Anahtar kelimeler: Satımları Talepli Konuya İlişkide Edimlerin Kesildiğini İik Takipten Düşen Emri

T.C.
İSTANBUL1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156))DAVA TARİHİ : █████/2023KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında yürütülen ticari iş kapsamında mal alım satımları gerçekleştiğini, bu ilişkide müvekkili tarafından üzerine düşen edimlerin eksiksiz olarak yerine getirilerek konuya ilişkin faturaların da kesildiğini, davalı borçlu şirket tarafından ödenmeyen 01.12.2022 tarihli 165.200,00-TL tutarlı fatura ve 06.01.2023 tarihli 38.940,00-TL tutarlı fatura alacağı için toplam 114.140,00- TL üzerinden ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ....Esas sayılı dosyası ile iflas talepli icra takibine geçildiğini, ödeme emri ve dayanak belgelerin davalı borçlu şirkete tebliğ edildiğini, davalı-takip borçlusunun dosyaya sunduğu borca, faize, takibe ve tüm ferilerine itiraz ettiği beyanlarına haiz dilekçe ile herhangi bir dekont, fatura ödemesine ilişkin belge vs. sunmaksızın itirazda bulunduğunu, davacı alacaklı müvekkili şirket tarafından alacağın tahsilinin güçleşmemesi ve menfaatinin korunması adına davalı borçlu şirketin varsa menkul kıymetler borsasındaki hisseleri, menkul ve gayrimenkulleri hakkında, gerekli muhafaza tedbirlerine ilişkin karar verilmesini talep etme gereği hasıl olduğunu, dava şartı Arabuluculuk Son Tutanağında da görüleceği üzere anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerden ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; davalı-takip borçlusu tarafından yapılan, maddi ve hukuki dayanağı bulunmayan, herhangi bir geçerli belgeye de dayanmayan, iyi niyetten uzak itirazın kaldırılmasını, itirazında haksız ve kötü niyetli olan, alacaklıyı zarara uğratmayı amaçlayan davalı-takip borçlusunun alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini, davalı borçlu şirketin menkul kıymetler borsasındaki hisseleri, menkul ve gayrimenkulleri hakkında, gerekli muhafaza tedbirlerine ilişkin karar verilmesini , davalı borçlunun iflasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davacı yan arasında yürütülen ticari iş kapsamında hizmet sözleşmesi gerçekleştiği ve davacı yanın müvekkiline karşı üzerinde düşen edimleri eksiksiz yerine getirdiği iddiasıyla faturalar kesildiğini ancak müvekkilinin faturalara ilişkin hizmetleri tam alamaması sebebiyle faturaların iade edildiğini, davacı tarafından haksız olarak başlatılan ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile iflas talepli icra takibine, borca, ferilerine ve iflas taleplerine itiraz edildiğini, müvekkili şirketin davacı şirket ile hizmet sözleşmesi kapsamında anlaşma yapmış ise de davacı şirket tarafından üzerine düşen edimlerin yerine tam olarak getirilmediğinden müvekkilinin bahse konu faturaları ödeme yükümlülüğü de bulunmadığını, davacı yanın verdiği hizmeti tamamladığına dair de hiçbir delil sunmadığını, davacı tarafından tamamlanmayan eksik hizmet sonrasında 01.12.2022 tarihli 165.200,0 TL bedelli fatura kesildiğini ancak taraflarınca hizmetin tamamı alınamadığından yani davacı üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğinden davacı şirketin hizmet karşılığı olarak 50.000,00 TL ödendiğini, davacı bu işlem sonrasında 15.12.2022 tarih 38.940,00 TL bedelli yeni bir fatura ile eksik bedeli istediğini, müvekkili başta borcunun kalmadığı sebebiyle 30.12.2022 tarih 38.940,00 TL bedelli iade fatura düzenlemişse de davacı tarafından 06.01.2023 tarihinde 38.940,00 TL bedelli kompozit deck açıklamalı faturası üzerine müvekkili şirket tarafından 20.01.2023 tarihinde iş bu faturaya ilişkin de 40.000,00 TL ödeme yapıldığını, ardından 06.02.2023 tarihinde iade faturasıyla alınmayan hizmetin karşılığı olan 114.140,00 TL bedelli iade faturası kesildiğini, netice olarak müvekkili şirketin davacı yana hiçbir borcu kalmadığını, hal böyleyken müvekkili şirket tarafından eksik hizmetin karşılığı faturaların son haliyle ödendiğini, davacı şirketin başlangıçta hizmetin tamamını vermiş gibi düzenlediği faturalarına ilişkin ödenmesi gereken tutarın fazlasıyla ödendiğini, müvekkilin iflasına yahut takibin devamına karar verilebilmesi için muhasebe kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerden ve mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; davacı tarafından başlatılan hukuki dayanağı bulunmayan haksız ve iyi niyetten uzak takibin iptalini, başlattığı icra takibinde kötü niyetli olan, müvekkili haksız yere borçlu gösteren davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, müvekkili şirketin iflasına gerek olmadığını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İİK 160.maddesi kapsamında iflas avansının depo edildiği anlaşılmıştır... 37. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasının tetkikinden ; davacı tarafından ... numaralı, 01.12.2022 tarihli, 165.200,00-TL tutarlı fatura ile ... numaralı, 06.01.2023 tarihli, 38.940,00-TL tutarlı faturalardan kalan bakiye alacak 114.140,00-TLye tahsil tarihine kadar işleyecek %15.75 yıllık faizi ile birlikte tahsili için iflas yoluyla takip başlatıldığı , davalaının süresi içinde takibe itiraz ettiği, iflas takibine yapılan itirazın kaldırılması için işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ikame edildiği anlaşılmıştır.Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, İİK 156 ve devamı maddeleri kapsamında iflas yolu ile yapılan takibe itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, takip konusu fatura içeriği malların davalıya teslim edilip edilmediği, fatura bedellerinin ödenip ödenmediği, davacının takip tarihi itibari ile takip konusu faturalar nedeniyle bakiye alacak miktarının ne kadar olduğu konularında toplanmıştır. İİK 156.maddesi kapsamında itirazın kaldırılması ve iflas koşullarının mevcut olup olmadığı hususunda toplanmıştır.İİK'nun 154. maddesi gereğince iflas yolu ile başlatılan takibe karşı borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, takibin duracağı, alacaklının bu itirazın kaldırılması ile beraber borçlunun iflasına karar verilmesini isteyebileceği İİK‘nun 156/3. fıkrasında düzenlenmiştir. İflas davası basit yargılama usulüne göre incelenir. Borçlunun ödeme emrine itiraz etmesi halinde, mahkemece ilk önce davacı alacaklının İtirazın kaldırılması hakkındaki talebini inceler. Bu İtirazın kaldırılması talebinin incelenmesi, genel haciz yolundaki İtirazın kaldırılması talebinin incelenmesinden ( m.68-70) tamamen farklıdır. Genel haciz yolunda tetkik merciinin incelemesi yalnız belgelere göre ve ilamsız icra kuralları çerçevesinde yapıldığı halde, buradaki ticaret mahkemesinin incelemesi genel hükümlere ( yani HMK ‘daki hükümlere) göre olur. Bu nedenle borçlu, ticaret mahkemesindeki savunması sırasında ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Davalı borçlu, İflas davasına karşı vereceği cevap layihalarında bütün savunma vasıtalarını ileri sürebilir. Ticaret mahkemesi normal bir alacak davasında olduğu gibi, tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borçlunun gerçekten borçlu olup olmadığını araştırır. İflas davasında alacaklı, alacağını ispat bakımından m.68. ‘de olduğu gibi tahdidi olarak sayılmış olan belgelerle bağlı değildir. Alacaklı normal bir alacak davasında olduğu gibi, alacağının varlığını HMK’ya göre mümkün olan her türlü delil ile ispat edebilir. Burada alacaklının alacaklı olup olmadığı maddi hukuk kurallarına göre esastan incelendiğinden ticaret mahkemesi borçlunun İtirazının ya kesin olarak kaldırılmasına veya kesin kaldırma talebinin (bununla İflas davasının) reddine karar verir. Burada, borçlunun itirazı esastan karara bağlanmakta ve alacağın esası hakkında hüküm verilmektedir. Bu hüküm normal bir alacak davasında olduğu gibi kesin hüküm oluşturur. Mahkeme, genel hükümlere göre yapacağı inceleme sonucunda, davacının alacağının mevcut olduğunu tespit eder ve borçlunun itiraz ve defilerini yerinde bulmazsa, yani borçlunun borçlu olduğu kanısına varırsa borçlunun İtirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verir. Buradaki İtirazın kaldırılması kararı bir ara karardır. (Prof.Dr.Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Cilt 3.sayfa ,2672 vd, 1993 baskı). Bu nedenle yalnız başına istinaf edilemez.Yapılacak inceleme sonucu alacağın mevcut olduğu kabul edilirse borçlunun itirazının kesin olarak kaldırılmasına karar verilir ve mahkemece aynı zamanda bir depo kararı verir. Bu depo kararı ile mahkeme, borçluya yedi gün içerisinde faiz ve icra giderleri ile birlikte borcunu ifa etmesini veya o kadar miktarı mahkeme veznesine depo etmesini emreder (m.158, II c. 2).Borçlu yedi günlük depo süresi içerisinde faiz ve giderleri ile birlikte borcu ödemez veya mahkeme veznesine depo etmez ise, mahkemece depo kararından sonraki ilk oturumda borçlunun iflasına karar verilir.Davacı alacağının mevcut olup olmadığının tespiti amacıyla faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğine dair dayanak kayıtların mevcut olup olmadığı, taraf defterlerinde varsa mutabakatsızlık sebepleri, davacının takip tarihi itibari ile alacak miktarının ne kadar olduğu konusunda tarafların 2022,2023 yılları ticari defterleri incelenerek rapor tanzim edilmesi için dosya mali müşavir bilirkişi ... 'a tevdi edilmiş, mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan █████/2024 tarihli raporda özetle; davacı şirket vekili tarafından ibraz edilen 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin TTK ve VUK hükümlerine göre yapılması gereken açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde ve usulüne göre yapılmış olduğu, davacı şirket ticari defterlerine göre dava konusu edilen alacağa konu, 3 adet satış faturasının ve davalı tarafından kesilen 1 adet iade faturasının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından 2023 yılında yapılan 40.000,00 TL ödeme ve 114,140,00 TL tutarlı iade faturalarının defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı şirket ticari defterlerine göre, davalı şirketten 17.02.2023 takip ve 12.04.2023 dava tarihleri itibari ile davalıdan 154.140,00 TL Alacaklı olduğunun görüldüğü, davalı şirket tarafından ibraz edilen ticari defterlerinin 1 numaralı Elektronik Defter Tebliği kapsamında e-defter olarak tutulmakta olduğu, TTK ve VUK hükümlerine açılış onayları yerine geçen Ocak ayı ve kapanış onayı yerine geçen Aralık ayı elektronik defter beratlarının süresi içinde ve usulüne göre oluşturulduğu, basılı olarak tutulan Envanter Defterlerinin de tasdiklerinin süresi içinde ve usulüne göre yapılmış olduğunun tespit edildiği,davalı şirket ticari defterlerine göre dava konusu edilen alacağa konu davacı tarafından düzenlenen 3 adet alış faturasının ve iade faturası olarak düzenlenen 2 adet faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu, ibraz edilen taraf ticari defterlerine göre mutabakatsızlığın davalı şirket tarafından kesilen 114.400,00 TL iade faturası ile 2023 yılında yapıları 40.000,00 TL ödemenin davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığının tespit edildiği, davacı şirket tarafından 20.01.2023 tarihli 40.000,00 TL tutarın defterlerine kaydı yapılmamış olunmasına karşın takipte ilgili ödemenin dikkate alındığı ve cari hesap alacağı 154.140,00 TL olduğu halde takip tutarının 114,140,00 TL üzerinden başlatıldığının görüldüğü, davalı tarafından iade faturası kesilerek cari hesabın kapatıldığı 06.02.2023 tarih ve ... Nolu KDV Dahil 114.140,00 TL tutarlı fatura Içeriği 96,73 m3 Kompozit Decklerin davacı şirkete teslimine dair herhangi bir belge mevcut olmadığı, ilgili fatura içeriği malların davacıya teslimi ve cari hesaptan mahsubunun kabulü hususunun takdirinin mahmekeye ait olduğu yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. İİK 166/2. madde doğrultusunda yazılı basında ve sicil gazetesinde davalı hakkında iflas istemli dava ikame edildiğine dair ilanların yaptırıldığı, davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı olduğu adresin mahkememiz yargı çevresinde bulunduğu, bu nedenle bu davaya bakma konusunda mahkememizin kesin yetkili olduğu, İİK 156/4. maddesi uyarınca, iflas ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde iş bu davanın ikame edildiği anlaşılmıştır. ... tarihli ve ... Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve... Esas, ...Karar sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.Türk Ticaret Kanunu’nun 21 inci maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşme ilişkisini inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi, başka bir ifadeyle (hizmet) alım-(hizmet) satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir.Takip konusu faturaların davacı ve davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, takip konusu faturalara davalı tarafından süresinde itiraz edilmediği, davalı tarafından davacı adına düzenlenen iade faturasının ise davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının düzenlediği iade faturası içeriğinde yer alan 96,73 m3 Kompozit Decklerin davacı şirkete teslim edildiğine dair davalı tarafından belge ibraz edilemediği denetime elverişli bilirkişi raporundan anlaşılmaktardır.Uyuşmazlık, davacı tarafından "ticari e-fatura" seçeneği üzerinden düzenlenip davalıya gönderilen ve davalı tarafından süresinde itiraz edilmeyen faturanın içeriğinde cinsi, miktarı ve bedeli yazılı malların davalıya teslim edilmiş sayılıp sayılmayacağı, ticari satımla ilgili fatura içeriğine itiraz edilmemesinin malların fatura borçlusuna teslim edildiğine karine teşkil edip etmeyeceği hususunda toplanmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için “fatura” kavramı üzerinde durulmasında yarar vardır. 6102 sayılı Kanun'da fatura tanımlanmamış; 213 sayılı Kanun'un 229 uncu maddesinde ise: "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesikadır" şeklinde tanımlanmıştır. Buna göre fatura, ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını ölçüsünü fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası niteliğinde olup sözleşmenin yapılmasından sonra düzenlenen ve sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili bir belgedir (Türk Hukuk Kurumu: Türk Hukuk Lûgatı, Ankara 2021, s. 373).Diğer taraftan 6102 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin birinci fıkrası; "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir." hükmünü haizken ikinci fıkrasında; "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır" hükmü yer almaktadır. Buna göre ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa öneri mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir ve elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez.6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi gereğince gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması hâlinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş ya da iş görmüş bir tacir olması gerekir. Bunun doğal sonucu olarak da; esnafın gönderdiği faturaya itiraz olunmaması fatura içeriğini kabul etme sonucunu doğurmaz. Görüldüğü üzere bu düzenleme ile faturanın özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olduğu süresinde itiraz edilmemekle içeriğinden sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Ne var ki fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi kendisi faturayı düzenlemediği hâlde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, başka bir deyişle faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde düzenlenen bu karineden kaynaklanmaktadır. Bu itibarla fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdî ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde düzenlenen karine aksi ispat edilebilen adi bir karine olduğundan sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi, niteliği gereği faturaya yazılması gereken hususlar, başka bir deyişle olağan içeriği bakımından uygulanır. Faturanın içeriğinin nasıl olması gerektiği konusunda 6102 sayılı Kanun'da özel bir hüküm bulunmamakta, sadece 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu ve olağan içeriğinin nasıl olması gerektiği 213 sayılı Kanun'da düzenlenmiştir. Bu itibarla 213 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesi gereğince faturada en az; faturanın düzenleme tarihi, seri ve sıra numarası, faturayı düzenleyenin adı, varsa ticaret unvanı, iş adresi, bağlı olduğu vergi dairesi ve hesap numarası, müşterinin adı, ticaret unvanı, adresi, varsa vergi dairesi ve hesap numarası, malın veya işin nevi, miktarı, fiyatı ve tutarı, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası bulunmalıdır. Görüldüğü üzere 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususlara ilişkindir. Takip konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve takip konusu faturalarda satılan malın cinsi, adedi ve bedeli gibi faturanın zorunlu ve olağan içeriklerinin yer aldığı, fatura içeriklerinin satım sözleşmesinin ifa safhasıyla uyumlu olduğu, fatura içeriklerinde ifa safhası dışında sayılabilecek (vade farkı,kâr kaybı vb) hususların yer almadığı, emsal Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-793 Esas, ████████ K. sayılı kararında da açıklandığı üzere davalı defterlerine kaydedilen olağan içerikli faturalara süresinde itiraz edilmemesinin fatura içeriği ürünlerin teslimine karine teşkil ettiği,aksinin ve fatura konusu bedellerin ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği yine davacı defterlerinde kayıtlı olmayan ve fakat davalı tarafından cari hesabın kapatılmasına dayanak gösterilen fatura içeriği malların davacıya teslim edildiğinin davalı tarafından ispat edilemediği kanaatine varılmakla davacı defterlerinde kayıtlı faturalardan kaynaklı 114.140,00 TL asıl alacağın tahsili ve davalının iflasına karar verilmesi amacıyla başlatılan ... 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında davalının iflas yolu ile takibe itirazının (İİK 156/3 maddesi uyarınca) kaldırılmasına karar verilmiş ve İİK'nın 158. maddesi uyarınca davalı hakkında iflas davası açıldığı İİK'nın 166. maddesinde belirtilen usulle ilan edilmiştir. İtirazın kaldırılmasına karar verildikten sonraki duruşma tarihi itibari ile depo emrine esas kapak hesabının bildirilmesi için ... 37. İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmış , duruşma tarihi itibari ile 114.140,00 TL asıl alacak, 90.137,77 TL işlemiş faiz, 18.262,40 TL vekalet ücreti, 241,10 TL masraf olmak üzere toplam 222.781,27 TL TL borcun 7 günlük kesin süre içinde davacı alacaklıya ödenmesi veya mahkememiz veznesine depo edilmesi gerektiği aksi halde İİK 158 ve devamı maddeleri uyarınca davalı şirketin iflasına karar verileceği duruşmada davalı vekiline ihtar edilmiş, mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında verilen depo emri uyarınca 222.781,27 TL borcun ... 37. İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasına yatırıldığı , iflas takibine konu borcun ödendiği anlaşılmakla konusuz kalan davada esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 615,40 TL olduğundan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 795,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yatırılıp mahsup edilen harç tutarı 179,90 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 290,00 TL posta ve tebligat masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ile 14.135,00 TL ilan masrafı olmak üzere toplam 18.425,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,6-İflas avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. █████/2025 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP