Anahtar kelimeler: Bam Alındıktan Esaskarar Görüşleri Başkan Yazim Kambiyo Limited Konya Katip

T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...-...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ... Esas
ASIL DAVA DOSYASINDA
DAVACI : ...... Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av....
İSTİNAF EDEN DAVALI : ......
VEKİLLERİ : Av.... Av...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : █████/2025
YAZIM TARİHİ : █████/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında █████/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP: Davacı vekili Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Esas sayılı dosyasına verdiği talep dilekçesinde özetle; tedbir isteyen şirketin yetkilisi Merve Tutar ile aleyhine tedbir istenilen ......'ın █████/2023 tarihinde boşandıklarını, çocuklarından dolayı bir araya gelmelerine rağmen geçimsizlik ve ihtilafların devam ettiğini, boşanmadan sonra tedbir isteyen şirkette muhasebeci olarak görev yapan ......'ın, bu ihtilaf ve çatışmaların artması üzerine istifa ederek şirketten ayrıldığını, ayrılırken de şirkete ait çek koçanını çaldığını, ...... aleyhine Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...........soruşturma sayılı dosyası üzerinden şikayetçi olduklarını, sonradan tedbire konu 50.000.000 TL. ve 20.000.000 TL. çeklerin ...... tarafından sahte olarak düzenlendiğini öğrendiklerini, bu çeklerdeki imza ve yazıya itiraz ettiklerini, çekler hakkında menfi tespit davası açacaklarını ancak zorunlu arabuluculuk süreci nedeniyle dava öncesi ihtiyati tedbir kararına ihtiyaç duyduklarını ve adli yardım talep ettiklerini beyan ederek, tedbir konusu 50.000.000 TL. bedelli ve 20.000.000 TL. bedelli çeklerin icra takibine konulmaması veya sonradan icra takibi yapılırsa icra takiplerinin durdurulması için adli yardım talebine istinaden teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... D.İş Esas- ... D.İş Karar sayılı kararı ile; 6100 s. HMK'nın 393/1. maddesi gereğince bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, 500.000 TL. nakdi teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun Mahkememize ibrazı halinde, tedbir isteyenin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul, kısmen reddi ile; Vakıfbank, Selçuklu/Konya şubesine ait, keşidecisi: ...... Tic. Ltd. Şti. olan,a) █████/2025 keşide tarihli, ...... seri numaralı, 50.000.000 TL. bedelli çek ile, b) █████/2025 keşide tarihli, .... seri numaralı, 20.000.000 TL. bedelli çekin, sadece aleyhine ihtiyati tedbir istenilen ...... tarafından icra takibine konulmasının tedbiren önlenmesine, takibe konulmuş ise ilgili takibin tedbiren durdurulmasına, c) Tedbir isteyen tarafın, teminat yönünden adli yardımdan yararlanma talebinin reddine karar verilmiştir.
İTİRAZ: Davalı vekili Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Esas sayılı dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde özetle; somut olayda ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, kambiyo senetlerine mahsus takipte borçlu tarafın borç ödemekten imtina etmek amacıyla asılsız isnatlarla suç duyurusunda bulunduğunu ve akabinde de söz konusu hususu somut delil olarak ileri sürüp tedbir alma çabasına girişildiğini, bu bağlamda söz konusu icra takibine devam edilmesi durumunda borçlu tarafın halihazırda uğrayacağı bir zararda söz konusu olmayacak olup, tam aksine borçlunun mal kaçırması ihtimalinin gündeme geleceğini, söz konusu ihtiyati tedbir başvuru tarihinin 22.04.2025 olup, müvekkili tarafından 21.04.2025 tarihinde Konya....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile 14.04.2025 keşide tarihli .... seri numaralı 20.000.000-TL bedelli çeke ilişkin icra takibi başlatıldığını, İİK.m.72/3 gereği icra takibi başlatıldıktan sonra ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulamayacağını, yine aynı şekilde icra takibinden önce ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulması için alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere teminata hükmedilmesi gerektiğini, takibe konu çek üzerinde imzanın borçlu tarafa ait olmadığına ilişkin savcılık şikayetinin de yapılmasının icra takibine bir etkisinin olmayacağını, bu bağlamda HMK.m.209'un somut olay bağlamında uygulanmasının imkanı olmadığı gibi tedbir yolu ile icra takibinin de durdurulamayacağını beyan ederek ihtiyati tedbir kararının kararının şartları mevcut olmadığından kaldırılmasına,
aksi kanaat hasıl olması durumunda İİK.m.72/1-2-3 hükümleri gereğince icra takibinin davadan önce ikame edilmiş olması sebebiyle █████/2025 keşide tarihli, .... seri numaralı, 20.000.000 tl bedelli çek açısından takibin tedbir yolu ile de olsa durmayacağı, █████/2025 keşide tarihli, ...... seri numaralı, 50.000.000 TL bedelli çek açısından ise ancak İİK.m.72/1-2-3 gereği % 15 teminat ile icra takibinn durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir verilebileceği, bu bağlamda teminat açısından da kanunun aradığı şartlar dışına çıkıldığı ve kararın usul ve yasaya aykırı olmasından kaynaklı olarak mahkemece verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN █████/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Somut olayda ; tedbire itiraz murafaa duruşmasında değerlendirilmeden önce, davacı şirket tarafından, aynı gerekçelerle davalıya karşı menfi tespit davası açılmış, dava yine Mahkememize düşmüştür. ... E. sayılı menfi tespit davasında, ... D.İş sayılı dosyanın asıl dava dosyasının eki sayılmasına karar verilmiştir.
Murafaa duruşmasında taraf vekillerinin beyanı alınmış, tedbire itirazın asıl dava dosyası üzerinden celse arası ara kararı ile ve yeniden duruşma açılmasına gerek olmaksızın değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Hem █████/2025 tarihli murafaa duruşmasındaki ara kararı gereğince tedbire itirazı değerlendirmek ve hem de gerekçesini oluşturmak üzere celse arası iş bu gerekçeli ara kararı hazırlanmıştır.
Davalı taraf, ihtiyati tedbire itirazın şartlarının oluşmadığını, Yargıtay HGK'nin emsal █████/2021 gün ve ███████-364 E. ████████ K. sayılı emsal içtihadı gereğince, imzaya ve borca itiraz halinde 6100 s. HMK'nin 209. maddesinin uygulanamayacağını, bu itirazların değerlendirilmesi için 2004 s. İİK'nın 169 vd. maddelerinde özel olarak düzenleme yapıldığını bildirmiş ise de;
Yargıtay HGK'nin söz konusu emsal içtihadı, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, imza ve/veya borca itiraz halinde, icra hukuk mahkemelerinin 6100 s. HMK'nin 209. maddesini uygulayamayacaklarına, icra takip hukuku yönünden 2004 s. İİK'nın 169. vd. maddelerinin özel hüküm olarak uygulanması gerektiğine dair bir içtihat olup, genel mahkemelerin menfi tespit davalarında 6100 s. HMK'nin 209. maddelerini uygulamalarına engel bir içtihat değildir.
Nitekim, Ankara BAM 22. HD’nin █████/2024 gün ve ████████ E. █████████ K. sayılı emsal kararında da, "Menfi tespit davası her ne kadar İİK'da düzenlenmiş ise de icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden ve HMK'daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türüdür. Dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp, HMK'daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir.
Yine her ne kadar menfi tespit davası İİK da özel olarak düzenlenmiş ise de borçlu olmadığı gerekçesi ile menfi tespit davasında borcun bulunmadığına ilişkin borçlu savunmaları, ödeme, borcun sona ermesi, edimin ifa edilmemesi başta olmak üzere pek çok gerek borcun dayanağı olan belgeye ilişkin defilerden gerekse kişisel defilere dayanabilir.
Halbuki icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibe dayanak senetteki imzaya itiraz hususu HMK'nın 209. maddesinde özel olarak düzenlendiğinden imza itirazına dayalı menfi tespit davalarında takip dayanağı belgedeki imzaya itiraz bulunduğu takdirde bu konuda özel hüküm olan HMK'nun 209. maddesinin uygulanması gerekmektedir…
Ancak alacaklı ve borçlu arasındaki hak ve menfaat dengesini gözetmek, kötüniyetli borçlulurın icra takibine dayanak senetteki imzaya itiraz suretiyle menfi tespit davası açarak takibin durdurulmasını sağlayarak, alacaklıların zarara uğramasını önlemek bakımından İİK'nın 72. ve HMK'nın 209. maddelerinin birlikte değerlendirilmesi her ne kadar HMK'nın 209. maddesinde teminat öngörülmemiş ise de ihtiyati tedbire ilişkin HMK'nın 389 vd. maddelerinde ihtiyati tedbire karar verilmesi halinde lehine tedbir kararı verilenden aleyhine kararı verilen kişilerin veya 3. kişilerin zararını önlemek bakımından teminat alınması öngörüldüğünden yasal düzenleme bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle takibin imzaya itiraz suretiyle durdurulmasını sağlayan ve bu surette alacaklının alacağına kavuşmasını geciktiren borçludan alacaklının muhtemel zararlarını karşılamak ve davada haksız çıktığı takdirde hükmedilecek inkar tazminatını karşılamak üzere teminat alınması gerekmektedir.
Diğer yandan salt sahtelik iddiasında bulunulmasının takibin durdurulması bakımından yeterli görülmemesi, HMK'nın ihtiyati tedbirin koşullarına ilişkin genel düzenlemelerinin dikkate alınarak HMK'nın 390. maddesindeki "yaklaşık ispat" kuralı uygulanmak suretiyle sahtelik iddiasının yaklaşık ispat ölçüsünde bir kısım delil ve emarelere haklılığı ihtimal dahilinde gösteren belgelere dayalı olması koşulu da aranmalıdır"
İcra takibi başlatıldıktan sonra açılan menfi tespit davalarında, İİK'nın 72/3. maddesi gereğince takip durdulumaz ise de, tedbir isteyen tarafın kambiyo senedindeki imzayı inkar etmesi ve sahtecilik iddiasında bulunması halinde ve 6100 s. HMK.nun 209. maddesi gereğince, genel mahkemelerce şartları var ise takip başladıktan sonra da tedbiren takibin durdurulabileceği sonucuna varılmıştır.
İhtiyati tedbir kararında da belirtildiği üzere, mevcut delil durumu ve özellikle tedbir isteyen tarafın savcılık şikayeti, tedbir isteyen şirketin bilanço büyüklüğü, çek bedellerinin yüksekliği, yaklaşık ispat prensipleri, tarafların menfaat dengesi gözönünde bulundurularak, ileride telafisi güç zararların doğmasının önlenmesi için, tedbir isteyen tarafın ihtiyati tedbir talebinin 6100 s. HMK.'nin 209. maddesi gereğince ve teminat karşılığında durdurulmasının gerektiği, buna ilişkin itirazın yerinde olmadığı sonucuna varılmış ve tedbirine itirazın reddine dair, yapılan inceleme sonucu oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle, davalı ...... vekilinin, █████/2025 tarihinde gönderilen tarihsiz dilekçe ile Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 gün ve ... D.İş. ... D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, yasal dayanaklardan uzaklaşılarak, ihtiyati tedbirin şartlarına bakılmaksızın ''savcılık şikayeti, çek bedellerinin yüksekliği'' gibi unsurlara yer verildiğini, bu halde her kambiyo senedi takibinde savcılık şikayetinin olması durumunda teminat miktarına ve ihtiyati tedbirin şartlarına da bakılmasızın ihtiyati tedbir kararı verilecekmiş gibi bir algı oluşacağını, somut olayda ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, kambiyo senetlerine mahsus takipte borçlu tarafın borç ödemekten imtina etmek amacıyla asılsız isnatlarla suç duyurusunda bulunduğunu ve akabinde de söz konusu hususu somut delil olarak ileri sürüp tedbir alma çabasına girişildiğini, bu bağlamda söz konusu icra takibine devam edilmesi durumunda borçlu tarafın halihazırda uğrayacağı bir zararda söz konusu olmayacak olup, tam aksine borçlunun mal kaçırması ihtimalinin gündeme geleceğini, söz konusu ihtiyati tedbir başvuru tarihinin 22.04.2025 olup, müvekkili tarafından 21.04.2025 tarihinde Konya....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya ile 14.04.2025 keşide tarihli .... seri numaralı 20.000.000-TL bedelli çeke ilişkin icra takibi başlatıldığını, İİK.m.72/3 gereği icra takibi başlatıldıktan sonra ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulamayacağını, yine aynı şekilde icra takibinden önce ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulması için alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere teminata hükmedilmesi gerektiğini, takibe konu çek üzerinde imzanın borçlu taraf ait olmadığına ilişkin savcılık şikayetinin de yapılmasının icra takibine bir etkisinin olmayacağını beyan ederek mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının şartları mevcut olmadığından kaldırılmasına, aksi kanaat hasıl olması durumunda İİK.m.72/1-2-3 hükümleri gereğince icra takibinin davadan önce ikame edilmiş olması sebebiyle █████/2025 keşide tarihli, .... seri numaralı, 20.000.000 TL bedelli çek açısından takibin tedbir yolu ile de olsa durmayacağı, █████/2025 keşide tarihli, ...... seri numaralı, 50.000.000 TL bedelli çek açısından ise ancak İİK.m.72/1-2-3 gereği % 15 teminat ile icra takibinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir verilebileceği, bu bağlamda teminat açısından da kanunun aradığı şartlar dışına çıkıldığı ve kararın usul ve yasaya aykırı olmasından kaynaklı olarak mahkemece verilen ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda davacı tarafça dava konusu edilen toplam bedelleri 70.000.000,00 TL olan 2 adet çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti talebiyle açılan eldeki davada dava açılmadan önce bu çeklerin icra takibine konulmaması veya sonradan icra takibi yapılırsa icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edildiği ve ihtiyati tedbir talebinin Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... D.İş Esas- ... D.İş Karar sayılı kararı ile; 500.000,00 TL teminat karşılığında kabul edildiği, davalının ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiği, bu arada davacı tarafından esas hakkında eldeki davanın açılması üzerine mahkemece █████/2025 tarihli ara kararla ,... D.İş Esas sayılı dosyadan verilen ihtiyati tedbirin şimdilik aynen devamına karar verildiği ve ihtiyati tedbire itirazın esas hakkındaki eldeki davada değerlendirilerek reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
İcra İflas Kanunu'nun 72/3.maddesinde;“İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.”
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 209.maddesinde ise;"1)Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir (karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (2)Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (3)Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir.”şeklinde yasal düzenleme mevcuttur.
Menfi tespit davası her ne kadar İİK’da düzenlenmiş ise de icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden ve HMK’daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türüdür.
Dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK'nın hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp HMK’daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir.
Yine her ne kadar menfi tespit davası, İİK da özel olarak düzenlenmiş ise de borçlu olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasında; ödeme borcun sona ermesi, edimin ifa edilmemesi başta olmak üzere pek çok iddia gerek borcun dayanağı olan belgeye ilişkin def’ilerden gerekse kişisel def’ilere ilişkin olabilir.
Halbuki icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında takibe dayanak senetteki itiraz hususu HMK’nın 209.maddesinde özel olarak düzenlendiğinden yazı veya imza inkarına dayalı menfi tespit davalarında takip dayanağı belgedeki imzaya ve yazıya itiraz bulunduğu takdirde bu konuda özel hüküm olan HMK’nın 209.maddesinin uygulanması gerekmektedir.
Diğer yandan takibin durdurulması bakımından HMK’nın ihtiyati tedbirin koşullarına ilişkin genel düzenlemelerinin dikkate alınarak HMK'nın 390/3.maddesinde; “tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” şeklindeki düzenlemede “yaklaşık ispat” ölçüsünde bir kısım delil ve emarelerle haklılığı ihtimal dahilinde gösteren belgelere dayalı olması koşulu da aranmalıdır.
Ayrıca HMK'nın 392/1.maddesinde:'' İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.'' düzenlenmesi bulunmaktadır.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; davacının sahtelik iddiasının mevcut deliller çerçevesinde değerlendirilerek dava konusu çeklerin davalı ...... tarafından icra takibine konulmasının tedbiren önlenmesine, takibe konulmuş ise ilgili takibin tedbiren durdurulmasına yönelik verilen ihtiyati tedbir kararında bir isabetsizlik olmadığı, ancak davalının teminata da itiraz ettiği , mahkemece 500.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verildiği, çeklerin toplam bedelinin 70.000.000,00 TL olduğu gözetildiğinde bu teminat miktarın düşük olduğu anlaşıldığından çeklerin toplam bedelinin %15'i oranında (10.500.000,00 TL) bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği kanaatine varıldığından davalının ihtiyati tedbir kararına itirazının teminat yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken itirazın tümden reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücreti vekalet taktirine yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince davanın esası ile ilgili kurulacak hükümde değerlendirilmesine,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davalı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA
1-Davalının ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının teminat yönünden KISMEN KABULÜ İLE; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2025 tarih, ... D.İş Esas- ... D.İş Karar sayılı kararı ile verilen ihtiyati tedbirde belirlenen teminatın 10.500.000,00 TL'ye ÇIKARTILMASINA, davalının ihtiyati tedbir kararına yönelik diğer itirazlarının REDDİNE,
2- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 393/1. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içerisinde eksik teminat tutarının davacı tarafından teminat mektubu olarak ilk derece mahkemesine ibraz edilmesi veyahut nakit olarak ilk derece adliye mahkemeleri veznesine yatırılması ve aynı süre içerisinde kararın infazının talep edilmesi gerektiği, aksi taktirde ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden ortadan kalkacağının davacı tarafa İHTARINA,
3- Kararın infazı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
D) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda █████/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!