Anahtar kelimeler: Sirayet Kabulleri Bozmanın Edemeyeceğine Etmeyen Bozmadan İlke Müessesesinin Görüşü Lehe

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜMLER : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I. Hükümlü ...'in hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 13.12.2022 tarihli ve 329-797 sayılı ilâmında da açıklandığı üzere önceki kararı temyiz etmeyen veya temyiz talebi reddedilen hükümlünün sonraki hükmü temyiz edemeyeceğine ilişkin ilke ve kabulleri karşısında; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararındaki diğer sanık ... hakkındaki lehe bozmanın, 18.01.2016 tarihli hükmü süresinde temyiz etmeyen hükümlü ...'e sirayet ettirilmesinin, hükümlü ...'e bozmadan sonra verilen 10.10.2024 tarihli hükmü temyiz hakkı vermeyeceği ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği hükümlünün bu hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, 1412 sayılı Kanun'un 325. maddesi gereği lehe bozmadan sirayet nedeniyle yararlanan hükümlü ...'in, bozma sonrası mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde: Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun’un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 22.03.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma ilamında; çalınan televizyonlardan bir tanesinin sanık tarafından soruşturma aşamasında katılana iade edildiğinin anlaşılması karşısında, katılana kısmi iadeye rızasının olup olmadığı sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine, katılanın bozma sonrası 17.03.2023 tarihli duruşmada, zararının tamamı ödendiği takdirde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakati olduğunu beyan etmesi, sanık beyanı üzerine, çalınan diğer televizyonun 150 TL karşılığında sattıkları ...'ten (bozma öncesi 5237 sayılı Kanun'un 165.maddesinden beraat kararı verilen) alınarak katılana iade edilmesi, sanığın 10.10.2024 tarihli son duruşmada katılanın geri kalan 900 TL zararı ve televizyonu sattıkları ....'in 150 TL zararını gidermesi karşısında; katılandan sanığın soruşturma evresinde yapmış olduğu kısmi iadeye muvafakati olup olmadığı sorularak 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonucunun 5271 sayılı Kanun'un 306. maddesi gereğince sanık ...’ye sirayet ettirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.