Anahtar kelimeler: Makinelerin Bam Şantiyelerde Karşiyaka Yazim Çeşitli Diş Önceden Maliki Sunulan

T.C.İZMİRBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ████████ KARAR NO : █████████KARAR TARİHİ : █████/2025T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ███████ D.İş Esas ███████ D.İş KararDAVANIN KONUSU : İhtiyati TedbirBAM KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Talep eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faturaları sunulan makinelerin maliki olduğunu, bu makinelerin daha önceden çeşitli şantiyelerde taşeronluk sözleşmesi imzalanmış olan ....ten, satış protokolü ile satın alınmış olup ödemelerinin de karşı taraflara yapıldığını, makinelerin karşı taraf şirket tarafından satışının gerçekleştirildiğini ve faturalarının kesildiğini, ödemesinin yapıldığını, makinelerin halihazırda.... adresindeki fabrikada bulunduğunu, müvekkili tarafından satın alınan makinelerin müvekkilinin kiralamış olduğu .....adresindeki yeni fabrikasına taşınmak istendiğini ve bu hususun sözlü olarak karşı tarafa bildirildiğini, bu süreçte müvekkilinin mallarını defalarca almak istediğini, şirket yetkililerinin müvekkilinin makinelerin bulunduğu yere girmesine engel olduklarını, müvekkilinin mallarına ulaşamadığını, akabinde ise karşı tarafça Ankara 53 Noterliğinin 10.12.2024 tarih ve 33029 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile satılıp faturası kesilen, müvekkili tarafından ödemesi yapılan makinelerin faturalarının iptal ettirildiğine ilişkin ihtarname çekildiğini, ancak makineler için yapılan ödemeleri iade etmediğini, bu konuda müvekkili tarafından 18.12.2024 tarihinde Ankara 24.Noterliğinin 22860 yevmiye numaralı ihtarı ile gönderilen ihtarnamede ileri sürülen hususların kabul edilmeyeceğinin bildirildiğini, karşı tarafın ise, müvekkiline makineleri teslim etmeyeceğini, sözleşmeden döndüğünü, faturaların iptali için maliyeye bildirimde bulunduğunu belirttiğini, ancak müvekkili tarafından makineler için ödenen tutarları iade etmediğini, karşı tarafn bu fiiline karşı Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının █████████ soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, bunun yanı sıra .... yetkilisinin, müvekkiline ait olan makineleri kendi borçları için gelen borçluların haczetmelerine engel olmadığı gibi makinelerin satıldığını, başkasına ait olduğunu da dosyalara belirtmediğini, karşı taraf yetkilisinin kendisine ait olmayan malları kendi malı gibi kullandığını, nitekim Aliağa İcra Dairesinin ███████ talimat ve ████████ talimat sayılı dosyalarından hacze gelindiğini ve istihkak iddialarında bulunulduğunu, karşı taraf hakkında ..... adresinde yer alan fabrika maliki tarafından tahliye talepli icra takibi başlatıldığını, karşı tarafın icradan bir hafta süre isteyerek taşınmazı boşaltacağını söylediğini, bu tahliye takibiyle de müvekkilinin mallarının kaçırılması amaçlandığını bildirerek, telafisi imkansız zararların oluşmasını engellemek amacıyla müvekkilinin maliki olduğu, dilekçede ayrıntılı olarak yazılan, ekte sunulan faturalardaki 38 kalem malın satışının ve kaçırılmasının engellenmesi için söz konusu malların müvekkiline teslimi, aksi taktirde yediemine teslimi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.MAHKEMECE: "...,Talep, HMK'nun 389 vd.madde hükümlerine göre açılmış ihtiyati tedbire ilişkindir.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389/1. maddesinde "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından" söz etmektedir. Bu hüküm dikkate alındığında, mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi, gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa, ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir. Hâkim kararında somut sebep gösteremiyor, bunu en azından açıklayacak veya asgari ölçüde ikna edecek delil değerlendirmesi yapamıyor, yaklaşık ispat ölçüsünü yakalayamıyorsa tedbire karar vermemelidir. Ancak bu da hiçbir zaman tam bir ispat seviyesinde ispat şartına dönüşmemelidir.Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. Bu husus asıl davanın kabulü için geçerli olup, bu nedenle tam ispat aranır. İhtiyati tedbirlerde ise tam değil yaklaşık ispat yeterli olacağı 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. maddesinde düzenlenmiştir.Değişik ifade ile ihtiyati tedbire karar verebilmek için iddia olunan vakıanın subutu yönünde gerçeğe yakın bir ispatın olması yeterlidir.Salt iddia ile ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği de izahtan varestedir. 6100 Sayılı HMK'nın 390. Maddesi tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası bakımından haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu hükme bağlamıştır. Hükümle elde edilecek sonucu önceden sağlar şekilde ihtiyati tedbir kararı ve/veya başka bir hukuki geçici koruma kararı verilemez. Dava konusu edilebilecek taleplerde olduğu gibi geçici hukuki koruma taleplerinde de talep konusunun hüküm/karar tesisine elverişli olması gerekir.Talep eden vekili dilekçesinde ihtiyati tedbire konu makinaların karşı yandan satın alındığını bedellerinin ödendiğini ancak karşı tarafın satıştan caydığını gerekçe göstererek makinaları vermediği gibi ödenen bedeli de iade etmediğini ileri sürmekte olup tüm dosya içeriği delil ve belgelerin hukuki olgular ile birlikte değerlendirilmesi sonucunda; yasada aranan yaklaşık ispatın sağlanamadığı, taraflar arasındaki makinaların teslimine ilişkin olgunun yargılamayı gerektirmesi, yargılama sonucuna göre tarafların haklılığının belirleneceği ,hükümle elde edilecek sonucu önceden sağlar şekilde tedbir kararı verilemeyeceği ilkeside gözetilerek HMK'nun 389 vd.maddelerinde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla talep konusu yapılan makinaların karşı taraftan alınarak talep edene yahut yediemine teslim edilmesine yönelik talebinin reddine karar verilmiştir," gerekçesiyle;"İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, talep dilekçelerinde de belirttikleri üzere taraflarınca sunulan tüm belgelerle malın malikinin müvekkilinin olduğu, karşı tarafın mallara haksız olarak el koyduğunu ve kaçırmak istediğini tüm delilleri ile yaklaşık olarak ispat edildiğini, bu hususta mahkemece yaklaşık ispatın sağlanamadığı hususunun gerçeği yansıtmadığını, yaklaşık ispatın, bir vakıanın kesin olarak değil, ancak ağır basan ihtimal derecesinde ispatlanması olduğunu, yani hâkimin iddia edilen vakıanın gerçekleşmiş olma ihtimalini kabul etmesinin yeterli olduğunu, yaklaşık ispatın, geçici hukuki himayenin alt türü olan ihtiyati tedbir kararlarında olduğu gibi, hâkimin çoğu kez acele karar vermesi gereken haller ile delil gösterilmesinin oldukça zor olduğunu ve bu sebeple de kesin ispatın beklenemeyeceği hallerde dikkate alınan ispat ölçüsü olduğunu, somut olayda, müvekkili şirketin, dava dilekçesi ekinde faturaları sunulan makinelerin maliki olduğunu, bu makinelerin daha önceden çeşitli şantiyelerde taşeronluk sözleşmesi imzalamış oldukları davalı .....ten, sunulan satış protokolü ile satın alınmış olup ödemelerinin de davalılara yapıldığını, buna ilişkin faturalar, satış protokolü ve makine bedellerinin ödendiğine dair dekontların dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, bu makinelerin malikinin müvekkilinin olduğunun ortada olduğunu, karşı tarafın makineleri taraflarına teslim etmediği ve kaçırma niyetinde olduğunun da ifade edildiğini, karşı tarafın kötü niyetine ilişkin, Med plastik yetkilisinin, müvekkiline ait olan makineleri kendi borçları için gelen borçluların haczetmelerine engel olmadığı gibi makinelerin satıldığını, başkasına ait olduğunu da dosyalara belirtmediğini beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle yerel mahkemece verilen ret kararının kaldırılarak, telafisi imkansız zararların oluşmasını engellemek amacıyla müvekkilinin maliki olduğu malların satışının ve kaçırılmasının engellenmesi için söz konusu mallar üzerine duruşma yapılmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir.İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir.HMK'nın 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir.HMK'nın 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır.İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.HMK'nın 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek zorunda olduğu belirtilmiştir. Bu düzenleme gereği tedbir talep eden tarafın talebi dışında resen başkaca bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir.İhtiyati tedbir kararına itiraz HMK'nın 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir.HMK'nın 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/1. maddesinde "ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir.Yüksek yargı kararlarında belirtildiği üzere; Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararda belirtmelidir. Ayrıca verilecek ihtiyati tedbir kararının da uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte olmaması gerekir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, yasanın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidirDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; talep eden tarafça sunulan belgelerle yaklaşık ispatın sağlanmamış olmasına göre talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2025 tarih, ███████ D.İş Esas ve ███████ D.İş Karar sayılı dosyasında ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. █████/2025