Anahtar kelimeler: Hacimleri Kebir Envanter Satımdan Veyahut Bakıldığında İlişkiyi Yazildiği Defteri Yıllarına

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2022
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ; Davacı ile Davalı arasında devam eden ticari ilişki içerisinde 2020-2021 yıllarına ait bir kısım fatura bedeli ödenmediğini, davacı tarafından usulüne uygun düzenlenmiş ve alacaklarını ispatlar nitelikteki faturalar ile söz konusu ticari ilişkiyi içeren defter-i kebir, yevmiye defteri ve envanter defteri delilleri arasında belirtilmekle ibraz edilecek veyahut sürekli kullanılması ve hacimleri büyük olması halinde bulunduğu yer bildirileceğini, davacıya ait banka hesaplarına bakıldığında en son Davalı ... (Yeni ....) LTD tarafından yapılmış olan 30.12.2020 tarihinde ayrı ayrı üç farklı 11.965,00-EURO (TOPLAM: 35.895,00-EURO) ödeme bulunduğunu bu nedenlerle 102.372,00-EURO ve 3.182,00-USD alacağın ödemenin fiili olarak yapılacağı tarihteki kur bedeli üzerinden fatura tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı ... ile .... LTD arasında 2021 yılına kadar alım satıma dayalı ticari ilişkiler kurulmuş olup bu ticari alım ve satımlara dair düzenlenen faturalar yasaya uygun olarak ticari defterlere işlendiğini, davacı taraf iddiasında 2020-2021 yıllarına ait bir kısım faturanın müvekkil tarafça işbu faturalara itiraz edilmediğini ve fatura miktarlarının ödenmediğini ileri sürmekte olduğunu, bu iddialar asılsız olup müvekkilin böyle bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın ileri sürdüğü bu borçlar mevcut olmayıp ... LTD'nin yasaya uygun olarak tutulan ticari defterlerinde böyle bir borcunun mevcut olmadığı açıkça orta olduğunu ,müvekkilinin ortak olduğu ... LTD ile davacı taraf arasında önceden bulunan alım satım ilişkileri mevcut olup ... LTD şirketine ait ticari defter ve kayıtların incelenmesi halinde ... LTD'nin böyle bir borcunun mevcut olmadığı ortaya çıkacağını, Müvekkil taraf .... AYAKKABI ÇANTA TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED Şirketi ortaklığından ayrıldığı süreçte karşı tarafı herhangi bir zarara uğratmamış olup karşı tarafın iddiaları ispatsız ve mesnetsiz hukuki dayanaktan yoksundur. Kaldı ki, müvekkil ...a .... AYAKKABI ÇANTA TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED Şirketinden ortaklığını ayırdığı süreçte kendisine ödenmesi gereken miktar olan 66.000,00- USD ödenmemiş ancak diğer ortak olan ... ise ortaklığından ayrıldığı tarihte 56.000,00- USD kendi payına düşen miktarı ödendiğini bu nedenlerle, davacıların hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin öncelikle usule ilişkin itirazlarımız nedeniyle reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davacı tarafa yükletilmesini vekaleten talep etmiş ve savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ:
Dava ; 102.372,00-EURO ve 3.182,00-USD fatura alacağının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden TL cinsinden, fatura tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının 16.10.2020 Fatura Tarihli ... numaralı 30.500,00-EURO Bedelli, 02.12.2020 Fatura Tarihli ... numaralı 30.400,00-EURO Bedelli, 20.01.2021 Fatura Tarihli ... numaralı 41.472,00-EURO Bedelli, 10.02.2021 Fatura Tarihli ... numaralı 3.182,00-USD Bedelli faturalardan kaynaklı davalılardan alacağının bulunup bulunmadığı; davalılar arasında organik bağın mevcut olup olmadığı, alacağının bütün davalılardan organik bağ nedeniyle talep edip edemeyeceği, alacağı var ise işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususlarından oluştuğu, görüldü
Mahkememizce delil olarak; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Ticaret Bakanlığı Güngören Vergi Dairesi Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi Muratbey Gümrük Müdürlüğü ... Bankası Bakırköy Mal müdürlüğü Sofya Ticaret Müşavirliği Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Bakırköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği, istenen bilgi ve belgelerin gönderildiği görülmüştür. █████/2023 tarihli duruşma zaptının 2 no lu ara kararı ile bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş olup, █████/2024 tarihinde rapor dosyamız arasına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde:
Dava konusu somut olayda; yanlar arasında davacı tarafından davalı ...’e Ayakkabı satışı yapılması şeklinde ticari ilişki kurulduğu, davacının işbu ticari ilişki neticesinde davalı ...’den 102.372,00-EURO + 3.182,00-USD alacaklı olduğunu iddia ettiği, alacağın tahsili için huzurdaki alacak davasının açıldığı, yine davalılardan ... ve ... Ayakkabı ile davalı ... arasında organik bağ olduğu ve ...’in borcundan bu kişi ve firmanın sorumlu olduğu iddiası ile tüzel kişilik perdesinin aralanmasını talep ettiği ve uyuşmazlık konusunun huzurdaki davada uyuşmazlık konusunun davacının davalı ...’den alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, davalılar arasında organik bağ olup olmadığı ve tüzel kişilik perdesinin aralanması şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından toplandığı anlaşılmaktadır.
Davacı .... Ayakkabı Çanta Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi davalı ... Limited Şirketi'ne 2020-2021 yıllarında ihracat kapsamında ayakkabı satışlarına ilişkin olarak kesilen faturalar karşılığında 102.372,00 Euro + 3.182,00 USD tutarında alacağı bulunduğunu, bu alacağın tahsil edilememesi nedeniyle alacak davası açtığını belirtmiştir.
Davacı ayrıca davalılar arasında organik bağ bulunduğunu ve tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle ... ve ... Ayakkabı Çanta Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin de müteselsilen sorumlu tutulmasını talep etmiştir.
Davalılar ise ... Şirketi'nin ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğunu sınırlı sorumluluk ilkesi gereğince ortakların şirket borçlarından sorumlu olmadığını organik bağ iddiasının mesnetsiz olduğunu savunmuşlardır.
Mahkemece tarafların ibraz ettiği ticari defterler faturalar marka tescil belgeleri ve diğer belgelerin incelenmesi için bilirkişi görevlendirilmiştir.
Davacının ticari defterlerinde davalı ... Limited Şirketi'ne ait 16.10.2020, 02.12.2020, 20.01.2021 ve 10.02.2021 tarihli faturalara dayalı olarak toplam 105.440,66-EURO + 3.182,00-USD tutarı bu belgelerle uyumludur. Davacı tarihinde bu alacağın Türk Lirası karşılığı 1.715.300,80-TL olarak hesaplanmıştır. Davalı ... 'ın hem ... Limited Şirketi'nin hem de ... Ayakkabı Çatna Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin tek ortağı ve yöneticisi olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketler arasında 2021 yılında 890.439,81-TL tutarında mal satışı yapıldığı ve ... Ayakkabı Ltd. Şti'nin ... Ltd'den 419.760,71-TL alacaklı olduğu kayıtlarda mevcuttur. Davalı ... Ayakkabı Ltd. Şti. Tarafından tescil ettirilen " ...."markasının Ltd'nin yeni unvanında kullandığı belirlenmiştir. Her iki şirketin de ayakkabı sektöründe faaliyet gösterdiği ve aynı tedarikçilerle çalıştığı dosya kapsamında tespit edilmiştir.
TTK m.64 ve VUK m. 182 uyarınca tutulan ticari defterler HMK m 222 gereğince kesin delil niteliğindedir. Davacının alacak iddiası bu defterlerdeki kayıtlarla somutlaşmıştır.
Davalı ... Ayakkabı Çanta Tekstil San ve Tic Ltd Şti ... tarih ve ... sayılı TTSG’de ilan edilerek kurulmuş olup, şirketin tek ortağı davalı ...’dır. Davacı şirket ile davalı ... Ltd arasında 2020-2021 yıllarında çok sayıda fatura, gümrük ve taşıma belgeleri olduğu, yani davacı şirket tarafından bu davalı şirkete Türkiye’den Bulgaristan’a satışlar yapıldığı, yine mali inceleme sonuçlarına göre bu iki şirket arasında ticari ilişkinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Somut davada davacı taraf tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile organik bağ müesseselerine birlikte dayanmış, ancak dava dilekçesi bir bütün olarak incelendiğinde tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınan bir gerçek kişinin malvarlığına ulaşmak değil, ilk davalı şirketin borçları için diğer davalı şirketin ve şahsın sorumlu tutulması ve onların malvarlığına ulaşılması hedeflendiğinden, davacı tarafın esasen organik bağı ispat etmeye çalıştığı ve ona dayandığı anlaşılmıştır.
“Organik Bağ” tüzel kişiye karşı olan alacakların takip edilmesinde, bu takibin asıl borçlu şirket ile birlikte onunla belirli bir düzeyde hukuki ilişkiye ve bağa sahip olan şirkete karşı yapılabilmesini sağlayan bir hukuki yoldur. Yargıtay kararlarında tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile organik bağ ilişkisi amaçları ve sonuçları bakımından şöyle mukayese edilmiştir:
Yargıtay içtihatlarına göre (6. HD, █████/2023 tarihli karar) tüzel kişilik perdesinin aralanması için malvarlığı karışıklığı sermaye yetersizliği ve alacaklılar aldatma amacı gibi unsurlar aranır. Organik bağ ise farklı tüzel kişiler arasında iktisadi bütünlük ortak yönetim ve kader birliği bulunması halinde bir şirketin borcundan diğerinin sorumlu tutulabilmesini sağlar. Davalı şirketlerin aynı kişi tarafından yönetilmesi ortak ticari faaliyetleri ve finansal bağlantıları organik bağın varlığını ispatlamakta olup mahkememizde bu yönde kanaat oluşmuştur.
Mahkememizce verilen süreye rağmen davalı tarafından kesin süre içerisinde ticari defterler incelemeye sunulmamış olup, başkaca herhangi bir delil de sunulmamıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerini sunduğu ve davacı lehine delil teşkil ettiği, davalının ise defter ve kayıtlarını sunmadığı bu sebeple borcunun bulunmadığını ispatlayamadığını kabul etmek gerekmiştir.
Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesi █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"..ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır."
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ise ... Esas ve ... Karar sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır:
"Somut olayda, davalı müflis şirket kesin süreye rağmen, 2014 ve 2015 yılı ticari defter ve kayıtlarını sunmamıştır. Yukarıdaki Yargıtay kararında belirtildiği üzere mahkemece, HMK 220/3. madde gereğince, davalının sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunun kabul edebilmesi mümkündür. Bu durumda davacının sunduğu defter ve kayıtlara göre davacının cari hesap alacağı ve karşılıksız çıkan çeklerden dolayı 192.019,70 TL alacağı bulunduğunun kabul edilmesi gerekir."
Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında Davacı şirketin ticari defterlerine göre dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı ... Ltd'ten 980.215,66 TL alacaklı olduğu, Davacı şirket ile davalı ... Ltd arasındaki ticari ilişkinin dövize dayalı ihracat işlemi olması gözetilerek, davacı şirketin davalı ... Ltd'den satış faturaların dayalı alacaklarının 105.490,66 EURO ve 3.182,00 USD olduğu tespit edilmiş olup davacı talebinin 102.372,00 EURO * 3.182,00 USD olduğu, dava tarihinde davacı alacağının TL karşılığının 1.715.300,800 TL olduğu, Dava tarihinden önce ihtar/temerrüt tespit edilemediğinden davacının dava tarihinden itibaren TCMB avans faizi üzerinden ticari temerrüt faizi talep edebileceği, Davalı şirketler ... Ltd ve ... Ayakkabı Çanta Ltd Şti'nin aynı sektörde faaliyet göstermeleri, her ikisinin diğer davalı ... tarafından yönetiliyor olması ve davalı şirketler arasında 2021 yılında ... Ltd'e 890.439,81 TL'lik mal satışı yapılmış ve bakiye olarak davalı ... Ayakkabı Ltd Şti'nin diğer davalı ... Ltd'den 419.760,71 TL alacaklı olması gözetilerek, asıl borçlu ... Ltd ile diğer davalılar arasında organik bağ olduğu görülmüştür.
Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, davanın kabulü ile; davacının ıslah dilekçesi dikkate alınarak 105.490,66 Euro'nun 102.372,00 Euro bakımından dava tarihinden, bakiye 3.118,66 Euro bakımından ıslah tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek şekilde 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3.182,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek şekilde 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile;
- Davacının ıslah dilekçesi dikkate alınarak 105.490,66 Euro'nun 102.372,00 Euro bakımından dava tarihinden, bakiye 3.118,66 Euro bakımından ıslah tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek şekilde 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
- 3.182,00 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek şekilde 3095 sayılı yasanın 4/a. maddesi uyarınca Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacak şekilde davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 116.739,19-TL harcın peşin alınan 29.184,80-TL ve 1.848,61-TL ıslah harcından mahsubu ile noksan kalan 85.705,78‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan 29.184,80-TL peşin harç 1.848,61-TL ıslah harcı ve 80,70-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 31.114,11‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin; davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan 15.265,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 247.985,82-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ila 360'ncı madde hükümleri uyarınca, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere hazır olan taraf vekillerinin yüzlerine karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!