Anahtar kelimeler: Taşınılan Taşındığını Eve Evin Yatırdıklarını Binanın Aboneliğine Abonelik Güvence Bağlantılarının
3. Hukuk Dairesi         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ███████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkili ...'in davalılardan ...'den satın aldığı taşınmaza 17.09.2017 tarihinde taşındığını, müvekkillerinin eve taşınmadan 4 gün önce 13.09.2017 tarihinde elektrik aboneliğine ilişkin güvence bedelini yatırdıklarını ve abonelik işleminin davalı ... ile yapıldığını, taşınılan evin elektrik bağlantılarının da davalı ... şirketinin çalışanı tarafından binanın elektik sayaç panosundan eve taşınmadan 1 gün önce yani 16.09.2017 tarihinde yapıldığını, tespit dosyasındaki güvenlik kamera kayıtları ile bu durumun sabit olduğunu, yine savcılık soruşturma dosyasındaki görüntü kayıtlarından da bu durumun tespit edilebileceğini, davalı ... görevlisince kabloların gevşek bağlanması nedeniyle düşük güç çekilmesine rağmen kablonun ısındığını, bu ısınma ile birlikte kablonun izolelerinin tutuştuğunu ve akabinde tutuşan kablonun alevlerinin diğer kablolara sirayet etmesi ile kısa devre oluşturduğunu ve böylece sayaçların bulunduğu panoda yangının başladığını, panoda meydana gelen kısa devrenin davalı müteahhit firma olan ...'nın sorumluluğunda olan, kaçak akım rölelerince kısa devre oluşan kısmın elektriğini kesmesi gerekirken kesilmediğini ve yangının bina içinden en üst kata kadar hızla yayıldığını, şaftın geçtiği her kattaki ahşap kapaklar yandığından binadaki her katın olduğu koridorların alev ve dumanlarla kaplandığını, yangının müvekkillerinin ikamet ettiği taşınmazın giriş kapısına kadar geldiğini, müvekkili ...'in kızlarını alarak evi tahliye ettiği esnada şafta ait kapak içinde biriken alevlerin patlaması ile kapağın yanarak koridora düşmesi nedeniyle bayıldığını, çocuklarının ise 3. derece yanarak ağır şekilde yaralandıklarını, müvekkillerinden ...'in vücudunun %41'inin yandığını, vücudunda kalıcı iz ve hasarlar oluştuğunu, bu olay nedeniyle 25 defadan fazla ameliyat olduğunu, müvekkillerinin çocukları ...in ise hastaneye kaldırıldıktan 27 gün sonra vefat ettiğini, meydana gelen yangın olayında davalıların sorumlu ve kusurlu olduklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, müvekkillerinden ... ve ... için kızları ...in ölümü nedeniyle 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 250.000,00'er TL manevi tazminat, kızları ...'in yaralanması nedeniyle 80.000,00'er TL manevi tazminat, ... için kardeşi ...in ölümü nedeniyle 100.000,00 TL manevi, kardeşi ...'in yaralanması nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminat, ... için kendisinin yaralanması nedeniyle 1.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi, kardeşi ...in ölümü nedeniyle 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 31.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile müvekkili ... için destekten yoksun kalma tazminatını 211.317,90 TL'ye, davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatını 328.667,97 TL'ye, davacı ... için kendisinin yaralanması nedeniyle maddi tazminat talebini 2.853.696,10 TL'ye yükseltmişlerdir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; abone sayacına kadar elektriği dağıtım şirketi olan dava dışı ...'ın getirdiğini, sayaçtan sonrasının ise abone kullanıcının sorumluluğunda olduğunu, müvekkili şirketin perakende satış şirketi olduğunu ve dağıtım hatlarından sorumlu olmadığını, meydana gelen olayda bahsedilen görevlinin de müvekkili şirket çalışanı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili; müvekkili şirketin dava konusu yangının meydana geldiği binanın müteahhitliğini yaptığını, binanın elektrik panosunda çıkan ve daha sonra bina elektrik tesisatının yanması sonucunu doğuran yangında müvekkili şirkete bir kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğini, B Blokta meydana gelen yangının sayaç panosunda başladığını, bu panodaki işlemin davalı ... şirketince yapıldığını, yapılan bir yanlış bağlantının ısınma ve sonrasında çoklu gelişen kısa devreler neticesinde yangına sebebiyet verdiğini, meydana gelen olaydan diğer davalı ... şirketinin sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ve 05.01.2023 tarihli ek kararıyla; Mahkemece alınan 24.06.2019 tarihli kusur bilirkişi raporunda dava konusu binada mevcut elektrik teçhizatının ayıplı bulunduğundan bahisle davalı müteahhit şirketin %50, elektrik sayacına en son müdahalenin diğer davalı ... tarafından gerçekleştirildiğinden bahisle %50 oranında kusurlu bulundukları, davacılara atfedilecek bir kusurun bulunmadığının tespit edildiği, gerek tanık anlatımları gerekse ceza dosyasındaki olayın oluş şekli dikkate alındığında; yangına sebebiyet veren olaylar dizini ile ilgili olarak elektrik aboneliği tesis edildikten sonra ancak sayacın aktive edilmesinden önceki bir tarih olan 13.09.2017 tarihinde, davacılardan ...'nin talimatı doğrultusunda bina görevlisi olan dava dışı ...'ın sayaca müdahalesi ve yangının meydana gelmesi arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığına yönelik ek rapor alındığı, 10.03.2020 tarihli ek rapor ile kök rapordaki tespitlerin korunduğu, bu suretle davacılardan ...'nin eylemi ile yangın arasında illiyet bağının bulunmadığının tespit edildiği, her ne kadar ceza dosyasında yapılan yargılamada alınan 26.11.2021 tarihli bilirkişi raporu ile davacılardan ...'nin ikinci dereceden sorumluluğuna ilişkin tespite yer verilmiş ise de, 3 dosyada aldırılan bilirkişi raporlarında birbirine paralel tespitlere yer verilmesine karşın, ceza dosyasında çelişkiye yer verecek şekilde ayrık tespitlerin yer aldığı ve çelişkinin sebeplerinin her türlü şüpheden uzak bir şekilde gerekçelendirilmediği, yapılan tespitlerin hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, bu suretle ceza dosyasında yapılan değerlendirmelerin bu dava dosyasında yapılan tespitlere bir etkisinin bulunmayacağı, davalı müteahhit şirketin davaya konu taşınmazın bulunduğu binada kullandığı "şaft kapaklarının" yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu, davalı müteahhit şirketin tacir olup basiretli iş adamı gibi davranma ve binanın inşası nedeniyle Kanun ve Yönetmeliğe uygun davranma yükümlülüğü karşısında sorumlu bulunduğu, yangına sebebiyet veren eylemler ile ilgili olarak davacılara atfedilecek bir kusurun bulunmadığı, diğer davalı ... şirketinin ise her ne kadar sayaç sonrası abonelik işlemleri ile ilgili olarak sorumlu kurumun dava dışı ... olması sebebiyle müvekkili şirkete kusur izafe edilemeyeceği ve husumet yokluğundan ret kararı verilmesini talep etmişse de, davacılardan ...'in elektrik aboneliğine dair sözleşmeyi bizzat bu davalı ... ile akdetmesi ve sözleşme sonrası sunulan ayıplı hizmetten davacının akidi olan davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerekeceği, sayaç sonrası abonelik işlemleri ile ilgili hizmetin dava dışı ... tarafından sağlanmasının davacının bilgisi dahilinde olmadığı gibi bu durumun dava dışı şirket ve davalı şirket arasındaki iş bölümünden kaynaklandığı, salt tüzel kişiliklerinin ayrı olmasının sorumluluktan kurtulmayı gerektirmediği, bu sebeple meydana gelen olayda dava dışı ...'un eylemleri nedeniyle davalı ... şirketinin sorumlu olacağı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacılardan ... için kızı ...in ölümü nedeniyle 211.317,90 TL maddi tazminat ile 250.000,00 TL manevi tazminatın, kızı ...'in yaralanması nedeniyle 80.000,00 TL manevi tazminatın, ... için kızı ...in ölümü nedeniyle 328.667,97 TL maddi tazminat ile 250.000,00 TL manevi tazminatın, kızı ...'in yaralanması nedeniyle 80.000,00 TL manevi tazminatın, ... için kardeşi ...in ölümü nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminat ve kardeşi ...'in yaralanması nedeniyle 50.000,00 TL manevi tazminatın, ... için kendisinin yaralanması nedeniyle 2.855.473,60 TL maddi tazminat ile 250.000,00 TL manevi tazminatın, yine kardeşi ...' in vefatı nedeniyle 80.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraf ve yargı denetimine elverişli olduğu gerekçesiyle, davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılardan ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili; müvekkili şirketin perakende satış şirketi olması nedeniyle dağıtım hattından sorumlu olmadığını, ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde de elektrik dağıtım şirketi ile perakende satış şirketinin ayrı olduğunu, Mahkemece hükme esas alınan raporlarda bilirkişilerin elektrik dağıtım şirketi ile perakende satış şirketinin birbirinden bağımsız, farklı şirketler olduğu ayrımını dahi yapmadığını, düzenlenen raporda müvekkili elektrik şirketinin ne sebeple sorumlu olacağına dair ne somut bir veri ne de bir izah bulunduğunu, bilirkişi raporlarında bahsi geçen kamera kayıtlarında sayaç başında görülen kişinin müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, müvekkili şirketçe belirtilen günde bahsi geçen sayaca herhangi bir işlem yapılmadığını, tüm aşamalarda dava dışı bina görevlisinin elektrik panosuna müdahale ettiğinin, yangından önceki gece yine en son müdahaleyi de dava dışı bina görevlisinin yaptığının açık olduğunu, dava dışı bina görevlisinin de müteahhidin gözetim ve sorumluluğu altında olduğunu, ceza davasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatların da fahiş olduğunu, Mahkemece kısa kararda hüküm altına alınmayan faize hükmün tamamlanması ile hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 18.09.2017 tarihinde meydana gelen yangın nedeniyle davacıların müşterek çocukları ...'ın vefatı ve diğer müşterek çocukları ...'in yaralanmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davalı tarafça bildirilen temyiz sebeplerine, Derece Mahkemelerince hükme esas alınan kusur bilirkişi raporları ile davalıların kusur oranlarının denetime elverişli ve somut olaya uygun şekilde belirlenmesine, ceza dosyasında alınan kusur raporu ve Ceza Mahkemesi kararı incelendiğinde İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 24.06.2019 tarihli kök ve 10.03.2020 tarihli ek kusur bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, Mahkemece hükme esas alınan tazminat bilirkişi raporu ile belirlenen kusur oranlarına göre denetime elverişli ve yerleşik içtihatlara uygun şekilde davacıların talep edebilecekleri maddi tazminat miktarlarının belirlenmesine, davacıların davalıların %50'şer oranda kusurlu oldukları yangın olayı neticesinde bir çocuklarını kaybettikleri, diğer çocuklarından davacı ...'in ise dosya kapsamında yer alan Adli Tıp Kurulu raporu ile sabit olduğu üzere %66 oranında maluliyete uğradığı, yaralanan davacı ...'in meydana gelen yangın neticesinde geçirdiği ameliyatlar, tedavi süreçleri, vücudunda oluşan kalıcı arazlar, bu olay neticesinde tüm ailenin yaşadığı elem ve ızdırabın derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları da nazara alındığında hüküm altına alınan manevi tazminat miktarlarının hakkaniyete uygun bulunduğu, davacılardan ...'in abonelik sözleşmesini davalı ... ile akdettiği de dikkate alındığında, davalı ... şirketinin husumete yönelik itirazlarına itibar edilemeyeceği, Mahkemece 05.01.2023 tarihli ek karar ile hüküm altına alınan tazminatlara 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305/A maddesi uyarınca faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!