Anahtar kelimeler: Özetledavacı Rücuen Döneme Sgk Emekliliğe Maaş Büyükşehir Yazim İstihdam Yazısına

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı şirketin, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olarak kurulduğunu, ihale yoluyla aldığı işleri gerçekleştirmek için personel istihdam ettiğini, bu kapsamda 01.01.2014 - 13.10.2021 tarihleri arasında çalışan ...'in SGK yazısına göre emekliliğe hak kazandığını, davacı şirketin son işveren olması nedeniyle ...’in 13.02.2008 - 31.12.2013 yılları arasında alt işverenlerde çalıştığı döneme ilişkin kıdem tazminatı da dahil olmak üzere tüm kıdem tazminatı ödemelerini gerçekleştirdiğini, bu çerçevede ...'in maaş hesabına toplamda 104.623,15 TL kıdem tazminatı yatırıldığını, bu ödemenin 48.734,86 TL’lik kısmının davalı alt işverenlerin yükümlülüğünde olduğunu, İş Kanunu ve Kamu İhale Kanunu kapsamında taraflar arasında alt işverenlik sözleşmeleri bulunduğunu ve davalı şirketlerin bu işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, teknik şartnamelerde işçilik alacaklarından alt işverenin sorumlu olduğuna dair açık hükümlerin yer aldığını, Yargıtay ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararları gereğince alt işverenin kendi ihale döneminde doğan işçilik alacaklarının tamamından sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini, bu doğrultuda ...’e yapılan ödemenin 48.734,86 TL’lik kısmının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen rücuen tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Tur. Teks. İnş. Oto. San. Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle;“…Davalı şirket, İstanbul Anadolu .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasıyla 22.06.2016 tarihinde iflasına karar verildiğini ve iflas işlemlerinin İstanbul Anadolu ... İcra ve İflas Müdürlüğü’nün ... iflas dosyası kapsamında devam ettiğini, davacının iflas kararından sonra dava açtığını, ancak öncelikle iddia ettiği alacağını iflas masasına kaydettirmesi gerektiğini, kaydedilmemesi halinde nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinde kayıt kabul davası açması gerektiğini, dava dilekçesinde iflas masasına başvuru yapıldığına dair herhangi bir beyan bulunmadığını, dolayısıyla davacının öncelikle iflas prosedürünü tamamlaması gerektiğini ve bu nedenle davanın reddi gerektiğini, ayrıca alacağın varlığını kabul etmeksizin tüm talepler yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, zamanaşımına uğrayan taleplerin reddedilmesi gerektiğini, işçilerin asıl işvereninin davacı şirket olduğunu, işçilerin çalışma şartlarının, işe alım ve çıkarılmalarının davacı firma tarafından belirlendiğini, taşeron firmalar değişse de işçilerin çalışmaya devam etmesi nedeniyle işçilik haklarından sorumluluğun davacı firmaya ait olduğunu, davalı şirketin işçilerin işten çıkarılmasında herhangi bir yetkisinin ve kusurunun bulunmadığını, bu nedenle kendisine sorumluluk yüklenemeyeceğini, ihale şartnamesinde işçilerin sadece aylık ücretleri, yol ve yemek ücretleri, K.İ.K. payı ve vergilerin teklif fiyatına dahil olduğunu, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai alacağının teklif fiyatına dahil edilmediğini, bu nedenle davalı şirketten rücu edilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müflis şirketin sorumluluğunun Borçlar Kanunu’nun 169. maddesi gereğince yalnızca işçilerin kendi bünyesinde çalıştığı dönemin yarısı ile sınırlı olabileceğini, kıdem tazminatı ve diğer alacaklardan yalnızca kendi dönemiyle sınırlı olarak yarı oranda sorumlu olabileceğini, davalı şirketin dava konusu ödeme nedeniyle herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın hukuki mesnetten yoksun, haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek, zamanaşımı itirazının kabulü ile tüm talepler yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, esasa ilişkin olarak da hukuki dayanaktan yoksun olan davanın tüm talepler yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar tarafından dava dosyasına sunulan cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Dava dışı işçi ...'in asıl işveren ve alt işverenlere karşı açtığı işçilik alacaklarına ilişkin dava sonucunda ödeme yaptığını iddia eden davacının, diğer alt işverenlere rücu imkanı olup olmadığı, davalıların sorumlu olduğu miktarın tespiti noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.
Davacı şirket tarafından dava dışı işçi ... adına düzenlediği İş Sözleşmesi Fesih Bildirimi konulu yazısında; “…İlgili kanun maddesi gereğince iş sözleşmeniz, Genel Müdürlük Makamının 11.10.2021 tarihli onayı ile 13.10.2021 tarihi mesai bitimi itibariyle yukarıda belirtilen KHK hükmü çerçevesinde emeklilik sebebiyle sona ermiştir…” denilmiştir. Davacı ve davalılar arasında akdedilen Hizmet Ait Alımına Ait İhale Sözleşmeleri dosyaya sunulmuş olmakla sözleşme eki şartnamenin ilgili maddesinde “…SGK ve İş Kanunu, İş Güvenliği ve İşçi Sağlığı Tüzüğü, 1593 Sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu ve ek tadilleri hükümleri ile bu konularda ileride çıkabilecek yasalar ve tüzükler ile bunlarda yapılacak değişiklerle işveren sıfatıyla doğabilecek tüm hukuki sorumluluklar yükleniciye aittir .” belirtilmiş olup, işçinin işçilik alacaklarından doğan kıdem tazminatından alt işverenlerin sorumlu olduğu belirtilmiştir. Alt işverenlerin rücu sorumluluğunun kendi dönemleri ile sınırlı olması: 4857 sayılı İş Kanununun 2/6. Maddesine göre, 1457 sayılı İş Kanununun halen yürürlükte bulunan 14. Maddesine göre işçinin işe giriş tarihinden itibaren devreden işverenler yanında çalıştığı dönemler de dahil olmak üzere tüm hizmet süresi ve son ücret seviyesi üzerinden hesaplanacak olan kıdem tazminatından son alt işveren ile asıl işveren “işçiye karşı” müteselsilen sorumlu iseler de, iç ilişkide (rücu ilişkisinde) her bir alt işverenin kıdem tazminatı sorumluluğunun işçi-işveren arasındaki ilişkiyi düzenleyen İş Kanunu hükümlerine göre değil, Sözleşme ve Borçlar Kanunu hükümlerine göre tespit edilmesi gerekmektedir.
Nitekim, Yargıtay .... Hukuk Dairesinin bu konuda emsal nitelikteki 12.05.2015 gün, ... E. ve ...K. Sayılı kararına göre “….. her ne kadar mahkemece davalılardan…. Şirketlerindeki çalışmalarının, bir yıldan az bir süre olması nedeniyle Rücuen tazminat dışında kaldığı belirtilerek, adı geçen davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmişse de, …. Dava Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gereken asıl işverenin alt işverenlere karşı açmış olduğu Rücuen tazminat istemine ilişkin olduğundan, olayda İş Hukuku Mevzuatı hükümleri esas alınamaz. Dava konusu uyuşmazlığın Borçlar Hukuku kapsamında taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözülmesi gerektiğinden dava dışı işçinin her bir davalı nezdinde çalıştığı dönem itibariyle davacının davalılara rücu edebileceği miktarlar ayrı ayrı belirlenerek, her bir davalının kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere sorumluluklarına karar verilmesi gereklidir. Bu sürenin bir yıldan az olması da, asıl işverenin alt işverene karşı, işçinin kendi nezdinde çalıştığı dönem itibariyle rücuen tazminat isteminde bulunmasına engel değildir.”
Yine, 4857 Sayılı İş Kanununun 59. Maddesine göre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihte muaccel hale gelen ve işçinin son ücreti üzerinden hesaplanan yıllık izin ücretinden son alt işveren ve asıl işveren müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, devreden alt işverenler sorumlu olmadığı halde; Yüksek Yargıtay’ın bu konudaki oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarında iç ilişkide (rücu ilişkisinde) yıllık izin ücretinden devreden alt işverenlerin de kendi dönemleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğu belirtilmiştir. (Y.13.HD.16.11.██████████-33180) ,
Huzurdaki davanın konusunu oluşturan uyuşmazlıkta tazminatı ödeyen asıl işverenin ödediği miktarın ne kadarını alt işverenlere rücu edebileceğidir. Bu durumun çözümünün aşağıda yer alan Yargıtay kararında, asıl işveren ile alt işveren taşeron arasındaki sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğine hükmedilmiştir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 10.05.2012 gün, .. E. Ve ...K. Sayılı emsal kararına göre “…sözleşmelerin diğer hükümleri incelendiğinde, davacı Bakanlığın çalıştırılacak işçilerle ilgili işe başlama, çalışma koşulları, denetleme, mali haklarının ödenmesiyle ilgili denetim ve kontrolün tamamen elinde bulundurduğu ancak taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde, işçilerin iş akitlerinden doğacak tazminattan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenlemenin bulunmadığı görülmektedir. Dairemizce aynı nitelikteki sözleşmeden kaynaklanan ve işçilerin iş mahkemesinde açtığı benzeri davalarda, işveren kurumla yükleniciler arasında sözleşmelerin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmayıp muvazaa olduğu sonucuna varılmış ve benzeri kararlar derecattan geçerek kesinleşmiştir. Hal böyle olunca tacir olan davalının çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları ancak, davacı Bakanlığın işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekir…” denmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 167/1. Maddesi ile Yargıtay’ın içtihatlarından da anlaşılacağı üzere, asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşmede işçinin hak ve alacaklarından hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunmakta ise rücu alacağının sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi, sözleşmede bu hususta açık bir hüküm bulunmamakta ise işçinin hak ve alacaklarından asıl işveren ve alt işverenin eşit şekilde, yani yarı yarıya sorumlu oldukları kabul edilerek rücu alacağının tespiti gerekmektedir. İlgili hükümler uyarınca, kanundan dolayı sorumlu olan davacı şirketin sözleşmeden dolayı sorumlu olan alt işverene Borçlar Kanunun genel hükümleri uyarınca rücu edebileceği kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla, davacı asıl işveren tarafından ödenen kıdem tazminatının, her bir davalı alt işverenin davacı asıl işverene karşı iç ilişkide (rücu ilişkisinde) sorumlu olacağı bölümünün, işçinin her bir alt işverenin dönemine isabet eden hizmet süresi ile toplam hizmet süresi “oranlamak” sureti ile tespit edilmesi gerekmektedir. Buna göre; davacı şirket tarafından dava dışı işçi ...’e 19.11.2021 tarihinde “Kıdem tazminatı ödemesi” olarak yapılan 104.623,15 TL’nin 48.734,86 TL’lik kısmından davalıların sorumlu olduğu beyanına göre, dava dışı işçinin dosyada bulunan SGK hizmet dökümü nezdinde çalıştığı süreler dikkate alınarak aşağıda davalıların sorumlu oldukları tazminat tutarları belirlenmiş olduğu, ayrıca hesaplama tablosunda görünen şirketler dışında dava dışı işçinin sigortalılık kaydının bulunmadığı bilirkişi raporuyla tespit edilmiştir. Alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir. Ayrıca, yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle işbu alacak davası yönünden alınan bilirkişi raporu dikkate alınarak sorumlu olduğu tespit edilen davalı şirketler yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer şirketler yönünden ise husumet yokluğundan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 6.958,12TL'nin ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden, 1.886,24TL'nin .... Temizlik Güvenlik Sistemleri Taşıma İkram Hizmetleri Turizm Dış Ticaret ve Paz. Ltd. Şti'den, 3.835,35TL'nin .... Hizmetler İnşaat Yatırım Taşıma Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden, 1.865,28TL'nin .... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinden, 5.742,55TL'nin ... İnşaat Ve Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketinden ödeme tarihi olan █████/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davalılar .... Turizm Tekstil İnşaat Ve Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, .... Turizm İnşaat Tekstil Medikal Kozmetik İmalat Ticaret ve İthalat İhracat Limited Şirketi, .... İnşaat Taşımacılık Sosyal Hizmetler Gıda ve Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, .... Temizlik Medikal ve Yemek Üretim Hizmetleri Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ....ytem Sosyal Hizmetler Limited Şirketi ve Prizma Personel Destek Hizmetleri Limited Şirketi aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 475,30TL ilam harcından peşin alınan 832,27TL harcın mahsubu ile bakiye 356,96TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından sarf edilen 427,60TL Başvuru Harcı, 832,27TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.259,87TL'nin davalılar .... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Temizlik Güvenlik Sistemleri Taşıma İkram Hizmetleri Turizm Dış Ticaret ve Paz. Ltd. Şti, .... İnşaat Yatırım Taşıma Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, .... Gıda İnşaat ve Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınarak alınarak davacıya verilmesine,
5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.360,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 479,72TL'nin davalılar ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sistemleri Taşıma İkram Hizmetleri Turizm Dış Ticaret ve Paz. Ltd. Şti, ...İnşaat Yatırım Taşıma Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Gıda İnşaat ve Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.360,00TL arabulucu ücretinin kabul red oranına göre hesaplanan 2.880,27TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 7.000,00TL bilirkişi ücreti, 3.955,00TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.955,00TL den kabul red oranına göre hesaplanan 1.564,10TL'nin davalılar ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sistemleri Taşıma İkram Hizmetleri Turizm Dış Ticaret ve Paz. Ltd. Şti, ...İnşaat Yatırım Taşıma Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Gıda İnşaat ve Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın iş bu davacı üzerine bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 6.958,12TL vekalet ücretinin davalılar ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sistemleri Taşıma İkram Hizmetleri Turizm Dış Ticaret ve Paz. Ltd. Şti, ...İnşaat Yatırım Taşıma Dağıtım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Gıda İnşaat ve Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
9-Davalı ... Turizm Tekstil İnşaat Ve Otomotiv Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren işbu davalıya verilmesine,
10-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.█████/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!