Anahtar kelimeler: İhlali Edenin Görüşü Konut Mala Dokunulmazlığının Suçlar Verme Edilebilir Sayisi
2. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

    SAYISI : ████████ E., █████████ K.
    SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
    HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine, Temyiz isteminin reddine
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın onanması, Onama
    I) Sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ye yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme ile şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.10.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ek kararının; 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    Sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ye yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme ile şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizinin mümkün olmaması karşısında; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.10.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar Karar ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
    II) Sanık hakkında katılanlar ..., ... ve ...'ye yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 14.09.2020 tarihli ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının sanık müdafiine 27.09.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanık müdafiinin hükmü temyiz etmediği, Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve ████████ Karar sayılı ilâmında da bahsedildiği üzere; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11/1. madde son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun’un 35/2-3. maddeleri gereğince kararın sanığın kendisine de tebliğinin gerektiği, bahsi geçen kararın sanığa 17.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmakla, sanığın 19.10.2020 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... ile aralarında husumet bulunduğuna, bilirkişi raporunun usulsüz olarak alındığına, atılı suçu işlemediğinden hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve katılanın zararının karşılandığı hususunun dikkate alınmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
    Tüm dosya içeriğine göre; "29.09.2018" olan katılanlara yönelik suç tarihinin, gerekçeli karar başlığında yazılmaması mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği olarak kabul edilmiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
    Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, adli sicil kaydında yer alan Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.10.2014 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar ilâmına konu suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olması nedeni ile 5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı ve yine adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas nitelikte sabıkasının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
    Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına karar verilmek suretiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!