Anahtar kelimeler: Açılarak İnceleyen Süreç Cezasıyla İstismarı Sayı Basit Dosyayı Hukukî Konya

KARARI VERENYARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza DairesiSAYISI : 327-984I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.10.2016 tarihli ve 392-445 sayılı hükme yönelik katılan mağdur vekili ve katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 28.12.2016 tarih ve 55-218 sayı ile; hükmün CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, sanığın çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1, 103/3-c, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.Hükmün katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili ile sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesince 06.02.2018 tarih ve 7868-711 sayı ile; "Bölge Adliye Mahkemesinde sanığın SEGBİS sistemiyle savunmasının alınacağı duruşmada, vekaletnameli müdafiin mazeret dilekçesi vererek duruşmanın başka bir tarihe bırakılmasını talep etmesi karşısında mazereti hakkında herhangi bir karar verilmeden, barodan tayin edilen yeni müdafiin huzurunda sanık savunmasının alınarak hükmün kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması," isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.Bozmaya uyan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 23.01.2019 tarih ve 780-83 sayı ile Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2016 tarihli ve 392-445 sayılı kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. Hükmün katılan mağdur vekili ve katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 08.02.2022 tarih ve 10603-955 sayı ile; "İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik istinaf incelemesini gerçekleştiren Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 28.12.2016 gün ve ███████ Esas, ████████ sayılı vaki istinaf başvurusunun kabulüyle 5271 sayılı CMK'nın 280/1. maddesi uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2016 tarihli kararının kaldırılarak sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair kurulan hükmün temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay kapatılan 14. Ceza Dairesinin 06.02.2018 gün ve █████████ Esas, ████████ sayılı ilamıyla hükmün bozulması karşısında, istinaf incelemesini yapan 17. Ceza Dairesinin kararıyla ilk derece mahkemesi ilamının ortadan kalktığı gözetilerek dava konusu uyuşmazlık hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeni hüküm kurulması gerekirken kaldırılmasına karar verilen ilk derece mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi," isabetsizliğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi; 17.06.2022 tarih ve 327-984 sayı ile; "...sonuç olarak istinaf incelemesi yapılabilmesi için ortada istinaf konusu bir hüküm olması veya hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca kanun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararı bulunması, yahut diğer kanunlarda aleyhine temyiz kanun yoluna başvurulacağı belirtilmiş karar ve hüküm bulunması (istinaf uygulaması başlamadan önceki kanun hükümleri yönünden) gerekmekte olup, istinafın konusunu oluşturmadığı temyiz incelemesi sırasında saptanan bir hususta Yargıtay ilgili Dairesi'nin bozma kararı üzerine istinaf mahkemesi Dairesi'ni ilk derece mahkemesi yerine geçerek esasen ortada geçerli ve kesinleşmesi ertelenmiş bir hüküm yahut karar bulunduğu halde yeniden hüküm kurmaya zorlaması, kanun yolu denetimi sınırlarını aşıp alt derece mahkemeleri yargı yetkisine müdahale sonucunu doğurduğundan hukuka aykırıdır, bu nedenle yeniden hüküm kurulmamıştır." şeklindeki gerekçe ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.Bu hükmün de katılan ... Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2022 tarihli ve 117358 sayılı bozma istekli tebliğnamesi ile dosya CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 03.05.2023 tarih ve 15490-2708 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.II. UYUŞMAZLIK KONUSUÖzel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; Özel Dairece bozma kararı verildikten sonra bozmanın niteliğine göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi tarafından TCK'nın 61. maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasının gerekip gerekmediğinin ve esastan ret kararı verilmesinin yeterli olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.III. UYUŞMAZLIĞA İLİŞKİN BİLGİLERİncelenen dosya kapsamından;Sanık hakkında mağdura yönelik çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı ve yargılama sürecinin "Hukukî Süreç" kısmında anlatıldığı gibi gerçekleştiği anlaşılmaktadır.IV. GEREKÇEA. İlgili Mevzuat ve Uyuşmazlık Konusuna İlişkin AçıklamalarAyrıntılarına Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli ve 248-359 sayılı, 31.05.2023 tarihli ve 315-322 sayılı, 05.07.2022 tarihli ve 359-528 sayılı ve 16.10.2024 tarihli ve 216-315 sayılı kararlarında da yer verildiği üzere;07.10.2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemeleri, 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edilerek 20.07.2016 tarihinde göreve başlamıştır. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle ülkemizin de taraf olduğu İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'ye Ek 7 No'lu Protokol'de yer verilen güvenceler güçlendirilmiştir.Bölge adliye mahkemelerinin Türk yargı sistemine ikinci kez dâhil olmasıyla kanun yolu yargılamasında yeni bir durum ve anlayış ortaya çıkmıştır. İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı başvurulabilen, hatta başvuru olmasa da bir kısmı için resen öngörülen bir kanun yolu (CMK madde 272/1) olarak istinafta, hem maddi vakıa denetimi hem de hukuki denetim yapılabilmekte, sebep gösterilmese de ilk derece mahkemesi hükmü bir bütün olarak incelenmekte, varsa hukuka aykırılıklar resen belirlenerek, kural olarak yeniden yapılacak yargılama ile ıslah edilmekteyken, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümlerini konu edinen temyiz yolu, bir hukuki denetim mekanizması olarak öngörülmüş, temyiz merciinin yetkisi de kural olarak bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince verilen kararların, maddi ceza hukuku ve muhakeme hukuku normlarının kullanılması bakımından hukuka aykırılık taşıyıp taşımadıklarının incelenmesi ile sınırlanmış (CMK. madde 288/1, 294/2), hukuka aykırılık ise aynı yasa maddesinin ikinci fıkrasında; "Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması" olarak tanımlanmıştır.CMK'nın "Bölge adliye mahkemesinde inceleme ve kovuşturma" başlıklı 280. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında, bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra verebileceği kararlar; istinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi, hükmün bozulması ve davanın yeniden görülmesi olarak sayılmış, davanın yeniden görülmesi kararını veren bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin duruşma sonunda ya istinaf başvurusunu esastan reddedeceği ya da ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kuracağı belirtilmiştir.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar kazanmış uygulamalarına göre bir hüküm bozulmuş olmakla tamamen ortadan kalkacağından, mahkemelerce direnme kararı verilirken CMK'nın 230, 231 ve 232. maddelerine uygun yeni bir hüküm kurulması zorunludur. CMK'nın 230 ve 232. maddeleri uyarınca, aynı Kanun'un 223. maddesine göre hükmün ne olduğu herhangi bir tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmeli, bozulmakla tamamen ortadan kalkan ve infaz yeteneğini yitiren önceki hükme atıf yapılmasıyla yetinilmemeli, onandığı takdirde başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm kurulmalıdır. Öğretide de; "Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır. Bir karar bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından direnme kararlarında da 5271 sayılı CMK'nın 230, 231 ve 232. maddeleri gereğince yeniden hüküm kurulmalı ve kurulan bu hüküm sorun, gerekçe ve sonuç bölümlerinden oluşmalıdır. Bu nedenle direnme kararlarında da olay özetlenmeli, neden bu sonuca ulaşıldığı gerekçelendirilmeli ve hukuki nitelemeye yer verilmelidir." (Nur Centel/Hamide Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta, 12. Baskı, 2015, İstanbul, s. 812) şeklinde görüşler belirtilmiştir. Bu husus Bölge Adliye Mahkemeleri kurulduktan sonra da geçerliliğini sürdürmekte, ilk derece mahkemesi için yeni bir hüküm kurulması zorunlu olduğu gibi Bölge Adliye Mahkemeleri için de bu kural geçerlidir.Yargıtay, temyiz edilen hükmü başvuruda gösterilen hükmü etkileyecek nitelikteki hukuka aykırılıklar nedeniyle bozar. Bozma kararı, hukuka aykırılık nedeniyle bölge adliye mahkemesinin son kararının kaldırılmasıdır (.../Seyithan Öztürk, Ceza Yargılamasında İstinaf ve Temyiz, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 462). Ancak Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın temyiz incelemesi sonucunda bozulmasıyla ilk derece mahkemesi tarafından kurulan ilk hükmün de bozulduğu kabul edilmelidir. İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı tek başına infaz yeteneği bulunan ve hukuk düzeninde sonuç doğuran bir hüküm değildir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı, ilk derece mahkemesince verilen hükme sıkı sıkıya bağlı olduğundan Yargıtay incelemesi sonucu verilen bozma kararıyla ilk derece mahkemesi hükmü de tamamen ortadan kalkar. CMK'nın 223. maddesinde hükümlerin neler olduğu açıkça sayılmış olup istinaf başvurusunun esastan reddi gibi kararlar hüküm olarak kabul edilmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda anılan maddede sayılan hükümlerden biri kurulmamış ve bu karar da temyiz incelemesi sonucu bozulmuş ise direnme kararı verilirken ilk derece mahkemesi tarafından verilen hüküm yeniden kurulmalıdır.Öte yandan, 28.02.2019 tarihli ve 30700 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7165 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile eklenen CMK'nın 304. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca bozma kararı istinaf başvurusunun esastan reddi kararına ilişkin ise Yargıtay dosyayı, gereği için kararı veren ilk derece mahkemesine gönderecektir. Bu düzenlemeyle istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın bozulmasından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderileceğinden direnme kararı da ilk derece mahkemesince verilebilecektir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi şeklinde direnme kararı verilemeyeceğinden kanun koyucu tarafından benzer uyuşmazlıkların önüne geçildiği anlaşılmaktadır.B. Somut Olayda Hukuki Nitelendirme Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtay bozma ilamı ile ortadan kalkması sonucunda bu hükme bağlı olan İlk Derece Mahkemesi kararının da tamamen ortadan kalktığı nazara alındığında, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.10.2016 tarihli ve 392-445 sayılı hükmün istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince verilen 28.12.2016 tarihli ve 7868-711 sayılı sanığın mahkûmiyetine ilişkin kararı temyizen inceleyen Özel Dairece bozulduğu, bozma kararına uyan Bölge Adliye Mahkemesince TCK'nın 61. maddesinde belirtilen esaslara göre yeniden hüküm kurulması gerektiği hâlde Özel Daire bozma kararıyla ortadan kalkan İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesinin yeterli olmadığı kabul edilmelidir.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararına konu hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.V. KARARAçıklanan nedenlerle;1- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 17.06.2022 tarihli ve 327-984 sayılı direnme kararına konu hükmünün, Özel Dairece bozma kararı verildikten sonra bozmanın niteliğine göre Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince TCK'nın 61. maddesine göre yeniden hüküm kurulması gerektiğinin ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinin yeterli olmadığının gözetilmemesi isabetsizliğinden BOZULMASINA,2- Dosyanın, gereği için kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin de bilgi için İlk Derece Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.