Anahtar kelimeler: Atalep Efatura Satımdan Ödemediğini Antalya Şirketten Borcu Takibi Faturaların Tutarlı

T.C.

ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2018
KARAR TARİHİ : █████/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A.TALEP:
1.Davacı vekili mahkememize verdiği ... tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketten ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL, ... tarih ... TL tutarlı toplam ... TL borcu ödemediğini, düzenlenen faturaların e-fatura yolu ile davalı şirkete teslim edildiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı şirketin takibe itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatın hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
B. TARAF TEŞKİLİ:
2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Bu çerçevede, öncelikle tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261)
3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı olarak gösterilen şirkete dava dilekçesi tebliğ edilmiştir, bir cevap dilekçesi verilmemiştir ancak aşamalarda davalının iflas ettiği bilgisine ulaşılmıştır. Davacı vekili, ön inceleme duruşmasında davalının iflas ettiğini beyan etmiştir. Davalı borçlu ... adına İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile iflas kararı verilmiş, iflas işlemleri İstanbul Anadolu ...İcra ve İflas Müdürlüğünün .../... İflas sayılı dosyasında yürütülmekte olduğu anlaşılmıştır. Taraf teşkili bu yönüyle sağlanmış, tebligatlar yapılmıştır.
C.CEVAP:
4.Davalı şirket iflas idare memuru ... tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğünün .../... iflas dosyasına alacak kayıt talebinde bulunmadığını, davacı tarafın talebinin yargılamayı gerektirdiğini inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini gerektiğini, şirketin iflasının açılmasından sonra şirket yetkilileri iflas müdürlüne yeterli bilgi ve belge teslim etmediğinden davacının talebi konusunda bu aşamada değerlendirme yapmalarının mümkün olmadığını, müflisin icra takibine vaki itirazında haklı olduğu bahsi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aksi halde davacı tarafın basiretli tacir yükümlülüğüne tabi olduğunu, dava konusu faturaların tebliğ belgelerini sunması gerektiğini, soyut fatura kaydının kendi defterlerine işli olmasının davanın kabulü için yeterli olmadığını, faturalara ilişkin BA-BS formlarının incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ:
5.Dava, itirazın iptali talebinden ibarettir.
6.Belirtmek gerekir ki; Genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazı üzerine takip durur ve alacaklının takibin devamını sağlamaya yarayan imkanlarından biri İcra İflas Kanunun 67. maddesinde öngörülen itirazın iptali davasıdır.
7.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ███████-2415 esas, █████████ karar sayılı emsal ilamında da belirtildiği üzere; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir alacak (eda) davasıdır. Takip alacaklısı tarafından (süresi içinde) ödeme emrine itiraz etmiş olan borçluya karşı açılır; yani davacı alacaklı, davalı ise takip borçlusudur. Davacı alacaklı bu davada, borçlunun itiraz etmiş olduğu alacağın mevcut olduğunu bildirerek, borçlunun itirazının iptaline karar verilmesini (ve istiyorsa, borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini) talep eder (KURU, Baki: İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, Kasım 2004, s. 220-221).
8.Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak ta yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., ███████-260 esas, ████████ karar)
9.Bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde;İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir. Diğer anlatımla, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğü'ne (İflas Dairesine) aittir. İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını (yani davalara devam edip etmeyeceğini) tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir. (md. 194). İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. (md. 194/1) Müflisin davacı olduğu davalarda, iflâs idaresi bir davanın başarı şansı olduğu kanısına varırsa, masanın bu davayı takip etmesine karar verir; bu karar ikinci alacaklılar toplantısının uygun bulması ile kesinleşir ve ikinci alacaklılar toplantısından sonraki on günlük süre geçince, bundan böyle davaya, davacı olarak iflâs idaresi tarafından devam edilir. İflâs idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu halde, o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (md. 245). Hiçbir alacaklı, davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflâsın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir.(Yargıtay 23. HD., █████████ esas, █████████ karar)
10.Bu tür durumlarda, mahkemece yapılması gereken; ikinci alacaklılar toplantısının beklenilmesi ve ikinci alacaklılar toplantısı yapıldıktan sonra da iflas idaresi temsilcilerine tebligat yapılarak yargılamaya devam edilmesi, bu arada davacıya da mehil verilerek alacağın iflas masasına kaydının sağlanması, alacak masaya kayıt edilir ise dava konusuz kaldığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, alacak kayıt edilmezse, bu durumda davaya iflas idaresi aleyhine kayıt kabul davası olarak devam edilmesinden ibarettir. (Yargıtay 23. HD., █████████ esas, █████████ karar)
11.Dava, kayıt kabul davasıdır ve mahkememizce ikinci alacaklılar toplantısı beklenmiştir.
12.İstanbul ... İcra Dairesinin ... tarihli, .../... iflas sayılı yazısında, ikinci alacaklılar toplantısının ... tarihinde yapıldığı belirtilmiştir.
13.Davacı vekili, ... tarihli dilekçesinde özetle; ... tarihinde iflas masasına kayıt için başvuruda bulunduklarını belirtmiştir. Davacı tarafça bu usuli şart yerine getirilmiştir.
14.Mahkememizce davacı ve davalı müflis şirket defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
15. ... tarihli bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olduğu, davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan ... TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davacının davalı adına düzenlediği ve takibe konu ettiği faturaların tümünün e fatura olduğu, faturalarda irsaliye numaralarının yazılı olduğu, davacı tarafından faturalara ait irsaliyelerinde dava dosyasına sunulduğu ve takip konusu fatularalara ait malların irsaliyelerinde teslim alan kısımlarında imza ve isim olduğu ve takibe konu bu faturaların davacı defterlerinde tümünün kayıtlı olduğu, ... tarihli ... TL lik faturanın ... TL lik kısmının ödendiği, takip açılır iken de bu tahsilatın düşülerek takibin başlatıldığı, dava dosyası içinde yer alan davacının ... dönemlerine ait BS formlarının incelenmesi neticesinde takibe konu edilen tüm faturaların BS formunda davalıy satış olarak bildirimlerinin yapıldığı, dava dosyası içinde yer alan davalıya ait ... dönemlerine ait BA formlarının incelenmesi sonucunda davacının bu aylarda düzenlediği tüm faturaların BA formunda davacıdan alım olarak bildirildiğinin görüldüğü ancak 5 inci ay BA formu olmadığından 5 inci ayda düzenlenen faturaların bildirilip bildirilmediğinin tespit edilemediği belirtilmiştir.
16.Talimat yolu ile davalı müflis şirket defterleri üzerinde yapılan inceleme üzerine ... tarihli bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının müflis şirketin kendi ticari defterlerine göre, ... takip tarihi itibariyle davacı yana ... TL borçlu olduğu, bu tutarın davacının ... tarihinde davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takip tutarı ile uyumlu olduğu belirtilmiştir. Ayrıca, bilirkişi raporunda, davalı yanın sunmuş olduğu e defter dökümleri incelendiğinde 5 inci aya ait davaya konu edilen faturaların kayıt altına alınmış olduğu belirtilmiş olmakla bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporda belirtilen bu eksiklik açıklanmış ve davalı yanın sunmuş olduğu e defter dökümleri incelendiğinde 5 inci aya ait davaya konu edilen faturaların kayıt altına alınmış olduğu açıkça belirtilmiştir.
17.Bilirkişi raporları taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır.
18.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen).
19.Bu hususlar doğrultusunda, bilirkişi raporlarının (her iki), hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
20.Davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlar. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamı) Dava dosyası içinde yer alan davalıya ait ... dönemlerine ait BA formlarının incelenmesi sonucunda davacının bu aylarda düzenlediği tüm faturaların BA formunda davacıdan alım olarak bildirildiğinin görüldüğü, davalı yanın sunmuş olduğu e defter dökümleri incelendiğinde, davacının defterlerinin incelenmesi sonucu hazırlanan raporda 5 ini aya ait kaydının olup olmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği 5 inci aya ait BA kaydının da mevcut olduğunun belirtildiği, böylelikle resmi daireye bildirilen formlarda da davacının iddiasının ispat edildiği, ticari defter kayıtlarının birbirini teyit ettiği, defter kayıtlarına göre ise davalıdan ... TL alacaklı olduğunun anlaşılması karşısında davacının davasını ispatladığı kanaati ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. TBK m. 117 gereği; Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Davalının takipten önce temerrüde düştüğüne dair bir bilgi belge dosyada mevcut değildir. Bu nedenle, takip talebindeki faiz yönünden talep ise yerinde bulunmamıştır. İflas kararının kesinleşmesi ile müflis hakkındaki icra takiplerinin düşmesi nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceği gözetilerek, icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay 23. HD., █████████ esas, █████████ karar) Kayıt kabul davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabidir. Mahkememizce bu şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davacının ... TL alacağının İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğünün .../... İflas sayılı masasına kayıt kabulüne,
2-Davacının inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3- Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına,
4-Alınması gerekli ... TL maktu harcın davacının yatırdığı ... TL den mahsubu ile hazineye gelir kaydına, arta kalan harç miktarının karar kesinleştiğinde istek halinde davacı tarafa iadesine,
5-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL nin haklılık durumu gereği; ... TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan giderin davacı üzerine bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına,
9-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., █████/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., █████/1940, 1940/7 E., ███████ K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına,
Dair, davacı vekili ...'nın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, davacı bakımından kesin davalı bakımından verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2020
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!