Anahtar kelimeler: Alamamış Kumaş Satmış Satımdan İmalatı Oluşmuş Tekstil Yapmakta Cari Durduğunu

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin tekstil kumaş imalatı işi yapmakta olduğunu, davalı ...
kumaş satmış olduğunu, buna istinaden taraflar arasında cari hesap ilişkisi oluşmuş olduğunu,
ancak müvekkilinin davalıdan iş bu cari hesaba dayalı alacağını alamamış olduğunu, bu nedenle,
iş bu alacağın tahsili için taraflarınca Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile
davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı işbu takibe itirazı neticesinde takibin durduğunu beyanla Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından yapılan takibe karşı
davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, alacağa ticari faiz işletilmesine, asıl
alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya
Verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafından dosyaya sunulmuş cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLER VE GEREKÇE:
Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 219.350,11-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; icra takibine konu cari hesap ilişkisi nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı davalının icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığı hususlarının tespitinden ibarettir.
Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; ''....1-) Davacının 2024 yılı Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne
uygun tutulmuş olduğu, Ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil
niteliğinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu,
2-) Davalı ... ait ticari defterler inceleme için sunulmamış olduğu,
3-) Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan █████/2024 tarihi itibariyle,
davacının davalıdan 219.350,11 TL Alacaklı oldukları,
4-) Davacı ticari defterlerine göre, Davalı tarafından davacı ... 2024 yılında KDV Hariç toplam
tutarı 1.399.343,95 TL, KDV Dahil tutarı 1.539.278,49 TL olan 7 Adet E-Fatura düzenlenmiş
olduğu, her iki taraf BA BS Bildirimlerinde bu faturaların bildirilmiş olduğu,
Davacı ... Bankası hesabından davalı .... Bankası hesabına 1.000
TL ve ... Bankası hesabına toplam tutarı 95.000 TL olmak üzere kümülatif
olarak 96.000 TL Banka ödemesi yapılmış olduğu,
Davacı tarafından davalı ... toplam tutarı 1.662.628,60 TL olan çek ödemesi yapılmış olduğu,
Davacının, davalı tarafından düzenlenmiş faturalara fazla ödeme yapılması nedeniyle
(1.539.278,49 TL-96.000 TL-1.662.628,60 TL) 219.350,11 TL Alacaklı olduğu tespit edilmiş
olduğu,
5-) Davacı ... lehine karar alınması durumunda, Davacı ...’ın, icra takip tarihi olan █████/2024
tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık %51,75 ve değişen oranlarda Reeskont Avans
faizi talep edebileceğine ilişkin Takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu,...'' şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesinde;
davacı tarafça cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali davasının açıldığı, Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması için tayin edilen günde davacı tarafça defter ve belgelerin hazır edildiği, davalı tarafın yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve kayıtlarını inceleme gün ve saatinde hazır bulundurmadığı gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı ticari defterlerine göre de davalıdan icra takip tutarı kadar alacağı olduğunun sabit olduğu, davalı tarafça belirlenen günde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, bu durumda HMK m. 222/3 hükmü gereğince tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispatın sunulan defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceğinin kabulü gerektiği, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen BA-BS bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davacı tarafça başlatılan icra takibinin usulüne uygun olarak başlatıldığı ve tüm dosya kapsamından takip asıl alacak tutarının 219.350,11-TL olduğunun ve bu tutarın davacının alacağı ile uyumlu olduğunun anlaşıldığı, gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödendiğine ilişkin davalı tarafça dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, davacının ticari defter ve kayıtları dikkate alınarak davasını ispat ettiği anlaşılmakla anlaşılmakla, davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile İİK 67/2 maddesi uyarınca likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile; davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın İPTALİNE, takibin 219.350,11-TL üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına,
2-Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 43.870,02-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 14.983,80-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 2.649,21-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.334,59-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,
-Davacı tarafından yatırılan toplam 3.137,61-TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 35.096,02-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, bilirkişi ücreti toplamı 5.110,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
8-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ....
¸e-imza
Hakim ....
¸e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!