Anahtar kelimeler: Günkü Adıyla Gününün Sakarya Kocaeli İstemli Davetiye Günde Dinlenerek Sözlü

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ███████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Tüketici MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştirBelli edilen günde gelen davacı ... vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ve diğer davalı ... vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete bağlı o günkü adıyla ...Hastanesinde ( Yeni adı ... Hastanesi ) boyun ve bel ağrıları için diğer davalı ...'e muayene olduğunu, hem boyun hemde sırt bölgesinde fıtıklar olduğunu ayrıca sırtında 25 derecelik açıyla omurilik eğriliği ( skalyoz) olduğunu, bu sebeple öncelikle boyun bölgesinin ameliyat edileceğini daha sonra aynı ameliyat ile sırt bölgesindeki fıtıkların ve omurilik kaymasının ameliyat edilmesi gerektiğini söylediğini, bu sıralama ile ameliyat olmaz ise müvekkilinin kangren olacağının belirtildiğini, davalı hekimin teşhisleri üzerine 31.10.2016, 08.02.2017 ve 08.03.2018 tarihinde 3 ameliyat geçirdiği, bu ameliyatlar neticesinde müvekkilinin sağlık durumunda bir değişiklik yaşanmadığı, müvekkilinin omurgasındaki bozukluğun daha da arttığını, müvekkilinin omurgasının kalıcı şekilde bozulduğu ve koltuk değneği olmaksızın yürüyemez hale geldiğini, müvekkilinin ayakta yürüyerek geldiği doktordan yapılan kusurlu ameliyatlar yüzünden koltuk değneklerine mahkum olarak ayrıldığını, ameliyat ile aldığı zararın kalıcı olduğunu, sağlığına kavuşmak adına müvekkilinin uzun yıllar boyunca doktor doktor gezdiği ve birçok ameliyat olmak zorunda kaldığını, yapılan ameliyatların netice vermediğini ve hatalı müdahalelerin tedavisinin ve çözümünün mümkün olmadığının ortaya çıktığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi; müvekkilinin yaşadığı tüm elem ve tedavisi olmayan kalıcı engel ve görüntü bozukluğu sebebi ile 1.500.000,00 TL manevi tazminatın 31.10.2016 tarihinden başlayacak yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ... vekili; uygulanan tedavinin tıp kurallarına uygun olduğunu, herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı hastane vekili; davacıya sürece ilişkin tüm bilgilerin verildiğini, davacının süreç hakkında aydınlatıldığını ve gerekli aydınlatılmış onamlarının alındığını, eylemin tıbbi kurallara uygun olarak yapıldığı ve hekime atfedilecek hiç bir kusurun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ATK raporu ve bilirkişi raporuna göre, davacıya uygulanan tedavinin hatalı veya eksik olmadığı, davacıda oluşan durumun her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek komplikasyon olduğu, davalının uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, davalı tarafça özen yükümlülüğüne uygun davranıldığı, davalılara kusur yüklenilmeyeceği, onam formlarının usulüne uygun olduğu ve onam formlarında tüm risklere yer verildiği, ameliyatlara ilişkin onam formlarının davacı ile birlikte davacının tanığı ve kızı olan ... tarafından da imzalandığı, davalılara atfedilebilecek kusurun bulunmaması nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekillinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafın özen yükümlülüğüne uygun davrandığı, tedavi ve teşhiste herhangi bir hatalı davranışın olmadığı ve kusurunun bulunmadığı, davacının imzasını taşıyan onam formunda hastanın sağlık durumu ve konulan tanı, önerilen tedavi yönteminin türü, başarı şansı, tedavi yönteminin hastanın sağlığı için taşıdığı riskler, hastanın önerilen tedaviyi kabul etmemesi durumunda hastalığın yaratacağı sonuçlar, olası tedavi seçenekleri ve risklerin belirtildiği, alınan onamın hastayı operasyonun komplikasyonları hakkında bilgilendirdiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekilinin temyiz başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili; ATK üst kurulundan onam formlarına ilişkin rapor alınması gerektiğini, raporlara karşı itirazlarının Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, onam formlarının bir kısmının matbu dilekçeler olduğunu, müvekkiline okutulmadan imzalatıldığını ve hatta bir kısmının müvekkilinin narkoz aldığı ameliyatta olduğu saatlerde imzalatıldığını, tanıkların hiçbirinin yapılacak ameliyatların riskleri ile ilgili bilgilendirme yapılmadığını beyan ettiklerini, müvekkiline davalı doktor tarafından davalı hastanede yapılan 3 operasyona ait aydınlatılmış onam belgeleri bir arada değerlendirildiğinde, müvekkilinin ilgili mevzuatta belirtildiği şekilde aydınlatıldığını ispat etmediğini, müvekkili tarafından imzalanan aydınlatılmış onamların mevzuata uygun olmadığını ve usulünce alınmadığını, bu nedenle yapılan tıbbi müdahaleleri hukuka uygun olmaktan çıkardığından meydana gelen zararın davalılarca tazmin edilmesi yükümlülüğünü doğurduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı hekimin, davalı özel hastanede gerçekleştirdiği davaya konu ameliyatlar nedeniyle, davacının uğradığı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karara esas alınan ATK raporu ve bilirkişi raporunda; hastaya konulan tanının ve yapılan tedavinin tıbbın gerektirdiği genel kabul görmüş ilke ve kurallara uygun olduğu, cerrahi endikasyon ve uygulamaların doğru olduğu, tedavi basamaklarında herhangi bir kusur yada ihmalin olmadığının belirtildiği, maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının bir arada olması gerektiği, davacı hastada ortaya çıkan durumun komplikasyon olarak nitelendirilmekle ortada kusur bulunmadığının açık olduğu, aydınlatılmış onam hususunda ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise; davacı tarafça dava dilekçesinde ileri sürülmeyen bu hususun sonradan ileri sürülmesinin iddianın genişletilmesi kapsamında olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.