Anahtar kelimeler: Kapısı Gününün Talepli Davetiye Günde Dinlenerek Diyarbakır Gaziantep Sözlü Dinlenildikten

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 4. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından duruşma talepli ve davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; 29.04.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Davacılar vekili asıl davada; davacı ...'ın 17.10.2010 tarihinde kapısı açık olan davalı şirkete ait trafoya girdiğini ve elektrik akımına kapıldığını, vücudunun tamamına yakınının ağır şekilde yandığını, davalı şirketin kendine ait trafo ile ilgili koruma tedbirlerini almaması nedeniyle ağır kusurlu olduğunu, küçük çocuğun bakıma muhtaç olduğunu ve ileriki yıllarda da bakıma muhtaç olacağını ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılardan ... için 15.000,00 TL maddi ve 350.000,00 TL manevi, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 100.000,00'er TL manevi, kardeşler ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 17.05.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ...'ın maddi tazminat talebini asıl dava yönünden 127.519,71 TL'ye yükseltmiştir.2. Davacı ... vekili birleşen davada; davacı ...'ın elektrik akımına kapılması sonucu vücudunun tamamına yakınının ağır şekilde yandığını, olay tarihinde hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığını ve çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü, beden bütünlüğünü hemen hemen tamamen kaybettiğini, çalışma gücündeki kayıp nedeniyle fazlaya dair hakları saklı olmak üzere; 265.000,00 TL tazminat ve ömür boyu malul kalması nedeniyle bakıcı yardımına ihtiyaç duyacak olmasından dolayı 10.000,00 TL bakıcı gideri talebinde bulunmuştur.II. CEVAPDavalı vekili; tarif edilen trafo merkezinin davalı şirkete ait olup olmadığının net olarak bilinemediğini, olayın meydana gelmesinde davacı küçük ile ve anne-babasının kusurlu bulunduğunu, taleplerin fahiş olduğunu savunarak, davaların reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli kararıyla; mevcut ceza yargılaması dosyası ile de tespit olunduğu üzere trafo binasının kapısındaki kilit sisteminin olay günü kırık olduğu, gerekli periyodik denetimlerin uygun şekilde yapılması ile bu eksikliklerin daha önce farkına varılması ve giderilmesi mümkün olmakla birlikte periyodik denetimlerin ve neticeten onarımların yapılmadığı, alınan bilirkişi raporlarında belirlendiği şekilde davalının %70 kusurlu olduğu, olay sırasında 12 yaşında olan ...'ın elektrik ve trafonun tehlikeleri konusunda gerekli bilgi ve donanıma sahip olamayacağından bu bilgilendirmeleri yapmayan davacı ebeveynlerin ise takdiren %30 oranında kusurlu olduğu ve zarar gören ...'ın kaza nedeniyle yaşamı boyunca kalıcı olarak %72 oranında iş gücü kaybı yaşayacağı gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, asıl davada ... için 175.000,00 TL, anne ... ve baba ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL, kardeşler ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 7.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 127.519,71 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, birleşen davada 265.000,00 TL maddi tazminat ile 7.312,73 TL bakım gideri alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2022 tarihli kararıyla; davacı ...'ın davalıya ait trafoya girmesi sonucu elektrik akımına kapılarak %72 oranında malul kalacak şekilde yaralandığı, ceza dosyasındaki kusur raporları ile işbu dosyada alınan kusur raporları birlikte değerlendirildiğinde, olayın oluş şekline göre tehlike sorumluluğu bulunan davalı şirketin gerekli güvenlik tedbirlerini almaması nedeniyle %70 oranında, olay tarihinde 12 yaşında olan kazazedenin davalıya ait trafoya girmesine engel olmamaları yönünden ebeveynlerin %30 oranında kusurlu sayılmaları gerektiği, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, sosyal ekonomik durumları ve dairenin kaldırma kararı öncesi verilen hükmün istinaf edilmeyerek taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar birlikte değerlendirildiğinde; davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, davacılardan ... lehine 50.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmesine, anne ... ve baba ... için 20.000,00'er TL, kardeşler ..., ..., ..., ... ve ... için 7.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 127.519,71 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ....den alınarak davacı ...'a ödenmesine, birleşen davada 265.000,00 TL maddi tazminat ile 5.347,13 TL bakım gideri alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a ödenmesine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 04.07.2023 tarihli ilamla; davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik temyiz itirazları reddedildikten sonra; asıl davada davacı ... için daha yüksek oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, birleşen davada ise davalı aleyhine ve davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak nazara alınmaksızın, istinaf eden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının asıl dava yönünden davacı yararına bozulmasına, birleşen davaya ilişkin hüküm fıkrasının (19) numaralı bendinin hükümden çıkartılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ... lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının çok az olduğu saptanarak, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davada davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulü ile 350.000,00 TL manevi tazminatın, diğer davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacılardan ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00'er TL, ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 7.000,00'er TL manevi tazminatın, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 127.519,71 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen dava yönünden davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 265.000,00 TL maddi tazminat ile bakım gideri alacağının kısmen kabulü ile 5.347,13 TL bakım gideri alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.VI. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili; Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulduğundan, asıl ve birleşen davalarda davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin belirlenmesinde güncel tarife yerine önceki karar tarihinde yürürlükte olan tarifenin esas alınmasının hatalı olduğunu, asıl davada davacılar arasında mevcut ihtiyari dava arkadaşlığı kurumu ile ihtiyari dava arkadaşlarının davalarının bağımsızlığı göz ardı edilerek asıl davada her bir davacının manevi tazminat talebi için diğer davacılardan bağımsız olarak vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken toplam miktar üzerinden tek bir vekalet ücreti tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın asıl ve birleşen davalarda davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretleri yönünden düzelterek onanmasını istemiştir.2. Davalı vekili; kusur oranlarının gerekçede belirtilmediğini, %100 kusurlu kabul edilmelerinin hatalı olduğunu, ceza dosyasının dikkate alınmadığını, raporların çelişkili ve hatalı olduğunu, atfedilen kusuru kabul etmediklerini, zarar gören ile ana, baba ve üçüncü kişilerin kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamalar hatalı olup raporun hükme esas alınabilir yeterlilikte olmadığını, manevi tazminatların çok olduğunu, %10 hakkaniyet indiriminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zarar görenin kusurunun tazminattan indirilmediğini, maddi tazminat hesabının TRH 2010 tablosuna göre yapılması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik çarpması nedeniyle uğranılan bedensel zarardan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 ve devamı maddelerinde temyiz incelemesi neticesinde bozma sebebi yapılacak hususlar ve bozma kararı üzerine yapılacak işlemler düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 373/2 maddesine göre, Yargıtayın bozma kararı, Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararı kaldırıp düzelterek verdiği bir karar veya İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp davanın esası hakkında yeniden verdiği bir karara ilişkinse dosya, kararı vermiş olan Bölge Adliye Mahkemesine veya uygun görülen başka bir Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Çünkü artık burada İlk Derece Mahkemesinin bir kararı mevcut değildir, bozulan karar Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır, bu nedenle dosya kararı bozulan Mahkemeye gönderilmektedir. Bölge Adliye Mahkemesi, yaptığı değerlendirmede bozma kararının doğru olduğu kanaatine varırsa bozmaya uyma kararı verecektir. Bu kararın anlamı, alt derece Mahkemesinin kendi vermiş olduğu önceki kararının hatalı olduğu ve Yargıtayın bozma kararı doğrultusunda yeniden inceleme yaparak bir karar vereceğidir. Bozmaya uyma kararı ile bozma kararı lehine olan taraf için bir usuli müktesep hak doğar. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Kanun'un 373/3 maddesi gereğince bozma ilamına uyulduğuna göre, bundan sonra yapılacak iş bozmaya uygun olarak, dosyanın esası hakkında yeni bir karar vermekten ibarettir. Buna rağmen Bölge Adliye Mahkemesince daha öncesinde kaldırılmasına karar verilen ve hükümsüz hale gelen İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, yazılı olduğu üzere yapılan istinaf başvuruları tekrardan incelenerek karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.2. Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeple;1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesi uyarınca usulden BOZULMASINA,2. Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.