Anahtar kelimeler: İhlali Edenin Görüşü Yeri Suçlar Mala Dokunulmazlığının Neticesinde Edilebilir Verme
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI : █████████ E., ████████ K.
    SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
    HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
    I- Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen 27.04.2021 tarihli ek karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizinin mümkün olmaması karşısında; temyiz isteminin reddine dair, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.04.2021 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz talebinin reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA,
    II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
    İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, eksik soruşturma yapılarak, suçun sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak şekilde kanıtlanmadan ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği değerlendirilmeden ceza verilmiş olmasının isabetsiz olduğuna; sanık Metmet Yazgan müdafiinin temyiz isteminin, sanık ...'ın istinaf yoluna başvurusu değerlendirilmediğine, sanık yönünden eksik hüküm kurulduğuna, dosya kapsamında, somut, kesin, inandırıcı ve şüpheden uzak bir delil bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurunun oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanmamasının bozma nedeni olduğuna; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın suçu işlediğine dair şüpheden uzak bir delil bulunmadığına, masumiyet karinesi, adil yargılanma hakkı ve şüpheden sanık yararlanır ilkelerini ihlâl edildiğine; sanık ...'ın temyiz isteminin, suçla bir alakası olmadığına, suç tarihinde şehir dışında bulunduğuna yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    1- Hükmün verildiği 11.04.2019 tarihli duruşmada sanıklara son sözleri sorulduktan sonra sanıklar ... ve ... müdafilerine söz hakkı verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 216/3. maddesine aykırı davranılması,
    2- Sanık ...'e mahkeme tarafından atanan zorunlu müdafiinin sanık adına başka bir müdafii tarafından vekaletname sunulması sebebiyle görevinin sona erdiğini bildirerek karar duruşmasından ayrıldığı anlaşılmakla; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığın vekaletnameli müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!