirildiğini. ... tarafından sektörel devamlılık içinde ... markası ve işletmesinin fiilen sürdürüldüğünü, son olarak 05.02.2019 tarihli sözleşme ile ilgili katalog ve mali hakların davacı şirkete devredildiğini, uyuşmazlığın; 1970’li yıllara uzanan...hususunun, işletme devri, katalog devri, marka sürekliliği, fiili kullanım ve eserlerin aynı tespitten çoğaltılmış olduğuna ilişkin teknik saptamalarla birlikte ele alınmasını gerektiren özel bir sektörel ve tarihsel yapıda olduğunu, 22.09.2025 tarihli ek bilirkişi raporund bir kısım kayıtların, davalı Kalan etiketiyle yayımlanan CD/plak kayıtları ile davacı tarafça sunulan ... ve/veya ... plak kayıtlarıyla aynı kayıt olduğuna dair tespitler yapıldığını, davanın özünün, davalının müvekkiline ait ilk tespitleri izinsiz kullandığı iddiası olduğunu, bir kısım kayıtlar bakımından teknik eşleşme saptanmış olması, mahkemenin davacı lehine delil değerlendirmesi yapmasını zorunlu kılarken; mahkeme bu tespiti adeta önemsizleştirmiş ve hükmü sadece aktif husumet yokluğu üzerinden kurmuş olduğunu, -Davalı tarafından kullanılan kayıtlar ile davacı tarafından sunulan eski tarihli .../... kayıtları aynı ise, bu kayıtların davacı lehine ileri sürülen tarihsel ve sektörel aidiyet zinciri neden hukuken hiç değer taşımıyormuş gibi kabul edildiğini, teknik tespitlerle hak sahipliği silsilesi arasındaki bağlantı koparıldığını, kök bilirkişi raporunda açıkça, davacı hak sahipliğinin aydınlatılması bakımından ilk tespiti yapan kişilerce davacıya yapılan devir beyan veya sözleşmelerinin değerlendirilmesi, davacı şirket ile ... arasındaki ilişkinin ticaret sicil kayıtlarıyla ortaya konulması, ilk tespit edilmiş nüshalar ile davalı kullanımlarının müzik alanında uzman bilirkişi marifetiyle karşılaştırılması gerektiğinin belirtildiğini, ek raporda da sektörel bilirkişi, belirli kayıtlar bakımından aynı kayıt kullanımını saptadığını; ayrıca notasyon uzmanı / akademik müzik bilirkişisi incelemesi yapılmasının takdiri mahkemeye ait olduğunu ifade edildiğini, -İlk derece mahkemesinin, FSEK m.48 ve 52 hükümlerine dayanarak devren iktisabın yalnız yazılı tasarruf muamelesi ile ispat edilebileceğini belirttiğini ve bu nedenle davacının hak sahipliğini ispatlayamadığını kabul ettiğini, kural olarak mali hak devrinin yazılı olması gerektiği konusunda uyuşmazlık olmadığını ancak somut dosyada sadece “soyut tarih anlatısı” olmadığını, çok sayıda yazılı ve maddi unsur bir araya geldiğinde, hak sahipliğini en azından ret yerine daha ileri incelemeyi gerektirecek kuvvette ortaya koyduğunu,-Mahkemenin, davacının sunduğu plak nüshaları ve plak göbeklerinin delil değerini gereği gibi tartışmadığını, dosyada sunulan çok sayıda ... ve ... etiketli 45’lik plak; sadece fiziksel bir obje değil, aynı zamanda kayıtların hangi ticari kimlik altında kamuya sunulduğu, sektör içinde hangi katalog yapısına ait olduğunu, plak numarası ve eser eşleştirmelerini, davalı kullanımındaki bazı kayıtlarla birebir çakışan materyal yapısını gösteren deliller olduğunu, asıl tartışma, fiziki plağın mülkiyetinden çok, içerdiği kayıtların aynı kaynak kaydın çoğaltımı olup olmadığı olup, Ek bilirkişi raporu da bazı kayıtlar bakımından işte bunu saptadığını,-Davalı tarafın savunmalarının, davacının hak sahipliğini ortadan kaldıracak nitelikte kabul edilemeyeceğini, Davalı, “kendi ilk tespitim” demekte; bilirkişi ise bazı kayıtlar yönünden “aynı kayıt” tespiti yaptığını, davalı tarafın kendi savunmasında ileri sürdüğü kayıt, tescil ve muvafakat belgeleri, davalının hukuki pozisyonunu güçlendirebilir ise de; bu durum müvekkilinin tarihsel katalog hak sahipliğini kendiliğinden ortadan kaldırmayacağını, -Davacı tarafın eski tarihli fiziki plakları ve plak göbeklerini sunduğunu, Devir ve devamlılık ilişkisine dair belgeler ileri sürüldüğünü, şirket ve marka sürekliliği gösterildiğini, ilk tespitin tarihsel kaynağı somutlaştırıldığını, davalı kullanımlarından bazılarının aynı kayıt olduğu teknik olarak belirlendiğini, en azından “hak sahipliği tartışmalı ve ek inceleme gerektirir” nitelikte bir dosya olduğunu, -birleşen dava bakımından dahi önce asıl hak sahipliği ve kayıt aidiyeti meselesinin sağlıklı biçimde belirlenmesi gerektiğini,-Fonogram yapımcılığı ve ilk tespit hakkı bakımından dosyada, davacı lehine güçlü emareler içerdiğini, FSEK m.80 kapsamında korunan hak, ilk tespitin yapımcısına ait bağlantılı hak olduğunu, eski tarihli plak nüshalarının ve bunlarla örtüşen kayıtların sunulmuş olması, davacı müvekkilinin bu hakkı tarihsel olarak kullanan katalog silsilesinin devamı olduğu yönünde güçlü emare oluşturduğunu, -Yazılı devir değerlendirmesinin somut olayın bütününden koparılamayacağını, Bilirkişi raporlarının ret değil, ek inceleme ihtiyacını gösterdiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bu davanını, müvekkili şirketin kurucusu, yöneticisi, sektörün öncüsü ...ın ani vefatından sonra, "acaba bir şey elde edebilir miyiz" anlayışıyla ve "başka bazı haksız itham ve istekler için uydurma delil elde etme ve müvekkil şirketin ticari sırlarına ulaşma amacıyla" kötüniyetle açılmış olduğunu, Müvekkilinin, CD, LP gibi formatlarda kamuya sunduğu iddia konusu 60 adet ... icralarının ilk tespitlerini, eser sahibi ve icracı sanatçıdan gerekli izinleri devir almak, hukuki ve mali sorumluluğunu üstlenmek suretiyle bizzat kendisi yaptığını, Sektör Bilirkişisi Sayın ... tarafından, iddia konusu ... / ...; .../...; ...; ...i?; ... / ...; ... / ....; ...../ ...; .... / ...; ... / ...; .... / ...; ... / ...; ... / ....; ... / ....; ....; ... / ...; .... /....; ....; ... .../ ....; B...; .... / ... ..; .... / .. ..; .... / ...; ...; ... / ...; ... / ...; .... /...; ...; ...... / ... adlı 50 adet tespitteki eser icralarıyla benzer eser icrası bulunmadığının net biçimde ortaya konulduğunu, kalan 10 adet icranın, muhtemelen müvekkilinin yaptığı tespitlerin davacı tarafından kopyalanması suretiyle eşleşmiş olduğu düşünüldüğünü, davacının elinde anılan eserlere ilişkin ilk tespiti ortaya koyan icracı ile yapılan anlaşmayı gösteren belge veya icraları içeren ilk tespit materyalleri bulunmadığını, Müvekkilinin, ... icralarıyla ilgili olarak kendi tespitlerini kullandığını, farklı zamanlarda ... ile yapılan sözleşmeler üzerine müvekkili şirket tarafından ...'ın icralarının ilk tespitinin yapıldığı ve değişik albümlere konularak eser işletme belgeleri alınıp kamuya sunumu yapıldığını, davacının ...'tan icrasının tespiti için aldığı bir izin bile olmadığını, icracıdan izin alınmadan tespit yapılarak, yapımcılıktan doğan hakların kazanımı zaten olanaksız olduğunu, bir an için davacının iddia ettiği gibi bir tespit yapılmış olduğu varsayılsa bile, bu başkasının ...'ın aynı eserlere yönelik icralarının yeniden ilk tespitinin yapılmasına hukuken mani oluşturmayacağını, çünkü bir eserin, aynı icracı sanatçı tarafından yapılan her bir icrasının ayrı tespiti mümkün olduğunu, İlk tespiti yapanın, sonraki tespitlere engel olamayacağını, sonra yapılan tespit de, ilk tespit olduğunu, eserin icrasının tespitinden oluşan bir fonogram üzerinde üç ayrı hak grubu bulunduğunu, Birincisi ilk tespiti yapan fonogram yapımcının hakları (FSEK m.80/I,1,B), ikincisi tespitteki icranın konusu eser sahibinin hakları (FSEK m.21-25) ve üçüncüsü de tespite konu icracının sahibi olan icracı sanatçının hakları (FSEK m.80/I,1,A) olduğunu, Müvekkili ..., eser ve icranın sahibi olan ...'tan gerekli izin ve muvafakatleri alarak (Ek 4.1-Ek 4.18) yaptığı ilk tespitle fonogram yapımcılığından doğan FSEK m.80/I,1,B hükmünde yazılı hakları aslen iktisap ettiğini; bunun yanında Noter'de icra ve eser üzerindeki mali hakların devrini içeren işlemlerle icra konusu eserlerin sahibi olan ...'tan FSEK m.21-25 hükümlerinde yazılı eser sahipliğinden doğan mali haklar ile icrası üzerinde ...'ın sahibi olduğu FSEK m.80/I,1,A hükmünde yazılı icracı sanatçının mali haklarını devir sözleşmeleriyle edindiğini, davacının fonogram yapımcısı olduğunu iddia ettiğini, bu iddiasının dayanaksız olduğu ortaya konulunca bu kez fonogram yapımcılığından doğan haklara sahip olduğunu iddia ettiğini, eser veya bağlantılı hak konusu icra, fonogram/film, yayın üzerindeki malî hakkı aslen veya devren iktisap ederek dava açan kişilerin, istinat ettikleri malî hakkın kendisine ne şekilde intikal ettiğini, düzenli ve kesintisiz olarak silsile halinde FSEK’in 52. maddeye uygun yazılı sözleşmelere kanıtlanması gerektiğini, 1952 yılında yürürlüğe giren FSEK m.52 hükmü mali hak devirlerinin, devre konu hakları gösteren bir yazılı belge ile ispatını emrettiğini, Davacının yargılama dosyasına sunduğu plak örnekleri ve işletme devrine ilişkin belgelerin, fonogram yapımcılığından doğan hakların sahibi olduğunu ispat etmediğini, anılan plaklar da neticede bir kopya olduğunu, esasen fiziki plak nüshası mali hakkı temsil etmediğini, Davacı 60 adet eserin ... tarafından yapılan icrasının ürünü seslerin ilk tespitinin 1970'li yılların ilk yarısında ... Plakçılık-... tarafından kayda alınarak ilk tespitlerinin yapıldığını; ... ve ...'da ... PLAK adıyla ticaret mevkiine konulduğunu, ardından işletmenin 93.10.1977 tarih ve ... yevmiye nosu devir senedi ile ...'ye ondan da kendisine geçtiğini iddia ettiğini, davacı şirket, fonogram yapımcısı olmadığına göre, geçmişte meydana getirilmiş ses tespitleri için, 2001 yılında fonogram yapımcısı sıfatını taşıyanlara tanınan, FSEK m.80/I,1,B hükmünde yazılı fonogram yapımcılığından doğan hakları 2001 yılından sonra hak sahibi kişiden devren edindiğini ispat etmek zorunda olduğunu, ilk tespit sahibi ile ilgili davacı iddiasını kabul etmemekle beraber davacı, kendi beyanına göre fonogram yapımcısı olan ...'e 2001 yılında 4630 sayılı Kanun ile tanınan, fonogram yapımcılığından doğan hakları devren edinmediğini, davacı, iddia konusu eserlerin tümünün 1970'li yılların ilk yarısında ... Plakçılık-... tarafından kayda alınarak ilk tespitlerinin yapıldığını, ... Plakçılık'ın, İstanbul .... Noterliğinin 03.10.1977 tarih ve ... yevmiye numaralı "devir senedi" ile işletme olarak tüm varlıkları ile beraber ... tarafından ...'ye devir edildiğini, devrin dilekçe ile... Müdürlüğü ile... Şube Müdürlüğü'ne bildirildiğini, ... tarafından 01.01.2019 tarihinde ... A.Ş.'nin kurulduğunu, ...'nin, 1977 yılında devir almış olduğu ... Plakçılık'a ait tüm yapımları, mali hakları ile beraber 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına uygun olarak mülkiyeti devir şeklinde 05.02.2019 tarihli sözleşme ile ... A.Ş. Devir ettiğini ve müvekkili şirketin aktif husumete sahip bulunduğunu iddia ettiğini, 1970'li yılların ilk yarısından çok önce, davacının iddia ettiği plak göbeklerindeki ... ibare ve logosuyla yapımcılık faaliyeti yürüten, ... dışında, ... ... ... ticaret unvanını taşıyan başka ticaret şirketleri de bulunduğunu, Fonogram yapımcılarına FSEK m.80/I,1,B hükmünde yazılı mali haklar 2001 yılında tanındığını, 2001 yılında tanınan hakların, 1977 yılında ilk tespit sahibi olduğu iddia edilen ... tarafından ...'ye devredilmiş sayılması hukuk tekniği itibariyle mümkün olmadığını, çünkü işlem anında mevcut olmayan bir mali hak devredilemeyeceğini, 1977 yılında da 5846 sayılı FSEK m.52 hükmü gereği mali hakların devri, hakların ayrı ayrı gösterildiği yazılı sözleşme ile gerçekleşmesi gerektiğini, davacının istinat ettiği 03.10.1977/... sayılı işlemde herhangi bir fonogramdan bahsedilmediğini, sadece plak, kaset gibi eşyadan bahsedildiğini, bunlarda kimlere ait icraların bulunduğuna yönelik bir açıklama bile olmadığını, eserin veya fonogramın kayıtlı bulunduğu taşıyıcı materyalin fiziki mülkiyetinin devri, eser veya fonogramdan doğan hakkın devrini ihtiva etmez (FSEK m.57) dolayısıyla anılan işlemin, FSEK m.52 hükmüne aykırı olması sebebiyle davacıya iddia konusu fonogramlar üzerindeki mali hakları intikal ettirmesi mümkün olmadığını, ... ile ... arasındaki sözleşmenin bir an için işletmedeki plak ve kasetlerdeki hakları ...'ye devrettiği varsayılsa bile, davacı şirket ile ... arasında yapılan 06.02.2019 tarihli mali hak devir sözleşmesinin, yargılama konusu tespitler üzerindeki hakları davacı şirkete intikal ettirmesi olanaksız olduğunu, çünkü FSEK m.49 hükmü uyarınca mali hakları devralanan, bu hakları başkasına devredebilmesi için, her bir devirde, (ilk tespit üzerindeki hak sahibi olduğu davacı tarafından iddia edilen) ...'den yazılı izin alması şart olduğunu, bu iznin alınması, devrin gerçekleşmesi için sıhhat şartı olduğunu, Davacı şirket, ... ile arasında yapılan 06.02.2019 tarihli sözleşmeye, ilk tespit sahibi ...'in yazılı izninin bulunduğunu gösterir bir belge sunmadığını, Davacı selefinin...sıfatını edindiğini ve yapımcı malvarlığında doğan mali hakları devren edindiğini ispat edemediğinden, yeni uzmanlardan görüş alınması, plakların göbeklerinin incelenmesi, ticaret sicil kayıtlarının incelenmesi, şirket ve marka sürekliliğinin gözetilmesi, katalogların incelenmesi gibi daha ileri bir tahkikata girilmesi; MÜYAP ve üyelerinden bilirkişi atanması şekildeki istemler gereksiz olacağından istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl dava, eser sahipliğinden kaynaklanan mali haklara tecavüzün tespiti, ref'i, maddi tazminat istemine, birleşen dava ise davalıya ait olduğu belirtilen davaya konu Kültür Bakanlığı Müzik Eseri İşletme Belgelerinin iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, davacıya ait 60 adet ... eserinin fonogram yapımcılığından doğan haklarının sahibi olduğunu, davalının bu fonogramları izinsiz kullandığını iddia etmiştir.Mahkemece alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacının davaya konu ettiği albümler üzerinde fonogram yapımcısı ya da fonogram yapımcısından hakları devralan olup olmadığı hususunu ispata yarar yeterli delile rastlanmadığı, gerek davacının CD ve flash bellek içeriğindeki delilleri gerekse Kültür Bakanlığının gönderdiği kayıtlardan davacının davaya konu albümler üzerindeki hak sahipliğinin net olarak ortaya konulması mümkün olmadığı, Bu çerçevede davacının hak sahipliğinin tespiti için fonogramların ilk tespitini yapan kişilerce davacıya yapılan devir beyan veya sözleşmelerinin sunulması, davacı şirket ile şirketin sahibi olduğu belirtilen ... arasındaki ilişkinin tespiti için davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtlarının celbinin gerektiği, davacının fonogramlar üzerinde hak sahibi olduğu ihtimalinde ise fonogramlara tespit edilen eser ve icraların olduğu gibi kullanılması halinde hak ihlali söz konusu olacak ancak eser ve icralar davalı tarafça tekrar icracı sanatçı tarafça okunup yeniden tespit edilmiş ise bu halde ihlal söz konusu olmayacağı, İhlal hususunun söz konusu olup olmadığının tespiti için davacının davaya konu albümlerin ilk tespit edilmiş nüshalarının davalının kullanımlarının dosyaya ibrazı ve Heyetimize eklenecek müzik alanında uzman bilirkişi tarafından karşılaştırma yapılacak tespit olunabileceği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir.Mahkemece alınan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda;; "...dava konusu mahkemeye sunulan belgeler, beyanlar, deliller vs. açık kaynak araştırmalarına bakılıp sektörel incelemeler ve değerlendirmelerimizin tarafımıza verilen bil incelemesi görevi kapsamında 12 ADET CD, 3 ADET MC KASET, 1 FLASH DİSK BELLEK, 47 ADET 45'LİK PLAK VE 3 ADET PLAK İÇERİSİNDEKİ MÜZİK ESERLERİNİN MUKAYESELİ (KARŞILAŞTIRMALI) şekilde dinlenip tasnif edilerek bilirkişi raporunun sektörel kısmının oluşturulduğu. Bu delil kayıtlarında ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, enstrüman icralarına dikkat edildiğinde MAHKEMEYE SUNULAN davalı ... CD, KASET, PLAK kayıtlarının, ... ve ... firmalarının plak kayıtları ile eşleşenlerinin (aynı kayıt olanlarının) bilirkişi sektörel raporumuzun sonuç kısmına eklendiği. Bu duruma göre; Davalı ... etiketli CD'deki (........müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “........... isimli 1. sıradaki müzik eseri ... numaralı 45'lik plağındaki eseri ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, icralarına dikkat edildiğinde davalı ... CD kaydının, ... firmasının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü, davalı ... etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...” isimli 4. sıradaki müzik eseri ... firmasının ..... numaralı 45'lik plağındaki eser ile ... firmasının .......numaralı 45'lik plaklardaki eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, icralarına dikkat edildiğinde davalı ... CD kaydının, ... ve ... firmalarının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...” isimli 11. sıradaki müzik eseri ... firmasının ... numaralı 45'lik plağındaki eseri ile ... firmasının .......numaralı 45'lik plaklardaki eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, icralarına dikkat edildiğinde davalı ... CD kaydının, ... ve ... firmalarının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “kamayı çektim' isimli 14. sıradaki müzik eseri ... firmasının ... ve ... numaralı 45'lik plağındaki eseri ile ... firmasının ... numaralı 45'lik plaklardaki eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumaları, icralarına dikkatli incelendiğinde davalı ... CD kaydının, ... ve ... firmalarının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...isimli 11. Sıradaki müzik eseri ... firmasının ... numaralı 45'lik plağındaki eseri ile ... firmasının ...numaralı 45'lik plaklardaki eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumaları, icralarına dikkatli incelendiğinde davalı ... CD kaydının, ... ve ... firmalarının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında '...” isimli 4. sıradaki müzik eseri ... firmasının ... numaralı 45'lik plağındaki eseri ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumaları, icralarına dikkatli incelendiğinde davalı ... CD kaydının, ... firmasının yukarıdaki plak kaydı ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...” isimli 5. sıradaki müzik eseri ... numaralı 45'lik plağındaki eseri ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi, sanatçının okumaları, enstrüman icraları dikkatli incelendiğinde davalı ... CD kaydının, ... firmasının yukarıdaki yazılı numaralı plak kaydı ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (... müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...” isimli 4. sıradaki müzik eserleri ... firmasının ... numaralı 45'lik plağındaki eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi, sanatçının okumaları, enstrüman icraları dikkatli incelendiğinde davalı ... CD kaydının, ... firmasını plak kaydı ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (sabreyle gönül müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında ..." isimli 6. sıradaki müzik eseri ... firmasının ... numaralı 45'lik plağındaki eser ile ... firmasının ... numaralı 45'lik plaklardaki eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, enstrüman icralarına dikkat edildiğinde davalı ... CD kaydının, ... ve ... firmalarının plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ... etiketli CD'deki (........ müzik albümündeki) davacı tarafından aynı ses kaydı olarak mahkemeye sunulan eserler iddiasında “...' isimli 10. sıradaki müzik eseri ... firmasının ... numaralı 45'lik plağındaki eser ile aynı isimde ve aynı müzik eserleri olduğu. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, enstrüman icralarına dikkat edildiğinde davalı ... CD kaydının, ... firmasının plak kayıdı ile aynı olduğunun görüldüğü. Davalı ...'e ait ... "...” isimli plaktaki davacı tarafından genel olarak iddia edilen müzik eserlerinden benzerlik gösterip göstermediği hususunun mukayeseli olarak dinlenip incelendiğinde davalı kalan müziğe ait plaktaki '4. sıradaki ...” ... firmasının ... numaralı 45'lik plağı ile 5. Sıradaki ... isimli müzik eseri ise ... numaralı 45'lik plağın ile eşleştiği. Bu kayıtlarda ...'ın solo bağlaması ve yorumcu kimliği ile kayıtları gerçekleştiği, kayıt ses seviyesi ve sanatçının okumalarına, enstrüman icralarına dikkat edildiğinde davalı ... plak kaydının, ... firmasını plak kayıtları ile aynı olduğunun görüldüğü. Kök raporda da belirtildiği üzere somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde davacının davaya konu ettiği albümler üzerinde fonogram yapımcısı ya da fonogram yapımcısından hakları devralan olup olmadığı hususunu ispata yarar yeterli delile rastlanmadığı, Gerek davacının plak, CD, kaset ve flash bellekler içeriğindeki delilleri gerekse Kültür Bakanlığının gönderdiği kayıtlardan davacının davaya konu albümler üzerindeki hak sahipliğinin net olarak ortaya konulması mümkün olmadığı, Yukarıda sektörel tespitlerin notasyon uzmanı olan akademisyen müzik bilirkişisi eklenerek incelenmesi hususundaki Takdir Sayın Mahkemeye ait olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. Davalının, ...'ın icra ettiği eserlerin ilk tespitlerini yaptığı ve...sıfatı ile bağlantılı haklarını kazandığı, eser ve icranın sahibi olan ...'tan gerekli izin ve muvafakatleri alarak yaptığı ilk tespitle fonogram yapımcılığından doğan FSEK m.80/I,1,B hükmünde yazılı hakları aslen iktisap ettiği, Noter'de icra ve eser üzerindeki mali hakların devrini içeren işlemlerle icra konusu eserlerin sahibi olan ...'tan FSEK m.21-25 hükümlerinde yazılı eser sahipliğinden doğan mali haklar ile icrası üzerinde ...'ın sahibi olduğu FSEK m.80/I,1,A hükmünde yazılı icracı sanatçının mali haklarını devir sözleşmeleriyle edindiği ve Kültür Bakanlığından eser işletme belgeleri aldığı anlaşılmıştır. FSEK’in 48. Maddesi gereğince, eser sahibi, sahip olduğu malî hakları tek tek veya bir bütün olarak devredebilir; zira malî haklar birbirine bağlı olmadığından bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmemektedir (FSEK m. 20/1) FSEK’in 52. maddesi gereğince malî haklara dair bir sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Başka bir deyişle malî hakkın devrini amaçlayan sözleşmenin mutlaka yazılı biçimde yapılması ve devre konu malî hakkın açık bir biçimde ifade edilmesi gerekmektedir. FSEK'in 80/I, 1, B maddesi hükmünde fonogram yapımcısının "eser sahibinden ve icracı sanatçıdan mali hakları kullanma yetkisini devralması" gerektiği ifade olunmaktadır. Fakat, fonogram yapımcısının ilk defa gerçekleştirdiği tespit üzerinde yasada yazılı haklara (FSEK m.80/I, 1, B) sahip olabilmesi için, eser sahibi veya icracı sanatçıdan sahip oldukları tüm mali hakların (FSEK m.22-25, 80/I, 1, A) kullanma yetkisini devir almasına gerek bulunmamaktadır.Fonogram yapımcısının icrası gerçekleştirilen eserin sahibi ile esere ilişkin icranın sahibi olan icracı sanatçıdan, "sadece icrayı içeren seslerin tespiti için izin alması", FSEK'in 80/I, 1, B maddesi ile tanınan mutlak nitelikteki bağlantılı haklara sahip olabilmesi için yeterlidir.Fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçıdan esrein icrasına ilşikin seslerin tespit iznini almakla, gerçekleştirdiği tespit üzerinde FSEK'in 80/I, 1, B maddesinde yazılı mutlak nitelikteki bağlantılı hakları aslen iktisap eder. Fonogram yapımcısı, eser sahibi ve icracı sanatçının izni ile gerçekleşen icranın tespiti ile birlikte doğan mutlak hakları, eser sahibi ve icracı sanatçıdan devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda devir alınmamakta, aksine kendiliğinden ve aslen kazanılmaktadır. Bu konuda fonogram yapımcısı ile eser sahibi ve icracı sanatçı arasında halef selef ilişkisi yahut bir ortaklık bulunmamaktadır.Somut olayda mahkemece alınan bilirkişi raporu ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafça, davacının 1970'li yıllarda 45'lik plaklar üreterek ......başladığı, 60 adet eserin ... tarafından yapılan icralarının 45'lik plak olarak ilk tespitlerini yapıp FSEK m.80 hükmü kapsamında fonogram yapımcısı olarak mali hak sahibi olduğu, buna karşın davalının izin almaksızın bu ses tespitlerini kopyalayarak dijital ortam ve platformlara yükleyerek ve kaset/CD/Plak gibi fiziki çoğaltım yoluyla piyasaya sürerek ticari kazanç elde ettiği, bunun yanında anılan eserlerin bulunduğu 30 adet albüm için Müzik Eseri İşletme Belgeleri düzenlettirdiği, bu şekilde davacının çoğaltma, yayma ve umuma iletim haklarının ihlal olunduğu gerekçesi ile davalının tecavüzünün tespiti ile davalının ...'a ait eserler için Kültür Bakanlığı nezdinde düzenlenen Eser İşletme Belgelerinin İptaline; tecavüzün ref'i ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK m.107 hükmüne göre dijital kullanımlar için 50.000 TL, fiziki kullanımlar için 50.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilene karar verilmesinin talep edildiği, buna ilişkin olarak davacı tarafça ... , ..., ... A.Ş. arasındaki hak silsilesine dayanıldığı, ancak fonogram yayın üzerindeki malî hakkı aslen veya devren iktisap ederek dava açan kişilerin, istinat ettikleri malî hakkın kendisine ne şekilde intikal ettiğinin kanıtlanması gerektiği, davacı tarafça fiziki plak nüshaları sunulduğu ancak FSEK’in 52. maddeye uygun yazılı sözleşmelerin bulunmadığı, ....... yapımcılarına FSEK m.80/I,1,B hükmünde yazılı mali hakların 2001 yılında tanındığı, davacının buna ilişkin delillerini sunmadığı, ayrıca davalının da aslen iktisap eden olduğu anlaşılmakla, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde aykırılık bulunmamıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2023/.... E., 2026/..K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleşen davalar yönünden alınması gereken 732,00x2=1.464-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, █████/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026