Anahtar kelimeler: Müteferrik Pendik Kartal Onanarak Uyarlama Görüşü İstemi Çocuğun Mahkûmiyet Hükmünün
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

    SAYISI : █████████ E., ████████ K.
    SUÇ : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
    Suça sürüklenen çocuk hakkında Pendik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.04.2002 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29.05.2003 tarihli ve ██████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiği, suça sürüklenen çocuğun uyarlama istemi üzerine uyarlama yargılaması sonucunda hırsızlık suçundan Pendik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.06.2005 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143 ve 31/3. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara yönelik itirazın Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.08.2005 sayılı ve ████████ Müteferrik sayılı kararı ile reddine karar verildiği anlaşılmakla; sonradan yürürlüğe giren ve lehe hüküm içerebilecek kanunun 5237 sayılı Kanun olması ve mahkûmiyet hükmünün de 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş olması halinde, uyarlama yargılamasının özel düzenlemeyi içeren 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen usûle göre gerçekleştirileceği ve uyarlama yargılaması sonucunda verilen hükmün de temyiz kanun yoluna tâbi olacağı, bu nedenle 22.06.2005 tarihli ek kararın usûlüne uygun kesinleşmediği ve Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.08.2005 sayılı ve ████████ müteferrik sayılı kararı hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Suça sürüklenen çocuk hakkında uyarlama yargılaması üzerine kurulan hükmün; 5252 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
    1. 5252 sayılı Kanun’un 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve ███████ sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
    2. 5237 sayılı Kanun'un 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Kanun'un 493. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının farklı olması nedeniyle, suça sürüklenen çocuk ...'in şikâyetçinin iş yerinden gerçekleştirdiği eylemin, 5237 sayılı Kanun'daki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Kanun’un 116/2-4 ve 119/1-c maddesine uyan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve suç tarihi itibarıyla soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı bulunan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5252 sayılı Kanun’un 9. maddeleri dikkate alınmak suretiyle, eyleme uyan ve suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri (493/1 ve 55/3. maddeler) ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un ilgili maddelerinin (142/1-b, 143; 116/2-4, 119/1-c ve 151/1. maddeler) olaylara ayrı ayrı uygulanması, her iki yasaya göre verilecek cezaların, denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile denetime olanak vermeyecek şekilde dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu suça sürüklenen çocuk hakkında yalnızca hırsızlık suçları yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
    3. Kayden 29.05.1982 doğumlu olup suçun işlendiği 04.05.2000 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesinin 29.06.2005 tarihli ve 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki haline göre yaş küçüklüğünden dolayı 1/2 oranında indirim yapılması gerekirken, hırsızlık suçundan 1/3 oranında indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'deki bozma sebebi ve bunun dışındaki bozma sebepleri nedeniyle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının Yerel Mahkemeye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!