Anahtar kelimeler: İhlali Edenin Görüşü Ret İstemlerinin Konut Dokunulmazlığının Suçlar Edilebilir Edilmediği

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, temyiz isteminin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozmaSanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin reddine ilişkin 01.11.2021 tarihli ek kararın sadece sanık ... müdafii tarafından temyiz edildiği, diğer sanıklar müdafiileri tarafından temyiz edilmediği belirlenerek yapılan incelemede; I. Konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin reddine ilişkin 01.11.2021 tarihli ek karara karşı sanık ... müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair 01.11.2021 tarihli ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz isteminin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA,II. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, suçun işlendiği yerin Aydın'ın Efeler ilçesi olduğuna, sanığın kullanımındaki cep telefonunun ise Didim ilçesinin Altınkum mevkiinden sinyal aldığına, kamera kaydı görüntülerinde eylemin kim tarafından işlendiğinin anlaşılmadığına, cezalandırmayı gerektirecek yeterli, şüpheden uzak delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği beraat kararı verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın soruşturma ifadesinde uykulu olduğuna, bu yüzden mahkeme huzurundaki savunması sırasında, soruşturma ifadesini hatırlamadığına, sanığın adının, iddianamenin anlatım kısmında geçmediği gibi bilirkişi raporunda da geçmediğine, mahkûmiyet hükmünün hukuka aykırı olduğuna; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, dosyada sanık aleyhine delil bulunmadığına, şüphe seviyesini aşamayan suç isnadı nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve bu hususun gerekçelendirilmediğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, sanık ...'in savunmasının, 5271 sayılı Kanun'un 150/3.maddesi uyarınca atanan zorunlu müdafii huzurunda alınması gerektiğinin gözetilmemesi, sanık ...'a zorunlu müdafi atanmış ve müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, müdafiin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyete karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması, sanık ...'ün ise hüküm tarihinde Söke Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda başka bir suçtan hükümlü olduğunun UYAP kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 23.12.2020 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma haklarının kısıtlanması,Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.