Anahtar kelimeler: Şabanözü Çankırı Sitesi Onüçüncü İhaleye Meclisi Teklif Süreci Kastamonu Sanayi

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:█████████Karar No:█████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi Sitesi Yapı KooperatifiVEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye BaşkanlığıİSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şabanözü Belediye Başkanlığı'nca Çankırı ili, Şabanözü ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin olarak █████/2022 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca açık teklif usulü ile gerçekleştirilen ihale ile taşınmazın ihaleye çıkarılmasına yönelik ... tarih ve ... sayılı Şabanözü Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Kastamonu İdare Mahkemesi'nce verilen kararda; ... tarih ve ... sayılı Şabanözü Belediye Meclisi kararının incelenmesinden; 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18/e maddesi kapsamında, Belediyenin mülkiyetinde bulunan taşınmazın adası, parseli ve yüzölçümü açıkça belirlenerek satışının kabul edildiği, Belediyenin mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışını yapıp yapmama konusunda takdir yetkisi bulunduğu anlaşıldığından, söz konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sunucuna varılmıştır. Öte yandan, davacının park yapılması amacıyla bedelsiz terkini yapılan, geçen süre içerisinde ortak kullanım için herhangi bir işlem yapılmayarak ... tarih ve ... sayılı Belediye Encümen kararıyla yapılan 18. madde uygulamasıyla fonksiyonu ticari arsaya çevrilen taşınmazın mülkiyetinin kendisine iade edilmesi gerektiği iddiasına, davacı tarafından söz konusu 18. madde uygulamasına dava açılmadığı anlaşıldığından itibar edilmediği belirtilmiştir. ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın satışına ilişkin █████/2022 tarihli ihalenin incelenmesinden; söz konusu taşınmazın da arasında bulunduğu muhtelif taşınmazların ... tarih ve ... sayılı Belediye Meclisi kararıyla ihale yoluyla satışa çıkarılmasına karar verilmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı Belediye Encümeni kararıyla belirlenen 460.000,00-TL satış bedeli üzerinden 2886 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca açık teklif usulüyle satışa çıkarıldığı, █████/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye iki kişinin katıldığı, ihalenin 470.000,00-TL ile en yüksek teklifi veren kişi üzerinde bırakıldığı, Söz konusu taşınmazın 2010 yılında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesi kapsamında Belediye adına çıkartılan yerlerden olduğu, satışı ile ilgili olarak 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18/e maddesi uyarınca Belediye Meclis kararı ile Belediye Encümenine yetki verildiği, 2886 sayılı Kanun gereği izlenmesi gereken usullere uyularak muhammen bedelin belirlendiği, şartnamenin hazırlandığı, ilanların yapıldığı, ihalenin belirlenen muhammen bedelin üzerinde teklif veren istekli üzerinde bırakıldığı dikkate alındığında, saydamlık, rekabet, eşit muamele ve kamuoyu denetimin sağlanması suretiyle gerçekleştirilen ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacının taşınmaz Belediyeye park yapılması için bedelsiz olarak terk edildiğinden imar planı değişikliği ile park olmaktan çıkarılması üzerine bedelsiz olarak kendisine iadesi edilmesi gerekirken ihaleyle satışının yapılamayacağı iddiasının; imar mevzuatından, uygulama imar planlarının uygulanması ve yapılaşmaya uygun imar parsellerinin oluşturulmasında kural olarak parselasyon işlemi yapılmasının esas olduğu, imar planı bulunan ve henüz parselasyon işlemi yapılmamış bir imar adasında ifraz ve tevhit işlemlerinin yapılmasının hukuken olanaklı olmadığı, yine bir taşınmaza yapı ruhsatı verilebilmesi için öncellikle parselasyon işlemi yapılması gerektiği anlaşılmakta ise de, uygulamada idareler tarafından parselasyon işlemi yapılmamış bir alanda taşınmazların umumi hizmet alanlarına isabet eden kısımlarının bedelsiz olarak kamuya terk edilmesi hâlinde ilgililerin taşınmazları üzerinde yapılaşmasına izin verildiği, böylelikle oluşturulan imar parseli ile malik tarafından yola terk edilen taşınmazın karşılığı geri kalan taşınmazdaki değer artışının elde edildiği, başka bir anlatımla taşınmazda yapılaşma imkânı sağlanması nedeniyle değerinde meydana gelen artış karşılığında mevcut taşınmazın bir kısmının ''kamuya terk edilmesi''nin sağlandığı, yapılaşma amacıyla taşınmazın bir kısmının kamuya terk edilmesi suretiyle taşınmazdan yapılan bu kesintilerin ''düzenleme ortaklık payı'' ile aynı amaca hizmet ettiği, nitekim, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine █████/2019 tarihinde 7181 sayılı Kanun ile eklenen 8. fıkrada yer alan, parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların yeni yapılacak parselasyon planında düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınacağı yönündeki kural ile de bu hususun açıklığa kavuşturulduğu, malikin taşınmazında yapılaşma imakânı sağlanması nedeniyle değerinde meydana gelen artış karşılığında taşınmazın bir kısmının ''kamuya terk edilmesi'' durumunda ''karşılıksız bir kazandırmadan'' söz edilemeyeceğinden, yapılaşma amacıyla yapılan bu terklerin ''bağış'' olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı,Taşınmaz malik(ler)inin ifraz talebi üzerine taşınmazın imar planında ''parka'' isabet eden kısımlarının bedelsiz olarak kamuya terk edildiği anlaşıldığından, yapılaşma amacıyla yapılan bu terkin ''bağış'' olarak nitelendirilemeyeceği, parselasyon işlemi sırasında terk miktarının düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınacağı, niteliği itibarıyla terk edilen bu kısım daha sonra idare tarafından başka amaçlara tahsis edilse ve imar durumu değişse dahi eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca eski malikine bedelsiz iade edilemeyeceği, dolayısıyla davacının iddiasına itibar edilemeyeceği; Nitekim, benzer bir olaya ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin █████/2021 tarih ve ██████████ kararında, başvurucunun sahibi olduğu taşınmazda yola terk ettiği kısmın sosyal kültürel tesis alanına dönüştürülmesi ve daha sonra bu alanın bir kısmının Belediye adına avlulu kârgir düğün salonu olarak tapuya tescil edilmesinin mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği, ancak müdahalenin genel bir imar uygulamasının parçası olarak değil söz konusu taşınmazın başvurucunun ifraz talebi üzerine -ekonomik açıdan yarar sağlamak için- parselasyon işleminin yapıldığı, buna göre başvurucunun, taşınmazı olduğu gibi kullanmak yerine ifraz ettirerek tasarruf ve devir işlemlerinde bulunmayı tercih ettiği, söz konusu parselasyonun ancak ifraz edilen parseller için taşınmazın bir kısmının yola terki suretiyle yapılabileceğinin başvurucu tarafından öngörülebilir bir durum olduğu, başvurucunun kendi isteği ile yapılan ifrazdan elde ettiği menfaat dikkate alındığında mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin başvurucuya aşırı bir külfet yüklediğinden söz edilemeyeceği, bir başka deyişle başvurucuya sağlanan menfaat ile ulaşılmak istenen kamu yararı arasında orantısızlık bulunduğuna veya adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğuna ilişkin bir tespitte bulunulamadığı gerekçesiyle başvurucunun mülkiyet hakkının ihlâl edilmediğine karar verildiği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, uyuşmazlığa konu taşınmazın da aralarında bulunduğu taşınmazların park yapılması amacıyla davalı idareye bedelsiz olarak terkin edildiği, terk ediliş amacına aykırı olarak taşınmazın imar planının değiştirildiği ve satışı için ihaleye çıkıldığı, Mahkeme kararının Anayasa'nın 35. maddesinde düzenlenen mülkiyet hakkına aykırılık teşkil eden hususları ihtiva ettiği, anılan maddede mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kısıtlanabileceğinin ifade edildiği, terkin neticesinde park yapılması gerekli olduğundan işlemde kamu yararı amacının ortadan kaldırıldığı, parselasyon işleminin davacı tarafından teklif edilmesinin işlemin kamu gücü kullanılarak yapıldığı gerçeğini değiştirmediği, kararda da belirtildiği üzere uygulamada idareler tarafından parselasyon işlemi yapılmamış bir alanda taşınmazların umumi hizmet alanlarına isabet eden kısımlarının bedelsiz olarak kamuya terk edilmesi hâlinde ilgililerin taşınmazları üzerinde yapılaşmasına izin verildiği, idarece kamu gücü kullanılarak ifraz işlemi yapıldığı ve neticesinde terk edilen alan için park yapılması gerekirken taşınmazın ihaleye çıkarılması ve özel mülkiyete dönüştürülmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, yapılan işlemlerle arazisi değer kazanan, rant elde eden davacının kanunen hiçbir hakkı olmadığı hâlde sebepsiz zenginleşme maksadıyla bakılan davayı açtığı, temyiz edilen Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi gereğince birlikte toplanan Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, ... tarafından █████/2023 tarihli dilekçe ile davalı idare yanında müdahale isteminde bulunulduğu hâlde Dairemizin █████/2023 tarihli harç ve posta ücreti isteme yazısında belirtilen süre içerisinde bu bedellerin yatırılmadığı anlaşıldığından, müdahale istemi incelenmeyerek gereği görüşüldü:HUKUKÎ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. Dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine, 6. 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), █████/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.