Anahtar kelimeler: Kuryenin Kemiğinin Omuz Motoru Bulvarının Kırıldığı Geçerken Ambulansı Kapısı Çarptığını

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2025KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; trafik kazasının gerçekleştiği olay günü (█████/2023) saat 12:30 sıralarında müvekkili; .... Mahallesi, ... bulvarının ... Hastanesi tarafından ... Üniversitesinin arka giriş- çıkış kapısı tarafına yaya olarak geçerken ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motoru ile müvekkile çarptığını, müvekkili orada bulunanların ambulansı araması üzerine hastaneye kaldırıldığını, müvekkili hakkında kaldırıldığı .... hastanesinde rapor düzenlenmiş ve sağ omuz kemiğinin kırıldığı anlaşıldığını, davalı şirket, çalışanı olan motor kuryenin trafik kurallarına aykırı hareketlerinden dolayı sorumlu olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. ve devamı maddeleri uyarınca, haksız fiil nedeniyle meydana gelen zararların giderilmesi gerektiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereğince, trafik kurallarına uymayan sürücüler, kazaya sebebiyet vermeleri halinde hem cezai hem de hukuki sorumlulukla karşı karşıya kalırlar, bu bağlamda, davalı şirketin meydana gelen zararın tamamını tazmin etmesi yasal bir zorunluluk olduğunu, izah edilen nedenlerle davalı tarafın kusur oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, müvekkilinin maruz kaldığı maddi ve manevi zararların tespit edilerek şimdilik 1000 TL maddi ve 70.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yalnızca hizmet sağlayıcı konumunda olup davada taraf sıfatını haiz olmadığını, bu yönüyle işbu dava açısından müvekkili şirketin sorumluluğun bulunmadığı ve müvekkili şirket bakımından pasif husumet yokluğu durumunun gerçekleştiği, dava dilekçesinde adı geçen ...'un müvekkili şirket ile herhangi bir sözleşmeye tabi ilgisi bulunmadığını, benzer şekilde kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı motosiklet de müvekkili şirket filosunda bulunmadığını, izah edilen sebeplerden dolayı; sair her türlü dava, talep ve şikayet haklarımız saklı kalmak kaydıyla; öncelikle dava şartı, husumet yokluğu ve görev sebebiyle davanın usulden reddine,Mahkeme aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine,yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında ve yapılan değişiklik sonucu menfi tespit ve istirdat davaları yönünden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.Davacı tarafından ... Anonim Şirketi yönünden davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı tespit edilmiş olup bu davalı yönünden dosya tefrik edilerek işbu esasa kaydedilmiştir.Açıklanan nedenlerle; davanın niteliği gereği zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, TTK’nın 5/A ve 6325 SK'nun 18/A maddesi 2.bendi son cümlesi uyarınca arabulucuya başvurulmadan dava açılamayacağı anlaşılmakla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,2-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,5-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır