Anahtar kelimeler: Ffa Fluorescein Fundus Anjiyografi Hastaya Yazısıyla Yersiz Kayseri Yıllarına Gören

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 12. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 2012 ve 2016 yıllarına ilişkin iki adet sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi bulunduğunu, davalı Kurumun 17.03.2017 tarihli yazısıyla; müvekkiline ait ... Hastanesinde tedavi gören 69 hastaya 91 adet Fluorescein Fundus Anjiyografi (FFA) adlı göz tetkiki işleminin yapılmadığı halde yapılmış gibi fatura edildiği gerekçesiyle, yersiz ödeme kapsamında 4.127,76 TL Kurum zararı ile 364.000,00 TL cezai şartın; 3 hasta yönünden (FFA) işleminin yapılmadığı halde yapılmış gibi fatura edildiği ve hastalardan 276,96 TL ilave ücret alındığı gerekçesiyle 2.769,60 TL cezai şartın; 75 hastaya yapılan 108 işlemin davalı Kurumla sözleşmesi olmayan doktor ... tarafından yapılmış olmasına rağmen Kurumla sözleşmesi olan doktor .... tarafından yapılmış gibi faturalandırıldığı gerekçesiyle, 44.106,80 TL Kurum zararı ile 484.000,00 TL cezai şartın; yine 2 hastanın ameliyatının doktor ... tarafından yapılmış olmasına rağmen doktor ... tarafından yapılmış gibi faturalandırıldığı gerekçesiyle 1.188,00 TL Kurum zararının; 5 hastanın ameliyatının Kurumla sözleşmesi olmayan doktor ... tarafından yapılmış olmasına rağmen Kurumla sözleşmesi olan doktor .... tarafından yapılmış gibi faturalandırıldığı gerekçesiyle 1.987,81 TL Kurum zararının, yine 3 hastanın ameliyat olmadığı halde ameliyat olmuş gibi faturalandırılma yapıldığı gerekçesiyle 1.782,00 TL Kurum zararı olmak üzere toplam 850.769,60 TL cezai şartın ve 53.192,37 TL Kurum zararının ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak avans faiziyle birlikte müvekkilinin Kurum alacaklarından mahsup edileceğinin bildirildiğini, müvekkilinin söz konusu cezai işlemlere itirazının reddedildiğini, toplam 903.961,97 TL tutarındaki cezai işlem nedeniyle davalı Kurum tarafından müvekkilinin hak edişlerinden 15.02.2017 tarihinde 172.000,00 TL, 15.03.2017 tarihinde 176.000,00 TL ve 15.04.2017 tarihinde 137.000,00 TL olmak üzere toplam 485.000,00 TL kesinti yapıldığını; davalı Kurum müfettişince yapılan soruşturmada dinlenen şirket eski çalışanlarının sorunlu olarak ayrılan şahıslar olduğunu, şirket yetkilisi tarafından bu şahıslar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulması nedeniyle aleyhe beyanda bulunduklarını, müvekkiline ait hastanenin hastaların tamamına işlem yaptığını ve bu doğrultuda faturalandırma işlemi yapıldığını, yapılan kesintilerin sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; davalı Kurum tarafından müvekkili hakkında uygulanan cezai işlemlerin ve kesinti işleminin iptalini ya da 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 182. maddesi gereğince ceza miktarından indirim yapılmasını, müvekkilinin söz konusu işlemler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini ve kesilen 485.000,00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından davacı hakkında uygulanan cezai işlemlerin sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, cezai işleme konu 69 hastaya yapılan 91 işlemin tamamının ilaçsız anjio işlemi olduğu ve ilaçsız anjio işleminin ilaçlı anjio işlemine eşdeğer olması sebebiyle yapılan işlemlerle ilgili olarak Kurum mevzuatına aykırı bir durumun bulunmadığı, doktorlar ... ve ...'nin hiçbir evrakta veya işlemde isimlerinin geçmediği ve yapılan işlemlerle ilgili olarak Kurum mevzuatına aykırı bir durum olmadığı, davalı Kurum tarafından davacı hastanede ameliyat olan 3 hastaya hastane çalışanı doktor ... tarafından ameliyat yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi tarihlerde yapıldığının sorulduğu, ilgili hastaların davacı hastaneye giderek ameliyat olduklarını, hastalardan 2 tanesinin ayrı ayrı 2 gözünden birer kez ameliyat olduğu ve ameliyatlarının aynı tarihlerde yapıldığını belirttikleri; 3 hastanın ise her iki gözünden farklı 3 ameliyat olduğunu, ancak iki göze yapılan 3 ameliyatın farklı tarihlerde değil, aynı göze yapılan 2 ameliyatın aynı tarihte yapılmış olup diğer göze yapılan ameliyatın farklı tarihte 1 kere yapıldığını, yani toplamda 3 ameliyatın 2 seansta yapıldığını belirttikleri, anılan tüm hastalara ait ameliyat notları, hasta aydınlatılmış onam formları ve epikriz raporlarının hastaların davalı Kuruma beyan ettikleri hususlarda çeliştiği, davacı şirketin Kuruma beyan ettiği doktorların dosya içeriğindeki belgelerle örtüştüğü, ilgili hastaların tamamının ıslak imzalı belgeleriyle ilgili doktorların tedavi ve işlemlerinin davacı tarafından Kuruma faturalandırıldığı, dolayısıyla davacı şirketin hastaların tamamına işlem yaparak bu doğrultuda faturalandırma yapmış olduğu, yapılan işlemlerle ilgili olarak Kurum mevzuatına aykırı bir durum olmadığı; öte yandan davacı şirket ortaklarının ve mesul müdürünün ceza yargılamasının Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında yapıldığı, suçun zincirleme biçimde kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık ve zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçları olduğu, 27.03.2019 tarihli karar ile yüklenen suçların unsurlarının oluştuğu ya da işlendiklerinin sabit olmadığı gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanıkların beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi başvurunun esastan reddine dair kesin olarak karar verilmekle 10.09.2021 tarihinde kesinleştiği, tüm dosya kapsamına göre davalı Kurumun cezai işlemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı Kurumca davacı hakkında uygulanan 17.03.2017 tarihli cezai işlemin iptaline, davacının hak edişlerinden kesilen 485.000,00 TL'nin 18.04.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 418.961,97 TL yönünden ise Kurum işleminin iptaline karar verildiğinin tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan 27.11.2016 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davacıya ait hastane tarafından hastaların tamamına işlem yapıldığı ve bu doğrultuda Kuruma faturalandırma yapıldığı, işlem yapılmamış hasta bulunmadığı, cezai işleme konu tedavi ve sair işlemlerin davacıya ait hastane tarafından beyan edildiği şekilde hastalara uygulandığı, yapılan işlemlerle ilgili olarak Kurum mevzuatına aykırı bir durum bulunmadığı ve davalı Kurumca uygulanan cezai işlemlerin yerinde olmadığı yönünde görüş bildirildiği, söz konusu raporun hüküm kurmaya ve denetimine elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili Kurumun yapmış olduğu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, davacı hakkında BİMER üzerinden ulaştırılan, ayrıca davacı şirket bünyesinde çalışanlar tarafından yapılan şikayetler üzerine soruşturma başlatıldığını, bu kapsamda 179 kişinin ifadesine başvurulduğunu, alınan ifadeler ve ayrıntılı şekilde yürütülen tahkikat neticesinde, davacıya ait hastanenin Kurumla sözleşmesi olmayan doktorlar tarafından yapılan işlemleri sözleşmeli doktorlar üzerinden Kuruma fatura ettiğinin, Kurumun sağlık yardımlarından faydalandırmak amacıyla pek çok hastaya (FFA) tetkiki yapılmadığı halde yapılmış gibi fatura edildiğinin, söz konusu tetkikler örneklemeye düştüğü taktirde başka hastalara ait mevcut (FFA) görüntüleri üzerinde tahrifat yapılarak Kuruma gönderildiğinin, bazı hekimler tarafından yapılan ... kodlu işlemle birlikte yapılmadığı halde sırf hastadan alınan yüksek ücretin Kuruma açıklanabilmesi için ... kodlu işlemin de fatura edildiğinin, aynı seansta yapılan bazı ameliyatların ayrı ayrı günlerde yapılmış gibi fatura edilerek ücretlerinin tam olarak alındığının, öğretim üyelerine kendi isteğiyle özel ücretli olarak muayene olan hastalara yapılan işlemlerin ve özel sigorta şirketlerince karşılanan sağlık hizmetlerinin Kuruma ayrıca fatura edildiğinin tespit edildiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda sadece hastalara işlem yapılıp yapılmadığı hususu değerlendirildiğinden raporun eksik incelemeye dayalı olduğunu, Kurum müfettişlerince düzenlenen rapor ile bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğunu, bu çelişki giderilmeksizin verilen kararın hatalı olduğunu, öte yandan davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştirB. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı Kurumca taraflar arasında imzalanan sağlık hizmeti satın alım sözleşmesine dayalı olarak davacı hakkında uygulanan cezai işlemden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile kesinti işleminin iptali ve kesilen bedelin iadesi istemine ilişkindir.1. Somut olayda, davalı Kurum müfettişince yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen teftiş raporuna istinaden, davacıya ait ... hastanesinde tedavi gören 69 hastaya 91 adet Fluorescein Fundus Anjiyografi (FFA) adlı göz tetkiki işleminin yapılmadığı halde yapılmış gibi fatura edildiği; yine 3 hastaya (FFA) işlemi yapılmadığı halde yapılmış gibi fatura edildiği ve hastalardan 276,96 TL ilave ücret alındığı; 75 hastaya yapılan 108 işlemin davalı Kurumla sözleşmesi olmayan doktor ... tarafından yapılmış olmasına rağmen Kurumla sözleşmesi bulunan doktor ... tarafından yapılmış gibi faturalandırıldığı; yine 2 hastanın ameliyatının doktor ... tarafından yapılmış olmasına rağmen doktor ... tarafından yapılmış gibi faturalandırıldığı; 5 hastanın ameliyatının Kurumla sözleşmesi olmayan doktor ... tarafından yapılmış olmasına rağmen Kurumla sözleşmesi bulunan doktor ... tarafından yapılmış gibi faturalandırıldığı ve 3 hastanın da davacıya ait hastanede ameliyat olmadığı halde ameliyat olmuş gibi faturalandırılma yapıldığı gerekçesiyle, 850.769,60 TL tutarında cezai şart ile 53.192,37 TL tutarındaki Kurum zararının davacının Kurum alacaklarından mahsubuna karar verilmiş ve davacının hak edişlerinden 485.000,00 TL tutarında kesinti yapılmıştır. Davalı Kurum müfettişince söz konusu inceleme raporunun düzenlenmesi sırasında, davacıya ait hastanede tedavi gören sigortalı hastalar da dahil olmak üzere toplam 179 kişinin ifadesine başvurulmuş, neticeten davacı hakkında yukarıda belirtilen 6 kalem yönünden cezai işlem uygulanmasına karar verilmiştir. Ne var ki, yargılama sırasında cezai işleme konu bu işlemler yönünden hiçbir hastanın ifadesine başvurulmamış; bilirkişi heyet raporunda hastaların tamamına işlem uygulandığı, işlem yapılmayan hasta bulunmadığı ve Kurum mevzuatına uygun şekilde faturalandırma yapıldığı yönündeki görüşe itibar edilerek eksik incelemeyle karar verildiği anlaşılmıştır.O halde İlk Derece Mahkemesince; davacıya ait hastanede söz konusu tedavi ve ameliyat işlemlerinin uygulandığı hastalardan uygun görülenlerin tanık sıfatıyla dinlenmesi, bu hastalara gerçekte işlem yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise hangi doktor tarafından yapıldığı tespit edildikten sonra konusunda uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.2. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 3. Bozma nedenine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi