Anahtar kelimeler: Senesinde Kararidir Aşde Amerikan Ziyaretlerindeki Merkezli Ürünün Esaskarar Yürüttüğü Firmasına

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
BAŞKAN : .....
ÜYE : .....
ÜYE : .....
KATİP : .....
DAVACI : ... (T.C ..... )
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLLERİ : Av. .....
Av. .....
DAVA : Şirket feshi
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2024
Mahkememizde görülmekte olan şirket feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... ve ...'nin önceden ortak olarak yürüttüğü ... Merkezli ... firmasına 2019 senesinde ortak olduğunu, davacının Türkiye'ye geldiği zamanlarda öncesinde 5 yıl çalıştığı ... A.Ş. firmasına ziyaretlerindeki görüşmeler sırasında ... A.Ş.'de kullandıkları bir ürünün artık Amerikan firması tarafından onlara satılmadığını belirtmesi üzerine davacının ... firması ile bu ürünün üretimini muadil olarak gerçekleştirebileceklerini söylediğini, bu görüşmeyi ...'a ileten davacının ...'tan kendisinin bu projeyi finanse edebileceğini, ancak davacının teknik desteği olmadan ürünün hayata geçirilemeyeceği yanıtını aldığını, ... A.Ş. ile çalışmak için yeni bir şirket kurmaları gerektiğinden davalı şirketin 03.10.2019 tarihinde tescil edildiğini, projenin finansmanın büyük kısmını ... karşılayacağından %50, projeyi geliştiren ve finansal sağlayan davacının %25 ve diğer ortak ...'nin %25 hisse ile şirketi kurduklarını, davacı ve diğer ortaklar her ne kadar ... A.Ş. ile çalışabilmek adına davalı şirketi kurmuş olsalar da tedarik prosedürü nedeniyle geliştirilecek ürünün projesinin direk davalı şirkete verilememiş olduğunu, bunun yerine ...'un büyük ortak olduğu sertifikasyon sürecinden geçmiş ... A.Ş.'nin tedarikçi sisteminde onaylı olan ... ... A.Ş. firmasına projenin verildiğini, davalı şirketinde alt yüklenici olarak üretimi üstlendiğini, ... A.Ş.'nin davalı şirketi üretiminin verilmiş olduğu ürün ile ilgili teslim süresi 1 yıl olarak belirlendiğini bu süreç içerisinde davalının başka bir yüklenici ile çalışmak üzere harekete geçtiğini, davacının da onayı ile ... Ltd. Şti. ile çalışmaya başlandığını, davacının üretim aşamasında ...'da farklı bir işte çalışıyor olmasına rağmen ... Ltd. Şti. ekibini her aşamada yönlendirdiğini, mühendis ve davalı şirket ortağı sıfatı ile bilgi ve tecrübelerini paylaştığını, ürünlerin üretilmesi için gereken tüm malzemelerin ...'un diğer firması olan ... Ltd. Şti. üzerinden satın alındığını, ancak üretim için ne kadar harcandığı veya şirketin giderlerinin ne olduğu konusunda davacıya net bir tutar gösterilmediğini, belge temin edilmediğini, davacı ile hiç bir belge ve bilginin paylaşılmadığını, davacının ...'un davalı şirketteki görevlerini kötüye kullandığına dair ciddi şüpheleri bulunduğunu, davacıdan borç para aldığını bu borcu öderken şirketin gideri olarak gösterdiğini, davalı şirket bünyesinde kazanılan paralar ve yapılan giderlerin ikinci muhasebeye tabi tutulduğunu, faturasız ve belgesiz işler yapıldığını, davacının 04.12.2020 tarihinde davalı şirkete münferiden temsile yetkili müdür olarak seçildiğini, şirketin pay devri ile beraber ortak ...'un da münferiden temsile yetkili müdür seçildiğini, davalı şirketin ... A.Ş.'ye teslim edilecek projenin geliştirme ve kalifikasyon aşamaları tamamlanmış olmasına rağmen seri üretimi ...'ın 2021 yılı planlamalarından dolayı dondurularak ilerleyen tarihlere atıldığını, alt yüklenicinin zarar görmemesi için ... A.Ş. tarafından ... firmasına 600.000 USD civarında ödeme yapıldığının tahmin edildiğini, bu konuda davacıya hiç bir bilgi verilmediğini, davacıya sadece 60.000 TL civarında para gönderildiğini, davacının asli görevi sona erdikten sonra davalı şirket ortağı ...'un kötü niyetli bir şekilde davacının maaşını, sigortasını kesip şirkete ait mail hesaplarının eşimini engellediğini, kendi kişisel amaçları için alenen şirketi kullandığını, davalı şirketin yasal organlarının baştan beri tam manası ile oluşturulamadığını, şimdi de çalışamaz vaziyete geldiğini belirterek TTK 636. maddesi gereğince davalı şirketin haklı nedenlerle fesih ve tasfiyesine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın rekabet yasağını ihlal ve ikrar ettiğini, şirket müdürlük vazifesini yerine getirmediğini, asılsız isnat ve iftiralar ile kusurlu davranışta bulunduğunu, davacı asılın yurt dışında yaşamakta olup davalı şirket ile hiç bir şekilde iletişim kurmadığını ve görevlerini yerine getirmediğini, şirket yönetiminde fiilen kendisinin yer almadığını, yeni kurulan bir şirket olarak şirketin finansman ihtiyacının ve hatta şirkete ürün tedarikinin ... tarafından karşılandığının açıkça kabul ettiğini, şirket müdürü olarak davacı asılın tüm bilgi ve belgelere erişiminin açık olduğunu, ortak olarak bilgi ve belge alma yönünde talepte bulunduğuna ve buna karşılık bir engelle karşılandığına dair somut hiç bir belge ve delil sunmadığını, bugüne kadar hiç bir talepte bulunmayan şirket yönetiminde keyfi olarak fiilen olmayan ancak halan müdür olan davacı asılın dava açmakta hukuki yarar bulunmadığını, davalı şirketin ... A.Ş.'nin bir alt yüklenicisi olmadığını, davalı şirketin fatura karşılığı kendisine verilen iş ve işlemleri yerine getirdiğini ve hiç bir şekilde zarara uğratılmadığını, şirket ortakları ve müdürlerin bağlılık ve rekabet yükümlülüğüne rağmen davacının davalı şirkete hiç bir katkısı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanmış, davalı şirketin ticari sicil özeti ile sicil dosyasından bir örnek ..... temin edilerek dosya kapasımına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, mali müşavir ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiler tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda özetle; "şirketin kuruluşundan 2 yıl sonra satışlarında ve özellikle karlılığında ciddi bir artış olduğu, 2022 yılında net satışlarının %65,79'u oranında kâr elde ettiğinin görüldüğü, ticaret sicil bilgilerinde şirketin genel kurul toplantısının yapıldığı, bu gerekçe ile feshinin talep edilemeyeceğini, davanın davalı şirketin tasfiyesine yönelik olduğundan davacının ... ilişkin çalışmalarının ve ya da faaliyetlerinin incelenemeyeceği, davacının davalı şirketin ... A.Ş. ile çalışabilmek için şirketin kurulduğunu iddia etse de; söz konusu şirket ile çalışabilmek için tedarik prosedürlerini alamayacaklarını anladıklarını, bu nedenle ... A.Ş.'nin tedarikçi sisteminde onaylı olan ... ... A.Ş. firmasına projenin verildiğini, şirket ortağı olarak davacının tacir sayılması nedeni ile işi yapamayacağı belli olan bir şirket kurmasının haklı bir neden sayılamayacağını, dava dilekçesinde yer verilen olayların şirket tasfiyesinde haklı nedenlere ilişkin bir anlatım içerisinde olmadığı, davacının kendi çalışma şartlarını anlattığı, davacının şirket ortağı ...'un hiç bir bilgi ve belgeyi paylaşmadığına ilişkin iddiasının davacının baştan beri münferiden temsile yetkili şirket müdürü olması karşısında anlamlı bulunmadığı, ortaklar arasındaki şahsi borç ilişkisinin dava konusu olarak görülemediği, davacının şirket müdürü olarak her türlü bilgiye kolaylıkla ulaşması gerektiği, ulaşamaması halinde müdürlük yetkisine dayanarak gerekli önlemleri alabileceği, genel kurulu toplantıya çağırabileceği, şirketin kurulduğu tarihten bu yana mali yapısındaki gelişmelerin davacının iddiaları ile örtüşmediği, davacının şirketten ziyade şirketin diğer ortakları ile çalışma şartlarından kaynaklandığı anlaşılan nedenlerle şirketin tasfiyesini talep edemeyeceği, şirketin devamlılığının esas olduğu" ifade edilmiştir.
.....oruşturma nolu .....karar nolu soruşturma dosyası örneğinin celbi ile incelenmesinde; müşteki ... tarafından şüpheliler ... Ltd. Şti. hakkında 11.10.2023 havale tarihli şikayeti ile başlatılan soruşturma neticesinde dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı, müşteki ile şüpheliler arasındaki ihtilafın hukuki mahiyette bulunduğu gerekçesi ile şüpheliler hakkında koğuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, karara müşteki tarafından yapılan itirazın ..... D.İş kararı ile itirazın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dava; şirket ortağı tarafından açılan şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesi talebine ilişkindir.
Limited şirketin sona erme sebeplerini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nun 636. maddesinin 2. fıkrasında " Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir." düzenlemesi, 3. fıkrasında ise "haklı sebeplerin varlığında her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine, davacı ortağı payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Davalı şirketin ticari sicil kayıtları kapsamında davacının davalı şirkette %25 oranında pay sahibi ve aynı zamanda diğer şirket ortakları ..... ile birlikte şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, davacının 636/2-3 maddesi uyarınca ortaklık sıfatı nedeniyle talepte bulunabileceği değerlendirilmiştir.
Davacının, dava dilekçesinde davalı şirketin feshi talebine esas aldığı sebeplerden biri uzun süreden beri şirketin genel kurulunun toplanamadığı iddiası olup sicil kayıtlarının tetkikinde davalı şirketin son genel kurulunun 01.07.2021 tarihinde yapıldığı anlaşılmış olmakla dava tarihi itibari ile TTK 636/2 maddesi kapsamında fesih koşulunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
TTK 636/3 maddesinde ön görülen haklı sebep kavramı içerisinde şirketin devamlı olarak kar temin edememesi, şirket kuruluş gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasında şirket faaliyetine engel olacak surette devamlı huzursuzluk ve geçimsizlik bulunması, kuruluş gayesinin zamanından önce tahakkuk etmesi veya şirketin mevcut haliyle devam etmesinin ortaklardan beklenemeyecek hale gelmiş bulunması hususları ifade edilebilir.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından diğer şirket ortağı ve aynı zamanda şirket yetkililerinden biri olan ... tarafından kendisi ile şirket hakkında hiç bir bilgi ve belge paylaşımında bulunulmadığı iddia edilmiş ise de; davacının şirket ortağı olması yanında davalı şirketin münferiden temsile şirket yetkililerinden biri olduğu bu kapsamda şirket ile ilgili bilgi ve belgelere erişme imkanı bulunduğu gibi TTK 644/1-c maddesi atfı ile TTK 392 maddesi gereğince bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılmasına ilişkin prosedürün işletilebileceği, öte yandan dava dışı şirketlere ilişkin dava dilekçesindeki anlatımların davalı şirketin haklı sebeple feshi talebine esas olabilecek nitelikte olmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde şirketin kuruluşundan iki yıl sonra satışlarında ve özellikle karlılığında ciddi bir artış olduğu, 2022 yılında net satışlarının %65,79'u oranında kâr elde ettiği tespit edilmekle ticari faaliyetinde karlılığı yüksek olan şirketin ekonomik olarak devamlılığının esas alınması gerektiği, davacı tarafından iş bu dava tarihinden sonra 11.10.2023 tarihinde diğer şirket ortakları hakkında ..... yapılan şikayet nedeniyle yapılan soruşturmaya dayanılmış ise de; her dava dava tarihindeki koşullara göre değerlendirileceğinden dava açıldıktan sonra yapılan şikayete ilişkin soruşturma davacı iddialarına esas alınamayacağı gibi yapılan bu soruşturma sonucunda şüpheliler hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilerek bu karara itirazın reddi ile kesinleşmiş olması karşısında TTK 636/3 maddesi kapsamında davalı şirketin feshini gerektiren haklı nedenlerin varlığının davacı tarafça kanıtlanamadığı bu nedenle davacının davalı şirketin haklı nedenle feshi talebinin yerinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, TTK 636/3 maddesinin 2. cümlesi kapsamında şirketin feshi yerine ortaklık payı karşılığı davacının şirketten çıkarılması veya başkaca bir çözüme karar verilebileceği düzenlenmiş ise de bu çözüm yollarına karar verilebilmesi için de haklı sebebin varlığının kanıtlanmış olması gerektiğinden toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı uyarınca kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın reddine,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcının mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.2.12.2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 31.12.2024
Başkan ...
Üye .....
Üye .....
Katip .....

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!