Anahtar kelimeler: Atışalanı İkitelli Davacıalacaklı Durmuş Matuf Periyodik Ölçüm Madencilik Ştine Hiz

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMES
ESAS NO : █████████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : İtirazın İptaliDAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025KARARIN YAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı/alacaklı Atışalanı Vergi Dairesi'nin ... Vergi Sicil Numaralı mükellefi .... ÖLÇÜM HİZ. LTD. ŞTİ. muhtelif tarihlerdeki PERİYODİK KONTROL VE SAİR HİZMETLERİNDEN kaynaklanan alacak için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı Dosyası ile toplam 36.472,84 TL Asıl Alacağın tahsili talepli olarak; İkitelli Vergi Dairesi'nin .... Vergi Sicil Numaralı mükellefi davalı borçlu .... MADENCİLİK SANAYİ TİC. LTD. ŞTİ.'ne karşı icra takibi başlatmış olduklarını, davalı borçlu icra takibine itiraz etmiş ve icra takibinin durmuş bulunduğunu, davalı borçlunun itirazının haksız, dayanaksız ve zaman kazanmaya matuf olduğunu, hal böyle işbu huzurdaki itirazın iptali davasını ikame etme zorunluluğu doğduğunu beyan ederek, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı Dosyası ile başlatılan takibe vaki haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/ borçlunun asıl alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafça dosyaya sunulmuş bir cevap dilekçesi bulunmamaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen cari hesap alacağı nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; █████/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 36.472,84-TL olarak █████/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak ticari defter, belge ve kayıtları olarak gösterildiği, davalı tarafından █████/2024 tarihinde borcun tamamına, faize, yetkiye, faiz oranına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi.Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde █████/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Davalı taraf incelemeye katılmamış, ticari defter ve kayıtları ibraz etmemiştir. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; " davacı tarafın kestiği faturaların E-Arşiv Portalından davalı yana gönderildiği ve yapılan incelemelerde 2024 yılına ait ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın da BA-BS formlarında 2024 yılına ait 16 adet toplam 55.111,06-TL kdv hariç beyanda bulunulduğu, davacı tarafından kesin faturaların davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından kanuni süresinde itiraz edilmediği ve yapılan incelemelerde davalı tarafından faturalara istinaden de ödemeler yapıldığı gibi davalı tarafın BA formunda da beyanda bulunduğunun görüldüğü, taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde 72.442,89-TL, hizmet satımı olduğu, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinde 35.028,29-TLlik ödemelerin olduğu, davacı yanın davalıdan kaydı olarak 36.472,84-TL tutarında alacaklı olduğunun görüldüğü" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.HMK'nın 222.maddesine göre; ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Bu şartlara şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. "...Diğer taraftan, her iki taraf tacir olup HMK 222. maddesi gereğince bilirkişi incelemeleri sonucunda tutmakla yükümlü oldukları ticari defter ve kayıtların usul ve yasaya uygun olduğu ve delil vasfını taşıdığı tespit edilmiştir. Gerek davacı, gerekse davalının ticari defter ve kayıtlarında takip konusu fatura ve fatura alacağı yer aldığı gibi davalı şirkete ait BA Formunda fatura konusu alacağın bildirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, davacının takibe konu etmiş olduğu faturadan dolayı alacak iddiasını usul ve yasaya uygun olan delillerle ispat ettiğinin kabulü neticesinde verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir..." T.C. Bölge Adliye Mahkemesi , 10.10.2024 Tarih, Esas, Karar.Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre davalıdan 36.472,84-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu faturalarının davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı da rapor da tespit edilmiştir. Buna göre, davacının ticari defterleri ile tarafların 2024 dönemlerinde VD karşılaştırılması BA-BS lerini eşleştikleri, davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği anlaşılmakla davacının davasını ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının ticari defterleri, fatura ve BA kayıtları ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 36.472,84-TL asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 7.294,56- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 2.491,45-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 440,51-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 2.050,94-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 440,51-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 928,91-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 6.085,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı