Anahtar kelimeler: Yazısı Merciince Adalet İhlali Görüşü Hukukundan Basit Başvuran İstemi Aile
4. Ceza Dairesi █████████ E. , █████████ K.
"İçtihat Metni"İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : ███████ Değişik İşSUÇ : Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaliİNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddiKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulmasıSanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğünün ihlali suçundan basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle kurulan beraat hükmüne karşı şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Merciince reddedildiğine dair kararın Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.02.2025 tarih ve ██████████ sayılı istem yazısı Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin;" ...5271 sayılı Kanun'un "Basit yargılama usulünde itiraz" başlıklı 252/6. maddesinde, "Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." şeklinde yer alan düzenleme değerlendirildiğinde, Dosya kapsamına göre, soruşturma aşamasında müşteki ...'un vekili olarak Avukat ...'in usulüne uygun olarak dosyaya vekaletname sunduğu, basit yargılama usulüne karşı şikayet ve delillerin bildirilmesine ilişkin ihtarın vekile bildirilmediği,Adana 21. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2023 tarihli kararı ile müşteki vekili tarafından yapılan itirazın süresinde yapılmadığı ve itiraz edenin itiraz hakkı bulunmadığı değerlendirilerek bu konuda bir karar verilmek üzere merciye gönderildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 252/6. maddesinde ''itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde'' merciine gönderileceğinin belirtildiği, akabinde ''mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar'' demek suretiyle merciin incelemesinin hangi kapsamda yapılacağının açıkça belirlendiği, bu suretle merciin itiraz yönünden işin esasına giremeyeceği gözetilmeksizin, soruşturma aşamasında dosyaya vekaletname sunan, şikayet ve delillerin bildirilmesi için tebligat yapılmayan vekil tarafından yapılan itirazın süresinde olduğu ve itiraz merciince itirazın bu yönden kabulü ile müştekinin itiraz hakkı olduğu tespiti yapılıp, duruşma açılarak yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE5271 sayılı Kanun’un basit yargılama usulü başlıklı 251. maddesinde;"(1) Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.(2) Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını on beş gün içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir.(3) Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223. maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.(4) Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir.(5) Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir.(6) Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.(7) Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanmaz. (8) Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz.”Aynı Kanun'un basit yargılama usulünde itiraz başlıklı 252. maddesinde ise; (1) 251. madde uyarınca verilen hükümlere karşı itiraz edilebilir. Süresi içinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşir.(2) İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Taraflar gelmese bile duruşma yapılır ve yokluklarında 223. madde uyarınca hüküm verilebilir. Taraflara gönderilecek davetiyede bu husus yazılır. Duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi hâlinde duruşma yapılmaz ve itiraz edilmemiş sayılır.(3) Mahkeme, ikinci fıkra uyarınca hüküm verirken, 251. madde kapsamında basit yargılama usulüne göre verdiği hükümle bağlı değildir. Ancak, itirazın sanık dışındaki kişiler tarafından yapıldığı hâllerde 251/3. maddesi uyarınca yapılan indirim korunur.(4) İtiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması hâlinde, bu hususların itiraz etmemiş olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan yararlanır.(5) İkinci fıkra uyarınca verilen hükümlere karşı genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilir.(6) Birinci fıkradaki itirazın, süresinde yapılmadığı veya kanun yoluna başvuru hakkı bulunmayan tarafından yapıldığı mahkemesince değerlendirildiğinde dosya, 268/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderilir. Mercii bu sebepler yönünden incelemesini yapar ve kararını gereği için mahkemesine gönderir." hükümleri yer almaktadır.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Vekile Ve Kanuni Mümesile Tebligat" başlıklı 11. maddesinde;"Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.(Ek: 11/1/2011 - 6099/4 md.) Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır." şeklindedir. Yine 05.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin "Vekile Tebligat" başlıklı 18. maddesinde;"(1) Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekile bürosunda yapılacak tebligat, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.(2) Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, 4/███████ tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmesine ilişkin hükümleri saklıdır." biçimindedir.Bu düzenlemeler karşısında, vekil vasıtasıyla temsil edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği açıktır. Yerleşik yargısal kararlar da bu yöndedir.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık hakkında aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali suçundan açılan kamu davasında, Mahkemenin 14.09.2023 tarihli tensip zaptıyla yargılamanın basit yargılama usulüne göre yapılmasına karar verildiği, beyanlarını, şikayet ve delillerini yazılı olarak 15 gün içerisinde bildirmesi, bu süre sonunda duruşma yapılmaksızın yokluğunda karar verilebileceği hususları şikâyetçi .....’ye tebliğ edilerek ihtar olunmuşsa da, soruşturma aşamasında şikayetçinin vekilinin usulüne uygun olarak dosyaya vekaletname sunduğunun anlaşılması karşısında, tebligatın şikayetçi vekiline yapılması gerekirken şikayetçiye yapılmasının yasaya aykırı olduğu, bu nedenle geçerli sayılamayacağı, şikayetci vekili tarafından yapılan itirazın Yerel Mahkeme tarafından “İtirazın süresinde yapılmadığı ve itiraz edenin itiraz hakkı bulunmadığı...” değerlendirilerek bu konuda bir karar verilmek üzere Merciine gönderildiği, Merciin işin esasına girmeden itiraz ile ilgili bir karar vermesi gerekirken “Mahkemece verilen kararının usul ve yasaya uygun olduğu...” şeklindeki gerekçeyle itirazın reddine dair Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2024 tarihli ve ███████ Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır. III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.01.2024 tarihli ve ███████ Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. Aynı Kanun maddesinin 4 (a) fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.
Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!