Anahtar kelimeler: Borçludavalı Geçilmiş Faizinin Emri Durduğunu Yazildiği Sunduğu Kötüniyetli Takibe Bakirköy

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ KararDAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ YAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflarınca █████/2023 tarihli ödeme emri ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile takibe geçilmiş olup söz konusu ödeme emri davalı vekiline █████/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olduğunu, müvekkilinin, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla takip tarihi itibariyle, 23.082,00 -TL asıl alacak ve işlemiş faizinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe borçlu/davalı tarafın █████/2023 tarihli dilekçesi ile haksız ve kötüniyetli itirazı sonucunda █████/2023 tarihinde takibin durduğunu, ticari uyuşmazlıklarda zorunlu dava şartı olan Arabuluculuk süreci Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... Başvuru ve ... Büro Dosya Numaralı dosyası ile tamamlanmış olup, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağında da görüleceği üzere anlaşma sağlanamamıştır (EK-1). Dolayısıyla iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davalı borçlunun icra takibinde bildirilen alacak miktarına, faiz ve tüm ferileri ile icra takibine ilişkin yapılan tüm itirazları hukuki dayanaktan yoksun olup zaman kazanma amacı ile haksız ve kötü niyetli olarak yapıldığını ve asılsız olduğunu, davalı şirket tarafından icra dosyasına dayanak yapılan faturalara itiraz edilmediğini, davalı borçlu şirketin sadece bu faturalardan dolayı bir borcunun olmadığını haksız olarak iddia ettiğini, her ne kadar davalı yetkiye itiraz etmiş ise de söz konusu bu iddianın yerinde olmadığını bildirerek, davanın kabulüne, haksız olan itirazın iptali ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına, borçlunun borca itirazının iptaline, takibin devamına haksız itiraz eden borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Usulüne uygun tebliğe rağmen davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır.Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen cari hesap alacağı nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; █████/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 23.082,00-TL asıl alacak yönünden █████/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak fatura alacağı gösterildiği, davalı tarafından █████/2023 tarihinde borca ve yetkiye itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu fatura nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır. Mahkememizce davalının ticari defter ve belgeleri üzerinde █████/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup, mahkememizce belirlenen defter inceleme gün ve saatinin davalı tarafa tebliğ edildiği, defter inceleme gün ve saatinde davalı tarafın defter sunmadığı gibi yerinde inceleme de talep etmediği anlaşılmıştır. davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. Talimat mahkemesince dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Davacının davalı adına düzenlemiş olduğu █████/2023 tarihli, 23.082,00-TL tutarlı faturanın kayıtlarında mevcut olduğunun tespit edildiği, 2023 sonu kapanış bilançosunda 160.217,64-TL alacaklı olarak hesapların kapandığının görüldüğü, davacının █████/2023 tarihli 23.082,00-TL tutarında olan alacağını davalıdan talep edebileceğinin hesaplandığı" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporları HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin █████/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan yetki itirazı incelendiğinde, HMK'nın 6. maddesi uyarınca davalının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi yetkilidir. Davalı şirketin muamele merkezinin Esenler/İstanbul olduğu, Bakırköy İcra dairelerinin yetkili olması nedeniyle takibin doğru icra dairesinde başlatıldığı anlaşılmıştır.Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmişir. Davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 23.082,00--TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takibe konu bu cari hesap alacağına ilişkin faturaların davalıya tebliğ edildiği, TTK madde 21/2 uyarıca davalının faturalara itirazına rastlanılmadığı da rapor da tespit edilmiştir. Her iki tarafında tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafında ticari defterlerine işlenmesi gereken ticari işten kaynaklanıyor olduğuna şüphe bulunmamaktadır.7251 Sayılı Kanun’la değişik HMK m. 222/3 hükmü ise HMK m. 222’nin uygulandığı tüm uyuşmazlıklar açısından ticari defterleri ibrazdan kaçınmanın sonucunu açıkça düzenlemektedir. Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ile davalıdan 23.082,00-TL alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının ticari defterleri, faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE,1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 23.082,00-TL asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına,2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 4.616,40- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.576,73-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.149,13-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60- TL başvuru harcı, 427,60-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 916,00-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 12.920,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına,8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 23.082,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı