Anahtar kelimeler: Gününün Talepli Davetiye Günde Anadolu Birleşen Sözlü Dinlenildikten Avukat Kesinlik

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı ... vekili ile birleşen davada davalı İstanbul ... vekili tarafından duruşma talepli, asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat ... ile asıl davada davalı ... vekili Avukat ... ve birleşen davada davalı İstanbul ... vekili Avukat ...'in sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA 1. Davacılar vekili asıl davada; davacılardan ..., ... ve ...'nin babası, ...'in eşi, ...'in oğlu ...'nın inşaat işleri ile uğraştığını ve 16.09.2013 tarihinde davalı ...ya ait üstlendiği tavanın alçıpen plakları ile kaplanması işini yaptığı sırada davalıya ait binanın teras katında kurulu makara sistemi ile boruları teras katına almaya çalışırken, elektrik iletim hattına borunun dokunması ile elektrik akımana kapılarak vefat ettiğini, davacıların eş ve babalarını kaybederek dayanılmaz acılar yaşamış olduklarını, olay tarihinde 34 yaşında olan murisin kalifiye inşaat ustası olarak iyi bir gelire sahip bulunduğunu ileri sürerek; şimdilik, davacılardan ... için 25.000,00 TL manevi, 250,00 TL destek yoksun kalma, ..., ..., ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi, 250,00'şer TL destek yoksun kalma, ... için ise 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; 12.07.2023 tarihli dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatını davacılardan ... için davalı ... yönünen 2.520.456,46 TL, davalı ... yönünden 1.260.228,29 TL olmak üzere toplam 3.780.684,69 TL olarak, ... için davalı ... yönünden 22.286,32 TL, ... yönünden 11.143,16 TL olmak üzere toplam 33.429,48 TL olarak, ... için davalı ... yönünden 44.355,42 TL, ... yönünden 22.177,71 TL olmak üzere toplam 66.533,13 TL olarak, ... için davalı ... yönünden 243.682,56 TL, ... yönünden 121.841,28 TL olmak üzere toplam 365.523,84 TL olarak, davacı ... için davalı ... yönünden 148.456,06 TL, ... yönünden 74.228,03 TL olmak üzere toplam 222.684,09 TL olarak ıslah etmiştir.2. Davacılar vekili birleşen davada; asıl davaya konu olay nedeniyle alınan kusur bilirkişi raporunda olayda davalının da kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek; dosyanın tensiben asıl dava dosyası ile birleştirilmesini ve şimdilik davacılardan ... için 250,00 TL destek yoksun kalma, 25.000,00 TL manevi, ..., ..., ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL manevi, 250,00'şer TL destek yoksun kalma, ... için ise 250,00 TL destek yoksun kalma ve 15.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 1.250,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili; davacıların murisi ile müvekkili davalı arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmadığından davanın öncelikle haksız fiil hükümleri dikkate alınarak zamanaşımı sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığından diğer davalının iş güvenliğine ilişkin yükümlülüğünden bahsedilemeyeceğini, işinin ehli olan murisin götürü usulu ve anahtar teslim olarak işi aldığını, ayrıca müvekkili davalının herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığını, talep edilen tazminatların da yüksek olduğunu ve faiz talebinin hatalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.2. Asıl davada davalı ... vekili; müvekkili davalının makina parça imali ve döküm işleri ile iştigal ettiğini, işletmesinde tadilat yaptırmak istediğinden ... ile alçı tavan işlerinin yapılması için anlaştıklarını, ...(...) ve müvekkili arasında 13.09.2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, murisin müvekkili davalının işçisi olmayıp aksine kendisinin de işveren olduğunu, aralarındaki sözleşmeye göre de tüm sorumluluğun ölene ait olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl ve birleşen dava tarihleri ve ıslah tarihine göre davaların zamanaşımına uğramadığı, destek ile davalıların kusur oranlarının tespiti açısından ve talep edilebilecek tazminat miktarlarının hesaplanması bakımından alınan raporların olayın oluş şekline göre dosya ile uyumlu ve denetime elverişli görüldüğü, asıl davada davalı ...'a kusur atfedilmemiş olduğu, dava dilekçesinde davacı ... için maddi tazminat talebinde bulunulmadığından diğer davacıların maddi tazminat taleplerinin davalı ... yönünden kusuru oranında kabulü gerektiği, birleşen davada davacı ... yönünden de maddi tazminat talebinde bulunulduğundan tüm davacılar yönünden davalı ...'ın kusuru oranında maddi tazminat taleplerinin kabulü gerektiği, manevi tazminat talebi yönünden olayın 2013 tarihinde gerçekleştiği, paranın alım gücü, müteveffa ve davalıların kusur oranları ile ekonomik ve sosyal durumlarının dikkate alındığı gerekçesiyle; asıl davada davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 1.260.228,29 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 11.143,16 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın, ... için121.841,28 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 22.177,71 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 5.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın 16.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalı ...’den tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 2.520.456,46 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 15.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 22.286,32 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 243.682,56 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 44.355,42 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10.000,00 TL manevi tazminatın, ... için 148.456,06 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 16.09.2013 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili ile asıl davada davalı ... vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar vekilince aşamalarda davacı çocukların yüksek öğretime devam edecekleri veya ettikleri yönünde bir iddia ileri sürülmediği, dosyadaki mevcut delil durumuna göre çocuklar yönünden destek tazminatının 18 yaşa kadar hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı ... tarafından yapılan elektrik dağıtım işinin yüksek risk içermesi sebebi ile ağır özen yükümlülüğü altında olup, sürekli gözetim ve denetim sorumluluğunun bulunduğu, davalı ...nın ise teras ve çatıdaki elektrik hattı iletimini dikkate almadan makara sisteminin kurulmasına onay vererek olayın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, ancak hüküm altına alınan tazminata yasal faiz işletilmesi gerekirken mevduata uygulanan en yüksek faiz işletilmesinin doğru olmadığı, davacı taraf yararına hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu gerekçesiyle; davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili ile asıl davada davalı ... vekili ile birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleşen davada davacılar vekili; 10.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda genel olarak çocukların 18 yaşına kadar destek göreceklerinin kabul edildiğini, ancak eğer yükseköğrenim görüyorlarsa 25 yaşına kadar destek göreceklerinin de raporun 6. sayfasında belirtildiğini, hal böyle iken yalnızca 18 yaşına kadar destek gördüklerinin kabulüyle hesaplama yapıldığını, yükseköğrenim görecekleri ihtimali halinde ne kadar tazminat alacakları yönünde bir hesaplama yapılmadığını, bilirkişi raporundaki bu eksiklik giderilmeden karar verildiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, ülkemizdeki enflasyonist ortam karşısında yasal faizin paranın alım gücündeki düşüşü karşılamasının mümkün olmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesinin yasal faiz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.2. Asıl davada davalı ... vekili; 13.09.2013 tarihinde müvekkili ile destek arasında satın alma mektubu imzalandığını, aradaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, sözleşmeye göre tüm emniyet tedbirlerinin muris tarafından sağlanacağını, davalının denetleme yetkisi bulunmadığını, taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, tazminat hesabına ilişkin bilirkişi raporunun da hatalı hesaplama içerdiğini, hesaplama yapılırken asgari ücretin dikkate alınmamasının tazminat miktarını hukuksuz kıldığını, her ay düzenli bir maaşı olmayan biri için asgari ücretin dahi dikkate alınmaması ve 75 yaşına kadar hiç durmadan çalışabilecek gibi hesap yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu 3 yıldan daha uzun süren pandeminin hesaba katılmadığını, fahiş tazminatlara ve yasal olmayan faizlere hükmedildiğini, olayda desteğin ve diğer davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.3. Birleşen davada davalı vekili; müvekkili davalı şirketin kusurlu kabul edilmesine sebep olan yatay açıklık - yaklaşma mesafesinin ihlal edildiğine dair bilirkişi görüşünün mevzuata aykırı olduğunu, bina ile enerji nakil hattı arasında düşey değil, yatay uzaklık değerlendirmesi yapılması gerektiğini, enerji nakil hattının binanın üzerinden geçmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki değerlendirmenin hatalı olduğunu, kazanın, müvekkili davalı şirketin kusuru olmaksızın, davalılardan ... ve destek tarafından gerekli önlemlerin alınmaması sebebiyle yaşandığını, soruşturma aşamasında alınan 24.02.2014 tarihli bilirkişi raporunda, ... tali, desteğin asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, desteğin kontrolündeki iletkenin 6 m'lik bir iletken olmasının kazayı kaçınılmaz kıldığını, bu şekilde kendini gösteren ağır kusurun, müvekkili davalı şirketle kaza arasındaki illiyet bağını kopardığını, ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporlarının da dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik çarpmasına bağlı ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, olayda asıl davada davalı ... kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına, birleşen davada davalı ...'ın ayrıca kusursuz sorumluluğunun bulunmasına, sendikasız kalifiye inşaat ustası olduğu belirlenen desteğin kusurunun illiyet bağını kesecek nitelikte olmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının denetime ve hüküm kurmaya elverişli, hükmedilen manevi tazminatların ve hüküm altına alınan tazminatlara olay tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesinin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,Asıl ve birleşen davada davacılar adli müzaheret kararı aldırdığından harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.