Anahtar kelimeler: İmarlı Mden Arsası Parselde Devrettiğini Tlyi Hissesini Küçük Hisse Kesinlik
3. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/5 E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalı ... arasında 13.02.2009 tarihli Arsa Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin ..., ..., ... ada 103 parselde bulunan 61 m² ve aynı ada 106 parselde bulunan 297 m² olmak üzere toplam 358 m² imarlı hissesini davalı Belediyeye devrettiğini, ayrıca arsası 500 m²’den küçük olduğu için eksik olan hisse miktarı için 17.040,00 TL'yi davalı Belediyeye ödediğini, sözleşmede davalı Belediyenin müvekkilin imarlı hissesinin 250 m²’lik arsa dilimine denk gelecek şekilde ... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi imar planında gösterilen konut adalarında üretilecek 100 m²'lik konutlardan 2 adet dairenin müvekkiline verileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme şartlarını zamanında ve eksiksiz yerine getirerek hisselerini davalıya devrettiğini, sözleşme üzerinden 11 yılı aşkın süre geçmesine rağmen dairelerin müvekkiline teslim edilmediğini, sözleşmede konut teslim süresinin belirlenmediğini ancak dava konusu bu projede makul sürenin 10 yılın altında olduğunu, bu nedenle şu ana kadar üretilen konut adalarından daire teslimi yapmayan davalının temerrüde düştüğününü ileri sürerek; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 125. maddesine göre borcun ifa edilmemesinden doğan müspet zarar için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, iki adet dairenin rayiç değerlerinin şimdilik 1.000,00 TL'sinin temerrüd tarihinden itibaren işleyecek TCMB’nın Mal ve Hizmet Tedarikinde geç ödemelerde uygulanacak temerrüd faizi veya avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 23.09.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini 900.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, davanın idari işlemden kaynaklanması nedeniyle idari yargının görevli olduğunu, davacı ile imzalanan sözleşmede konut teslimine ilişkin herhangi bir tarih verilmediğini, davacının da sözleşmeyi bu şartları bilerek imzaladığını, ... Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesinin büyük bir alanda yürütüldüğünü, alanda konut ve iş yeri üretimine ilişkin ihale süreçlerinin devam ettiğini, konut ve iş yeri üretiminin olacağı alanların temizlenmesi, ihale ve üretim işlemlerine hazır hale gelmesi ve bunun gibi dava süreçlerinden dolayı uzadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla herhangi bir ödemenin söz konusu olması halinde dahi davacının dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davacının ... İli, ..., ... bulunan toplam 358 m² imarlı hissesini sözleşmenin imzalanmasını takip eden 30 gün içerisinde ... Büyükşehir Belediyesine devredeceği, davalı ... Başkanlığınca davacı adına ... Kentsel Dönüşüm Projesi imar planında gösterilen konut adalarında üretilecek net 100 m²1ik konutlardan 2 adet dairenin anahtar teslimi verileceğinin kararlaştırıldığı, dava tarihi itibariyle dairelerin tesliminin yapılmadığı, 22.12.2020 tarihinde davacı tarafından davalı Belediyeye teslimi yapılmayan 2 adet daire bedeli olan 900.000,00 TL'yi ihtarın tebliği tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde verilen hesaba yatırılmasını içerir ihtar gönderildiği, davacının davalıya çektiği ihtar ile sözleşmeden dönerek ifa yerine geçmek üzere zararını istediği, borçlu Belediyenin 12 yıl boyunca davaya konu iki adet daireyi teslim etmediği dikkate alındığında davalıya süre verilmesinin etkisiz olduğu, davacının 6098 sayılı Kanun'un 125. maddesindeki seçimlik haklardan olan borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini talep etmekte haklı olduğu, her ne kadar davacı tarafça temerrüt tarihinden itibaren avans faizi istenilmiş ise de, dosyada bulunan belgelerden davalıya gönderilen ihtarın 22.12.2020 tarihinde davalı ... personelince alındığı, ihtar üzerinde kurum personelinin isim ve imzasının bulunmadığı, temerrüt tarihi belirlenmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, taraflar arasında imzalanan 26.09.2009 tarihli arsa karşılığı konut sözleşmesi gereğince davacıya düşen 2 adet dairenin ifası yerine geçmek üzere 900.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davada görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğunu, kura çekilişi yapılmamış, yeri, cephesi, katı belli olmayan konuta bedel belirlemenin herhangi bir dayanağının olmadığını, davacının devrettiği arsa üzerinde herhangi bir yapının bulunmadığını, bu nedenle emsal gösterilen dosya ile arsa durumu bakımından aynı konumda olmadığını, davacının talep etmesi halinde devrettiği arsanın aynen iadesinin mümkün olduğunu, afaki olarak belirlenen konut bedelinin değil sözleşmeye konu var olan arsa taşınmazının iadesi veya rayici üzerinden bedel belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kentsel dönüşüm projesi kapsamında taraflar arasında imzalanan 13.02.2009 tarihli sözleşmenin ifa olanağının kalmaması sebebi ile ifa yerine geçen müspet zararın tazminini istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalı Belediyenin sözleşme tarihinden dava tarihine kadar geçen sürede daireleri teslim edemediği, bu durumda davacının 6098 sayılı Kanun'un 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği, davalının edimini ifa edememesinden doğan zararın davacıya teslim edilmesi gereken konutların rayiç bedeli kadar olduğu, dava tarihi itibariyle taşınmazların rayiç bedellerinin bilirkişi tarafından hesap edildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!