Anahtar kelimeler: Bilimum Barkodlu Şeritleri Tavuk Korunaklı Eti Havi Soğuk Asilin Deposundan

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████Bakırköy .... İcra Dairesi : ....DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin toptan tavuk eti ticareti yapmakta olduğunu, davalının müvekkilinden 10.06.2024 tarihli 118.675,54-TL tutarlı ve 11.06.2024 tarihli ve 17.717,70-TL tutarlı fatura konusu bilimum tavuk eti ürünlerini satın aldığını, davalının bu ürünleri müvekkili şirketin soğuk hava deposundan 11.06.2024 günü saat 10:00-11:00 sularında teslim aldığını, teslim hususu davalı asilin imzasını havi fatura ve kamera kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkilin fatura konusu tavuk ürünlerini barkodlu, güvenlik şeritleri olan özel ve korunaklı ambalajları ile kendisine ait soğuk hava deposundan gerekli kontrollerin davalı tarafça da yapıldıktan sonra davalıya teslim edildiğini, ancak davalının malları soğuk zincir/soğutma özelliği bulunmayan kendi aracı ile aldığını ve müvekkilinin soğutmasız araç ile malların taşınmasının mallara zarar vereceğine yönelik uyarısına rağmen davalının bu araç ile ürünleri alarak işyerinden ayrıldığını, durumun kamera kayıtları ile de sabit olduğunu, müvekkilinin ertesi gün iş yerine geldiğinde iş yerinin önüne yığılmış malları gördüğünü, yaptığı araştırma ve kamera kayıtlarının incelenmesi sonrasında iş yerinin önüne atılmak suretiyle terk edilen ürünlerin 11.06.2024 günü saat 20.00 sularında davalı ve/veya çalışanlarınca hiç bir haber verilmeksizin iş yerinin önüne bırakıldığı anlaşıldığını, müvekkilinin fatura konusu mallar nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, zira malları ayıpsız şekilde davalıya satıp teslim ettiklerini, bu nedenle davalının fatura konusu alacakların tahsili için Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... Es. Sayılı dosyasına yaptığı itiraz haklı alacaklarının semeresiz bırakma amacıyla yapılmış haksız ve kötüniyetli bir itiraz olduğunu, davalının 13.06.2024 tarih ve .... yev nolu ihtarname ile fatura içeriği malların iadesi nedeniyle faturaların iptalini talep ettiğini, bu ihtarnameye 04.07.2024 .... yev nolu ihtarname ile cevap verildiğini, davalının ihtarnamesi ile fatura konusu malların kendisine teslim edildiğinin kabulünde olduğunu alacaklarının semeresiz bırakma amacını taşıyan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ve alacağın likit olduğu gözetilerek davalının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. DELİLLER : Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, Küçükköy Vergi Dairesi, Gaziosmanpaşa .... Noterliği, Bakırköy .... Noterliği, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :Dava, başlatılan Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ödeme emrinin iptaline karar verilmiş olup,Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 136.593,24 TL alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya yeni ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde takibe, borca, asıl alacağa ve tüm takip ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi 22.03.2025 tarihli raporunda; Takip tarihi olan 27.06.2024 tarihinde davacı yan kayıtlarına göre davalı, 178.362,56.- TL (B) bakiyesine sahiptir. Davacı yan takipte; █████/2024 tarihli 17.917,70 TL değerindeki fatura ile █████/2024 tarihli 118.675,54 TL değerindeki faturadan kaynaklı alacağının tahsilini talep etmiştir. (toplam 136.593,24.-TL) bu faturaların da ödeme emrinde fatura tarihlerinin hatalı yazıldığı anlaşılmaktadır zira; davacının alacaklı olduğu ve iş bu davaya konu ettiği faturaların - tahsil edilmemiş - cari hesap içerisinde yer aldığı anlaşılmaktadır.Davalı tarafından defter ve belge ibraz edilmediği için gereken inceleme yapılamamıştır. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın da defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde davacı tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. ...Davalı yanın defter ve belge ibraz etmemesi karşısında eldeki davada davalı yanın kayıtlarının davacı kayıtlarını destekler mahiyette olduğunun kabulü zorunludur. “(İSTANBUL BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... -....) denmiştir... Dolayısıyla defter ve belge ibraz etmeyen davalıların davacı defter ve belgelerine riayet etmesi takdiri Sayın Mahkemenize aittir. Davalı, 13.06.2024 tarihli Gaziosmanpaşa .... Noterliği'nin ... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek; 10.06.2024 tarihli .... , 11.06.2024 tarihli ... NOLU 2 faturanın fatura içeriği ürünlerin iade edilmiş olmasına rağmen faturaların iptal edilmediğini faturalara itiraz ettiğini ve kabul etmediğini belirtmiştir. Ancak davalı, davacının iddialarına yanıt vermediği gibi, defter ve belge ibraz etmemiş, söz konusu ürünleri iade etmişse dahi, iadeye ait teslim-tesellüm belgesi, sevk irsaliyesi vb belge ibraz etmemiştir. Davacı, davalı adına nasıl tebliğ edildiği anlaşılamayan 15.06.2024 tarihli bir yazı ile cari hesaptan kaynaklı 178.362,58.-TL alacaklı olduğunu ve bu yazının tebliğinden itibaren 8 gün icinde ödenmesi gerektiğini belirtmiştir. Sonuç olarak davacı tarafından ibraz edilen yasal defterlerin e-defter statüsünde olduğu ve defter beratlarının süresi içinde Maliye Bakanlığı'na verilmiş olduğu görülmüştür.Davalı tarafından iddialara cevap verilmemiş, defter ve belge ibraz edilmemiştir. Davacı tarafından iş bu davaya konu edilen 10.06.2024 ve 11.06.2024 tarihli 2 adet faturaya davalı, yasal süresinde Gaziosmanpaşa .... Noterliği'nin .... yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek itiraz etmiştir. Davalı, ihtarnamede ürünlerin davacıya iade edildiğini belirtmişse de iadeye ilişkin belge sevk irsaliyesi, teslim-tesellüm tutanağı vb) ibraz etmemiştir. Hal böyle olunca, davalının davacıdan aldığı ancak iade ettiğini iddia ettiği ürünlerin iade işleminin ispata muhtaç olduğu değerlendirilmiştirDavacı, kendi yasal defterlerinde davalı adına düzenlediği faturalardan kaynaklı takip tarihinde toplam 178.362,58.-TL alacaklı olup; taleple bağlılık ilkesine göre en fazla 136.593,24 TL talep edebileceği anlaşılmakta olduğunu bildirmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4) Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2). İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3). Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı)İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; eldeki davanın mahiyeti gereği mahkememizce tarafların dayandıkları ticari defterlerin incelenmesine ilişkin ara karar kurulduğu ve ancak belirlenen gün ve saatte davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediği, davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, incelenen ticari defterlerine göre davacının, davalıdan 136.593,24-TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, ticari defter ve kayıtların kesin delil olarak kabul edildiği hususu göz önüne alındığında, dava konusu edilen alacak yönünden davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği sonuç ve kanaati ile, ayrıca her ne kadar davalı tarafça icra müdürlüğüne yapılan itirazda ayıp iddiasında bulunulmuş ise de buna ilişkin dosyaya sunulu delil, belge ya da delil tespiti davası bilgisi de bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın KABULÜ ile, davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynı koşullar ile devamına,2-Hükmedilen dava konusu asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 27.318,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli 9.330,68 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.649,71 TL harcın mahsubuyla bakiye 7.680,97 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 1.649,71 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.077,31 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 6.971,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸ Hakim ...¸