Anahtar kelimeler: Çarpışması Mahrumiyeti Esaskarar Fiilden Seyir Araçta Plaka Yazim Sürücü Kazanın

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - █████████
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████HAKİM : ...KATİP : ..DAVACI : ...VEKİLİ : Av....DAVALI : 1- ...VEKİLİ : Av...DAVALI : 2- ...DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2022KARAR TARİHİ : █████/2022YAZIM TARİHİ : ... Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davası yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2021 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sürücü ... idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu müvekkili şirkete ait ... plakalı araçta maddi zarar meydana geldiğini, davalı şirkete ait... plaka sayılı aracın sürücüsünün kusurlu olduğunu, kazanın neticesinde müvekkiline ait olan araçta hasar bedeli, değer ve hak mahrumiyeti meydana geldiğini, davalıların bu kazada müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar bedelinin ve değer kaybının miktarı için bilirkişiden rapor alınması gerektiğini belirterek müvekkilinin aracında meydana gelen 100 TL değer kaybı, 100 TL hasar bedeli ve 100 TL hak mahrumiyeti olmak üzere 300 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı ... Mak...ltd. şti. vekili mahkememize sunmuş olduğu █████/2022 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunarak görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davacı tarafından İstanbul Anadolu 11. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibi ile meydana gelen trafik kazası nedeni ile değer kaybı, hasar bedeli v araç mahrumiyet bedelinin talep edildiğini, söz konusu ödeme emrine itiraz ettiklerini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, davacı tarafından itirazın iptali davası açması gerekirken aynı taleplerle tekrar dava açtığını, bu nedenle derdestlik itirazın bulunduklarını, tarafların kusur oranlarının tespiti için bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı herhangi bir beyanda bulunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da Ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. Aksine düzenleme bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. (TTK'nın 5/1.) TTK'nun 3. maddesi ise, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir” hükmünü içermektedir.Ticari davalar, mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın sırf dava konusunun TTK'da düzenlenmesi nedeniyle ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu gruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmez.6102 sayılı TTK'nin yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5-3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 1. Maddesi gereği, göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; █████/2021 tarihinde sürücü davalı ... idaresindeki ... plakalı araç ile davacıya ait sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait ... plakalı araçta olaşan hasar ve değer kaybı tazminatının tahsili için iş bu davanın açıldığı, davaya konu edilen hasarlı aracın ilgili kayıtlarından kullanım amacının hususi olduğunun belirtildiği, davacı ile davalılar arasında meydana gelen kaza nedeniyle araçtaki değer kaybı ve hasar tazminatı talebinin, haksız fiile dayalı olduğu, haksız fiile ilişkin hususların TBK 49 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olduğu, bu bakımdan davanın TTK'de düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı her ne kadar davacı ve davalı araç sahibi tacir ise de değer kaybı/hasar meydana gelen aracın hususi kullanıma hizmet eden bir araç olduğun tespit edildiği, nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için TTK'nın 4/1. maddesine göre her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları olmasının gerektiği, aracın hususi kullanıma özgülendiği bu bakımdan ticari işletmeyle ilgili bir hususun bulunmadığı uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, mutlak ya da nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olmadığı, asliye hukuk mahkemesi olduğu değerlendirilerek görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nın 115/2 maddesi gereğince davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,2-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,3-6100 sayılı HMK.nın 20/1 maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmediği takdirde, mahkememizce DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile beraber),4-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,5-6100 sayılı HMK.nın 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce verilecek ek kararla dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacıların yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesine,Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343. Maddesi gereğince mahkememize ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2022Katip ....e-imza Hakim...e-imza