Anahtar kelimeler: Kişilar Kararidir Firmaya Teşekkülün Sonlandırıldığını Yapmaya Firma Temizlik Rücuen Bünyesinde

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
DAVALI .....
İLİŞKİLİ KİŞİ/(LAR) : .....
.....
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Teşekkülün .....'na bağlı .....'ne ait işletme, bakım, onarım, temizlik vs işlerinin 2012-2014 yılları arasında ... firmaya verildiğini ve ... firma ile hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, ... firma bünyesinde çalışan dava dışı işçi ...'in █████/2014 tarihinde iş akdinin sonlandırıldığını ve çalıştığı dönemlere ilişkin olarak Kıdem Tazminatı alacağı için dava açıldığını, ..... sayılı dosyasının Yargıtay onaması ile kesinleştiğini ve bu dava sonucu .....'nin (eski esas .....Esas ) .....Esas sayılı dosyasına toplam 35.72206 TL ödeme yapıldığını, davacı idare tarafından ödenmek zorunda kalınan kıdem tazminatından ... firmanın sorumlu olduğunu ileri sürüp şimdilik 100,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili; Harçlandırdığı█████/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile davalı şirketten olan isteğini bilirkişi raporu doğrultusunda 9.986,79-TLya çıkarmıştır.
CEVAP:
Davalı Şirkete usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının sorumlulukları oranında davalı alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; ..... sayılı dosyanın UYAP ve fiziki hali, ..... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti, taraflar arasındaki hizmet sözleşmeleri ve eki teknik şartnameler, dava dışı işçiye ait hizmet döküm cetveli ve bilirkişi raporu dosya içerisine alınmıştır.
Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş ... işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin ... ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, ... tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.
İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; ... işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı ... tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Mahkememizce Aktüer Bilirkişi ...'dan aldırılan █████/2024 tarihli raporda özetle;" yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Davacı ile davalılar arasında hizmet alımı sözleşmeleri imzalandığı, imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumlu olduğuna dair düzenlemenin yer aldığı; davacı İşverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı,
2) Davacının icra dosyasına toplam 35.722.065 TL ödeme yapmış olduğu,
3) Mahkemenin dava dışı işçinin davalı şirket nezdinde geçen çalışma süresine göre kendi dönmeleriyle sınırlı olarak sorumlu olduğu kanaatine varması durumunda; davalının sorumlu olduğu gün sayısına düşen tazminat tutarının 9.986,79 TL olduğu, davacının bu tutarı davalıdan rücuen tazmini talep edebileceği,
4)22.02.2012-01.03.2021 (7 gün) ve 22.0.2.2014-.28.02.2014 (6 gün) olmak üzere toplam 13 GÜN, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin geçerli olduğu tarihlerin (22.02.2012-22.02.2014) dışında kaldığından işçinin davalı şirkette çalıştığı bu 13 günlük dönem hesaplamaya dahil edilmemiştir. Ancak, Sayın Mahkeme davalının bu 13 günlük süreden de sorumlu olduğu kanaatinde olması halinde, 13 günlük süreye karşılık gelen kıdem tazminatı ve ferileri ödemesinin 180 TL olduğu, bu durumda davacının toplamda 9.986,79 TL+180 TL - 10.166,79 TL tutarı davalıdan rücuen tazmini talep edebileceği, sonuç ve kanaatine varıldığı." şeklinde rapor sunulmuştur.
Mahkememizce bilirkişi kök raporunda yapılan hesaplamalar hükme alınmış olup, denetime elverişli kök raporu doğrultusunda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Dava konusu olayda da, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl (üst) işveren, davalı (alt) işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, davalı (alt) işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumlu olacakları anlaşılmıştır.
İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Borcun mahiyetinden hilafı istidlal olunmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri alacaklıya yapılan tediyeden birbirine müsavi birer hisseyi üzerlerine almaya mecburdur. Hissesinden fazla tediyede bulunan, fazla ödeme ile diğerlerine rücu hakkını kazanır.
Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmamış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir. .....'nin 28.01.2014 tarih ve .....; 25.02.2014 tarih ve ....., sayılı ilamları ile ..... nin 23.06.2014 tarih ve ......; 13.11.2014 tarih ve ..... 30.10.2014 tarih ve .....; 26.10.2015 tarih ve ...... sayılı ilamları da bu yöndedir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler incelendiğinde, davalı ile yapılan Hizmet Alım Sözleşmesinin 13.2 maddesinde ve atıfta bulunulan Şartnameye göre; yüklenicinin söz konusu işle ilgili olmak üzere çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukların, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin altıncı bölümünde belirlendiği, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.
2 Şubat 2019 tarihli 30694 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan, 7166 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 11'inci maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. Bahse konu maddeye göre “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde 11/9/2014 tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” denilmektedir. Madde hükmü, Anayasa Mahkemesinin ..... sayılı █████/2019 tarihli verilen kararı ile iptal edilmiş, karar █████/2019 tarihli ve 30919 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Somut olayda; Davacının rücuen alacak talep ettiği dönemdeki sözleşme ve eki niteliğindeki teknik şartname incelendiğinde kıdem tazminatına ilişkin ödemenin davalının sorumluluğunda bulunduğu, dava dışı işçi ...'in 'in çalıştığı dönemler için 01.03.2012-28.02.2014 (723 gün) gün üzerinden toplam kıdem tazminatı ödemesinin 9.986,79-TL olduğu, bu durumda davacının toplamda 9.986,79 TL tutarı davalıdan rücuen tazmini talep edebileceği, sorumlu olduğu döneme ilişkin miktarın rücuen sorumlu olması gerektiği, talep gibi kabul edilen tutara ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletileceği anlaşıldığından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜNE;
9.986,79 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Alınması gereken 682,19 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL ve 168,84 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 438,69‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 269,85 TL peşin harç ve 168,84 TL ıslah harç olmak üzere toplam 438,69‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği .....tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan 1.013,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.513,5‬0 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 9.986,79 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı █████/2024
Katip .....
e-imzalı
Hakim .....
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!