Anahtar kelimeler: Bam Yazim Diş İhtiyati Haciz Tedbir İzmir Eksiklik Şirkete Neticesinde

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : █████████ KARAR NO : █████████KARAR TARİHİ : █████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025 D.İşNUMARASI : ████████ Esas DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir - İhtiyati hacizBAM KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; "İhtiyati haciz talep eden vekilinin talep dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı şirkete █████/2025 tarihli MED2025000007667 numaralı sevk irsaliyesi ile mal sevk ettiğini ve bu sevkiyat karşılığı █████/2025 tarihli MRF2025000000049 numaralı 1.376.000,00 TL tutarında fatura düzenlediğini, aynı şekilde █████/2025 tarihli MED2025000008734 numaralı sevk irsaliyesi ile yapılan ikinci sevkiyat için █████/2025 tarihli MRF2025000000056 numaralı 816.000,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yaklaşık bir yıldır süregelen bir ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasında bugüne kadar birçok alışveriş gerçekleştirildiğini, davalı şirketin geçmişteki mal alımlarının bedellerinin tümünü gerçekleştirdiğini, bu süreçte karşılıklı bir güven ilişkisi doğduğunu, müvekkili firmanın bu güven ilişkisine istinaden dava konusu yüksek meblağlı ürün sevkiyatlarını da herhangi bir peşinat ya da teminat talep etmeksizin gerçekleştirdiğini, ancak bu ticari güvene rağmen davalının son iki fatura ile aldığı ürünlerin ödemesini yapmadan ortadan kaybolduğunu, davaya konu ürünlerin, doğrudan.....Ticaret A.Ş. ("....")’nin ... Organize Sanayi Bölgesi’nde yer alan fabrikasından (.....Depo, ... Organize Sanayi Bölgesi .. ) sevk edildiğini, müvekkili firmanın ....’un yetkili bayilerinden biri olup ... gibi uluslararası güvenilirliği ve teknolojik kalitesi ile tanınmış köklü bir markanın ürünlerinin satışını yaptığını, söz konusu ürünlerin bedelleri ödenmeksizin teslim alınmasının yalnızca müvekkili şirketi değil aynı zamanda bu markanın güvenini de zedelediğini, toplam alacak tutarının 2.192.000,00 TL olduğunu ve bu alacakların vadesinde ödenmediğini, davalı şirket hiçbir ödeme yapmadığı gibi, telefonlarına ulaşılamadığını, şirket adresinde faaliyet göstermeyerek ticari işletmesini bir gece içinde boşaltarak kaçtığını, davalının bu davranışlarının alacaklıdan mal kaçırma kastıyla hareket ettiğini ,malvarlığını gizlediğini ve ileride açılacak alacak davasında verilecek hükmün icrasını imkasız kılacağını gösterdiğini, bu nedenle gecikmede tehlike bulunduğunu belirterek davalı.... Ltd. Şti. hakkında, toplam 2.192.000,00 TL alacak için, dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının banka hesapları, menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına tedbiren el konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE:İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 406/2. fıkrasında "İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır." hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer verilen fıkranın gerekçesinde "özellikle uygulamada farklı geçici hukuki korumaların birbirinin yerine kullanılmasının hatta -ihtiyati tedbir zımmında ihtiyati haciz kararı verilmesi- gibi aslında kanuna tamamen aykırı geçici hukuki koruma kararı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır." denilmektedir.İhtiyati haciz, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa,2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisini kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının ihtiyati haciz talebinde bulunabileceği anlaşılmaktadır.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ile somut olaya ilişkin gelişmeler birlikte değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlendiği üzere rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, dava konusu alacağın varlığı ve miktarının belirlenmesinin mahkememizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenebileceği dikkate alındığında yargılamaya muhtaç olduğu, bu kapsamda mevcut aşama itibariyle muaccel bir alacağın varlığından bahsedilemeyeceği, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde yer alan şartların yerine gelmediği göz önünde bulundurularak davacı vekilinin ihtiyati tedbir yoluyla malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin reddine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararının çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hakka ilişkin olarak verilebileceğinin, dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinin düzenlendiği gözetilerek davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle, Davacı vekilinin ihtiyati haciz tedbir yoluyla davalının malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin reddine, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, dair karar verilmiştir.İhtiyati Tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı şirkete düzenli olarak mal sevkiyatında bulunduğunu, taraflar arasında istikrarlı ve güvene dayalı bir ticari ilişki oluştuğunu, bu güvene dayalı ilişkine dayanarak müvekkil davalı şirketten hiçbir ödeme almadan █████/2025 tarihli MED2025000007667 numaralı sevk irsaliyesi ile mal sevk etmiş olup bu sevkiyat karşılığı █████/2025 tarihli MRF2025000000049 numaralı 1.376.000,00 TL tutarında fatura ve aynı şekilde █████/2025 tarihli MED2025000008734 numaralı sevk irsaliyesi ile yapılan ikinci sevkiyat için de █████/2025 tarihli MRF2025000000056 numaralı 816.000,00 TL tutarında fatura düzenlediğini, müvekkili şirketin düzenlenen faturalara ilişkin vergi tutarını ödemesine rağmen davalı şirketin ödeme yükümlülüğünden kaçınarak hiçbir edimini yerine getirmediğini, mal tesliminden sonra davalı şirketin telefonlarına ulaşılamadığını ve faaliyet gösterdiği adresi bir gecede boşaltarak ortadan kaybolduğunu, bu durumun fotoğraf ve delillerle de belgelendiğini, ihtiyati haciz taleplerinin tüm belge ve delillerle destekli olmasına rağmen mahkemece taleplerinin reddedildiğini, davalı şirketin mal kaçırma kastı ve alacaklarının tahsilini imkansız kılmaya yönelik eylemleri sabit olduğu halde tesis edilen hukuka aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemece her ne kadar ihtiyati haciz taleplerinin reddine ilişkin kararında alacağın likit olmadığı ve rehinle teminat altına alınmadığı belirtilmiş ise de, söz konusu alacağın fatura ve sevk irsaliyeleri ile tamamen belgeli, açık ve muaccel nitelikte olduğunu, ayrıca ihtiyati haczin alacak davası açılmadan önce dahi muaccel ve belirli alacaklar için uygulanabileceğini, davalının mal kaçırmaya yönelik eylemlerinin sabit olduğunu, davalının eylemlerinin İİK m.257/2 maddesinde yer alan koşulunu karşılamaktadır. Mahkemece verilen ret kararının yalnızca hukuki değil aynı zamanda vicdani ve ticari teamüllere de aykırı olduğunu, kararın kaldırılarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.DELLİLER VE GEREKÇE :Davacı vekilince, davalı ile aralarındaki ticari ilişkide sevk irsaliyesi ile mal teslim edildiği ve fatura kesildiği, fatura bedellerinin ödenmediği beyanıyla ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacı istinafında alacağın sevk irsaliyesi ve faturalar ile açık ve likit olduğu, borçlunun malvarlığını kaçırmaya yönelik eylemlerde bulunduğu, iş yeri adresinin boşaltıldığı, telefonlara çıkmadığı, beyanı ile mahkeme kararının kaldırılmasını, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.İhtiyati haciz İİK’nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: █████/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: █████/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." hükümleri mevcuttur. Tüm dosya kapsamında, davacının sunmuş olduğu irsaliyeli faturalarda davalıya ait kaşe ve imza bulunmadığı, bir kısım fotoğraflar sunulmuş ise de, borçlunun mal varlığını kaçırmaya yönelik eylemlerde bulunduğunu ispata yeterli olmadığı, davacı tarafından fotokopi imzalı irsaliye örneğinin okunaksız olduğu gibi hangi mala ilişkin olduğunun da anlaşılamadığı, buna göre mahkemece, talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre, yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmemesine, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ D.İş Esas sayılı dosyasında ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin olarak verilen █████/2025 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcı alındığından ve yeterli olduğundan, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi.█████/2025