Anahtar kelimeler: Atalep Poliçenin Poliçedeki Haricen Muhtarlığa İmzalamadığını Öğrendiğini Başlattığını Akdedildiğini İmzaların

T.C.
ANTALYA4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Menfi TespitDAVA TARİHİ : █████/2018KARAR TARİHİ : █████/2020Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:A.TALEP:1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkilinin ...nın ...(... sigortası) gereği ...-... başlangıç tarihli 8 adet poliçenin davacı müvekkili ile akdedildiğini iddia ederek Antalya ...İcra Müdürlüğü'nün .../... sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ödeme emrinin muhtarlığa bırakıldığını, müvekkilinin yapılan icra takibini haricen öğrendiğini, davalı alacaklı tarafından icra takibine dayanak yapılan 8 adet poliçedeki imzaların davacı müvekkiline ait olmadığını,davacının davalı şirket ile herhangi bir sözleşme imzalamadığını ve borçlu olmadığını belirterek, söz konusu icra takibi nedeniyle istenen bedel yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, haksız takip nedeniyle %20 inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.B. TARAF TEŞKİLİ:2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261)3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP:4.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ... gereği 8 adet poliçe imzalandığını, bu poliçeler gereği taraflarına ödenmesi gereken ... TL poliçe bedelinin ödemediğini, bunun üzerine noter aracılığı ile ihtarname çekildiğini, sigorta poliçe bedellerinin ödenmediğini, imzaya ilişkin itirazların bir geçerliliğinin olmadığını, kimsenin başkasının borcunu ödemek istemeyeceğini beyan ederek; davacının reddine karar verilmesini talep etmiştir.D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ:5.Dava, menfi tespit talebinden ibarettir.6.Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır.7.Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında tetkik merciinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini, menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.03.2010 gün ve ███████-123 E. ████████ K; 07.12.2011 gün ve ███████-576 E. ████████ K sayılı kararında da vurgulanmıştır. (T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., ███████-622 esas, 2012/9karar, Tar. █████/2012)8.Davanın niteliğine yönelik bu gene/ilkesel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde davanın öncelikle Antalya ... Asliye Hukuk mahkemesinin .../... esas sayısında ... tarihinde açıldığı, dosya üzerinden ... tarihinde .../... esas sayılı dosyası ile görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olması dolayısıyla usulden ret kararı verildiği, kararın ... tarihinde kesinleştiği, ... tarihli dilekçe ile davacı vekilinin dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunduğu, dosya kendisine gelen Antalya ... Tüketici mahkemesinin .../... esasına kaydolunduğu, mahkemece ... tarihli, ... karar sayılı kararla, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olması dolayısıyla usulden ret kararı verildiği, ararın ... tarihinde kesinleştiği,... tarihli dilekçe ile davacı vekilinin dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunduğu ve dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmaktadır.9.Süresi içinde görevli mahkemeye başvuru halinde, yeni mahkemede görülmeye başlayan dava, görevsiz mahkemede açılan davanın devamıdır. Dava, tarihi ilk açılış tarihidir.(KURU, Baki/ARSLAN, Ramazan/ YILMAZ, Ejder., Medeni Usul Hukuku, Yetkin Yayınları, Genişletilmiş 16. Baskı, Ders Kitabı, s. 156) 10.Dava tarihi itibariyle, dava zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurma gereği yoktur.11.Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası, dosya arasında mevcut olup, tetkikinden; Alacaklısının ..., borçlusunun ... olduğu,...nın ...(... sigortası) gereği düzenlenen 8 adet poliçeden kaynaklı alacağa istinaden ...-TLasıl alacak, ...-TL ...-... işlemiş faiz olmak üzere toplam ...-TL alacak için yapılan ilamsız icra takibi olduğu anlaşılmıştır.12.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 266. maddesinde yer alan emredici hükme göre hâkim,sadece çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda bilirkişiye başvurabilecektir. Hâkim açısından “özel bilgi” ise, hukuk bilimi dışındaki belli bir bilim dalının araştırıp ortaya koyduğu sonuçlara ilişkin bilgi olarak anlaşılmalıdır. Yerleşik yargı kararları ve işin mahiyeti gereği imza incelemesinin özel ve teknik bilgi gerektirdiği açıktır. Bu nedenle, mahkememize aşamalarda, mahkememizce incelemeye esas imza örnekleri toplanmış, davacıya da bu hususta bildirim yapabilmesi için imkan sağlanmıştır.13. İmza örnekleri temin edilerek, ihtilaf konusu poliçe asılları da dosyaya kazandırılarak, mahkememizce ATK Fizik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmıştır.14.ATK Fizik İhtisas Dairesinin ... tarihli, ...-.../.../.../... rapor numaralı raporunda özetle; inceleme konusu poliçelerde ... adına kayıtlı imzalar ile mevcut mukayese imzalar arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir.15. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.16. Davacı duruşmada, raporun iddialarını teyit ettiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 17. Davalı vekili, itiraz dilekçesinde raporun hüküm vermeye elverişli olmadığını, cevap dilekçelerinde belirttikleri üzere davacının, kardeşi ... ile birlikte davalı şirkete gelerek, davacıya ait taşınmazlardaki mahsulleri doğal afetlere karşı sigorta ettirdiklerini, hatta poliçeler yapılınca davacının, kardeşi ile poliçeleri birlikte incelediğini ve kardeşinin, davacının poliçeleri imzaladığını beyan ederek poliçeleri davalı müvekkile teslim ettiğini, Dolayısıyla davacının dediği gibi aralarında bir anlaşmanın olmaması ve borçlu olmadıkları yönündeki beyanları doğru olmadığını, ancak alınan rapordan imzaların davacıya ait çıkmadığının anlaşıldığını, tahminlerince kendilerinin poliçeleri inceleme ve imzalamaları aşamasında davalı müvekkilin o an bilgisayarda başka poliçelerle ilgilenmesini ve kendilerine bakmamasını fırsat bilerek büyük ihtimal poliçeleri davacı yerine kardeşi ...'ın imzalamış olabileceğinin kuvvet ve muhtemel olduğunu, bu nedenle de davacı ve kardeşi ... hakkında nitelikli dolandırıcılıktan (sigorta dolandırıcılığı) savcılığa suç duyurusunda bulunulacak olup ilgili dosyanın soruşturma numarası dosyaya bildirileceğini, davacının kardeşinin de imzalarının incelenmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.18.Türk Ticaret Kanunu, tacire, bütün ticarî faaliyetlerinde, basiretli bir iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğü getirmiştir. Dosyada davalı ticaret şirketidir ve TTK gereği tacirdir. Basiret, sağduyu, ilim, tecrübe ve feraset ışığıyla görüp sezmeye ve bilip değerlendirmeye esas teşkil eden konuları etraflıca ve tam olarak kavrayabilmedir.(KARAHAN, Sami, Ticarî İşletme Hukuku, 6102 Sayılı TTK. ile 6098 Sayılı TBK. ve 6100 Sayılı HMK‟ya Göre Güncellenmiş 20 Baskı, Konya 2011, s. 86; AYHAN, Rıza, Ticarî İşletme Hukuku, Ankara 2007, s. 203) Basiret, tacirin ticarî işletmesiyle ilgili olarak, fiilî ve hukukî işlemlerde göstermesi gereken dikkat, tedbir ve objektif özen yükümlülüğü demektir. Tacir, tüm bu hukukî ve fiilî işlemlerini yaparken, ticarî hayatın gerektirdiği tüm tedbirleri almalı ve meydana gelebilecek değişmeleri önceden tahmin etmeye çalışarak yükümlülük altına girmesi gereklidir. Tacirden beklenen basiretin ne olduğu kanundan değil ticarî hayattan, özellikle ticarî teamüllerden çıkartılabilir. (KİZİR, Mahmut., "Yargıtay Kararları Işığında Basiretli İşadamı Gibi Hareket Etme Yükümlülüğünün Sözleşmenin Değişen Şartlara Uyarlanmasına Etkisi", Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 19 Sayı: 2 Yıl: 2011, s. 245-283) Basiretli iş adamı gibi hareket etme gerekliliği tacirin organları, çalışanları, çalışanların seçme ve onların faaliyetleri ile ilgili olarak da geçerlidir. Senetteki imzaların borçlulara aidiyetini kontrol etmeyen veya imzaların huzurda atılmasını sağlamadan takibe koyan alacaklı ağır kusurludur.(Kıyasen bonoya ilişkin Yargıtay 12. HD., Esas: 2004 / 22499 Karar: 2004 / 26959) Davalı vekilinin itiraz dilekçesinde bahsettiğ; "kendilerinin poliçeleri inceleme ve imzalamaları aşamasında davalı müvekkilin o an bilgisayarda başka poliçelerle ilgilenmesini ve kendilerine bakmamasını fırsat bilerek büyük ihtimal poliçeleri davacı yerine kardeşi ...'ın imzalamış olabileceğinin kuvvet ve muhtemel olduğu" yönündeki beyanlar tek başına mahkememizin tekrar rapor almasını sağlayacak derecede/almasını gerektirir beyanlar değildir. Somut olayda, imzaların davacıya ait olmadığı, davacının borçtan sorumlu olup olmadığı yargılanmaktadır.19.Mahkememizce, itirazda da geçen Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyası istenmiştir.20. Duruşmada da davalı vekili, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasında davacı için verilen "ek kovuşturmaya yer olmadığına" dair kararı sunmuştur.21.İncelemede, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasında yapılan soruşturmada yapılan bilirkişi incelemesi sonunda da imzanın davacının kardeşi ...'in elinden çıktığı anlaşılmış ve ... hakkında dava açıldığı, davacı için ise "ek kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar verildiği anlaşılmaktadır. 22.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporu ile mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu birbirini teyit etmektedir.23.Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir.(T.C. Anayasa m. 141/son, HMK m. 30) Bilindiği ve 07.12.1964 gün ve 3/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da belirtildiği üzere; Dava, mahkemeden verilecek bir hükümle, bir iddia üzerinde hukuki korunmanın sağlanması dileğidir. Hüküm taraflar arasında/için verilir ve onlar arasında kural olarak kesin hüküm etkisine haizdir. Davacı, poliçelerdeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan/iddia etmektedir ve yargılama konusu bu husustur. İmzanın kime ait olduğunun tespiti yargılama konusu değildir. Bu nedenle, davalı vekilinin, davacının kardeşinin de imzalarının incelenmesi talebi/bu yöne ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir. Davacının kardeşi hakkında ceza yargılaması başlatılmıştır. Davalı vekilinin bu husustan başka rapora itirazları da hem soyut olup, hem de soruşturmada aldırılan raporla da uyum içinde olması, davalı vekilince de itirazda özetle; "alınan rapordan imzaların davacıya ait çıkmadığının anlaşıldığını" beyan şeklindeki ifadesinin yanında itiraz içeriğinde genel olarak davacının kardeşinin imza attığı hususunda kuvvetle muhtemel düşüncelerinin olduğunu beyan etmesi, soruşturma dosyasının bunu doğrulaması hususları karşısında yerinde bulunmamıştır.24.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).25.Bu hususlar doğrultusunda, ATK tarafından düzenlenen bilirkişi raporunun, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu, itirazların yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır. 26. Tüm dosya kapsamı, ATK bilirkişi raporu, soruşturma aşamasındaki bilgilerin değerlendirilmesi sonucu, davacının dava konusu poliçelerden, imzalar kendisine ait olmadığından sorumlu olmadığı anlaşılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.27.Davacı, dava dilekçesinde ayrıca inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Hukuki tavsif hakime ait olduğundan davacının talebinin yargı uygulamasında kötü niyet tazminatı olarak da geçen İİK m. 72/5 de ifadesini bulan tazminat olduğu kabul edilmiştir.28.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca menfi tespit davası açan borçlunun tazminat isteme hakkı vardır. Anılan maddenin 5. fıkrası aynen; “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” hükmünü içermektedir. Madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde, istem varsa, davacı (borçlu) lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötüniyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötüniyetli olduğunu iddia eden davacı (borçlu)’nun üzerindedir. Nitekim aynı ilkeler, Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve ███████-123 esas, ████████ karar, 07.12.2011 tarihli ve ███████-576 esas ████████ karar ve 20.03.2013 tarihli ve ███████-778 esas, ████████ sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Yukarıda da belirtildiği üzere; Senetteki imzaların borçlulara aidiyetini kontrol etmeyen veya imzaların huzurda atılmasını sağlamadan takibe koyan alacaklı ağır kusurludur. Alacaklının imzanın borçluya ait olup olmadığını bilmesi gerekir. Davacının haklı olduğunun ve takibin kötü niyetli olduğunun kabulü ile davacının tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, davacının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı icra dosyası bakımından davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-İİK 72/5 maddesi gereği takdir edilen ... TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3- Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan ... TL nispi peşin karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,5-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.)6-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen toplamda ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Davalı tarafça yapılan bir gider görülmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,9-Davacı vekilin kendisini vekille temsil ettirdiğinden; █████/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve m. 24 gereği yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilen AAÜT gereğince; ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,10-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına,11-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., █████/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., █████/1940, 1940/7 E., ███████ K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,12-Dosya arasında bulunan Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyanın karar kesinleştiğinde mahalline iadesine,Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2020 Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ...¸e-imzalıdır