Anahtar kelimeler: Fatih Tasdik Planının Parsele Ölçekli Meclisinintarihli Alanda Müşaviri Altinci Büyükşehir
Danıştay 6. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ...Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
3- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan Fatih Belediye Meclisinin...tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca 04.10.2012 tarihinde tasdik edilen 1/1000 ölçekli Fatih Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planının anılan parsele ilişkin kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, davacı parseline yönelik eşitlikçi planlama yapılmadığı, dava konusu planın, yeşil alanların geometrik şekilleri nedeniyle sorunlu ve uygulamasının zor olduğu, sırf donatı standardını tutturmak için tarihsel gelişimin ve
kentsel dokunun parçası olan yapı adalarına ve yapı adalarını oluşturan parsellere müdahale edilmesinin koruma ve şehircilik ilkelerine de aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda davacının mülkiyetinde bulunan taşınmazın 263,35 m² yüzölçüme sahip olduğu, uygulama imar planında çok daha büyük yüzölçüme sahip park ve dinlenme alanı kullanımının bir parçası şeklinde konumlandırıldığı ve parselin yakın çevresinde bulunan benzer yüzölçüme sahip park alanı kullanımlarına üst ölçekli planda yer verildiği anlaşıldığından, dava konusu 1/1.000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu parsel bakımından planların kademeli birlikteliği ilkesine uygunluk bakımından da hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılarak, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun anılan gerekçenin eklenmesi suretiyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Dava konusu taşınmazın yoldan cephe almakta olduğu ve park alanı olarak belirlenen alanın bir parçası olduğu ve park fonksiyonunun iptaline karar verilmesi durumunda ada içi formundaki parkın bütünselliği bozulacağından temyize konu kararın planlama ilke, esas ve tekniklerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasay uygun olduğu belirtilerek davalıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda yapılan 1/1000 ölçekli Fatih Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Fatih Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile onaylanmış ve uyuşmazlık konusu taşınmazın park alanı olarak belirlenmesi üzerinde bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinin dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinde, nazım imar planı; varsa bölge ve çevre düzeni planlarına uygun olarak hali hazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları gösteren ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporu ile beraber bir bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların  yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinin 8. alt bendinde, "Koruma amaçlı imar plânı: bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; hali hazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır." hükmü yer almaktadır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 24.maddesinin 2.fıkrasında; "Nazım imar planları üzerinde gösterilen sosyal ve teknik altyapı alanlarının konum ile büyüklükleri, toplam standartların altına düşülmemek, nazım imar planının ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü ve genel işleyişini bozmamak ve hizmet etki alanı içinde kalmak şartı ile ilgili kurum ve kuruluşların görüşü dikkate alınarak uygulama imar planlarında değiştirilebilir.", hükmüne, 3. fıkrasında ise "Uygulama imar planlarında, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, otopark, cep otoparkı, yol boyu otopark, durak cebi, aile sağlık merkezi, mescit, karakol, muhtarlık, trafo gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını artırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonlar ayrılabilir ve bu fonksiyonların konulması nazım imar planına aykırılık teşkil etmez." hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Diğer imar planlarından bağımsız, ayrı bir kanunla ve özel olarak düzenlenen koruma amaçlı imar planları, plan hiyerarşisi doğrultusunda, üst ölçekli imar planlarının getirdiği ölçütler de dikkate alınarak kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu, özgün dokuya sahip alanların korunmasına yönelen ve bu yönde alınan kararlardan oluşmaktadır. Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere, bu kararlar alınırken, koruma alanında yaşayan bireylerin sağlıklı bir çevrede, sosyal donatı düzeyleri artırılarak korunması gereken alanlarda daha özenli kentsel ortam koşullarında yaşamaları da hedeflenmektedir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında dava konusu taşınmazla beraber bir kısım taşınmazı daha kapsayan park alanının büyüklüğü gereği nazım imar planında gösterilmesi gereken bir park alanı olduğu, üst ölçekli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planında konut alanında kalan taşınmazın, 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planın park olarak belirlenmesinin plan hiyerarşisi ile planların kademeli birlikteliği ilkesine uygun düşmediği ifade edilmiştir.
Ancak uyuşmalık konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının üst ölçeği olan 1/5000 ölçekli Tarihi Yarımada (Fatih) Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı notlarının I-25 sayılı maddesinde, " Ölçek nedeni ile plana aktarılamayan donatı alanları 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planlarında gösterilecektir. Plan üzerinden kesin ölçü alınamaz ve donatı alanı sınırları mülkiyet-kadastral doku hassasiyetinde 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planları’nda kesinleştirilecektir." düzenlenmesi yer almakta, planın açıklama raporunun "Açık ve Yeşil Alanlar" başlıklı 9.8.4 sayılı maddesinde, "Tarihi Yarımada genelinde yeşil alanların oldukça yetersiz olduğunu söylemek mümkündür. Suriçi’ndeki mevcut yeşil alanlar; askeri alanlar, külliye ve üniversite, hastane bahçeleri gibi kamuya doğrudan açık olmayan alanlar ile Gülhane Parkı, Saraçhane Parkı gibi alanlar ile geçmişte imar uygulaması ile gerçekleştirilen çok kısıtlı miktarda park-çocuk bahçeleri ve dolgu alanları gibi zamanla denizden kazanılmış ancak çok fonksiyonel kullanılmayan alanlardan oluşmaktadır. Söz konusu alanların yanında nüfusun ihtiyaçlarını karşılayacak aktif yeşil alanların tesis edilmesi gerekmektedir. Mevcut arazi kullanımında 2007 yılı nüfus sayımı olan 455,498 kişilik nüfus göz önünde bulundurularak, kişi başına 3,08 m2 ile toplam yaklaşık 143 hektar olan yeşil alanlar, planda yaklaşık 292,79 hektara ve kişi başı 6,42 m2 lik (Plan nüfusuna göre 8,78 m2 ) standarda yükseltilmiştir." şeklinde açıklamalarda bulunulmuştur.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesi uyarınca, uygulama imar planlarının nazım imar planlarına uygun olarak hazırlanması esas olmakla birlikte, bölgenin ihtiyacına yönelik çocuk bahçesi, yeşil alan, park gibi sosyal ve teknik altyapı alanlarını arttırıcı küçük alan gerektiren fonksiyonların nazım imar planında gösterilmeksizin uygulama imar planlarında gösterilmesinin, üst ölçekli nazım imar planlarına aykırılık teşkil etmeyeceği kabul edilmektedir.
Kanunda özel olarak düzenlenen koruma amaçlı imar planlarının kendine özgü niteliği dikkate alınarak dava konusu 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının üst ölçekli planı niteliğindeki 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı notlarında ölçek nedeni ile plana aktarılamayan donatı alanları 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarında gösterileceği, plan üzerinden kesin ölçü alınamayacağı ve donatı sınırlarının mülkiyet kadastral doku hassasiyetinde 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarında kesinleşeceği düzenlenmiştir.
Ayrıca dava konusu taşınmazın tamamının yüz ölçümünün 263.35 m2 büyüklüğünde olduğu ve park kullanım kararının bir kısmına denk geldiği, boyutları gereği, nazım imar planı ölçeğinde gösterilemeyecek nitelikte olduğu ve davanın konusu park alanının tamamı değil parsel özelinin oluşturulduğu göz önüne alındığında dava konusu 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının üst ölçekli planı niteliğindeki 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile uyumlu olduğu sonucuna varılmaktadır.
Öte yandan, taşınmazın park alanı olarak ayrılan kısmının daha büyük bir park alanının parçası olduğu, park bütünselliğinin bozulmaması açısından da önem taşıdığı, planlama alanı bütününde park alanı kullanımına yönelik yeşil alan miktarının imar mevzuatıyla belirlenen standartların altında kaldığı, sosyal donatı standartlarını arttırma açısından dava konusu uygulama imar planı ile taşınmazda belirlenen ada içi formundaki park kullanım kararı ile çevrede yaşayanların donatı ihtiyaçlarının kısmen de olsa giderildiği görülmekte, böylece Tarihi Yarımada'da yetersiz durumda bulunan kişi başına düşen yeşil alan ve donatı ihtiyacının artırıldığı gözlemlenmektedir.
Sonuç olarak, dava konusu koruma amaçlı uygulama imar planı ile sosyal donatı alanları da gözetilerek Tarihi Yarımada'ya özgü mimari dokunun korunduğu anlaşıldığından planlama esasları ve şehircilik ilkeleri, yasal mevzuat ile kamu yararına uygun olan dava konusu işlemin iptaline ilişkin temyize konu İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalıların temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun ek gerekçe ile reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!