Anahtar kelimeler: Önemsemeyen Gönül Ufak Bahaneler Kursları Tehditlerde Baş Zorlamalar Sıkıntıların Elinden

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının 2010 yılından beri ... kursları ve ... ... kursları işlettiğini, davalı ile 5-6 yıla dayanan bir gönül ilişkisinin olduğunu, davacının davalıdan ayrılmak istemesi sonucu sıkıntıların baş gösterdiğini davalının ufak ufak zorlamalar ve tehditlerde bulunduğunu, ancak bunları önemsemeyen davacının ilişkiyi bu şekilde devam ettirmek istemediğini,... günü davacının işyerine gelen davalının davacının işyerinde davacıyı elinden parça parça senetler almak için gerçek dışı bahaneler ileri sürerek tehdit etmeye başladığını, davalının aralarındaki gönül ilişkisinin de getirdiği rahatlıkla ve aymazlıkla davacıdan zorla almış olduğu senetlerin tanzim tarihini kamera kayıtlarından net olarak anlaşılacağı üzere ... tarihinde tanzim edilmesine rağmen davacının rızası hilafına tanzim ve vade tarihlerini geriye çekerek kambiyo vasfına soktuğu kendine menfaat temin etmek için yüksek faizle Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... esas sayılı dosyasından takibe geçildiğini, ... tarihinde tanzim edilen senetlerin vade tarihlerinin 2016 ve 2017 tarihlerine çekildiğini, ... TL lik kısım hariç senetlerdeki borcun hiç doğmadığını, senetlerin asli unsuru olan vade ve tanzim tarihlerinin gerçek tarihler olmadığını, davacının mağdur olmaması için Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra takip dosyasından borçlu olmadığını iddia ettikleri ... TL si yönünden takibin dava sonuna kadar tedbiren teminatsız olarak durdurulmasına, asıl alacağın ... TL’si için davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davacının borçlu olduğunu kabul ettiği ... TL yönünden işin ticari bir işten kaynaklanmadığı göz önüne alındığında işletilen yüksek faiz oranının yasal faiz oranına indirilmesine, ... TL üzerinden %20 oranında kötü niyet tazminatı ile yargılama, harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı adına takibe konulan bonoların davacı tarafın iddia ettiği gibi ... tarihinde değil 2 ila 4 yıl önce davacı tarafından düzenlenmiş senetler olduğunu, bonoların ne tanzim ne de vade tarihinin gerçeğe aykırı olmadığını, davacı tarafından davalıya senetlerde belirtilen tutarda paranın verildiğini, aynı günlerde davacının sahip olduğu ... kursunun ... şubesinin kurulması için bir takım masrafların ve yapılan engelli asansör bedelin ... TL’nin davalı tarafından ödendiğini, davalının davacı ile 6 yıllık tanışıklığının ilk üç yılında gönül ilişkisinin olmadığını, bu yüzden davacının davalının verdiği paraları bu süreçte ara ara ödediğini, ... tarihine kadar alacaklarını belgelediğini, 3 yıldan sonra davacının davalıyı kandırarak gönül ilişkisine girdiğini, bu zamandan sonra ara ara senet istediği halde batarsam önceki senetleri de alamazsın diyerek tehdit ettiğini, davalının artık dayanamaz hale geldiğini, davacının davalıdan aldığı paraları vermemek için kendisinin tehdit edildiğini ifade ettiğini, kamera kayıtlarınında davacının oyunu olduğunu beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde: Davalı alacaklı ... tarafından ... tanzim ... vade tarihli ... TL, ... tanzim ... vade tarihli ... TL, ... tanzim ... vade tarihli ... TL, ... tanzim ... vade tarihli ... TL, ... tanzim ... vade tarihli ... TL ve ... tanzim ... vade tarihli ... TL bedelli bonolara dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ... tarihinde icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Antalya C.Başsavcılığının .../... Soruşturma sayılı dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. İncelenmesinde: ... tarihinde meydana gelen olayla ilgili Antalya C.Başsavcılığınca ... tarihinde koğuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Davacı tanığı ...'ın görgü ve bilgisinin tespiti için ... ... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmış, davacının ... tarihli beyanına ilişkin talimat tutanağı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında;
Dosya davacı tarafın delil olarak dayandığı CD'nin ses ve görüntü çözümlemesi için uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ... tarafından ibraz edilen ... havale tarihli raporda özetle; "...Taraflar arasında, ofis içinde, ...'un ağlamaklı ve canı sıkkın bir şekilde olduğu, bu süre içinde ...'un devamlı ağlar halde ve zor durumda olduğu görüntüdeki yüz ifadesinden anlaşıldı. ... ile ... karşılıklı el kol hareketleri yaparak, ... beye hitaben bazı şeylere itiraz ettiği ve rıza göstermediği ve gergin olduğu anlaşıldı. Senedin nerde imzalandığı/ imzalattırıldığı görüntülerden tespit edilemedi ayrıca, senetteki miktarın ne olduğu da görüntülerden anlaşılamadı. ...'in ise, ofis içine çanta ve senet koçanı ile geldiği, bu senet koçanından iki nüshasını kendi eliyle doldurduğu ve çantasına koyarak ofisten çıktığı görüldü. ...'in davacıya karşı ne tür tehdit ve şantaj yaptığı, sessiz görüntü olduğundan anlaşılamadı. Ofisin kapı girişinin hemen sağı kamera görüntü alanı dışında kaldığından, bu kısımda tarafların ne tür bir davranış sergiledikleri anlaşılamadı. Genel Değerlendirmenin Mahkeme Hakimliğinin takdirlerine bırakılarak, dosyadaki flajin içinde olan ... Ve ... Görüntü ayrıntılı incelenip gerekli çözümle yapılarak, hazırlanan bilirkişi raporu fotoğraflı şekilde tanzim edilmiştir."sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememizce davalının cevap dilekçesinde savunmalarının ispatına yönelik olarak açıkça yemin deliline dayandığı görülmüş olmakla davalı tarafa savunmalarının ispatı yönünden davacı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmadıkları hususunda beyanda bulunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davalı tarafın yemin deliline ilişkin olarak beyanda bulunmadığı görülmüştür.
DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE: Dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takipte, takibe dayanak bonolar yönünden borçlu olunmadığı gerekçesiyle açılan İİK 72/3 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı tarafça Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak bonolarda belirtilen tutarda borçlu olunmadığı, bonoların davacı ile davalı arasındaki gönül ilişkisi nedeniyle davalı tarafından zorla düzenlenip davacıya imzalatılarak takibe konulduğu, davacının davalıya ... TL dışında bakaca borcunun bulunmadığının iddia edildiği, buna ilişkin olarak davacının iş yeri kamera kayıtlarına delil olarak dayanıldığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılamada incelenmesi gereken hususun takibe dayanak bonoların zorla davacıdan alınıp alınmadığı, bonolarda yazılı tutarda borcun bulunup bulunmadığı hususlarının incelenmesi olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2018 tarih ve ███████-1627 Esas, █████████ Karar sayılı emsal içtihadında; "...Bir hukuki işlemin ve bu kapsamda bir sözleşmenin kuruluşunda ortaya konulan iradelerin bozulmamış, bir diğer ifade ile fesada uğramamış olması gerekir. İradedeki bozulmanın, sözleşmenin diğer tarafının ya da üçüncü bir kimsenin tehdidi (korkutması) sonucu ortaya çıkması hâlinde beyan sahibi, sözleşmeyle bağlı tutulamaz (bonoların düzenlendiği ... günü yürürlükte bulunan 818 s. BK m.29; TBK m.37). EREN’e göre taraflardan birinin, karşı tarafın veya üçüncü bir kişinin korkutması sonucu bir irade beyanında bulunması ya da sözleşme yapması hâlinde korkutmadan söz edilir (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 22.b., Ankara 2017, s.419 vd.; aynı yönde Kocayusufpaşaoğlu, N./Hatemi, H./Serozan, R./Arpacı, A.: Borçlar Hukuku Genel Bölüm, C.I, 6.b., s.471 vd.; Oğuzman, M.K./Öz, M.T.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 3.b., İstanbul 2000, s.97 vd.).
Korkutma fiili maddi bir vakıa niteliğindedir ve kanun koyucu, bu vakıanın senede bağlanmasının mümkün olmadığını öngörerek, ispat vasıtası olarak senet dışındaki delillere başvurulmasına cevaz vermiştir (davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK m.293/5; 6100 sayılı HMK m.203/ç). Bu düzenleme, özellikle yazılı sözleşmeler bakımından, senede karşı senetle ispat kuralının (HUMK m.290; HMK m.201) önemli istisnalarından birisini oluşturmaktadır (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, C.II, 6.b., İstanbul 2001, s.2297; Postacıoğlu, İ.E.: Şehadetle İspat Memnuiyeti ve Hudutları, İstanbul 1952, s.208 vd.; Pekcanıtez Medeni Usul Hukuku, C.II, 15.b., s.).
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında kambiyo senetleri ile bunların düzenlenmesine temel teşkil eden asıl borç ilişkisinden soyut bir borç oluşturulduğu, senedi elinde bulunduran kişinin ayrıca alt ilişkiyi ispatlamak zorunda olmadığı; kambiyo senetlerinin de korkutma suretiyle elde edilebileceği ve korkutma vakıasının da tanıkla ispatlanabileceği sonuçlarına varılmaktadır..."
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih, 2016/ 26490 Esas, █████████ Karar sayılı emsal içtihadında da; "..HMK'nun 199.maddesinde ”Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” şeklinde düzenlemenin mevcut olmasına rağmen, davalı tarafından sunulan kamera kayıtları ile malların davacıya teslim edildiği iddiasının mahkemece değerlendirilmediği görülmüştür.
O halde, mahkemece, davalı tarafından dosyaya sunulmuş bulunan kamera kayıtlarının üstünde değerlendirme yapılmak ve gerekirse uyuşmazlık konusunda uzman bir bilirkişi marifeti ile yapılacak inceleme sonucu denetime elverişli rapor alınıp, kayıtların belge niteliğinde olup olmadığı araştırılıp HMK'nun 202.maddesi gözetilerek, bu tür belgelerin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edileceği hususu da değerlendirelerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir..." şeklinde belirtilmiştir.
Mahkememizce takibe dayanak bonoların korkutma suretiyle davalı tarafından düzenlenip düzenlenmediğine ilişkin yapılan incelemede CD çözümlemesi ve tanık delilinin yukarıda belirtilen içtihatlar doğrultusunda delil olarak değerlendirilebileceği, senede karşı senet ispat kuralının dava konusu somut olayda uygulanmayacağının kabulü gerekmiştir.
Dava konusu somut olayda, davacı tanığı ... ... ... ... Asliye Hukuk Mahkemesinde talimatla alınan yeminli beyanında özetle; ... tarihinde davalının davacıya ait iş yerinde takibe dayanak bonoları doldurup davacı annesinin senetleri imzalaması konusunda zorladığını ve kendisini çocuklarına zarar vermekle tehdit ettiğini, davacının davalıya ... TL borcunun olduğunu, tarafların ... tarihinde iş yerinde tartıştıklarını beyan etmiştir.
Mahkememizce yukarıda belirtilen CD çözümlemesi ile de davacı anlatımları ile davacı tanığının anlatımlarını doğrular nitelikte ... tarihli kamera kayıtlarına göre davacının iş yerinde davalının bonoları doldurup davacıya imzalatmaya çalıştığı, taraflar arasında tartışmaların olduğu hususları tespit edilmiştir.
Davalı taraf takibe dayanak bonoların davacıya verilen borç paraların karşılığı olarak tanzim edildiğini beyan etmiş ancak buna ilişkin delil ibraz etmemiştir.
Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin █████/2019 tarih █████████ Esas, █████████ Karar sayılı emsal içtihadında; "...Bilindiği üzere kambiyo senedi ( bono ) sebepten mücerret olup, bono nedeni ile borçlu olmadığının ispatı ancak yazılı delille mümkündür.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK madde 190). senede karşı ispat kuralı gereği iddia ancak yazılı delil ile ispat edebilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır. Yazılı delille veya yazılı delil başlangıcı yoksa davanın, ikrar (HUMK. md.236-HMK.md.188) yemin (HUMK.md.344-HMK.md227) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır.
Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Yemin, iddianın ispatı yönünden son başvurulacak bir ispat vasıtasıdır. Hakim, davacının iddiasını, yazılı delillerle ispat edemediği kanaatine vardığı takdirde, davacı tarafa, dava dilekçesinde dayandığı yemin delilini de resen hatırlatmalıdır. Aksi halde, davacının tüm delilleri toplanıp, değerlendirilmemiş olur..." şeklinde belirtilmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde takibe dayanak bonoların davacıya verdiği borç paraların karşılığında düzenlendiğine ilişkin savunmada bulunmuş ve savunmasının ispatına yönelik cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmış olmakla savunmalarının ispatına yönelik olarak davacı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmadıkları hususunda beyanda bulunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, verilen süre içerisinde davacı tarafa yemin teklifinde bulunulmadığı görülmüştür.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ve emsal içtihatlar doğrultusunda yapılan değerlendirmede dava konusu somut olayda; Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasında takibe dayanak bonolar yönünden yapılan takipte davacının ... TL'lik kısım hariç borçlu olmadığını beyan ettiği, bu hususun ve takibe dayanak bonoların davalı tarafından düzenlenip zorla davacıya imzalatıldığı, dosyada bulunan ve çözümü yaptırılan kamera kayıtlarına ilişkin CD, tanık anlatımı ile tespit edilmiş olup davacının belirttiği şekilde takibe dayanak bonoların toplam tutarı üzerinden ... TL'lik kısım düşüldükten sonra ... TL alacak yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.
İİK 72/5 maddesinde "Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa talebi üzerine borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararında alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz." düzenlemesi mevcut olup, somut olayda; davalının takibe dayanak bonoları düzenleyerek zorla davacıya imzalattığı ve bu hususun mahkememizce kabul edildiği, senetleri tanzim eden davalının bu hali ile gerçek alacağı olan ... TL'lik kısım hariç fazla tanzim edilen bonolardaki alacak yönünden kötü niyetli olduğunun kabulü ile aleyhine tazminata hükmetmek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda anlaşılacağı üzere;
Davanın KABULÜNE,
1-Buna göre Antalya ...İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı takip dosyasında borçlu davacının ... TL alacak yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-İİK 72/5 Maddesi gereğince ... TL’nin %20’si oranında hesaplanan ... TL kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Davacının icra takibinin iptali isteminin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL karar harcının peşin alınan ... TL. harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan ... TL davetiye, ... TL posta gideri, ... TL bilirkişi giderinden ibaret toplam ... TL ile ... TL ilk dava masraf toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın yatırana İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/202
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!