Anahtar kelimeler: Hayrabolu Vardıklarını Edindiklerini Çiftçilik Kardeş İşinde İstediklerini Yıllar Sonlandırmak Ayında

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Hayrabolu Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, yıllar önce çiftçilik ve taşımacılık işinde ortak iş yapmaya başladıklarını, bu ortak çalışmaları sonucu bir kısım mal edindiklerini, 2019 yılı Ocak ayında tarafların bir anlaşma yaparak bu ortaklığı sonlandırmak istediklerini, ortaklık malları ve borçlarının paylaşımı konusunda bir anlaşmaya vardıklarını, söz konusu anlaşma gereği ... Kooperatifinden müvekkili ve dava dışı diğer kardeşleri ...'in de kefilliği ile 250.000,00 TL kredi kullanılarak adına satın alınan tırın davalıya bırakıldığını, söz konusu tırı satın almak için kullanılan kredinin 55.000,00 TL'lik ilk taksiti ortak iş yapılırken ödenmiş olup geriye kalan borcun da davalıya bırakıldığını, ortaklık tarafından yapılan işler sonucunda müşterilerden olan toplamda 20.000,00 TL alacağın tamamının davalıya bırakıldığını, müvekkili adına kayıtlı bulunan 33.000,00 TL değerindeki aracın, 2 adet 100.000,00 TL değerindeki tır dorsesinin, ortak iş yapılırken alınan 5.000,00 TL değerindeki iş yeri malzemelerinin de davalıya bırakıldığını, ortak iş yapılırken çevreden alınan 16.000,00 TL borcun 8.000,00 TL'sini müvekkilinin ödeyeceği, 8.000,00 TL'sini ise davalının ödeyeceğinin, davalının Tarım Kredi Kooperatifine olan 60.000,00 TL'lik borcunun müvekkili tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin bu borcun 30.000,00 TL'sini ödediğini, bakiye borcu da 2020 yılında ödeyeceğini, çiftçilik için kullanılan 70.000,00 TL değerindeki ekipmanların, davalı adına tescilli 65.000,00 TL değerindeki kamyonun müvekkiline bırakıldığını, Taşıyıcılar Kooperatifinde bulunan 2 adet sıradan birinin müvekkiline diğerinin ise davalıya bırakıldığını, bankadan kredi kullanılarak satın alınan 135.000,00 TL değerindeki traktörün müvekkiline bırakıldığını, söz konusu traktör için kullanılan 5 taksitli kredinin ilk taksitinin müvekkili tarafından ödendiğini, ortak iş yapılırken satın alınan 310 tane 75'lik, 250 tane 110'luk sulama borusu ve 130 tane şıpşıp tabanca olarak tabir edilen sulama ekipmanlarının müvekkili ve davalı arasında eşit olarak paylaşılacağı kararlaştırılmasına rağmen bu ekipmanların tamamının davalının uhdesinde bulunduğunu ve müvekkiline iade edilmediğini, ortak iş yapılırken bu işlerin muhasebesini tutan muhasebeciye muhasebe ücreti olarak yıllık yapılan 4.000,00 TL ödemenin 2.500,00 TL'sini davalının, 1.500,00 TL'sini müvekkilinin ödeyeceğini, müvekkilinin bu sözleşme gereği üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmesine rağmen davalının kendisine yüklenen edimleri yerine getirmediğini, resmiyette kendi üzerine olan ancak sözleşme gereği kendisine bırakılan kamyonu davalının müvekkilinden kolluk gücüyle aldığını ve Taşıyıcılar Kooperatifinde bulunan kamyon sırasının iptali için de kooperatife dilekçe verdiğini ileri sürerek; müvekkili ile davalı arasındaki ortaklığın tespitine, ortaklığın feshi sonucu müvekkiline bırakılan kamyonun müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini, kamyonun satılmış olması halinde ise bedeli olan 65.000,00 TL'nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ortaklık mallarının belirtilen anlaşma doğrultusunda tasfiyesine karar verilerek anlaşmanın hükme bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; kardeş olan taraflar arasında ortaklık ilişkisi bulunmadığını, tarafların bazı işlerinde birbirlerine yardımcı olmalarının kardeşlik ilişkisinden kaynaklandığını, müvekkilinin nakliye işi ile uğraştığını, davacının ise yıllardır müvekkilinin yanında sigortalı işçi olarak çalıştığını ve emekliye ayrıldığını, tarafların çiftçilik işlerini ayrı ayrı yürüttüklerini, iki işte de adi ortaklığın bulunmadığını, davacının ortaklığın tespitini talep etmesinde hukuki yararı bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen sulama boruları ve sulama tabancalarının müvekkiline ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen tanık beyanları ve davalının savcılık ifadesi ile davacı kardeşi ile yıllar önce çiftçilik ve taşımacılık işi nedeni ile adi ortaklık kurulduğunun sabit olduğu, taraflar arasındaki ortaklığın fiilen ve hukuken son bulduğu, ortalık son bulmakla tasfiyenin de Mahkemece bizzat yapılması gerektiği, yerleşik içtihatlara uygun şekilde yapılan tasfiye uyarınca alınan kök ve ek raporların hükme esas almaya yeterli olduğu, tasfiye raporunda belirtildiği üzere, davacının bu adi ortaklık nedeni ile 293.500,00 TL payı bulunduğu ve taleple bağlı kalınarak hüküm tesisi gerektiği gerekçesiyle; davacının adi ortaklığın tespiti talebinin kabulü ile davacı ile davalı arasında adi ortaklık ilişkisi olduğunun tespitine, taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin fesih ve tasfiyesi talebinin kabulü ile 65.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilde tekerrür oluşmadan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının adi ortaklık iddiasında bulunduğu, davalı tarafça ortaklık iddiasının inkar edildiği, dosyaya yazılı bir ortaklık sözleşmesi sunulmadığı, ancak tarafların akrabalık durumuna göre iddianın tanıkla ispatının mümkün olduğu, dinlenen tanık beyanları ve davalının savcılık ifadesinde davacı ile ortaklık ilişkisi bulunduğu ve ortaklık ilişkisini sona erdirdikleri yönündeki ikrarı dikkate alındığında taraflar arasında bir adi ortaklık kurulduğunun ve sona erdiğinin anlaşıldığı, Mahkemece alınan kök ve ek tasfiye bilirkişi raporlarının yerinde olduğu ve taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; ortaklık ilişkisinin tespiti yönünde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığını, ancak müvekkilinin tasfiye talebi ile ilgili gerekli işlemler yapılmadan ve ortaklık tasfiye edilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ortaklık mallarının tasfiyesine dair karar verilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı fesih ve tasfiye istemine ilişkindir.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, kardeş olan taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin tanık beyanları ve davalının savcılık ifadesi ile belirlenmesine, sona eren ortaklık ilişkisi nedeniyle tasfiyenin İlk Derece Mahkemesince usulünce yapılmış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.