Anahtar kelimeler: Konusutazminat Mikserinin Çarptığını Zmms Beton Müzakere Bakıcı Araca Poliçesi Maluliyet

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO:████████
KARAR NO:████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:█████/2024
NUMARASI:████████ Esas- ████████ Karar
DAVANIN KONUSU:Tazminat
KARAR TARİHİ:█████/2025
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;█████/2015 tarihinde, davacının yönetimindeki ... plakalı araca, davalı ... şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altında olan ... plakalı beton mikserinin çarptığını ve davacının yaralandığını, davalı ... şirketine █████/2019 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.500 TL geçici iş göremezlik, 3.500 TL sürekli maluliyet ve 100 TL bakıcı giderleri zararı olmak üzere şimdilik 7.100 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir. Birleşen Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığını, geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kalması nedeniyle şimdilik 1.439.628,24 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıların kusurları oranında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; asıl dava ve birleşen dava yönünden davanın kabulüne, 1.427.640,16 TL sürekli iş göremezlik tazminatının asıl dava davalısı ... Şirketi'nden temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren, birleşen dava davalıları ... ve ... AŞ'den kaza tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (asıl davanın davalısı... Şirketi teminat limiti olan 290.000 TL ile sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10.185,83 TL geçici iş göremezlik tazminatının asıl dava davalısı ... Şirketi'nden temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren, birleşen dava davalıları ... ve ... AŞ'den kaza tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (asıl dava davalısı ... Şirketi teminat limiti olan 290.000 TL ile sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1.802,25 TL bakıcı gideri tazminatının asıl dava davalısı ... Şirketi'nden temerrüt tarihi olan █████/2019 tarihinden itibaren, birleşen dava davalıları ... ve ... AŞ'den kaza tarihi olan █████/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (asıl dava davalısı ... Şirketi teminat limiti olan 290.000 TL ile sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş,Bu karara karşı asıl ve birleşen davada davacı vekili: Karşı aracın beton mikseri olduğundan 2 dingilinde bulunan tekerlerin manevra kabiliyeti olmasına rağmen karşı aracın müvekkilinin şeridinden kendini kurtaramamasının davalı tarafın kaza sırasındaki hızının yüksek olduğunu gösterdiğini, yük taşıma vasfını haiz bir araç olduğu dikkate alındığında aracın istiap haddinin üzerine yüklenmesi halinde aracın manevra kabiliyetinin düşeceğini, işin niteliğine göre yük taşıma sınırını veya yolcu taşıma sınırını aşarak seyreden aracın istiap haddini aşmış olacağını, müvekkilinin aktüerya hesabında aylık kazancını dikkate almaksızın tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, olay yeri görüntüleri ile kaza fotoğrafları dikkate alındığında müvekkiline yükletilebilecek %50 kusurun da kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin meydana gelen kaza sebebiyle %80 malul kaldığının aldırılan raporlarla sabit olduğunu;Davalı ...AŞ vekili: Davalı mikser sürücüsü ...'in şerit ihlali yapmadığını, ancak dosyada alınan ve yerel mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporlarında genel geçer ifadelerle zorlama yöntemlerle müvekkiline kusur izafe edildiğini, müvekkilinin kullanmış olduğu aracın kontrolünü kaybetmediğini, aracın kaymadığını ve usulüne uygun olarak kazayı önlemek için durduğunu, davacının kullanmış olduğu aracın zeminin kaygan olması nedeniyle kayarak müvekkilinin kullandığı araca çarptığını, müvekkilin bu noktada alabileceği bir önlem olmadığı gibi, kazanın oluşmasını engellemek için hızını azaltarak kaza anında durma noktasına getirdiğini, mahkemenin ATK raporuna da itibar etmeyerek Karayolları Genel Müdürlüğü'nden rapor aldırdığını, bu raporda tarafların eşit derecede %50 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacının vücut bütünlüğünde meydana geldiği iddia edilen zararlar ile dava konu kaza arasında illiyet bağı olmadığını, davacının maluliyetini kabul etmediklerini, müştekinin kazanın gerçekleştiği tarihteki yaşının 54 olduğunu, alınan raporlar kazadan çok sonra alındığından alınan raporların hukuka aykırı olduğunu;Davalı ... Anonim Şirketi vekili ise: İlk derece mahkemesi tarafından poliçe teminat limitinin üzerinde karar verildiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, dosya kapsamında kusur raporu alınmayarak sunulan █████/2022 tarihli raporun hükme esas alındığını, çözümü özel ve teknik bilgiye dayanan konularda ihtisas sahibi kişilerin vereceği raporun esas alınarak hüküm kurulması gerektiğini, tespit edilen maluliyet oranının kazayla illiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda çelişki bulunduğunu, ayrıca ATK raporları arasında da ciddi çelişkiler olduğunu, davacının gelirine ilişkin hiçbir belgenin taraflarına tebliğ edilmediğini, davacının gelirinin; maaş bordrosu; banka kayıtları yahut vergi levhası gibi resmi kayıtlarla ispatlanması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, tedavi giderleri anılan yasa hükümleri ve prim aktarımı gereği ...'nin sorumluluğunda olduğundan, trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, aktüer raporun en son veriler ve en son bilinen asgari ücrete göre hazırlanması gerektiğini, 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müvekkili şirkete karşı, güncel veriler kullanılarak hesaplanan işleyecek dönem zararına ayrıca faiz işletilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, gelecek dönem zararına geçmiş tarihten faiz işletilmesinin kabulünün mümkün olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat (geçici-kalıcı maluliyet ve bakıcı gideri) talebine ilişkindir.Somut olayla ilgili yapılan ceza yargılamasında; Beykoz 3. ACM ████████ E ███████ K. sayılı dosyasında İstanbul Teknik Üniversitesi Ulaştırma Anabilim Dalı Başkanlığı, Karayolları ve Trafik öğretim üyelerince düzenlenen █████/2018 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile Karayolları Genel Müdürlüğü bilirkişi heyetinden alınan █████/2018 tarihli bilirkişi raporlarında kazanın meydana gelmesinde tarafların eşit derecede (eşdeğer) etkili oldukları tespit edilmiş, bu kusur oranlarına göre verilen hüküm istinaf incelemesiyle onanarak kesinleşmiştir.Mahkemece alınan █████/2022 tarihli raporuna göre de; davacının ve davalı sürücünün %50 oranında kusurlu oldukları görüşü bildirilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılamasındaki kusur raporları örtüşmektedir.Raporda kabul edilen olgu ve belirlenen kusur durumu, kaza tespit tutanağı ile dosyaya yansıyan olayın oluşuna uygun düşmektedir.Davacının maluliyet durumunun, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi'nin uygun yönetmelik hükümlerini gözeterek düzenlediği raporla belirlendiği anlaşılmaktadır. Anılan raporda davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile maluliyet arasında uygun nedensellik bağının kurulduğu, raporun yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla, bu konudaki davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarih ve ███████ (E) - ███████ (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "..." formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ E. ve ██████████ K., ██████████ E. ve ██████████ K., ██████████ E. ve ██████████ K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin █████████ E. ve ███████ K., █████████ E. ve █████████ K. sayılı kararları). Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir.Dosyada bulunan bilirkişi raporunda; davacının ortağı olduğu firmalardan 4/b statüsünde Bağkur primlerinin ödendiği ve kişinin █████/2008 tarihi itibariyle 4/1-b statüsünden yaşlılık aylığı bağlandığı; kaza tarihi █████/2015 dikkate alındığında Aralık 2014 de 561,33 TL brüt, Ocak 2015 de 211,40 TL brüt, Şubat 2015 de 86,40 TL brüt prime esas kazancının bulunduğu, (asgari ücretin çok altında ayda 1-2 gün gibi çalışıyor olduğu) göz önüne alındığında;kaza tarihinde 53 yaşında olan davacının █████/2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya devam ettiği ve █████/2023'ten sonra aktif çalışmasının olmadığı anlaşılmaktadır.Cismani zarar sebebi ile iş gücü kaybı tazminatının hesabında davacının gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır.Somut olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacının geliri hesaplanırken, asgari ücret kadar gelir elde ettiği değerlendirilerek bu miktar üzerinden tazminat hesabı yapılmıştır.Davacının mühendis olduğu ve hakim ortağı olduğu şirketten gelir elde ettiği, dava konusu kaza nedeniyle gelirinde azalma olduğu, gerçek gelirinin şirketten elde ettiği gelir olduğunun kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının kişisel yetenek ve emeği ile şirket gelirine sağladığı katkıya ilişkin deliller sunulmamıştır.Kaldı ki, maluliyet tazminatının konusu, kişinin bedensel veya fikri çalışması ile elde ettiği gelirlerdir.Bunun dışında, kişinin fiilen çalışmasını gerektirmeyen mal varlığı değerlerinin gelir olarak kabul edilmesi ve bu değerler üzerinden tazminat hesabı yapılması olanağı da yoktur. Bu bağlamda somut olayda davacının ortağı olduğu limited şirketten elde ettiği gelirin tamamının tazminat hesabında gözetilmesi, başka bir anlatımla, şirketten elde ettiği kazancın maluliyet tazminatına esas alınacak gelir olarak kabul edilmesi olanağı bulunmayıp ancak, bu gelirin (şirketten olan) elde edilmesinde davacının bedensel ve yönetsel katkısı ispat edildiği takdirde, ispat edilen bu gelir, davacının hesaplamaya esas geliri olacaktır.Ne var ki, yukarıda da açıklandığı üzere davacı tarafça bu yönde somut delil bildirilmemiş, sunulan belgeler de █████/2023 tarihli ikinci bilirkişi raporunda irdelenmiştir. Bu bakımdan davacının, ortağı olduğu şirkete bedensel ve yönetsel katkısı ve dolayısıyla asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği ispat edilemediğinden bu yöndeki itirazlarının reddine karar verilmiştir.Bu durumda, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen kalıcı maluliyet oranı, geçici maluliyet süresi, kaza tarihindeki yaşı,SGK hizmet dökümünden elde edilen geliri esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre düzenlendiği ve tazminatın belirlendiği anlaşılmakla usule, yasaya ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında ve sigorta şirketinin sürekli, geçici iş görmezlik ve bakıcı giderinden poliçe limitiyle sorumluluğunun belirtilmesinde isabetsizlik bulunmadığından bu hususlara değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.Yine, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce ve halen yürürlükte bulunan KTK'nin 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu █████/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve █████████ K. sayılı kararında;"2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde karar vermiştir.Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Ayrıca, davacı vekili, davalı ... şirketine başvurusunu yaptıktan sonra verilen olumsuz yanıt üzerine dava açtığına göre KTK'nin 97.madddesindeki başvuru koşulunun yerine getirildiğinin kabulü ile davalı ... şirketi yönünden başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasının, diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren avans faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin, davalı ...AŞ vekilinin ve davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurularının HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine,2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 98.341 TL istinaf karar ve ilam harcından davalılar...AŞ ile ... Şirketinden peşin alınan toplam 49.444,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 48.896,75 TL istinaf karar ve ilam harcının (davalı ... Şirketi tarafından, teminat limiti itibarıyla sorumlu olunan istinaf karar ve ilam harcının tamamı yatırılmış olmakla) davalı...AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanununa göre alınması gereken harç davacı taraftan peşin alındığından, davacıdan ayrıca harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinafa başvuranlar tarafından istinaf başvurusu nedeniyle sarf edilen yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.█████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!