"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : █████████ E., █████████ K. SUÇ : HakaretHÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 28.05.2015 tarihli ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile katılan ...'nın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin gerekçeli kararın katılanın bildirdiği adresinden farklı olan MERNİS adresine, öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliği, mümkün olmaması durumunda aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken, doğrudan MERNİS adresine anılan Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan tebliğ işleminin usulsüz olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yöntemince kesinleşmediğinin ve denetim süresinin başlamadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.10.2018 tarihli ve 2017/8-952 Esas, ████████ Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının durmayacağı, denetim süresi başlamadığı için de bu süre içerisinde kasıtlı suç işlendiğinden bahsedilemeyeceği ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşulları oluşmadığından, hükmün açıklanmasına ilişkin hukuki değerden yoksun olan mahkûmiyet kararının da dava zamanaşımını kesmeyeceği kesmeyeceği tespit edilmiştir. Sanığın yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/3-a.4. maddeleri uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst haddine göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı öngörüldüğü anlaşılmış, 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımını son kesen işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 13.10.2014 tarihinden, inceleme tarihe kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.04.2025 tarihinde karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!