Anahtar kelimeler: Koledoku Kolesistektomi Laparoskopik Kesesinde Peritonit Safra Ağrısı Akan Şiddetli Bıçağının
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Tüketici Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacılardan ...'ın safra kesesinde taş olması nedeniyle davalı hastanede davalı doktor tarafından laparoskopik kolesistektomi ameliyatı yapıldığını, ameliyat sonrası şiddetli karın ağrısı şikayeti üzerine ikinci kez ameliyat yapıldığı ve ilk yapılan ameliyat sırasında ameliyat bıçağının yanlışlıkla koledoku kestiğini ve akan safra nedeniyle peritonit olduğunun müvekkiline söylendiğini, müvekkilinin tedavi sürecinin devam ettiği ve sıkıntı çektiğini, bu duruma davalıların sebep olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile ... için 60.000,00 TL ve davacı ... için 30.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili; müvekkilinin uzmanlık alanına ilişkin tıbbi girişim konusunda mesleki birikim ve tecrübeye sahip bir hekim olduğunu, meslek kurallarına uygun hareket ettiğini, safra yaralanması meydana gelebileceği hususunda hastanın operasyon öncesinde bilgilendirildiğini, müvekkili hekim tarafından komplikasyona zamanında ve gerektiği şekilde müdahale edildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; talimat mahkemesi aracılığıyla aldırılan 05.12.2022 tarihli raporda; 20.02.2015 tarihindeki “Kolelitiazis” tanısıyla yapılan Laparoskopik kolesistektomi operasyonuna ait davacı hasta ... tarafından imzalanmış bulunan Safra kesesi ameliyatı aydınlatılmış onam formu ve bu operasyon sırasında meydana gelen koledok yaralanması-kesisi nedeniyle 23.02.2015 tarihindeki safra kesesi komplikasyonu tanısıyla yapılan açık ameliyata ait davacı hasta ... tarafından imzalanmış bulunan “Aydınlatılmış Onam Formu” na istinaden, davacı hastanın bilgilendirildiği/ aydınlatıldığı ve bu operasyona rıza gösterdiği, davalılara izafe edilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; aydınlatılmış onam belgesinde somut olayda meydana gelen organ yaralanması hususunda davacının usulüne uygun şekilde bilgilendirildiği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişinin yeterli uzmanlığı olmadığını, onam belgesinin geçersiz ve usulüne uygun olmadığını, matbu formların aydınlatılmış onam olarak kabul edilemeyeceğini, özel bilgilendirme içermediğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı özen borcuna aykırılık iddiasına dayanan maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle, davacıya yapılan ameliyata ilişkin alınan 27.07.2018 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davalı doktora izafe edilecek bir kusur bulunmadığının belirlenmesi, itiraz üzerine uzman bilirkişi heyetinden alınan 30.07.2019 tarihli raporda da davacıya yapılan ameliyatın öncesi sırası ve sonrasında tıp ilmi gereğince davalı kusurunun bulunmadığının tespit edilmiş olmasına, aydınlatılmış onam belgesinde dava konusu organ yaralanması hususunda davacının usulüne uygun şekilde bilgilendirildiğinin anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!