Anahtar kelimeler: Tahmili Sinden Davalıborçlunun Aşağı Yazildiği Katip Konya Mahiyeti Yapmış Olmamak

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇEELİ KARARESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ...DAVACI : ... - ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINAMahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlunun Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, Davalı- borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmili yönünde karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinden özetle; Davanın esastan reddini, mahkeme aksi kanaatte ise iddialarımız doğrultusunda alacak - borç ilişkisinin temeli araştırılarak davacının üstlenmiş olduğu hizmetler bakımından eksik ve ayıplı hizmet ifa ettiğinin araştırılması ve bu ayıplı ve eksik hizmet nedeni ile müvekkil şirketin uğramış olduğu zararların ve ayrıca davacı şirketin işçi alacaklarını ödememesi nedeni ile müvekkile yöneltilen husumetler nedeni müvekkilimin uğrayacağı ve daha sonrasında rücuen davacıya yönelteceği zararların tespitinin yaptırılmasını, Davacı hakkında %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın bilirkişi ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Davalı ... İNŞ. MÜH. MAD.SAN.VE TİC. AŞ. “ne ait incelenen 2019 ve 2020 yılları ticari defterlerinin E-Defter olduğu, defterlerin GİB onaylı beratlarının usulüne uygun olarak alındığı şematron kontrolünden geçtiği bu durumun açılış ve kapanış tasdiki anlamına geldiği, ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu kendi lehine delil olarak kullanabileceği, Davalıya ait incelenen ticari defterlerde, Konya .İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında takip konusu olan 142.431,65.-TL tutarındaki faturaların yer aldığı, davalının cari hesap borcuna istinaden davacıya ödemeler yaptığı, takip tarihi itibariyle ticari defter ve kayıtlara göre davalının davacıya takip konusu faturalardan kaynaklanan 128.698,94.- TL tutarında borcu bulunduğu (Talep: 128.699,33.-TL) tespit edilmiştir. Davacı taraf ticari defter ve belgeleri sunmadığı için inceleme yapılamamıştır. Davalı tarafın sunmuş olduğu 16.03.2020 tarihinde yapılan sözleşme fesih protokolü maddeleri ile davalı yanın 2020 yılı ticari defter kayıtlarının takdiri sayın mahkemeye aittir. Kanaat bildirir rapor tanzim etmiştir.Mahkememizce verilen █████/2023 Tarih ve ... Esas ... sayılı kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın █████/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosya mahkememize iade edilmekle, dosyanın ... esas sırasına kaydı alınmıştır.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili davalı aleyhine itirazın iptali davası açtığı, Öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise Mahkemenizce uygun görülecek teminat karşılığında dava konusu alacağı karşılayacak kadar borçlunun taşınır, taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini, davalı-borçlunun Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, Davalı- borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmili yönünde karar verilmesini talep ve dava ettiği,Davanın yasal dayanağını oluşturan İİK.67. maddesinde; "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlendiği, 6100 Sayılı HMK'nın 331. Maddesi gereği; "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder. (3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir." şeklinde yapılan düzenlemeler ile,6100 Sayılı HMK'nın 313. Maddesi gereği; "(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir. Aynı kanunun 314. Maddesinde; " (1) Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. (2) (Ek:22/7/2020-███████ md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. (3) (Ek:22/7/2020-███████ md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir. Aynı kanunun 315. Maddesinde; (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. (2) İrade bozukluğu ya da aşırı yararlanma hâllerinde sulhun iptali istenebilir." şeklinde yapılan düzenlemeler ışığında, Davalı vekilinin █████/2022 tarihli beyan dilekçesi ile; davacı ile müvekkili olan şirket █████/2020 tarihli sulh protokolünü akdettiğini, Sulh Protokolüne göre; ... ile ... arasında akdedilen, 07.06.2019 ve 01.08.2019 başlangıç tarihli 2 adet güvenlik sözleşmesinin bulunduğu, ... nın, sözü edilen 2 adet güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklı olmak üzere, ... A.Ş.' den 128.699,33TL.alacağı olduğu ancak ... A.Ş.' nin, işyerlerinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle ve ... ' nın işçilerinin açmış oldukları işçi alacağı davaları nedeniyle, ... ' dan, şimdilik 60.000,00TL.alacağının bulunduğu, ... A.Ş.' nin, şimdilik 60.000,00TL.olan alacağını, ... ' ya olan borcundan mahsup edeceğini, ... A.Ş.' nin, mahsup edilen 60.000,00TL.' nin 30.000,00TL.' si için, ... ' ya hırsızlık yansıtma faturası düzenleyeceği, Kalan 30.000,00TL.' nin işçiler tarafından açılan, işçilik alacağı davalarına mahsup edileceği kararlaştırılmıştır. ... A.Ş.' nin, ... ' ya borcu olan 128.699,33TL.' den, 60.000,00TL.mahsup edilince kalan tutar olan 68.699,33TL.' nin, ... A.Ş.tarafından ...' ya ödenmesi kararlaştırıldığını, 68.699,33TL. İçin Müvekkil ... A.Ş., ...' ya çek keşide etmiştir, ...' ya çekin karşılığı olan 68.699,33TL ödendiğini beyan ettiği,Ayrıca aynı tarihli dilekçe ile sulh protokolünü, davacı ... Ltd. Şti. adına ... imzaladığını, dilekçe ekinde, ...'ın davacı şirket tarafından yetkili kılındığı, vekaletnameyi sunduklarını, sulh sözleşmesini, davacı şirket adına imzalayan ..., vekaletname ile yetkili kılındığını, ..., 11.08.2020 tarihli şüpheli ifade tutanağında yazılı olan ifadesinde; özetle; 2015 yılından beri ... güvenlik hizmetleri şirketinde çalıştığını, ... ile ...' nın 2019 yılında anşalmazlık yaşadığını, ...'nın yetkilisi olan ...' in kendisine verdiği vekaletnameye binaen, ... ile muvafakatnameyi kendisinin imzaladığını beyan ve ikrar ettiğini beyan etmiştir.Aynı tarihli dilekçe ekinde sunulan █████/2019 tarih ve ... yevmine numaralı vekaletname de davacının ...'a vekalet vermiş olduğu görülmüştür.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında davalı vekili: "aşamalardaki yazılı ve sözlü beyanlarımızı tekrar ederiz vekaletname usule uygundur, bu nedenle sulh sözleşmesi de geçerli bir sözleşmedir davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ediyoruz " şeklindeki beyanları da dikkate alınarak,█████/2020 tarihli şüpheli ifade tutanağında ifadesi alınan ...: " Konya C.Başsavcılığının Soruşturma No... sayılı evrakı ve ekleri tarafıma okundu. Konu hakkında bilgi sahibi oldum. ... Güvenlik ve Koruma Hizmetler imited Şirketinde görev proje yönetim uzmanı olarak 2015 yılından beridir çalışmaktayım. ... Şirketi ile 2019 yılı içerisinde bir anlaşmazlık sonucunda müşteki şirket tarafından sözleşme fesih edildi. Hak edişlerimizi alamamamızdan dolayı kendilerine mail gönderilmişti. Bundan dolayı tek taraflı fesih ettiler. Kendileri Uzunca bir zaman ödemede bulunmadılar. Buna istinaden de kendileri, bizimle anlaşmak istediler. Bende şirket yetkilisi ... in vermiş olduğu vekâletnameye binaen, vekâletnamede geçen yapılabilir ve imzalayabilir neticesinde ... nın yetkilisi ... nezaretinde muvafakat name imzalanmıştır. Benim kesinlikle hileli bir davranışım olmamıştır. Bana verilen vekâletname ile kendilerine muvafakat nameyi imzaladım. Sonuç olarak şahsım adına dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlamasını kesinlikle kabul etmiyorum dedi." şeklinde ifade vermiş olduğu anlaşılmakla,█████/2020 tarihli SÖZLEŞME FESİH PROTOKOLÜ incelemesinde;1-Yüklenicinin ... YAPI'dan yukarıda izah edilen sözleşmeden kaynaklanan 128.699,33 TL, alacağı mevcuttur. Ancak, ... YAPI'nın / sözleşmeden kaynaklı verilen hizmet nedeniyle Yüklenici'den işyeri/işyerlerinde meydana gelen hırsızlık ve Yüklenicinin çalıştırmış olduğu personellerinin açmış olduğu davalar(... , ... , Konya .İş Mahkemesi ... E, ... Konya .İş Mâhkemesi ... E., ... Konya .İş Mahkemesi ... E.) sebebiyle şimdilik 60.000,00 TL.'yi Yüklenicinin alacağından mahsup edecek olup, Yüklenici bu duruma şartsız muvafakat etmektedir. (... 60.000,00 TL. Mahsup edilen tutarın 30.000,00 TL.'sı için Yükleniciye iade faturası düzenleyecektir. Kalan 30.000,00 TL.'sı ise açılan davalara mahsup edilecektir.) 2- İş bu Devam eden iş davaları sebebiyle ... Yapı'nın yukarıda mahsup edilen bedelden daha fazla ödeme yapmak durumunda kalması halinde; yüklenici fazla ödenen bu tutarı ödeyeceğini gayri kabili rucü kabul ve taahhüt etmektedir. ... Yapı'nın Yükleniciye geri ödeyeceği toplam borç: 68.699,33 TL'dir. Bu borç, İşbu bu protokolün imzalanmasını müteakip başkaca bir işleme gerek kalmaksızın ... Yapı tarafından 2 (iki) ay İçerisinde Yüklenicinin sözleşmede belirtilmiş olan Banka hesabına EFT suretiyle ödenecektir. Buna karşılık Yüklenici ... Yapı aleyhine başlatmış olduğu icra takibi ve/veya davalardan feragat edeceğini kabul beyan taahhüt eder. 3- Taraflar, yukarıda izah edilen hususlar dışında vekalet ücreti, masraf, tazminat vs. herhangi bir alacaklarının veya taleplerinin bulunmadığını, bu şartlarla birbirlerini ibra eylediklerini kabul, beyan ve taahhüt ederler şeklinde imza altına alındığı anlaşılmıştır.Her ne kadar davalı ticari defterlerinin incelenmesinde, borçlu olduğu rapor edilmişse de (davacı ticari defter ibrazından imtina etmiştir.) sulh protokolünün 2020 yılında yapılmış olduğu, davanın 2019 yılında açıldığı düşünüldüğünden tarafların sulh olduğu sonuç ve kanaatine varılarak (zira vekaletnamedeki yetki ihalelerle ilgili olduğu, sözleşme yapma yetkisi olduğu, huzurdaki davanın kaynağını da davacının davaya konu alacağı da ihale işinden kaynaklandığı dosya kapsamı ile sabit olduğu anlaşılmakla),A- Ticari TemsilciTicari temsilciye ilişkin düzenlemeler genel olarak Türk Borçlar Kanununun 547-550. Maddeleriarasında yer almıştır. Ayrıca, Türk Borçlar Kanununun 553. Ve 554. Maddeleri de ticari vekil ve diğer tacir yardımcılarının yanı sıra ticari temsilciye de uygulanır.Aa- TanımıTicari temsilci Türk Borçlar Kanununun 547/1. Fıkrasında şu şekilde tanımlanmıştır: "Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetke verdiği kişidir".Bu fıkrada, ticari işletmenin sahibinin, ticari işletmesinin yönetmek ve işletmesine ilişkin işlemlerde ticaret unvanını kullanarak kendisini temsil etmek üzere ticari temsilci atayabileceği öngörülmüştür. Dolayısıyla, ticari temsilci ticari işletmeyi değil, ticari işletme sahibini temsil eder.Ticari temsilci, ticari işletme adına yaptığı işlemlerde, tacirin ticaret unvanını kullanır ve imzasını tacirin ticaret unvanını altına veya yanına atar. Ticari temsilcinin hukuki bir işlemi tacirin ticaret unvanını kullanarak yapmadığı durumlarda işlemin sonuçları işletme sahibini bağlamaz.Genel müdür, genel müdür yardımcısı, hatta şube müdürleri çoğu zaman ticari temsilci durumundadırlar. Yalnız, şube müdürleri, bu yetkilerini sadece o şubenin işleri için kullanırlar; genel müdürlüğün işleri için imza atamazlar.Öte yandan, merkezi yabancı ülkelerde bulunan bir işletmenin Türkiye'deki şubesinin başında da yerleşim yeri Türkiye'de bulunan tam yetkili bir "ticari mümessilin" bulunmasının zorunlu olduğu unutulmamalıdır (TTK.md.40/4).Cc- Yetkilerinin Kapsamı ve Sınırlandırılması Aaa- Yapabileceği İşlerTicari temsilci en geniş yetkili tacir yardımcısıdır. Ticari temsilci, ticari işletmenin en iyi şekilde yönetilmesi için ticari işletme sahibi adına ticari işletmenin amacına giren her türlü işlemi iyiniyetli üçüncü kişilerle yapmaya yetkilidir (TBK.md.548/1). Türk Borçlar Kanununun 553/1. Fıkrası uyarınca da ticari temsilciler ticari işletme sahibinin hizmetindedir; onun direktifleri yönünde hareket ederler.Bu düzenlemeler uyarınca, ticari temsilciler, ticari işletmelerde çalışacak işçiler ile hizmet sözleşmesi yapabilir; sadece ticari işletmenin taşınırlarını satabilmekle beraber ticari işletme için taşınır ve taşınmazlar satın alabilir; ticari işletmenin faaliyeti için gerekli olan taşınır ve taşınmazları kiralayabilir ya da mevcutları kiraya verebilir; yine ticari işletme için hammadde satın alabilir; ticari işletme için şube açabilir; gerekli ise ticari işletmenin merkezinin yerini değiştirebilir; ticari işletme için kredi alabilir; başka bir kişinin borcu için tacir adına kefalet verebilir; avukat olmasa dahi mahkemelerde taciri temsil edebilir; tacir adına dava açabilir; bu davalarda sulh ve feragat hakkını kullanabilir; hatta kambiyo taahhüdünde bulunubilir.Bbb- Yapamayacağı İşlerTicari temsilci, ticari işletmenin en iyi şekilde yönetilmesi için ticari işletme sahibi tarafından atandığında, açıkça yetkili kılınmadıkça; ticari işletmenin taşınmazlarını devredemez veya ayni bir hak ile sınırlandıramaz (TBK.md.548/2). İşletme sahibinin onayı olmadığı sürece ticari işletmeyi devredemez; tasfiyesini isteyemez; kendisini istihdam eden tacirin iflasını isteyemez; konkordato teklifinde bulunamaz. Genel kurulun onayı olmaksızın halka açık şirketlerin önemli nitelikteki işlemlerini de gerçekleştiremez (SerPK.md.23/1).Unutulmamalıdır ki, ticari temsilcinin temsil yetkisini kötüye kullandığı durumlarda kendisiyle işlem yapan üçüncü kişi iyiniyetli ise yapılan işlem taciri bağlar; buna karşılık, üçüncü kişinin ticari temsilci tarafından temsil yetkisinin kötüye kullanıldığını bildiği ya da bilmesinin gerekli olduğu durumlarda yapılan işlem taciri bağlamaz (TBK.md.548/1).Benzer bir şekilde, Türk Borçlar Kanununun 553/1. Fıkrasında düzenlenen rekabet etme yasağının bir sonucu olarak da ticari temsilci tacir tarafından açık yetki verilmediği sürece tacir adına kendisiyle işlem de yapamaz. Buna rağmen yapacak olursa, ticari temsilci tarafından yapılan işlem sakat bir işlem olarak taciri bağlamayacaktır. Ccc- Yetkilerin SınırlandırılmasıTicari temsilcini yetkileri ancak iki durumda sınırlandırılabilir:Bunlardan birincisi, temsil yetkisinin ticari işletmenin bir şubesinin işleriyle sınırlandırılmasıdır (TBK.md.549/1). Söz konusu yetkinin şube sayılmayan satış mahalli, irtibat bürosu gibi işyerlerinin işleri için sınırlandırılması söz konusu olamaz. İkincisi ise, temsil yetkisinin birden çok kişinin birlikte imza atmaları koşuluyla sınırlandırılmasıdır. Bu durumda, ticari işletme sahibi tarafından atanan ticari temsilci sayısı birden fazladır ve hepsinin katılımı olmaksızın sadece ticari temsilcilerden birinin imza atmış olması ile yapılan işlemin işletme sahibini bağlamayacağı kararlaştırılmaktadır (TBK mad. 549/2). (Ticari İşletme Hukuku, Prof. Dr. ... , Prof. Dr. ... , Güncellenmiş genişletilmiş 6. Baskı)Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin █████/2014 Tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile; " Dosyaya... ... vekili olarak atandıkları anlaşılmaktadır... Ankara . Noterliği'nce düzenlenen 15.01.2008 tarihli vekaletnameye istinaden ... vekil tayin ettiği görülmektedir. Sözü edilen vekaletnamede bonodan söz edilmemekle ebirlikte vekaletname içeriğinden çok geniş yetkilerin verilmiş olduğu ve bu nedenle senetleri ciro eden adı geçen kişilerin ticari mümessil olarak kabulü gerektiği anlaşılmaktadır. " şeklinde karar verildiği görülmekle,Somut olayda; davacı şirket yetkilisi, dava dışı ...'a geniş yetkili vekaletname verdiği tartışmasızdır. Zira vekaletten azilde yoktur. Vekaletin geçersiz olduğu iddiası da yoktur. Bu durumda yukarıdaki açıklamalarda dikkate alındığında (özellikle mezkur kitaptan alıntı ve Yargıtay kararı) ... TİCARİ MÜMESSİL olduğu ve yetkileri arasında sözleşme yapma yetkisi, sulh yapma yetkisi vardır. Mecut sulh protokolü geçersiz olduğu yönde bilgi belge delilde olmadığından ortada geçerli bir sözleşme vardır. Sözleşme şartlarında; dava konusu alacakla ilgili bilgiler verildiği, meblağın aynı olduğu (128.699,33TL) ve bu alacağın nasıl hesap - mahsup edileceği şartlarının olduğu, davadan feragat edileceği şartı mevcuttur. Davacı yanı feragata zorlanamayacağından (başka deyişle sulhnameye göre karar vermenin mümkün olmadığı) davalı yanın beyanı da dikkate alındığında konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE1-Davacı yan, davalı aleyhine itirazın iptali davası açmış ise de dava konusuz kaldığından karar verilmesine YER OLMADIĞINA,2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından dava başında yatırılan 1.551,52TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 936,12-TL'nin davacılara İADESİNE,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin sulh protokolü gereği kendi üzerine BIRAKILMASINA,5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmişse de sulh protokolü gereği vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmişse de sulh protokolü gereği vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 6235 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince sulh protokolü gereği davacıdan alınarak hazineye irad KAYDINA,8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından artan kısmın 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen ilgili taraflara iadesine, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025Katip ... Hakim ...