Anahtar kelimeler: Trafiğe Kızının Cismani Sürücüleri Kaybeden Karışan Yakınlarında Makamı Kaybettiğini Maktülün

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2014KARAR TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili █████/2012 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'a ait ... plakalı araç ile kaza tarihi itibariyle sigorta poliçe süresi dolduğu ve Zorunlu Mali Trafik Sigortası yaptırmadan trafiğe çıktığı anlaşılan ... plaka sayılı motosikletin ... ili ... ilçesi yakınlarında karıştığı bir kaza sonucu davacı müvekkillerinin kızının hayatını kaybettiğini, █████/2006 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda hayatını kaybeden maktülün kusuru bulunmamasına rağmen hazırlık makamı tarafından yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan soruşturma evrakının kapatıldığını ve kazaya karışan araç sürücüleri hakkında kamu davası açılmadığını, kaza nedeniyle davacı müvekkillerine herhangi bir tazminat ödenmediğini, davacı müvekkillerinin kızlarını kaybetmeleri nedeniyle maddi ve manevi yönden mağdur olduklarını, ayrıca maktülün gayriresmi birlikteliğinden doğan küçük çocuğunun da bakım giderlerinden mahrum olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istenildiğini, zira meydana gelen kazada kusur oranı adli tıp kurumu tarafından alınmayan bir belgeye dayanmayan maktülün tam kusurlu olması halinde bile desteğinden yoksun kalan mirasçıların dava açma haklarının bulunduğunu, tüm bu nedenlerle dava konusu olay nedeniyle kızlarını kaybeden davacı müvekkillerinin her biri için ayrı ayrı 1.000,00 TL., maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, dava konusu olay sonucu annesini kaybeden ... için kaza tarihinden itibaren davacılar tarafından yapılan 1.000,00 TL'lık bakım masrafının yine kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, annesinin desteğini kaybeden küçük ...'un maruz kaldığı 2.000,00 TL'lık destekten yoksun kalma tazminatının yine kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, dava konusu olay nedeniyle kızlarını kaybeden davacıların her biri için 10.000,00 TL., annesini kaybeden ... için ise 20.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, savcılık tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde sigortalı aracın kusursuz olduğunun belirtildiğini, bu sebeple kusuru kabul etmediklerini, ... plakalı aracın sundukları poliçedeki araç olduğunun tespit edilse bile bu aracın müvekkil şirket nezdinde poliçe ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesi gerektiğini, bunun içinde ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerekli olduğunu, zarar hesabında sosyal güvenlik kurumlarınca bağlanan maaşın peşin değerinin indirilmesi gerektiğini, ... plakalı araç sürücüsünün meydana gelen olayda kusuru bulunmadığından hiçbir mesnedi olmayan kötü niyetle açılmış olan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde, müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma zararının ... hesabından tazmini istemine ilişkindir. 2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9.maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği belirtilmiş, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nin 3.maddesinde; motorlu bisikletin, silindir hacmi 50 cc'yi geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km den az olan bisiklet olduğu düzenlenmiş, 2918 Sayılı KTK'nın 103. maddesinde ise; motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür.Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54 de özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir. Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir. Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir. Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 17. H.D. ... Esas... Karar sayılı emsal ilamı)... Hesabı, trafik sigortası bulunmayan aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.Dosyanın safahati:... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ...Karar sayılı dosyasında █████/2013 tarihli kararı ile Yetkisizlik kararı verilmiş, bu karara davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar ve █████/2013 tarihli kararı ile davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulü hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay'ca hüküm bozularak davalı yönünden dosyanın tefrik edilerek Yetkisizlik kararı verilmesi yönünde bozulmuştur. Mahkemece Yargıtay'ın bozma ilamına uyularak dosya tefrik edilmiş ve Yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası █████/2014 tarihli celsede tefrik edilerek Mahkemenin ... Esas sırasına kaydı yapılmıştır. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas,... ve █████/2014 tarihli kararı ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilerek yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir. Bu karar üzerine dosyanın ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde... Esas sırasına kaydı yapıldığı, ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin █████/2014 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize tevzi edildiği, mahkememizde █████/2021 tarihinde ████████ esas sırasına kaydı yapılmıştır.Mahkememizin █████/2022 tarih, ...Esas, ... Karar sayılı kararı ile; Kazanın meydana gelmesinde davacıların desteğinin tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, destekten yoksun kalan davacıların zarar gören üçüncü kişi konumunda oldukları kabul edilerek yapılan hesaplamanın uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 7.743,52 TL, davacı ... için 12.553,00 TL ve davacı ... için 17.451,00 TL olmak üzere toplam 37.747,52 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karar davacılar vekili ve davalı vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı, █████/2024 tarihli ilamı ile; "Kaza sonucu sadece davacının desteği sürücünün vefat ettiği, başkaca kimsenin yaralanmadığı ve hayatını kaybetmediği, kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre söz konusu eylem trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu olup zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, davaya konu trafik kazasının 06.09.2006 tarihinde meydana geldiği, eldeki davanın 05.06.2012 tarihinde 6100 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinde düzenlenen kısmi dava olarak açıldığı, davacı tarafça sunulan 29.07.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin, davacı ... yönünden 10.578,00 TL, davacı ... yönünden 12.553,00 TL, davacı ... yönünden 17.451,00 TL olarak belirlendiği, davalı ... Hesabı vekilince, ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, kaza tarihi (06.09.2006) ile ıslah dilekçesinin verildiği tarih (29.07.2020) arasında zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşılmaktadır. Şu halde; Mahkemece, davalının usulüne uygun ve süresinde yaptığı ıslah zamanaşımı def'i dikkate alınarak ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine kararı verilmesi gerekirken, bu kısma ilişkin de davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." gerekçesi ile değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, 06.09.2006 tarihinde, saat 14.00 sıralarında, davalı sürücü ..., yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonet ile ... istikametinden ... istikametine doğru seyrederken, yolun sağ banketinden aniden yola giren davacılar yakını ... yönetimindeki ... plaka sayılı motosiklete çarparak ölümlü trafik kazası meydana geldiği, anılan kazada davacıların murisi ...'nin kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 Tarih ve ...E, ... K.Sayılı kararında belirtildiği üzere, ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ... %100 kusurlu olsa bile destekten yoksun kalan davacı hak sahipleri zarar gören üçüncü kişi konumunda olduğu kabul edilerek davacı hak sahibi yönünden maddi tazminat hesabı yapıldığından, %100 kusura isabet eden maddi zarar tutarı davacılar yararına dikkate alınacağı, murisin yönetimindeki ... plakalı aracın 06.09.2006 kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi bulunmadığından davalı ... hesabının sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır. Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere; olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 41 inci maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 uncu maddesi) haksız fiil tanımlanmış, 60 ıncı maddesinde de (TBK 72 nci md) haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine (TBK 72 nci maddesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri öngörülmüştür) tabi olduğu belirtilmiştir.Buna karşılık 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/1 inci maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak 10 yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Maddenin özellikle 2 nci fıkrasında "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğarsa" ifadesi ile kanun koyucu, taraf ayrımı yapmaksızın (davacı, davalı veya dava dışı 3. kişi) fiil cezayı gerektiriyor ise, uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını kabul etmiştir. Görüldüğü gibi, BK'nın 60 ve 2918 sayılı KTK'nın 109/2 nci maddesindeki düzenlemeler, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbirine paraleldir. Aralarındaki tek fark, zamanaşımı süresinin trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından 1 yıl yerine, 2 yıl olarak öngörülmesidir. (TBK'nın 72 nci maddesi ile bu konuda da paralellik sağlanmıştır.) Haksız fiile dayanan tazminat isteminde zamanaşımının işlemeye başlayacağı tarih, zararın ve zarar sorumlusunun öğrenildiği andır. Açıklanan ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; kaza sonucu sadece davacının desteği sürücünün vefat ettiği, başkaca kimsenin yaralanmadığı ve hayatını kaybetmediği, kaza tarihinde yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre söz konusu eylem trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu olup zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, davaya konu trafik kazasının 06.09.2006 tarihinde meydana geldiği, eldeki davanın kısmi dava olarak açıldığı, davacı tarafça sunulan 29.07.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin, davacı ... yönünden 10.578,00 TL, davacı ... yönünden 12.553,00 TL, davacı ... yönünden 17.451,00 TL olarak belirlendiği, davalı ... Hesabı vekilince, ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı def'inde bulunulduğu, kaza tarihi (06.09.2006) ile ıslah dilekçesinin verildiği tarih (29.07.2020) arasında 8 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşıldığından davanın dava dilekçesinde belirtilen miktarlar yönünden kabulüne, ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacının maddi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile ... için 2.000,00 TL, ... için 1.000,00-TL ve ... için 1.000,00-TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile anılan davacılara verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,2-Karar ve ilam harcı 615,40-TL'nin peşin alınan 330,05-TL den düşümü ile kalan 285,35-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça yatırılan 133,65-TL peşin harç, 21,15-TL başvuru harcı ve 196,40-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 351,20-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,5-Davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.000,00-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.412,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 186,41-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 100,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 92,27-TL'lik kısmının davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine; arda kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır Hükmün TashihiHer ne kadar mahkememizce kısa kararda sehven davacı ..., ... olarak belirtilmiş ise de mahkememizce resen maddi hata düzeltilmiştir.