Anahtar kelimeler: Şarköy Vefatından Arsanın Yaşadığını Murisi Sorunları Muris Geriye İntikal Vefat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Şarköy 1. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi ...'nın 16.09.2014 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak davacı müvekkiller ile davalının kaldığını, murisin vefatından önce sağlık sorunları yaşadığını, bu nedenle davalının intikal yetkisini içeren aldığı vekaletle muris adına miras yolu ile intikal eden ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... ada ... parsel sayılı arsanın 1/2 hissesinin muris adına tapuda intikal yolu ile 09.09.2013 tarihinde tescil ettirdiğini, intikal sonrası taşınmazın 1/2 hissesinin muris adına 3/8 payı davacı müvekkil ... adına 1/8 hissesinin dava dışı ... adına tescil edildiğini, murisin sağlık sorunları nedeni ile ... Hastanesinde yattığını, davalının yaşlı ve hasta durumda olan muristen kendine miras yoluyla intikal eden 1/2 hissenin satışı için ... Noterliğinin 04.09.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı satış ve devir yetkisi içeren vekaletnamesini verdiğini, vekaletname tanzim edilirken oldukça hasta durumda olan muristen hiçbir sağlık raporu istenmediğini, davalının murisin taşınmazda yer alan 1/2 hissesini dava dışı 3. şahıs ...'a 12.09.2013 tarihinde satış suretiyle taşınmazın devrini yaptığını, ... taşınmazı 12.09.2013 tarihinde devir aldıktan çok kısa bir süre sonra 20.11.2013 tarihinde dava dışı 3. şahıs ...'e satış göstermelik olarak devrettiğini, ...'in ise taşınmazı devir alır almaz aynı gün 20.11.2013 tarihinde dava dışı 3. şahıs ...'ye devrettiğini, satış bedelinin de asil adına vekaleten tahsil edildiği halde tahsil edilen satış bedeli davalı tarafından murise ödenmediğini, vekalet yoluyla satış yapan davalının taşınmazın 1/2 hissesi satış bedelini asil muris adına temlik ettiğinden, ilgili bedeli asile veya asilin vefatı halinde mirasçılarına vermekle yükümlü olduğunu, taşınmazın muris adına olan ve vekalet yoluyla 3. şahsa satılan 1/2 hissenin satış bedeli tapuda muvazaalı olarak düşük gösterilmişse de bu satış bedelinin gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle vekilin iadeyle yükümlü olduğu tutar taşınmaz hissenin satıldığı 12.09.2013 tarihindeki rayiç satış bedeli olup vekil bu bedeli iade ile yükümlü olduğunu ileri sürerek; satış tarihi olan 12.09.2013 tarihindeki taşınmazın 1/2 hisse rayiç değerini davacılara miras pay oranları doğrultusunda satış bedelinden iadesi gereken net tutarın bilirkişi marifetiyle tespit edildiğinde artırılmak üzere şimdilik tespit edilen her bir davacı için 5.000 TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL belirsiz alacağın satış tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı; murisin sağlık sorunlarından dolayı kendisinden yararlandığı rapor almaksızın vekaletname aldığı şeklindeki beyanlarının gerçekçi ve ciddi olmadığını, bahse konu iş ve işlemlerin murisin sağlığındayken gerçekleştiğini, murisin satışlardan alınan tüm alacaklarını ilgililerden aldığını, aksi halde sağlığında iken huzurdaki davayı murisin açması gerektiğini, ayrıca vekil eden ile vekil arasında murisin sağlığında gerçekleşen olayların bir iç mesele olduğunu, yani bu hususun vekil edeni bağlayacağını, kendisinin vekillik görevi ile ilgili üzerine düşeni yaptığını, satılan taşınmazların hisselerden gelen bedellerinin bizzat alıcılarından murisin almış olduğunu, kendisi üzerinde ve zimmetinde herhangi bir bedel ve para bulunmadığını, murisin tüm bakım ve ihtiyaçlarının kendisi tarafından karşılandığını, 92 yılından itibaren aldığı vekaletnameler ile yüklendiği vekillik görevinin tam ve eksiksiz şekilde yerinde getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli kararıyla; taşınmazın satış bedelinin davalı tarafından murise ya da murisin diğer mirasçılarına ödendiği ispat edilemediğinden ve davacı tarafından sadece davacı ... yönünden ıslah dilekçesi sunulmuş olup, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının ıslah ettiği kısım yönünden davanın kabulüyle. 436.266,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacılardan ... vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli kararıyla; davacı ... yönünden olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediği ve karar verilmeyen konuda istinaf incelemesi yapılamayacağından diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmaz bedelinin miktarı bakımından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 200. maddesi gereği senetle ispat olunması gerekmekte olup, davalı tarafça bu kapsamda dosyaya banka ödeme dekontu vb. delilin sunulmadığı, istinaf aşamasından sonra sunulan 10.09.2013 tarihli muris ... tarafından parmak izi ile imzalandığı görülen "makbuz" başlıklı belgedeki parmak izinin murise ait olup olmadığının belirlenemediği, yazıların ise murise ait olmadığının tespit edildiği, resmi bilirkişilik kurumu olan Adli Tıp Kurumu raporu karşısında davalı tanığının beyanına itibar edilmediği, davacı ve davalı tarafların HMK 203/1-a maddesinde de belirtilen akrabalık ilişkisinin bulunmadığı, bu kapsamda senetle ispat zorunluluğunun istisnası kapsamında yer almadığı anlaşıldığından, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazın satış bedelinin davalı tarafından murise ya da murisin diğer mirasçılarına ödendiği ispat edilemediği gerekçesiyle davacı tarafından sadece davacı ... yönünden ıslah dilekçesi sunulmuş olup, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacı ... yönünden ıslah edilen tutar, diğer davacı ... yönünden dava dilekçesinde talep edilen kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesininyukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; istinaf sebeplerini tekrar ettiğini, murisin satış işleminden yaklaşık bir yıl sonra vefat ettiğini, davacıların 4 yıl sonra eldeki davayı açtıklarını, açılan davanın kötü niyetli olduğunu, murisin tüm alacaklarını aldığını, sağlık sorunu olmadığını, tanık beyanlarıyla savunmalarının doğrulandığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, vekalet yetkisinin kötüye kullanılması nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Adli Tıp Kurumu raporunda makbuz başlıklı belgedeki parmak izinin murise ait olup olmadığının belirlenemediği, yazıların ise murise ait olmadığının tespit edildiği, yine makbuz başlıklı belgenin 6100 sayılı Kanunu'nun 206. maddesinde öngörülen şartları taşımadığı, davalı vekilin özen ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davrandığı, taşınmaz satış bedelini davacıların murisine teslim ettiğini ispatlayamadığının anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.