Anahtar kelimeler: Demirden Sanayine Hurdasını Söküm Aksamları Duyan Söktüğü Sektörlere Mukim Hurda

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2017/1 E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Numaralı Parsel ..., ... adresinde mukim, hurda gemi söküm ve parçalama işleri ile iştigal eden, söktüğü gemilerden çıkan 2. el makineleri ve aksamları ihtiyaç duyan sektörlere pazarlayan ve hurda demirden üretim yapan demir çelik sanayine söktüğü gemilerin hurdasını pazarlamak suretiyle ticarette yer alan bir firma olduğunu, ... Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesine ait bir eğitim gemisi iken Fakülte tarafından hurdaya çıkarıldığını ve ... İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından da "2886 sayılı Devlet İhale Kanunu madde 36 kapsamında kapalı teklif usulü ile açık artırma suretiyle" ihaleye çıkarıldığını, müvekkilinin davalının ilan etmiş olduğu ihaleden haberdar olarak, 30.07.2015 tarihinde saat 10:16'da ihale teklif zarfını davalıya teslim ettiğini, müvekkilinin 30.07.2015 tarihinde saat 10:30'da yapılan ihaleye katıldığını ve 10.08.2015 tarihinde ihalenin müvekkili uhdesinde kaldığının bildirildiğini, ihale neticesinde müvekkilinin uhdesinde bırakılan ... için müvekkili şirketçe ihale bedeli, sair resim ve harçların ödendiğini ve tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini, müvekkili tarafından ihale neticesinde geminin mülkiyetinin kendilerine devri için gerekli tüm yükümlülüklerin yerine getirilmesinden sonra ... Fakültesi Dekanlığının 27.08.2015 tarihli teslim tesellüm tutanağı ile geminin kendilerine teslim edildiğini, sonrasında geminin yasal prosedürlere uygun olarak ... isimli römorkör tarafından yedeklenerek çekilmek suretiyle ... hareketle 18.09.2015 tarihinde saat 17:30'da ... limanına getirildiğini, geminin varışını müteakip müvekkiline teslim edildiğini, geminin ... Limanına getirilmesinden sonra davalının ... yetkili acentesi tarafından yapılan başvuru üzerine ... 19.10.2015 tarihinde Milli Gemi Sicilinden terkin edildiğini ve kesin olarak ... Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesin mülkiyetinden çıktığını, bu aşamadan sonra müvekkili şirket tarafından söküm işlerine başlanabilmesi için 22.10.2015 tarihinde ... Liman Başkanlığına "Gemi Söküm İzni" başvurusunun yapıldığını, ... Liman Başkanlığının müvekkilinin bu başvurusu üzerine, 23.10.2015 tarihli ve 1482 sayılı yazısı ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Tersaneler ve Kıyı Yapılan Genel Müdürlüğüne başvurarak ... Gemisi için mer'i mevzuat kapsamında söküm izni verilmesine mani bir durum olup olmadığının sorulduğunu, ... Liman Başkanlığının yaptığı yazılı başvuru üzerine, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğünün 28.10.2015 tarihli ve ... sayılı yazılarıyla ... Denizcilik Fakültesinden ve Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğünden; 19.03.2001 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesine istinaden hurda geminin ..'ne satış suretiyle devrinin gerekip gerekmediğini ve ... Gemi Söküm Bölgesinde faaliyet gösteren özel bir kuruluş olan müvekkilinin tarafından geri dönüştürülmesinde, mer'i mevzuat kapsamında, mani bir durum olup olmadığına ilişkin görüş istenildiğini, bu kapsamda davalı Üniversitenin 18.11.2015 tarih ve ... sayılı müvekkiline gönderdiği yazısında, Makine Kimya Endüstri Kurumu Hurda İşletmeleri Müdürlüğünün 10.11.2015 tarihli ve ... sayılı yazısıyla, müvekkiline ihale edilen ... Gemisinin Makine Kimya Endüstri Kurumu Hurda İşletmeleri Müdürlüğüne satış suretiyle devri istenildiğinden bahisle, söküm için limanda bekletilen geminin pozisyonu ve durumunun yazılı ve görsel olarak Üniversite rektörlüğüne bildirilmesinin istenildiğini ve bu bağlamda gemide söküm yapılmamasının dolaylı bir şekilde vurgulandığını, daha sonra Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Tersaneler ve Kıyı Yapıları Genel Müdürlüğünün 19.11.2015 tarihli ve ... sayılı yazısı ile "... MKE'den alınan görüşte kamu kurum ve kuruluşları envanterinde mevcut muhtelif hurda malzemenin kurumlarına (MKE) satış yoluyla devrinin yapılması gerektiği belirtilmiş.... " olması sebebiyle "MS Akdeniz Gemisine Gemi Söküm Yönetmeliği kapsamında söküm izni verilmemesi gerektiği, ..." hususunun ... liman Başkanlığına bildirildiğini, ... Liman Başkanlığı tarafından 23.11.2015 tarihli ve 38316106-115.02.04.03/E.1626 sayılı yazı ile Gemi Söküm Yönetmeliği kapsamında ... Gemisi için "Gemi Söküm İzni" düzenlenemediğinin müvekkiline bildirildiğini, müvekkili tarafından yapılan başvurular ve takipler üzerine ve davalı Üniversite ile MKE arasında yürütülen bir dizi usuli işlemlerle ... Gemisinin MKE'ye satış yoluyla devrinin tamamlanması neticesinde nihayet Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ... Başkanlığının 01.02.2016 tarihli ve 38316106-115.02.04.03/E. 128 sayılı yazısı ile müvekkiline gemi için söküm izni verildiğini, 28.08.2015 tarihinde tüm yasal yükümlülükleri yerine getirerek kazandığı ihale sonucu hurda gemiyi teslim alan müvekkili şirketin; gemi satışının mer'i mevzuata uygun olmayarak yapılmış olması sebebiyle, geminin tesliminden ancak 5 ay sonra söküm işine başlayabildiğini ve söküm izninin geç verilmesi nedeniyle hurda geminin sökümünü gecikmeyle ancak 30.06.2016 tarihinde tamamlayabildiğini, davalının söz konusu süreçte ciddi surette mağdur olduğunu ve zarara uğradığını, davalı Üniversitenin hukuka aykırı eylemi nedeniyle oluşan; toplam 851.523,06 TL tutarında zararının tazmini için 10.08.2016 başvuruyla mağduriyetin giderilmesi ve bu hususta idari işlem tesis edilmesi talep edildiğini ancak davalının 31.08.2016 tarihli, ... sayılı yazısı ile "söz konusu ihale kapsamında herhangi bir tazminat yükümlülüğünün bulunmadığı ve zararın tazmini için dava açılması ve mahkeme kararının gerektiği" iddia edilerek talepleri reddedildiğinden bahisle 27.09.2016 tarihinde davalı aleyhine İstanbul 2. İdare Mahkemesinin █████████ Esas sayılı dosyası ile tam yargı davası açıldığını, söz konusu davada Mahkemenin 30.09.2016 tarihli █████████ E., █████████ K. sayılı kararıyla uyuşmazlığın adli yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verildiğini ve söz konusu karar kesinleştiğinden dava açma gereği doğduğunu, müvekkilinin şirketin, davalının kusuru neticesinde gemi söküm iznini alamaması ve söküm işini tamamlayamaması nedeniyle, söz konusu süreçte davalıya 3,509,900.00 TL gemi ihale bedeli ve karar pulu bedeli ödediğini, ayrıca geminin ... Limanına getirilmesi için yapılanlarla birlikte toplam 3.656.573,37 TL harcama yapıldığını, gemi sökme ve parçalamada işçilik, malzeme, asetilen, O2, elektrik giderleri elde edilen hurdanın tonu başına 100,00 TL olduğunu, satış bedelinin 3.490.042,00 TL, karar pulunun 19.858,024 TL, P&I Sigortası Priminin 18.819,00 TL, acentelik ücretinin 60.084,75 TL, çeki ücretinin 22.500 USD, gemi sökme ve parçalama maliyetinin 561.100,00 TL, toplam: 4.217.673,37 TL olduğunu, gemi söküm işi yapan işletmelerin bu işi yaparken hedefledikleri karlılık, hurdanın alımı için yapılan ödemeler ve söküm harcamaları toplamından oluşan maliyetin %10'una uluştığını, bu bağlamda müvekkilinin sökümden sonra yapacağı hurda satışından 4.639.440,70 TL ciro bekliyor olmasına rağmen, gemi söküm izninin 5 ay gecikmeli verilmesini ve bu süre içinde hurda fiyatlarının düşmesi sebebiyle sökülen ... gemisinden çıkan toplam 4.824.799 ton hurda, sac ve hurda malzeme satışından elde edilen cironun 3.351.022,73 TL olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin 10,000,00 TL tutarındaki zararının, geminin müvekkiline teslim edildiği 28.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının imkanı bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ... Denizcilik Fakültesi Yönetim Kurulunun 23.07.2014 tarihli ve ... sayılı kararı ile hurdaya ayrılan ... Eğitim Gemisinin ... Rektörlüğü İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığınca ... sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 36. maddesi uyarınca yapılan kapalı teklif usulü ile ihale edildiğini, yapılan ihale sonucunda hurdaya ayrılan geminin en yüksek teklifi veren davacıya 3.490.042,00TL bedelle ihale edildiğini, ihale uhdesinde kalan şirkete ... isimli geminin ... Denizcilik Fakültesi rıhtımından teslim edildiğini, davacı şirketin yetkililerine teslim edilen hurda geminin ... Limanına çektirildiğini ve söküm işlemlerine başlanıldığını ancak söküm işleminin ilgili Liman Başkanlığınca durdurularak konunun Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda İşletmeleri Müdürlüğünün bilgisine sunulduğunu, Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda İşletmeleri Müdürlüğünün müvekkiline hitaben yazdığı 10.11.2015 tarihli ve ... sayılı yazıda ilgili yasal düzenlemelerden hareketle müvekkili Üniversitenin envanterinde bulunan hurda geminin satış yolu ile kurumlarına devrinin yapılması gerektiğini bildirdiğini, söz konusu yazı üzerine müvekkilinin 30.11.2015 tarihli ve ... sayılı yazılarıyla hurdaya ayrılıp ihale edilen ve ihale işlemleri tamamlanan ve söküm işlemlerine başlanan hurda gemini ihale yoluyla satışı dolayısıyla doğan uyuşmazlığın 659 sayılı KHK kapsamında maddi ve hukuki sebeplerle kamu menfaati görülmesi nedeni ile sulh yoluyla çözümü için Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü'nü sulhe davet ettiğini, ilgili Müdürlüğün 01.12.2015 tarihli ve 016842 sayılı yazılarıyla sulh talebini kabul ettiklerini, söz konusu sulh görüşmeleri sonucunda, mevzuat gereği Bakanlığın da oluruyla taraflarca tanzim edilen protokol kapsamında Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda İşletmeleri Müdürlüğü hesabına 1.786.365,11 TL ödendiğini, müvekkilinin hurda geminin satışı ve teslimi hususunda üzerine düşen tüm yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmiş olması nedeniyle, kusur veya ihmalinin bulunmadığını, davacının hurda gemi söküm işlemlerine geç başlamasının sebebinin, hurda geminin öncelikle Makine Kimya Endüstrisi Kurumu Hurda İşletmeleri Müdürlüğüne satışı, sonrasında davacı tarafa satışı olduğunu, dava konusu hurda geminin söküm işlemlerine başlanacak tarih ve davacı tarafın bu doğrultuda elde edeceği kâr konusunda müvekkilinin taahhüdünün bulunmadığını, davacı tarafın kabul ettiği Hurda Gemi Satış Şartnamesinin 6. maddesinin son cümlesinde "Hurda Gemi satışının gerçekleştirilmesinden sonra gemi teslim sürecindeki gecikmelerden doğan tüm riskler alıcıya aittir." şeklinde düzenleme bulunduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 18/2. maddesi gereğince basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü olan davacının bu riskleri göz önüne alarak hareket etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 28.08.2015 tarihinde yasal yükümlülüklerini yerine getirerek kazandığı ihale sonucu hurda gemiyi teslim alan davacı şirketin; gemi satışının mer'i mevzuata uygun olmayarak yapılmış olması sebebiyle, geminin tesliminden ancak 5 ay sonra söküm işine başlayabildiği, hurda geminin sökümünü gecikmeyle ancak 30.06.2016 tarihinde tamamlayabildiği, bu şekilde davalı Üniversitesinin hurda geminin özel kişiye ya da kuruma satışına ilişkin ihale yaparak ve hurda gemiyi yasal mevzuat gereği Makine Kimya Endüstrisi Kurumu/...'ye satış suretiyle devretmeyerek söküm izninin geç alınmasına ve bu suretle davacının zarara uğramasına neden olması nedeni meydana gelen zararlardan sorumlu bulunduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne; 761.566,85 TL'nin 10.000,00 TL'sinin 01.02.2016 tarihinden, 751.566,85 TL'nin ıslahın yapıldığı 20.08.2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde bulunduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının 30.10.2017 tarihinde eksik harcı tamamladığını, böylelikle davacı tarafın dava değerini 1.732.438.44 TL olarak belirttiğini, dava değerinin artık bu bedel olarak kabul edilmesi gerektiğini, davanın aslında kısmen kabul edildiğini, 980.871,59 TL'lik istemin reddedildiğini, buna ilişkin karar verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, MKE'ye devir hususunda müvekkilinin üzerine düşen edimleri gereği gibi yerine getirdiğini, bu sürecin davacı şirkete hurda geminin tesliminden sonra gerçekleştirildiğini, davacı tarafın gemi söküm işlemlerine geminin teslimi akabinde başladığını, davacının yasal izinleri almadan izinsiz söküm işlemine başlaması nedeniyle idari yaptırımla karşılaştığını, bu yönüyle bir inceleme yapılmadığını, Hurda Gemi Şartnamesinin 6. maddesi gereği gecikme yaşadığı iddiası ile zarar talebinde bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, bilirkişi raporlarında, davacının izinsiz söküm işlemleri yaptığı sırada gemi söküm işlemlerinin ne kadarını tamamladığı hususunda bir değerlendirme yapılmadığını, davacı şirket tarafından gemi söküm alanı 03.03.2015 tarihinde kiralanmış ise de, davacı şirket davalıya ait gemi ihalesini 10.08.2015 tarihinde kazandığını, dava konusu alanın yalnızca davalı tarafından ihale edilen gemi için kiralanmamış olduğunu, buna karşılık, davalının kira bedelinden ve ecrimisil ödemelerinden sorumlu tutulduğunu, davacı şirket gemi söküm faaliyeti ile iştigal ettiğinden, işçilerini yalnızca davalıdan ihale ile kazanacağı gemi söküm işinde görevlendirmek üzere istihdam etmeyeceğinin açık olduğunu, hali hazırda kaç işi devam ettirdiği araştırılmaksızın, işçilere ödenen ücret ve SGK primlerinden davalının sorumlu tutulması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, hurda fiyatları ile ilgili olarak yapılan değerlendirmenin hukuken hiçbir dayanağının bulunmadığını, bilirkişi raporlarının tamamen objektiflikten ve bilimsellikten uzak olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının yetkisi olmadığı halde ihale yapması sebebiyle davacının gemi söküm izni alamadığı ve çalışmalarına zamanında başlayamadığından bahisle uğradığı zararın tahsili istemine ilişkindir. 1.Somut uyuşmazlıkta; davalı Üniversite, yetkisi olmadığı halde envanterindeki gemiyi ihale yoluyla davacıya satmış, davacı da gerekli izinleri almadan geminin söküm işlemine başlamış, ... Başkanlığınca 27.10.2015 tarihinde düzenlenen tutanakta, geminin söküm izni almadan sökümüne başlandığının tespit edilmesi üzerine sökümün durdurulması talimatının verilmiş, 02.11.2015 tarihinde yapılan kontrol sonucunda söküm işinin durdurulması talimatı verilmesine rağmen sökümün devam ettiği tespit edilmiş, 05.11.2015 tarihinde davacının faaliyetlerinin, Gemi Söküm Yönetmeliğine aykırılık teşkil eden hususlar ortadan kalkana kadar durdurulmuş, 01.02.2016 tarihinde gemi söküm izni verilmiş, geminin söküm işlemi 31.05.2016 tarihinde bitirilmiştir. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; gemi söküm işiyle uğraşan davacının basiretli iş adamı gibi davranarak gerekli izinlerini almadan gemi söküm işine başladığı, ... Başkanlığınca geminin söküm izni alınmadan söküme başlandığının tespit edilmesi üzerine davacıya sökümün durdurulması talimatı verilmesine rağmen söküm işlemine devam etmesi nedeniyle 05.11.2015 tarihinde davacının faaliyetlerinin durdurulduğu anlaşılmakla, olayda davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, ayrıca durma süresi boyunca davacının başka bir geminin sökümünü yapıp yapmadığının Liman Başkanlığından sorularak ve davacının ticari defterleri incelenerek tespit edilmesi, durma süresinde emsal hurda demir fiyatlarının Ticaret ve Sanayi Odası, demir ve çelik fabrikalarından araştırılarak zarar miktarının hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Kabule göre de; davacı taraf dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, 30.10.2017 tarihli dilekçesi ile ara karar gereği harca esas değerin 1.732.438,44 TL'ye tamamlandığını beyan etmiş ve aynı tarihte belirttiği miktar üzerinden tamamlama harcı yatırmıştır. Davacı vekili 20.08.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda 10.000,00 TL tutarındaki maddi tazminat talebini 751.566,85 TL arttırarak toplam 761.566,85 TL'nin davalıdan tahsiline hükmedilmesini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüyle; toplam 761.566,85 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince; davacı tarafın 30.10.2017 tarihli dilekçesi harca esas değeri 1.732.438,44 TL'ye tamamladığı gözetilerek, davanın kısmen kabulü ile kabul/ret oranında yargılama giderlerine ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davanın 761.566,85 TL üzerinden tam kabulüyle yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi de doğru değildir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.