Anahtar kelimeler: Geçmeyen Atfıyla Şanlıurfa Kalması Kesinlik Gaziantep Nihai Sınırını Sınırının Değeri

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : █████████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352.maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesince hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 109.585,45 TL olup, karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili; müvekkili şirkete ait olan işletmede 16.08.2015 tarihinde çıkan yangının sebebi olan elektrik direğine gelen enerjinin davalı tarafından uzun bir süre boyunca kesilmediğini, bu nedenle itfaiye ekiplerinin de yangına zamanında müdahale edemediğinden trafo imalatında kullanılan makine ve malzemelerin kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek; elektrik direğindeki ark- kontak sonucu oluşan yangından ve davalı yetkililerinin ihmali ve sorumsuzluğu nedeniyle yangına müdahale edilememesinden dolayı uğranılan zarara karşılık şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat, 20.000,00 TL manevi tazminat ve bir ay boyunca işletmede imalat ve onarım işleri yapılmadığından şimdilik 1.000,00 TL kazanç kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 15.01.2018 tarihli dilekçe ile kazanç kaybı talebinden feragat ettiğini bildirmiş; 02.02.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 548.927,27 TL'ye artırarak, tazminat talebine haksız fiilin vuku bulduğu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesini istemiştir. II. CEVAPDavalı vekili; bakım ve onarımdan dava dışı ... şirketi sorumlu olduğunu, çıkan yangına zamanında müdahale edildiğine dair tutanak tutulduğunu, sorumluluğun belirtilen şirkette olduğunu, kusur yönünden illiyet bağının kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yangının meydana gelmesinde davacı şirketin %100 oranında kusurlu olduğu, davalının ise yangının çıkış nedeninde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ancak itfaiye ekibi geldiğinde tesis halen enerjili olduğu için yangına müdahale edemediği, bu sırada yangının ve hasarın büyüdüğü, enerji kesildikten sonra yangına müdahale edilebildiği, normal şartlarda bu kadar büyümeyecek olan yangına elektriğin geç kesilmesi nedeniyle müdahalenin geciktiğinin bilirkişi raporuyla sabit olduğu, böyle bir durumda davalının olası yangınları nazara alarak buna uygun tedbirleri alması gerektiği, hasarda enerjinin geç kesilmesinden dolayı davalının etkisinin bulunduğu, ancak zararın ne kadarından sorumlu olduğu tam tespit edilememesi nedeniyle doktrin ve Yargıtay içtihadları ile benimsenen uygun illiyet ilkesi ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesi de nazara alınarak oluşan zararın adalet ve hakkaniyet ölçüsünde paylaştırılıp, buna göre toplam zarar üzerinden takdiren %20'si oranındaki tutardan davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 109.585,45 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine, kazanç kaybına ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; zarara ilişkin paylaştırmanın adil ve hakkaniyetli olmadığını, son yıllardaki ciddi enflasyon artışından dolayı hüküm altına alınan tutarın olayın meydana geldiği tarihteki zararı karşılayamayacağını, buna göre davalı şirketin sorumluluğunun arttırılması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeterince irdelenmediğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe ve DeğerlendirmeUyuşmazlık, meydana gelen yangına davalının kusuru nedeniyle geç müdahale edildiğini ve bu nedenle zararın arttığı iddiasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, tazminat miktarının belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE,2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.