Anahtar kelimeler: Fatsa Anneleri Kardeş Gününün Tan Mah İstemli Bırakan Davetiye Samsun
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir
Belli edilen günde gelen davalı ... vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalının kardeş olduğunu, miras bırakan anneleri ...'tan kendilerine intikale eden ... İli ... İlçesi ... Mah. .. ada ... parsel, ... parsel, ..parsel ve ... ada ... parsel sayılı taşınmazlarda pay sahibi olduklarını, satış işlemlerinin yapılması için 25.04.2022 tarihli vekaletname ile davalıyı vekil tayin ettiklerini, davalı tarafın, bahse konu 4 adet taşınmazı 03.06.2022 tarihinde 3. şahıslara sattığını, aynı gün müvekkillerinin hesabına 25.000'er TL para gönderdiğini, işbu bedeli de Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel dört katlı ve arsasının satışına karşılık kendilerine düşen pay olarak nitelendirdiğini ileri sürerek; dava konusu taşınmazların gerçek satış değerlerinin tespiti ile müvekkillerine miras payları oranında satış tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, 14.04.2023 tarihli dilekçesi ile; dava değerini 1.546.205,16 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş, vekili beyanlarında ve duruşmalarda; bilirkişi raporlarını kabul etmediğini, taşınmazlarının değerinin tapuda gösterilen değer olduğunu, tapu satışlarının rayiç değer üzerinden yapıldığını, resmi evrakların aksinin davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, davacıların hissesine düşen bedelin banka kanalıyla gönderildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların ... Noterliğinde düzenlenen 25.04.2022 tarihli vekaletname ile ... tüm taşınmazların satımı hususunda davalıya vekalet verdikleri, davalının da bu taşınmazları 03.06.2022 tarihinde sattığı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, her ne kadar, tapu kaydında 98 ada 201 parsel sayılı taşınmazın davacılar yönünden satım bedeli ayrı ayrı 10.200,00 TL, 98 ada 202 parsel için 1.500,00 TL, 102 ada 5 parsel için 24.372,00 TL bedelle satılmış görülmekteyse de vekilin "vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü" bulunduğu ve bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu taşınmazların satım tarihindeki ortalama değerinin 1.546,205,16 TL olarak tespit edildiği, tapuda gösterilen satım bedelinin gerçeğe uygun olmadığı ve vekilin gerçek bedeli davacıya ödeme borcu bulunduğu, davalı tarafından satılmayan 98 ada 72 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalı tarafın taşınmazın satımından elde ettiği geliri davacılara verdiğini ve vekalet borcunu gereği gibi ifa ettiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu Ordu İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada 202 parsel, Ordu İli ... İlçesi .. Mahallesi ... ada 201 parsel, Ordu İli ... İlçesi ... Mahallesi ... ada 5 parsel sayılı taşınmazların davalı tarafından devri için, bilirkişi tarafından hesaplanan taşınmazların toplam değeri üzerinden davalının davadan önce ödediği bedellerin mahsubu ile, 744.387,45 TL'nin 500,00 TL'sinin dava tarihinden bakiye kalan 743.887,45 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...' a verilmesine, 744.387,45 TL'nin 500,00 TL'sinin dava tarihinden bakiye kalan 743.887,45 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...' ye verilmesine, 98 Ada 72 parsel yönünden davalıdan vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeni ile talep ettiği tazminat isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar davalı taraf usulüne uygun tebligat yapılmadığını belirtmiş ise de, usulsüz tebligat durumunda davalı tarafın davadan haberdar/muttali olduktan sonra dahi yasal süresinde herhangi bir cevap dilekçesi veya delil sunmadığı ve halen dahi davalı tarafça sunulmuş herhangi bir cevap veya delilin de dosya kapsamında bulunmadığı, davalı tarafın bu yöndeki itirazlarının yerinde olmadığı, eldeki uyuşmazlık yönünden vekilin hesap verme yükümlülüğü bulunmakta olup, ispat yükünün davalı tarafta olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekilinin temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; Mahkemece usulüne uygun davetiye ile müvekkiline dava dilekçesi tebliğ etmeksizin ve müvekkilinin savunmasını almaksızın karar verildiğini, bu durumun savunma hakkının kısıtlanmasın neden olduğunu, tanık delillerinin incelenmeksizin diğer delillerle birlikte değerlendirilmeden karar verdiğini, müvekkillinin süresinde usulsüz tebligat ilk itirazında bulunduğu halde, bu itirazı incelenmeksizin ve tartışılmaksızın ön inceleme sürecinin tamamlandığını, ön inceleme tamamlanmadan tahkikata geçildiğini, keşfin tarafların yokluğunda yapıldığını, keşfin yetersiz olduğunu, 102 ada 5 parsel ile 98 ada 201 parsel sayılı taşınmazların tapuda işlem yapılan değerlerinin rayiç değerleri olduğunu, davacıların paylarına düşen bedellerin de hesaplarına yatırıldığı, davacıların bilirkişilerin belirlediği bedeller üzerinden satış yapıldığını ispat etmeleri gerektiğini, 98 ada 202 parselin ifrazen yapılan bir tasarruf olduğunu, bu taşınmaza ilişkin para alışverişi olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekaletin kötüye kullanılmasından ve vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davalı tarafa dava dilekçesinin tebliğ edildiği, vekilin hesap verme yükümlülüğünün doğal sonucu olarak ispat yükü üzerinde olan davalı vekilin savunmasını geçerli delillerle ispatlayamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!