Anahtar kelimeler: Uzmanınca Uyarı Tablolarına Endüstrisi Onüçüncü Gözetimi Finansal Standartları İdarî Muhasebe

T.C.
D A N I Ş T A YONÜÇÜNCÜ DAİREEsas No:█████████Karar No:█████████TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Bağımsız Denetim Anonim ŞirketiVEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... ve Gıda Endüstrisi Ticaret Limited Şirketi'nin (...) █████/2016-█████/2016 hesap dönemine ait finansal tablolarına yönelik yürütülen bağımsız denetim çalışmalarının Kurum uzmanınca incelenmesi sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporu'nda tespit edilen mevzuata aykırılıklara istinaden davacıya uyarı yaptırımı uygulanmasına ve 33.800,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi’nce verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davalı idare tarafından, davacının bağımsız denetim çalışması kapsamında on iki adet eksikliğinin tespit edildiği, davacı şirketin, söz konusu tespitlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı hususunda herhangi bir itirazı olmadığı, davalı idare yetkilileri tarafından tespit edilen aykırılıklar göz önünde bulundurularak şirketin gerçekleştireceği sonraki denetimlerde daha dikkatli davranacağı hususunun beyan edildiği, davacı şirketin, ... ’ın 2016 yılı finansal tabloları üzerinde gerçekleştirdiği denetimin birçok aşamasında çalışma kağıdı düzenlemeyi unuttuğu ve soruşturma kapsamında davalı idareye sunduğu █████/2018 tarihli savunma yazısında bu durumun ikrar ettiği; Bu itibarla, davacı şirketin, ... ’ın 2016 yılı finansal tabloları üzerinde bağımsız denetim faaliyetlerini gerçekleştirirken Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin 41. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca Türkiye Denetim Standartları çerçevesinde meslekî yeterlilik ve özen ilkesi kapsamında kaliteli ve güvenilir bir denetim gerçekleştirmediği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, yedek denetçinin denetlenen şirketle tam tasdik sözleşmesi olduğu, bu kapsamda ... ’ın periyodik olarak denetlendiği, bağımsız denetim sırasında tespit edilen her hususa ilişkin olarak çalışma kağıdı düzenlenmesinin mümkün olmadığı, bağımsız denetim sırasında azami özen ve titizlik gösterildiği, bağımsız denetimin şirketlerce tam olarak anlaşılamaması nedeniyle şirketlerin gerekli belgeleri tutmadığı, çok detaylı bir bağımsız denetimin gerçekleştirilemeyeceği, ancak kendisine sunulan veriler üzerinden denetim yapabileceği, gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu Kurul kararı ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY :2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. ve takip eden maddelerinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı; mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği; hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kurala bağlanmıştır. Aktarılan kurallara göre genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla, hâkimlik mesleğinin gereği olarak hâkimin hukukî bilgisi ile çözümleyebileceği konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişi oy ve görüşünün alınmasının zorunlu olduğu; bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi hâlinde bilirkişilerce hazırlanan raporların olayın özel veya teknik bilgi gerektiren yönlerini hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde aydınlatan bilimsel esaslara dayalı gerekçeleri içermesi gerektiği, bu nitelikte olmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı, mahkemenin böyle bir durumda yeni bir bilirkişi heyeti oluşturabileceği ve hükme esas alınabilecek rapor elde edinceye kadar bilirkişi incelemesine devam edebileceği; kural olarak bilirkişi raporunun hâkimi bağlamayacağı ve hâkimin raporu serbestçe takdir edeceği açıktır.Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından ... 'ın 2016 yılı finansal tablolarının bağımsız denetimi amacıyla düzenlenen bağımsız denetim raporunun incelenmesi sonucunda, ... tarih ve ... sayılı İnceleme Raporu'nda tespit edilen mevzuata aykırılıklara istinaden, davacıya uyarı yaptırımı uygulanmasına ve 33.800,00-TL idarî para cezası verilmesine ilişkin Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu'nun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle davanın açıldığı, gerek İdare Mahkemesi'nce gerek Bölge İdare Mahkemesi'nce bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, başta Kurul uzmanları tarafından düzenlenen Denetleme Raporu'nda yer alan tespitler olmak üzere, dosyada bulunan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi suretiyle karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin denetçileri tarafından imzalanan bağımsız denetim raporuna yönelik Kurul uzmanlarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen ve dava konusu işlemin tesis edilmesine esas alınan İnceleme Raporu'nda, Türkiye Denetim Standartları'nın ilgili hükümlerine aykırılık sebebi olarak değerlendirilen; iç kontrol eksikliğinin göz önünde bulundurulmaması, belirlenen yanlışlıkların önemlilik sınırını aşmasına rağmen denetim stratejisinin gözden geçirilmemesi, ilişkili taraflarla olan ilişkilerin yerinde denetlenmemesi, önemlilik seviyesinin belirlenmesinde 2015 yılı tutarının güncellenmeksizin kullanılması, denetim ekibinin hile olasılığını değerlendirmemiş olması, hata ve önemli yanlışlıkların değerlendirilmemesi, işletmenin tanınması amacıyla çalışma yapılmaması, mutabakat metinlerinin güvenilirliğinin sorgulanmaması, düzeltme veya açıklamalara dair çalışma yapılmaması, yedek denetim ekibinden bağımsızlık taahhüdünün alınmaması vb. tespitlerin yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi hususu, davacının bu tespitlere ilişkin itirazları da dikkate alındığında, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi kapsamı dışında özel ve teknik bir muhasebe bilgisi gerektirmektedir. Uyuşmazlığın genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgi ile çözümlenmesi mümkün değildir.Bu itibarla, davacının denetçileri tarafından imzalanan bağımsız denetim raporunun Bağımsız Denetim Standartları'na aykırılık içerip içermediğinin tespiti amacıyla, iyi derecede muhasebe ve finans bilgisine sahip olan öğretim üyesi düzeyinde bir bilirkişi ya da bilirkişi heyetince hükme esas alınabilecek nitelikte bir rapor düzenlendikten sonra hüküm kurulması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararda usûl hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.Belirtilen gerekçelerle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.